Ticaret unvanının terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11197 E. 2010/2739 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ ticari işletme↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ ticaret sicili↗ terkin↗ tacir↗ ilan↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ünvanını önce tescil ettirdiği ve “VEGA” ibaresini tescilsiz olarak markasal kullanımda bulunduğu, davacının 556 sayılı KHK'nin 8/3-5 maddeleri uyarınca davalı markasının terkinini isteme hakkının bulunduğu, “VEGA” ibaresinin öncelik hakkı ve gerçek hak sahibi olarak ibareyi ihdas ve istimal ederek piyasada bilinir hale getiren, ticaret siciline ise ilk tescil ettirenin davacı olduğu, davacının unvan tescilinden itibaren kesintisiz kullandığı ibareyi davalının “AJANS VEGA” olarak kullanmasının ve tescilinin iltibas oluşturduğu, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalı markası 39. sınıf bakımından devam ettiğinden, davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli markanın 35 ve 41. sınıflar yönünden kısmen hükümüsüzlüğüne, haksız rekabetin tespit ve men'i ile unvandan terkin talebinin reddine ve ilana karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına ve tescilli olduğu sürece marka ve ticaret ünvanının haksız rekabet oluşturmayacak olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 nolu, davalı vekilinin aşağıdaki 3 nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, öncelik hakkına dayalı olarak davalı unvanındaki “VEGA” ibaresinin terkini, davalı markasının hükümsüzlüğü ve ilan istemlerine ilişkindir.
Ticaret unvanı ile markaların işlevleri birbirinden farklı olup, TTK'nun 43 ve devamı maddeleri uyarınca ticaret unvanı ticari işletmenin sahibi olan tacirin diğerlerinden ayırt edilmesini sağlarken, 556 sayılı KHK hükümlerine uygun olarak tescil edilen markalar ise, bir işletmenin mal veya hizmetlerinin diğer işletmelerin mal veya hizmetleridne ayırt edilmesini sağlamak amacıyla kullanılır.
Mahkemece, davalı adına tescilli olan marka hakkında verilen kısmi hükümsüzlük kararı sonucunda davalı markasının kapsadığı 39. sınıf hizmetler bakımından marka hakkı devam ettiğinden uyuşmazlık konusu “VEGA” ibaresi üzerinde kullanma hakkı bulunduğu gerekçesiyle ticaret unvanının terkinine yönelik istemin reddine karar verilmişsede, az önce açıklandığı üzere, ticaret unvanı TTK'nun 43 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı kanunun 54. maddesi uyarınca önceki tarihte unvanını tescil ettirdiği anlaşılan davacının, davalıya ait ticaret ünvanının terkinini istemesi mümkündür.
Bu durumda, davacının, ticaret unvanının çekirdek kelimesini oluşturan “VEGA” ibaresi üzerinde tescil tarihi itibariyle öncelik hakkı bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı aleyhine açılan iş bu ticaret unvanının terkini davasının TTK'nun 43 ve devamı maddeleri gözetilmek suretiyle değerlendirilerek hasıl olaracak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçelerle ticaret ünvanının terkini isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin mahkeme kararının ilan eğilmesi talebine yönelik düzenleme 556 sayılı KHK'nin 62/f ve 72. madde hükümlerinde yer almaktadır. Anılan KHK'de, mahkemece verilen hükümsüzlük kararlarının ilan edileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, hükmün ilanına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9144 E. 2011/2635 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çekin ibrazı · hırsızlık · eş rızası · çek · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTTK 708 maddesinde «çekin ibraz» süreleri belirtilmiş olup, faizin «çek» ibraz edilmiş ise ibraz tarihinden, ibraz edilmemiş ise çekin ibrazı gereken «son» günden itibaren başlatılması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre,davacının «rızası» hilafına çekin «hırsızlık» yoluyla elinden çıktığı,çekin iptaline karar verildiği, bedelinin tahsil edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.300 TL'nın ödeme tarihi olan 30.03.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12867 E. 2012/3720 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · yargılama gideri · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda… dia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 07.04.2008 tarihli sözleşme Vega Lojistik tarafından imzalanmadığından kararın A1 ve B1 fıkralarının, sözleşmede öngörülen «cezai şartın» 65 araca bölünmek suretiyle devri yapılmayan 2 araca tekabül eden rakamın istenmesi gerektiğinden A3, kalan kısım üzerinden «vekalet ücretine» hükmedilmesi yasaya aykırı olmadığından A4 fıkralarına ilişkin iptal talebinin reddine; asıl dava kısmen kabul edilip, karşı dava tümden reddedildiğinden, kabul-red oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, %47,49-%52,51 olarak tayini ve «yargılama giderlerinin» buna göre belirlenmesine ilişkin C bendinin iptaline; konusuz kalan araçlara ilişkin talep nedeniyle davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hu hu …
2-Davalılar yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği halde, mahkemece davada kendilerini vekille «temsil» ettiren davalılar yararına ücreti vekalete hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4176 E. 2024/1546 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ının terkinini isteme hakkının bulunduğu, “VEGA” ibaresinin öncelik hakkı ve gerçek hak sahibi olarak ibareyi ihdas ve istimal ederek piyasada bilinir hale getiren, «ticaret siciline» ise ilk tescil ettirenin davacı olduğu, davacının unvan tescilinden itibaren kesintisiz kullandığı ibareyi davalının “AJANS VEGA” olarak kullanmasının ve tescilinin «iltibas» oluşturduğu, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalı markası 39. sınıf bakımından devam ettiğinden, davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli markanın 35 ve 41. sınıflar yönünden kısmen hükümüsüzlüğüne, «haksız rekabetin» tespit ve men'i ile unvandan «terkin» talebinin reddine ve «ilana» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… addenin dar yorumlanması gerektiğinin içtihat edildiği, taraf markalarının aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak nitelendirilemeyeceği, bu maddedeki kastın «ortalama tüketici» ve yararlanıcılar nezdinde hiç bir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derece açık ve net bir «iltibasın» ortaya çıkması şeklinde yorumlanması gerektiği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında yapılması gere …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · kazanılmış hak · ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… vacının markasında yer ... “BATTERY” ibaresinin İngilizce'de "pil/batarya/akü/takım/vb." anlamlarına gelen teknik bir tabir olduğu, başvuru konusu 9. sınıf malların «ortalama tüketicilerinin» bilinçli tüketici niteliğinde olduğu ve bu sözcüğün anlamını rahatlıkla bilebilecekleri, bu sebeple "BATTERY" ibaresinin başvuru konusu mallar yönünden tanımlayıcı olduğundan davacı başvurusuna konu markaya «ayırt edicilik» katmadığı, hem başvuru markasının, hem de redde mesnet markanın ayırt edici unsurunun "VEGA" olduğu ve bu anlamda markalar arasında 6769 sayılı Kanunun beşinci mad …
… arar verildiğini, redde gerekçe marka ile müvekkili markasının tamamen farklı sektörlerde kullanıldığını, davacının 2009/25808 sayılı “ULTRAVEGA” ibareli markasının «müktesep hak» teşkil etmediğinin belirtildiğini, oysa müvekkilinin bu markayı 8 yıldır kullandığını, başvuru konusu markanın, önceki markanın ... bir serisi olduğunu, Kurumun re …
… su emtia açısından “battery” ibaresinin tanımlayıcı olduğunu, markaların aynı mal ve hizmet sınıflarını kapsadığını, davacının önceki tarihli “ULTRAVEGA” markasının «müktesep hak» oluşturmadığını, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… addenin dar yorumlanması gerektiğinin içtihat edildiği, taraf markalarının aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak nitelendirilemeyeceği, bu maddedeki kastın «ortalama tüketici» ve yararlanıcılar nezdinde hiç bir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derece açık ve net bir «iltibasın» ortaya çıkması şeklinde yorumlanması gerektiği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında yapılması gere …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11197 E. , 2010/2739 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.02.2008 tarih ve 2006/461 - 2008/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 04.01.2001 tarihinde tescil edilmesinden önce kurucu ortaklarından Vildan Mumcu'nun “VEGA AJANS” ticaret ünvanıyla şahıs firması olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin bu ibareyi hizmet markası olarakta kullanıp tanıttığını, 35 ve 41. sınıf hizmetlerde tescilsiz olarak kullandığını, davalının 29.04.2003 tarihinde tescil ettirdiği ünvanını aynı ve benzer işlerde kullandığını, davalının bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu, davalının ünvanını marka olarak ta 31.12.2004 yılında 35, 39 ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek, davalı ticaret ünvanındaki “VEGA” ibaresinin silinmesine, haksız rekabetin tespiti ile men'ine, davalı markasının 35 ve 41.
sınıflarda hükümsüzlüğüne ve ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ünvanlar arasında iltibas tehlikesi olmadığını ve davacının tescilli markası bulunmadığın savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ünvanını önce tescil ettirdiği ve “VEGA” ibaresini tescilsiz olarak markasal kullanımda bulunduğu, davacının 556 sayılı KHK'nin 8/3-5 maddeleri uyarınca davalı markasının terkinini isteme hakkının bulunduğu, “VEGA” ibaresinin öncelik hakkı ve gerçek hak sahibi olarak ibareyi ihdas ve istimal ederek piyasada bilinir hale getiren, ticaret siciline ise ilk tescil ettirenin davacı olduğu, davacının unvan tescilinden itibaren kesintisiz kullandığı ibareyi davalının “AJANS VEGA” olarak kullanmasının ve tescilinin iltibas oluşturduğu, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalı markası 39. sınıf bakımından devam ettiğinden, davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli markanın 35 ve 41.
sınıflar yönünden kısmen hükümüsüzlüğüne, haksız rekabetin tespit ve men'i ile unvandan terkin talebinin reddine ve ilana karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına ve tescilli olduğu sürece marka ve ticaret ünvanının haksız rekabet oluşturmayacak olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 nolu, davalı vekilinin aşağıdaki 3 nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, öncelik hakkına dayalı olarak davalı unvanındaki “VEGA” ibaresinin terkini, davalı markasının hükümsüzlüğü ve ilan istemlerine ilişkindir.
Ticaret unvanı ile markaların işlevleri birbirinden farklı olup, TTK'nun 43 ve devamı maddeleri uyarınca ticaret unvanı ticari işletmenin sahibi olan tacirin diğerlerinden ayırt edilmesini sağlarken, 556 sayılı KHK hükümlerine uygun olarak tescil edilen markalar ise, bir işletmenin mal veya hizmetlerinin diğer işletmelerin mal veya hizmetleridne ayırt edilmesini sağlamak amacıyla kullanılır.
Mahkemece, davalı adına tescilli olan marka hakkında verilen kısmi hükümsüzlük kararı sonucunda davalı markasının kapsadığı 39. sınıf hizmetler bakımından marka hakkı devam ettiğinden uyuşmazlık konusu “VEGA” ibaresi üzerinde kullanma hakkı bulunduğu gerekçesiyle ticaret unvanının terkinine yönelik istemin reddine karar verilmişsede, az önce açıklandığı üzere, ticaret unvanı TTK'nun 43 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı kanunun 54. maddesi uyarınca önceki tarihte unvanını tescil ettirdiği anlaşılan davacının, davalıya ait ticaret ünvanının terkinini istemesi mümkündür.
Bu durumda, davacının, ticaret unvanının çekirdek kelimesini oluşturan “VEGA” ibaresi üzerinde tescil tarihi itibariyle öncelik hakkı bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı aleyhine açılan iş bu ticaret unvanının terkini davasının TTK'nun 43 ve devamı maddeleri gözetilmek suretiyle değerlendirilerek hasıl olaracak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçelerle ticaret ünvanının terkini isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin mahkeme kararının ilan eğilmesi talebine yönelik düzenleme 556 sayılı KHK'nin 62/f ve 72. madde hükümlerinde yer almaktadır. Anılan KHK'de, mahkemece verilen hükümsüzlük kararlarının ilan edileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, hükmün ilanına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013681500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz