Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15323 E. 2012/5681 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temel ilişki↗ zamanaşımı başlangıcı↗ halefiyet↗ sigorta tazminatı↗ zamanaşımı defi↗ eser sözleşmesi↗ rücuen tazminat↗ tazminat davası↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ hasar↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre somut olayda zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin, sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan imalatta hasar meydana gelmesi sebebiyle taşıma ilişkisine göre değerlendirileceği, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve BK. 126'ncı maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin somut olayda uygulanmayacağı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinden TTK.'nın 1268'inci maddesinin uygulanması gerektiği, maddeye göre sigorta mukavelesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, kazanın 15.03.2007'de meydana gelmesi ve davanın da 12.06.2009 tarihinde açılması nedeniyle iki yıllık zamanaşımının dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava TTK.'nın 1301 maddesi gereğince açılan rücuen tazminat davası olup, davalı vekilinin süresi içinde zamanaşımı definde bulunması üzerine mahkemece TTK.'nın 1268'inci maddesine öngörülen iki yıllık zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı sigortalının ikame edeceği rücü davasının dayanacağı hukuki sebep sigortalının tazminat borçlusuna karşı açabileceği davanın dayanacağı hukuki sebebin aynıdır. Sigortacı rücü davasını sigortalısının "hukuki halefi " sıfatıyla açmaktadır. Bu sebeple sigortacının rücü davasının zaman aşımı süresi, sigortalının, tazminat taleplerinin kullanılmasına ilişkin zamanaşımının başlangıcı ve süresi bakımından aynı olması icabeder. Zira halefiyetle "yeni bir talep hakkı" doğmaz. Bu nedenle davacının sigortalısı ile davalı arasındaki temel ilişki belirlenerek davalının zamanaşımı definin buna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14938 E. 2012/20638 K.
Ortak:eser sözleşmesi · sigorta poliçesi · hasar · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre somut olayda «zamanaşımının» gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin, «sigorta poliçesi» ile sigortalanmış bulunan imalatta «hasar» meydana gelmesi sebebiyle taşıma ilişkisine göre değerlendirileceği, «eser sözleşmesinden» kaynaklanan ve BK.
126'ncı maddesinde düzenlenen 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin somut olayda uygulanmayacağı, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiğinden TTK.'nın 1268'inci maddesinin uygulanması gerektiği, maddeye göre sigorta mukavelesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zama …
Dava TTK.'nın 1301 maddesi gereğince açılan «rücuen tazminat davası» olup, davalı vekilinin süresi içinde «zamanaşımı» definde bulunması üzerine mahkemece TTK.'nın 1268'inci maddesine öngörülen iki yıllık zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, somut olayda «zamanaşımının» gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin «sigorta poliçesi» ile sigortalanmış bulunan imalatta «hasar» meydana gelmesi sebebiyle taşıma ilişkisine göre değerlendirileceği, «eser sözleşmesinden» kaynaklanan ve BK’nun 126. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin somut olayda uygulanmayacağı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinden TTK’nun 1 …
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davacının sigortalısı ile davalı arasındaki ilişkinin «eser sözleşmesi» niteliğinde bulunmasına ve davada uygulanması gereken «zamanaşımının» bozma kararı gereğince yapılacak değerlendirmede göz önüne alınacak olmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva e …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12317 E. 2012/3491 K.
Ortak:zamanaşımı başlangıcı · zamanaşımı defi · dava sebebi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBu sebeple sigortacının rücü davasının zaman aşımı süresi, «sigortalının, tazminat» taleplerinin kullanılmasına ilişkin «zamanaşımının başlangıcı» ve süresi bakımından aynı olması icabeder.
Bu nedenle davacının sigortalısı ile davalı arasındaki «temel ilişki» belirlenerek davalının «zamanaşımı definin» buna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre somut olayda «zamanaşımının» gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin, «sigorta poliçesi» ile sigortalanmış bulunan imalatta «hasar» meydana gelmesi sebebiyle taşıma ilişkisine göre değerlendirileceği, «eser sözleşmesinden» kaynaklanan ve BK.
Benzer bu karardaAyrıca müteselsil borçlular arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu hallerde, rücü alacağına ilişkin «zamanaşımının başlangıcı» da bu sözleşmeye göre belirlenir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde mehkemece, «zamanaşımı» süresinin hesabında, başlangıç tarihi olarak, tazminatın tamamının ödendiği tarih yerine ilk taksidin dava dışı şirkete ödeme tarihi esas alınarak, bu taksit bakımından «zamanaşımı definin» kabulü suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, dava konusu olan ve 19.10.2006 tarihinde ödenen 22.202,02 YTL'lık kısma yönelik «zamanaşımı def»'inin reddi ile bu alacakla ilgili davanın «tefrikine», 17.07.2006 tarihinde ödenen 13.876,30 YTL'lık talep kısmı yönünden TTK'nun 1268. maddesi ve dava tarihi bakımından davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılmış olduğu gerekçesiyle, zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · muacceliyet · zamanaşımı def'i · rücu · def'i · uyuşmazlık konusu · vade
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu olan ve 19.10.2006 tarihinde ödenen 22.202,02 YTL'lık kısma yönelik «zamanaşımı def»'inin reddi ile bu alacakla ilgili davanın «tefrikine», 17.07.2006 tarihinde ödenen 13.876,30 YTL'lık talep kısmı yönünden TTK'nun 1268. maddesi ve dava tarihi bakımından davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılmış olduğu gerekçesiyle, zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ayrıca, «uyuşmazlık konusu» alacak aynı sebepten kaynaklandığı ve tarafları da aynı olduğu halde, davacı tarafından dava dışı sigorta şirketine farklı tarihlerde 13.876,30 YTL ve 22.202,02 YTL olarak iki ayrı taksit halinde ödenen toplam 36.078,32 YTL için davalı aleyhine açılan «rücu» davasında herbir taksit tutarının farklı bir uyuşmazlık olarak nitelendirilerek, dava konusu 36.078,32 YTL tazminatın 22.202,02 YTL'lık kısmının işbu davadan «tefrikine» karar verilmesi de isabetli olmayıp, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan bozma «sebebi» ile birlikte bu hususa yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının da kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
Herhangi bir «vade» belirlenmemişse, borç, rücü hakkı sahibinin ifada bulunması ile derhal «muaccel» olur ve «zamanaşımı» da bu andan itibaren işlemeye başlar (BK'nun 74).
Taraflar arasında rücü alacağına ilişkin bir «vade» kararlaştırılmışsa, «zamanaşımı», bu vadeden itibaren işlemeye başlar.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9511 E. 2013/22842 K.
Ortak:halefiyet · sigorta tazminatı · hasar · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre somut olayda «zamanaşımının» gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin, «sigorta poliçesi» ile sigortalanmış bulunan imalatta «hasar» meydana gelmesi sebebiyle taşıma ilişkisine göre değerlendirileceği, «eser sözleşmesinden» kaynaklanan ve BK.
126'ncı maddesinde düzenlenen 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin somut olayda uygulanmayacağı, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiğinden TTK.'nın 1268'inci maddesinin uygulanması gerektiği, maddeye göre sigorta mukavelesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zama …
Bu sebeple sigortacının rücü davasının zaman aşımı süresi, «sigortalının, tazminat» taleplerinin kullanılmasına ilişkin «zamanaşımının başlangıcı» ve süresi bakımından aynı olması icabeder.
Benzer bu kararda… avalı sigortalıya sigorta bedelinin 15/10/2004 tarihinde ödendiği, TTK 1268 madde gereğince sebepsiz yere ödenmiş bulunan sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» «sigorta sözleşmesinden doğan» tüm alacakların 2 yılda zaman aşımına uğrayacağı, davalı tarafın bu nedenle zaman aşımı definin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı ... şirketi tarafından davalı sigortalıya ödenen «sigorta tazminatı» bedelinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında «sigorta sözleşmesi» düzenlendiğini, davalıya ait işyerinde meydana gelen yangın sonucunda oluşan «hasarın» müvekkili tarafından tazmin edildiğini, hasar sorumlusuna karşı açmış oldukları «rücu» davasında, hasar bedelinin hasar sorumlusu tarafından tazmin edildiğinin anlaşılması üzerine müvekkili tarafından yapılan ödemenin «mükerrer» mahiyette olduğunu belirlediklerini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafça yapılan ödeme ile dava tarihi arasında ge …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrerlik · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · rücu · istirdat · dahili dava
Benzer bu kararda… avalı sigortalıya sigorta bedelinin 15/10/2004 tarihinde ödendiği, TTK 1268 madde gereğince sebepsiz yere ödenmiş bulunan sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» «sigorta sözleşmesinden doğan» tüm alacakların 2 yılda zaman aşımına uğrayacağı, davalı tarafın bu nedenle zaman aşımı definin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında «sigorta sözleşmesi» düzenlendiğini, davalıya ait işyerinde meydana gelen yangın sonucunda oluşan «hasarın» müvekkili tarafından tazmin edildiğini, hasar sorumlusuna karşı açmış oldukları «rücu» davasında, hasar bedelinin hasar sorumlusu tarafından tazmin edildiğinin anlaşılması üzerine müvekkili tarafından yapılan ödemenin «mükerrer» mahiyette olduğunu belirlediklerini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafça yapılan ödeme ile dava tarihi arasında ge …
Dava, davacı ... şirketi tarafından davalı sigortalıya ödenen «sigorta tazminatı» bedelinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Taraflar arasında mevcut ilişkinin kaynağı «sigorta sözleşmesi» olduğu için 6762 Sayılı TTK’nın 1268'inci maddesine göre 2 yıllık zaman aşımı süresinin hangi tarihten başlayacağının tespiti önem taşımaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15323 E. , 2012/5681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2010 tarih ve 2009/376-2010/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı Vekili, müvekkil şirkete sigortalı emtianın dava dışı şirket tarafından taşınması sırasında hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, taşıyana karşı açılan davada yükleme ve üretim işini üstlenen davalının da kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek 15.900.00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre somut olayda zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin, sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan imalatta hasar meydana gelmesi sebebiyle taşıma ilişkisine göre değerlendirileceği, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve BK. 126'ncı maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin somut olayda uygulanmayacağı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinden TTK.'nın 1268'inci maddesinin uygulanması gerektiği, maddeye göre sigorta mukavelesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, kazanın 15.03.2007'de meydana gelmesi ve davanın da 12.06.2009 tarihinde açılması nedeniyle iki yıllık zamanaşımının dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava TTK.'nın 1301 maddesi gereğince açılan rücuen tazminat davası olup, davalı vekilinin süresi içinde zamanaşımı definde bulunması üzerine mahkemece TTK.'nın 1268'inci maddesine öngörülen iki yıllık zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı sigortalının ikame edeceği rücü davasının dayanacağı hukuki sebep sigortalının tazminat borçlusuna karşı açabileceği davanın dayanacağı hukuki sebebin aynıdır. Sigortacı rücü davasını sigortalısının "hukuki halefi " sıfatıyla açmaktadır. Bu sebeple sigortacının rücü davasının zaman aşımı süresi, sigortalının, tazminat taleplerinin kullanılmasına ilişkin zamanaşımının başlangıcı ve süresi bakımından aynı olması icabeder. Zira halefiyetle "yeni bir talep hakkı" doğmaz.
Bu nedenle davacının sigortalısı ile davalı arasındaki temel ilişki belirlenerek davalının zamanaşımı definin buna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1012840000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz