6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İşyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14218 E. 2012/5117 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksper raporu kusursuz sorumluluk işyeri sigorta poliçesi işyeri sigortası rücu çek sigorta poliçesi dava sebebi hasar avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 58

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu hasarın davalı kurumun şehir şebekesinde meydana gelen şiddetli patlamalardan kaynaklandığı ve davalının bu olay nedeniyle kusursuz sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 37.432 TL’nın 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalının sorumluluğundaki kanalizasyon hattının tıkanması nedeniyle sigortalıya ait işyerini su bastığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Nitekim davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu hasarın atık su şebekesindeki tıkanmadan kaynaklandığını bildirmiş ancak alınan bilirkişi raporunda, hasar nedeni olarak, kuraklık nedeniyle su şebekesindeki ani basınç farklılıkları ve basınç sonucu oluşan patlamalara çek valf ve ana boruya branşman yapmanın imkansızlığı gösterilmiştir. Oysa ki, gerek dava dilekçesi içeriği gerekse ekspertiz raporu dikkate alındığında, hasarın atık suların geri tepmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Ancak davaya konu hasarın sebebi tam olarak belirlenebilmiş değildir. O halde mahkemece, sigortalı işyerinde oluşan hasarın sebebinin ne olduğu, temiz su hatlarındaki basınç farklılıkları veya yüksek basıncın atık su hatlarına ne şekilde etki ettiği, hasarın kanalizasyon şebekesindeki tıkanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı duraksamaya yer olmayacak şekilde belirlenip, davanın BK'nun 58. maddesine dayalı olarak açıldığı da dikkate alınarak sonucuna göre davalının sorumluluğunun tayin edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4950 E. 2012/11579 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta rücuen tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1133 E. 2013/17301 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/14218 E.  ,  2012/5117 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2010 tarih ve 2008/49-2010/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında işyeri sigorta poliçesi düzenlendiğini, 05.08.2007 tarihinde davalıya ait kanalizasyon sisteminin tıkanması sonucunda geri tepen pis suların sigortalı işyerindeki tuvalet giderinden taşarak bodrum kata dolması sonucunda işyerindeki emtiada hasar oluştuğunu ve hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 37.432 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu hasarın davalı kurumun şehir şebekesinde meydana gelen şiddetli patlamalardan kaynaklandığı ve davalının bu olay nedeniyle kusursuz sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 37.432 TL’nın 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalının sorumluluğundaki kanalizasyon hattının tıkanması nedeniyle sigortalıya ait işyerini su bastığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Nitekim davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu hasarın atık su şebekesindeki tıkanmadan kaynaklandığını bildirmiş ancak alınan bilirkişi raporunda, hasar nedeni olarak, kuraklık nedeniyle su şebekesindeki ani basınç farklılıkları ve basınç sonucu oluşan patlamalara çek valf ve ana boruya branşman yapmanın imkansızlığı gösterilmiştir.

Oysa ki, gerek dava dilekçesi içeriği gerekse ekspertiz raporu dikkate alındığında, hasarın atık suların geri tepmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Ancak davaya konu hasarın sebebi tam olarak belirlenebilmiş değildir. O halde mahkemece, sigortalı işyerinde oluşan hasarın sebebinin ne olduğu, temiz su hatlarındaki basınç farklılıkları veya yüksek basıncın atık su hatlarına ne şekilde etki ettiği, hasarın kanalizasyon şebekesindeki tıkanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı duraksamaya yer olmayacak şekilde belirlenip, davanın BK'nun 58. maddesine dayalı olarak açıldığı da dikkate alınarak sonucuna göre davalının sorumluluğunun tayin edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1012832400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.