Zamanaşımı başlangıcı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12317 E. 2012/3491 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı başlangıcı↗ tefrik↗ zamanaşımı defi↗ muacceliyet↗ zamanaşımı def'i↗ rücu↗ def'i↗ uyuşmazlık konusu↗ vade↗ dava sebebi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dava konusu olan ve 19.10.2006 tarihinde ödenen 22.202,02 YTL'lık kısma yönelik zamanaşımı def'inin reddi ile bu alacakla ilgili davanın tefrikine, 17.07.2006 tarihinde ödenen 13.876,30 YTL'lık talep kısmı yönünden TTK'nun 1268. maddesi ve dava tarihi bakımından davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılmış olduğu gerekçesiyle, zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Rücü alacaklısının, diğer müteselsil borçlular karşısındaki durumu (tam veya eksik teselsülde), öncelikle taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin var olup olmadığı dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Şayet, müteselsil borçlular arasında bir sözleşme ilişkisi bulunuyorsa, rücü alacağı ilk planda bu sözleşmeye dayanarak ileri sürülmelidir. Rücü hakkı sahibi borçlu, diğer borçlulara, aralarındaki sözleşmeye dayanarak başvurur. Bu durumda, rücü alacağı, bir sözleşmesel alacak olarak, o sözleşmesel alacağın tabi olduğu sürede zamanaşımına uğrar. Ayrıca müteselsil borçlular arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu hallerde, rücü alacağına ilişkin zamanaşımının başlangıcı da bu sözleşmeye göre belirlenir. Taraflar arasında rücü alacağına ilişkin bir vade kararlaştırılmışsa, zamanaşımı, bu vadeden itibaren işlemeye başlar. Herhangi bir vade belirlenmemişse, borç, rücü hakkı sahibinin ifada bulunması ile derhal muaccel olur ve zamanaşımı da bu andan itibaren işlemeye başlar (BK'nun 74). Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde mehkemece, zamanaşımı süresinin hesabında, başlangıç tarihi olarak, tazminatın tamamının ödendiği tarih yerine ilk taksidin dava dışı şirkete ödeme tarihi esas alınarak, bu taksit bakımından zamanaşımı definin kabulü suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Ayrıca, uyuşmazlık konusu alacak aynı sebepten kaynaklandığı ve tarafları da aynı olduğu halde, davacı tarafından dava dışı sigorta şirketine farklı tarihlerde 13.876,30 YTL ve 22.202,02 YTL olarak iki ayrı taksit halinde ödenen toplam 36.078,32 YTL için davalı aleyhine açılan rücu davasında herbir taksit tutarının farklı bir uyuşmazlık olarak nitelendirilerek, dava konusu 36.078,32 YTL tazminatın 22.202,02 YTL'lık kısmının işbu davadan tefrikine karar verilmesi de isabetli olmayıp, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan bozma sebebi ile birlikte bu hususa yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının da kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15323 E. 2012/5681 K.
Ortak:zamanaşımı başlangıcı · zamanaşımı defi · dava sebebi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaAyrıca müteselsil borçlular arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu hallerde, rücü alacağına ilişkin «zamanaşımının başlangıcı» da bu sözleşmeye göre belirlenir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde mehkemece, «zamanaşımı» süresinin hesabında, başlangıç tarihi olarak, tazminatın tamamının ödendiği tarih yerine ilk taksidin dava dışı şirkete ödeme tarihi esas alınarak, bu taksit bakımından «zamanaşımı definin» kabulü suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, dava konusu olan ve 19.10.2006 tarihinde ödenen 22.202,02 YTL'lık kısma yönelik «zamanaşımı def»'inin reddi ile bu alacakla ilgili davanın «tefrikine», 17.07.2006 tarihinde ödenen 13.876,30 YTL'lık talep kısmı yönünden TTK'nun 1268. maddesi ve dava tarihi bakımından davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılmış olduğu gerekçesiyle, zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu sebeple sigortacının rücü davasının zaman aşımı süresi, «sigortalının, tazminat» taleplerinin kullanılmasına ilişkin «zamanaşımının başlangıcı» ve süresi bakımından aynı olması icabeder.
Bu nedenle davacının sigortalısı ile davalı arasındaki «temel ilişki» belirlenerek davalının «zamanaşımı definin» buna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre somut olayda «zamanaşımının» gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin, «sigorta poliçesi» ile sigortalanmış bulunan imalatta «hasar» meydana gelmesi sebebiyle taşıma ilişkisine göre değerlendirileceği, «eser sözleşmesinden» kaynaklanan ve BK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki · halefiyet · sigorta tazminatı · eser sözleşmesi · rücuen tazminat · tazminat davası · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre somut olayda «zamanaşımının» gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin, «sigorta poliçesi» ile sigortalanmış bulunan imalatta «hasar» meydana gelmesi sebebiyle taşıma ilişkisine göre değerlendirileceği, «eser sözleşmesinden» kaynaklanan ve BK.
Dava TTK.'nın 1301 maddesi gereğince açılan «rücuen tazminat davası» olup, davalı vekilinin süresi içinde «zamanaşımı» definde bulunması üzerine mahkemece TTK.'nın 1268'inci maddesine öngörülen iki yıllık zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
126'ncı maddesinde düzenlenen 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin somut olayda uygulanmayacağı, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiğinden TTK.'nın 1268'inci maddesinin uygulanması gerektiği, maddeye göre sigorta mukavelesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zama …
Davacı sigortalının ikame edeceği rücü davasının dayanacağı hukuki sebep «sigortalının tazminat» borçlusuna karşı açabileceği davanın dayanacağı hukuki «sebebin» aynıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12317 E. , 2012/3491 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.01.2010 tarih ve 2010/34 - 2010/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ... tarafından 20.000 USD sigorta bedeli ile üçüncü şahıs sorumluluk sigortası kapsamına alındığını, 13.07.2005 tarihinde Ahmet Ağaoğlu gemisinden Arçelik firmasına ait saçların tahliye sırasında hasara uğradığını, Arçelik firmasının zararını sigortalı bulunduğu Koç Allianz Sigorta A.Ş.'nin ödediğini, ardından müvekkiline ve davalı Başak Sigorta A.Ş.'ne karşı sigorta şirketinin icra takibi başlattığını, 13.876,30 YTL'nın 17.07.2006 tarihinde, 22.202,02 YTL'nın 19.10.2006 tarihinde müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalı ... şirketinin bir ödemede bulunmadığını, 21.05.2005 tarihli üçüncü şahıs sorumluluk sigortası kapsamında, müvekkilinin dava dışı sigorta şirketine ödediği 36.078,32 YTL tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı, yetki ve işbölümü itirazında bulunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu olan ve 19.10.2006 tarihinde ödenen 22.202,02 YTL'lık kısma yönelik zamanaşımı def'inin reddi ile bu alacakla ilgili davanın tefrikine, 17.07.2006 tarihinde ödenen 13.876,30 YTL'lık talep kısmı yönünden TTK'nun 1268. maddesi ve dava tarihi bakımından davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılmış olduğu gerekçesiyle, zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Rücü alacaklısının, diğer müteselsil borçlular karşısındaki durumu (tam veya eksik teselsülde), öncelikle taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin var olup olmadığı dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Şayet, müteselsil borçlular arasında bir sözleşme ilişkisi bulunuyorsa, rücü alacağı ilk planda bu sözleşmeye dayanarak ileri sürülmelidir. Rücü hakkı sahibi borçlu, diğer borçlulara, aralarındaki sözleşmeye dayanarak başvurur. Bu durumda, rücü alacağı, bir sözleşmesel alacak olarak, o sözleşmesel alacağın tabi olduğu sürede zamanaşımına uğrar. Ayrıca müteselsil borçlular arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu hallerde, rücü alacağına ilişkin zamanaşımının başlangıcı da bu sözleşmeye göre belirlenir.
Taraflar arasında rücü alacağına ilişkin bir vade kararlaştırılmışsa, zamanaşımı, bu vadeden itibaren işlemeye başlar. Herhangi bir vade belirlenmemişse, borç, rücü hakkı sahibinin ifada bulunması ile derhal muaccel olur ve zamanaşımı da bu andan itibaren işlemeye başlar (BK'nun 74). Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde mehkemece, zamanaşımı süresinin hesabında, başlangıç tarihi olarak, tazminatın tamamının ödendiği tarih yerine ilk taksidin dava dışı şirkete ödeme tarihi esas alınarak, bu taksit bakımından zamanaşımı definin kabulü suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Ayrıca, uyuşmazlık konusu alacak aynı sebepten kaynaklandığı ve tarafları da aynı olduğu halde, davacı tarafından dava dışı sigorta şirketine farklı tarihlerde 13.876,30 YTL ve 22.202,02 YTL olarak iki ayrı taksit halinde ödenen toplam 36.078,32 YTL için davalı aleyhine açılan rücu davasında herbir taksit tutarının farklı bir uyuşmazlık olarak nitelendirilerek, dava konusu 36.078,32 YTL tazminatın 22.202,02 YTL'lık kısmının işbu davadan tefrikine karar verilmesi de isabetli olmayıp, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan bozma sebebi ile birlikte bu hususa yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının da kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048816100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz