Tazminat | Tazminat davası | Rücuan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4103 E. 2023/6224 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumsuzluk anlaşması↗ sigorta halefiyeti↗ halefiyet ilkesi↗ dolaylı zarar↗ ağır kusur↗ ticari avans faizi↗ halefiyet↗ emredici hüküm↗ şirket zararı↗ sigorta sözleşmesi↗ rücuen tazminat↗ kâr kaybı↗ feragat↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava tazminat ve birleşen davalar rücuen tazminat istemine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı vekili ile birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan birleşen davada davacı .... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yan arasında 05.02.2014 tarihinde bir sözleşme imzalandığını sözleşmenin konusunun Soma-3 projesinin elektrik altyapı işlerinin yapılması olduğunu, yüklenici davalının eksik kalan işleri yürüttüğü sırada 20.08.2015 tarihinde bir iş kazası meydana geldiğini, iş kazası dışında davalı tarafından yapılan hatalı üretim nedeniyle 29.12.2014 tarihinde kablo başlığı ve 06.04.2015 tarihinde kesici patlaması sonrası oluşan arızadan dolayı üretim kaybı meydana geldiğini, ileri sürerek iş kazası nedeniyle meydana gelen üretim kaybından dolayı müvekkili tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL'nin, 29.12.2014 ve 06.04.2015 tarihlerinde meydana gelen iki hatalı imalat sonucu meydana gelen üretim kayıpları için şimdilik her bir olay için ayrı ayrı olmak üzere 1.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/475 E. ve 2018/261 K. sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı Soma Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'nin Soma'da faaliyet göstermekte olan rüzgar enerji santralini sigortaladığını, 29.12.2014 tarihinde türbin kesicisininde elektriksel nedenlerle arıza meydana geldiğini, bu duruma davalıların kusurları ile sebebiyet verdiğini, üretilemeyen bahse konu enerji karşılığı maruz kalınan toplam kâr kaybının 114.892,76 euro olarak tespit edildiğini, bu miktarın %40'ı olan 45.957,10 eurosunun müvekkil şirket poliçe sorumluluk hissesi dahilinde sigortalı Soma'ya 16.04.2016 tarihinde ödendiğini, beyan ederek toplam 45.957,10 euro tazminatın 16.04.2015'den itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/476 E. ve 2017/155 K. sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı Soma Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'nin Soma'da faaliyet göstermekte olan rüzgar enerji santralini sigortaladığını, 06.04.2015 tarihinde türbin kesicisinde türbin kesicisininde elektriksel nedenlerle arıza meydana geldiğini, bu duruma davalıların kusurları ile sebebiyet verdiğini, sigortalının maruz kaldığı toplam kâr kaybının 104.208,91 euro olarak tespit edildiğini, bu miktarın %40'ı olan 41.683,27 eurosunun müvekkil şirket poliçe sorumluluk hissesi dahilinde olarak sigortalı Soma'ya 04.08.2016 tarihinde ödendiğini, beyan ederek toplam 41.683,27 euro tazminatın 04.08.2016'den itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; sözleşmede belirtilen sigorta poliçesinin iş kazaları ve bu sebeple oluşabilecek zararlara yönelik olduğunu, bu maddenin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bir madde olduğunu, bu sigortanın da müvekkili tarafından yaptırıldığını, talep edilen davacının kâr kaybı gibi dolaylı zararlarının tazminine yönelik bir poliçe iddiası ile ilgisinin bulunmadığını, sözleşme uyarınca dolaylı zararın talep edilemeyeceğinin düzenlendiğini, bu sebeple davacının dolaylı zararlarını talep edemeyeceğini, 22.08.2015 tarihli kazadan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, çünkü olay değerlendirme raporunda rüzgar enerji santralinde gerçekleşen çalışmalardan davacının sorumlu olduğunu ve davacının yetkilerinin kapsamında bulunduğunu, kazanın davacının sorumluluk alanında ve davacının talepleri doğrultusunda gerçekleştiğini, müvekkilinin kusurlu gösterilmesinin yerinde olmadığını, 29.12.2014 ve 06.04.2015 tarihli arızalar ile ilgili davacının sadece arıza tarihini ve iddia ettiği zarar tutarlarını bildirdiğini, hiçbir şekilde müvekkilinin neden kusurlu olduğunu gösterir bir beyan ve delil sunmadığını beyan ederek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/475 E. ve 2018/261 K. sayılı dosyasında davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, iş bu davanın sigorta şirketi tarafından Soma Enerji'ye halef sıfatıyla açılmış olduğundan Soma Enerji ile müvekkil şirket arasında imzalanan Götürü Usulü Mühendislik Tedarik ve İnşaat Sözleşmesi ve hukuki durumun savunmalarının temelini oluşturacağını, bu itibarla Soma Enerji ile Siemens arasında akdedilen sözleşmenin halefiyet ilkesi gereğince davacıyı da bağlayacağını, zarar gören sigortalının sözleşmesel olarak dolaylı zararları talep edemeyeceğinin aşikar olduğunu, bu nedenle dolaylı zarara ilişkin sigortalının da yani Soma Enerji'nin de olmayan bir hakkın sigortacıya halefiyet ile geçmesinin mümkün olamayacağını beyan ederek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/476 E. ve 2017/155 K. sayılı dosyasında davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketten talep edilebilecek yegane zararın doğrudan türbinde oluşan arızanın gideriminin olabileceğini, dava konusu edilen zararda müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını, dolaylı zararların açıkça kapsam dışı tutulduğunu ve her halükarda müvekkili tarafına atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın işin durması nedeni ile oluşan üretimin yapılamamasından kaynaklı olarak talep ettiği zararın dolaylı zarar niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 19 uncu maddesinde dolaylı zararlar konusunda tarafların birbirinden bir hak talep etmeyeceklerinin açıkça düzenlendiği, olayda davalının ağır kusuru bulunmadığından anlaşmanın bu maddesinin iptali imkânının da bulunmadığını, ayrıca sözleşmede dolaylı zararlar için sorumsuzluk anlaşmasının yanında taraflardan birine bu zararların giderilmesi için sigorta yaptırma zorunluluğu da getirilmediği, gerek asıl davada ve gerekse birleşen davada sözleşmeye göre davalının dolaylı zarar olan iş durması kaybından ve kar kaybından sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin meydana gelen üretim kaybı ve müvekkili şirketin zararının giderilmesi için yapması gereken sigortalama işlemini yaptırdığını beyan etmesine rağmen müvekkili firmaya sigorta poliçesini veya buna ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, davalının bu şekilde sözleşmeye aykırı hareket ettiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 17 nci maddesinde iş sahibi tarafından maruz kalınan bütün zarar, hasar, sorumluluk, masraf ya da taleplere karşı tazmin yükümlülüğü öngörüldüğünü, iş kazasının davalının kusuru ile meydana geldiğini, ayrıca 29.12.2014 ve 06.04.2015 tarihlerinde meydana gelen arızalar sonucu üretim kayıplarına davalının hatalı imalatlarının yol açtığını, sözleşmenin 12.3 maddesi uyarınca davalının işin tamamlanmasından itibaren 24 aylık süre içerisinde ortaya çıkacak kusurların tamiri, değiştirilmesi ve uygun bir şekilde yeninden kurulması için taahhütte bulunduğunu, davalının savunmalarında belirtilen dolaylı zararlardan feragat edilmesine ilişkin sözleşmenin 19 uncu maddesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 115 inci maddesine ve emredici düzenlemelere aykırı olduğunu ileri sürerek asıl dava yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davalarda davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dosya davacısı, aynı zamanda müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı şirketin üretim kaybına yol açan arızaların davalıların hatalı imalatlarından ve kusurlarından kaynaklandığını, bundan dolayı sigortalısına ödeme yapan müvekkilinin, sigortalının haklarına halef olduğunu, davalının savunmalarında belirtilen dolaylı zararlardan feragat edilmesine ilişkin sözleşmenin 19 uncu maddesinin 6098 sayılı Kanun 115 inci maddesine ve emredici düzenlemelere aykırı olduğunu ileri sürerek birleşen davalar yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, asıl davada davacı işyerinde yüklenici bulunan davalının kusurlu eylemleri ile oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olup, birleşen davalar ise sigortacının açtığı rücuen tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun 115 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat | Tazminat davası | Rücuan tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4103 E. 2023/6224 K.
Ortak:sorumsuzluk anlaşması · sigorta halefiyeti · halefiyet ilkesi · dolaylı zarar · ağır kusur · ticari avans faizi · halefiyet · emredici hüküm · Tazminat, Tazminat davası, Rücuan tazminat
İncelediğiniz kararda… ühendislik Tedarik ve İnşaat Sözleşmesi ve hukuki durumun savunmalarının temelini oluşturacağını, bu itibarla Soma Enerji ile Siemens arasında akdedilen sözleşmenin «halefiyet ilkesi» gereğince davacıyı da bağlayacağını, zarar gören «sigortalının sözleşmesel» olarak dolaylı zararları talep edemeyeceğinin aşikar olduğunu, bu nedenle «dolaylı zarara» ilişkin sigortalının da yani Soma Enerji'nin de olmayan bir hakkın «sigortacıya halefiyet» ile geçmesinin mümkün olamayacağını beyan ederek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… emesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın işin durması nedeni ile oluşan üretimin yapılamamasından kaynaklı olarak talep ettiği zararın «dolaylı zarar» niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 19 uncu maddesinde dolaylı zararlar konusunda tarafların birbirinden bir hak talep etmeyeceklerinin açıkça düzenlendiği, olayda davalının «ağır kusuru» bulunmadığından anlaşmanın bu maddesinin iptali imkânının da bulunmadığını, ayrıca sözleşmede dolaylı zararlar için «sorumsuzluk anlaşmasının» yanında taraflardan birine bu zararların giderilmesi için sigorta yaptırma zorunluluğu da getirilmediği, gerek asıl davada ve gerekse birleşen davada sözleşmeye gö …
… davalı tarafından yapılan hatalı üretim nedeniyle 29.12.2014 tarihinde kablo başlığı ve 06.04.2015 tarihinde kesici patlaması sonrası oluşan arızadan dolayı üretim «kaybı» meydana geldiğini, ileri sürerek iş kazası nedeniyle meydana gelen üretim kaybından dolayı müvekkili tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL'nin, 29.12.2014 ve 06.04.2015 tarihlerinde meydana gelen iki hatalı imalat sonucu meydana gelen üretim kayıpları için şimdilik her bir olay için ayrı ayrı olmak üzere 1.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… ühendislik Tedarik ve İnşaat Sözleşmesi ve hukuki durumun savunmalarının temelini oluşturacağını, bu itibarla Soma Enerji ile Siemens arasında akdedilen sözleşmenin «halefiyet ilkesi» gereğince davacıyı da bağlayacağını, zarar gören «sigortalının sözleşmesel» olarak dolaylı zararları talep edemeyeceğinin aşikar olduğunu, bu nedenle «dolaylı zarara» ilişkin sigortalının da yani Soma Enerji'nin de olmayan bir hakkın «sigortacıya halefiyet» ile geçmesinin mümkün olamayacağını beyan ederek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… emesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın işin durması nedeni ile oluşan üretimin yapılamamasından kaynaklı olarak talep ettiği zararın «dolaylı zarar» niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 19 uncu maddesinde dolaylı zararlar konusunda tarafların birbirinden bir hak talep etmeyeceklerinin açıkça düzenlendiği, olayda davalının «ağır kusuru» bulunmadığından anlaşmanın bu maddesinin iptali imkânının da bulunmadığını, ayrıca sözleşmede dolaylı zararlar için «sorumsuzluk anlaşmasının» yanında taraflardan birine bu zararların giderilmesi için sigorta yaptırma zorunluluğu da getirilmediği, gerek asıl davada ve gerekse birleşen davada sözleşmeye gö …
… davalı tarafından yapılan hatalı üretim nedeniyle 29.12.2014 tarihinde kablo başlığı ve 06.04.2015 tarihinde kesici patlaması sonrası oluşan arızadan dolayı üretim «kaybı» meydana geldiğini, ileri sürerek iş kazası nedeniyle meydana gelen üretim kaybından dolayı müvekkili tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL'nin, 29.12.2014 ve 06.04.2015 tarihlerinde meydana gelen iki hatalı imalat sonucu meydana gelen üretim kayıpları için şimdilik her bir olay için ayrı ayrı olmak üzere 1.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7353 E. 2015/9186 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirketin ihyası · ihya · limited şirket · yargılama gideri · ek tasfiye · terkin · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu karardaDavada Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün geçici 7. madde çerçevesinde yapılan «terkin» işleminin hatalı olduğundan bahisle karşı tarafa «husumet» yöneltilmiş olup, mahkemece davacı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından terkin edilen şirket aleyhine açılan davanın varlığına rağmen davalı Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce yapılan terkin işleminin 6102 sayılı TTK Geçici 7/2 maddesine aykırı olarak gerçekleştiği saptandığına göre, davalı tarafından davanın ilk oturumda kabulünün sözkonusu olmadığı, davaya karşı konularak müdürlük işleminin yerinde olduğundan bahisle davanın reddinin istendiği de nazara alındığında HMK'nın 312/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığının kabulü gerekmekle HMK'nın 326. maddesi uyarınca davacı lehine «yargılama gideri» ve bu arada «vekalet ücretine» de hükmedilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi yerinde olmamış, davacı yanın bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasın …
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının Soma Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu davada «tasfiye» ve terkinden önce doğan bir hakkını ileri sürdüğü, «ihya» isteminde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Sigortacının yalnız gerçek zarardan sorumlu olması ve gerçek zararın ispatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4968 E. 2019/6465 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · muafiyet
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, «hasarın» poliçe kapsamında kaldığı, «hasar ihbarının» usulüne uygun olarak yapıldığı, hasar bedelini ödeyen davacının ödediği bedeli davalıdan talep hakkı olduğu, poliçede «muafiyet» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 61.026,91 TL’nin 23.11.2012 tarihinden itibarek işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Poliçe düzenleme tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK’nın 1283. maddesi gereğince sigortacı, ancak «gerçek zararı» ödemekle yükümlüdür.
Defter ve belgelere göre davacı tarafından 61.026,91 TL’nin ödenmiş olması davacının bu miktarı davalıdan talep edebileceği anlamına gelmeyip yukarıda anılan kanun hükmü gereğince «gerçek zararın» tespiti ve poliçe şartları dahilinde sigortacının gerçek zarardan sorumlu tutulması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4103 E. , 2023/6224 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki asıl dava tazminat ve birleşen davalar rücuen tazminat istemine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı vekili ile birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan birleşen davada davacı .... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yan arasında 05.02.2014 tarihinde bir sözleşme imzalandığını sözleşmenin konusunun Soma-3 projesinin elektrik altyapı işlerinin yapılması olduğunu, yüklenici davalının eksik kalan işleri yürüttüğü sırada 20.08.2015 tarihinde bir iş kazası meydana geldiğini, iş kazası dışında davalı tarafından yapılan hatalı üretim nedeniyle 29.12.2014 tarihinde kablo başlığı ve 06.04.2015 tarihinde kesici patlaması sonrası oluşan arızadan dolayı üretim kaybı meydana geldiğini, ileri sürerek iş kazası nedeniyle meydana gelen üretim kaybından dolayı müvekkili tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL'nin, 29.12.2014 ve 06.04.2015 tarihlerinde meydana gelen iki hatalı imalat sonucu meydana gelen üretim kayıpları için şimdilik her bir olay için ayrı ayrı olmak üzere 1.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/475 E. ve 2018/261 K. sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı Soma Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'nin Soma'da faaliyet göstermekte olan rüzgar enerji santralini sigortaladığını, 29.12.2014 tarihinde türbin kesicisininde elektriksel nedenlerle arıza meydana geldiğini, bu duruma davalıların kusurları ile sebebiyet verdiğini, üretilemeyen bahse konu enerji karşılığı maruz kalınan toplam kâr kaybının 114.892,76 euro olarak tespit edildiğini, bu miktarın %40'ı olan 45.957,10 eurosunun müvekkil şirket poliçe sorumluluk hissesi dahilinde sigortalı Soma'ya 16.04.2016 tarihinde ödendiğini, beyan ederek toplam 45.957,10 euro tazminatın 16.04.2015'den itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/476 E. ve 2017/155 K. sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı Soma Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'nin Soma'da faaliyet göstermekte olan rüzgar enerji santralini sigortaladığını, 06.04.2015 tarihinde türbin kesicisinde türbin kesicisininde elektriksel nedenlerle arıza meydana geldiğini, bu duruma davalıların kusurları ile sebebiyet verdiğini, sigortalının maruz kaldığı toplam kâr kaybının 104.208,91 euro olarak tespit edildiğini, bu miktarın %40'ı olan 41.683,27 eurosunun müvekkil şirket poliçe sorumluluk hissesi dahilinde olarak sigortalı Soma'ya 04.08.2016 tarihinde ödendiğini, beyan ederek toplam 41.683,27 euro tazminatın 04.08.2016'den itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; sözleşmede belirtilen sigorta poliçesinin iş kazaları ve bu sebeple oluşabilecek zararlara yönelik olduğunu, bu maddenin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bir madde olduğunu, bu sigortanın da müvekkili tarafından yaptırıldığını, talep edilen davacının kâr kaybı gibi dolaylı zararlarının tazminine yönelik bir poliçe iddiası ile ilgisinin bulunmadığını, sözleşme uyarınca dolaylı zararın talep edilemeyeceğinin düzenlendiğini, bu sebeple davacının dolaylı zararlarını talep edemeyeceğini, 22.08.2015 tarihli kazadan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, çünkü olay değerlendirme raporunda rüzgar enerji santralinde gerçekleşen çalışmalardan davacının sorumlu olduğunu ve davacının yetkilerinin kapsamında bulunduğunu, kazanın davacının sorumluluk alanında ve davacının talepleri doğrultusunda gerçekleştiğini, müvekkilinin kusurlu gösterilmesinin yerinde olmadığını, 29.12.2014 ve 06.04.2015 tarihli arızalar ile ilgili davacının sadece arıza tarihini ve iddia ettiği zarar tutarlarını bildirdiğini, hiçbir şekilde müvekkilinin neden kusurlu olduğunu gösterir bir beyan ve delil sunmadığını beyan ederek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/475 E. ve 2018/261 K. sayılı dosyasında davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, iş bu davanın sigorta şirketi tarafından Soma Enerji'ye halef sıfatıyla açılmış olduğundan Soma Enerji ile müvekkil şirket arasında imzalanan Götürü Usulü Mühendislik Tedarik ve İnşaat Sözleşmesi ve hukuki durumun savunmalarının temelini oluşturacağını, bu itibarla Soma Enerji ile Siemens arasında akdedilen sözleşmenin halefiyet ilkesi gereğince davacıyı da bağlayacağını, zarar gören sigortalının sözleşmesel olarak dolaylı zararları talep edemeyeceğinin aşikar olduğunu, bu nedenle dolaylı zarara ilişkin sigortalının da yani Soma Enerji'nin de olmayan bir hakkın sigortacıya halefiyet ile geçmesinin mümkün olamayacağını beyan ederek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/476 E. ve 2017/155 K. sayılı dosyasında davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketten talep edilebilecek yegane zararın doğrudan türbinde oluşan arızanın gideriminin olabileceğini, dava konusu edilen zararda müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını, dolaylı zararların açıkça kapsam dışı tutulduğunu ve her halükarda müvekkili tarafına atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın işin durması nedeni ile oluşan üretimin yapılamamasından kaynaklı olarak talep ettiği zararın dolaylı zarar niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 19 uncu maddesinde dolaylı zararlar konusunda tarafların birbirinden bir hak talep etmeyeceklerinin açıkça düzenlendiği, olayda davalının ağır kusuru bulunmadığından anlaşmanın bu maddesinin iptali imkânının da bulunmadığını, ayrıca sözleşmede dolaylı zararlar için sorumsuzluk anlaşmasının yanında taraflardan birine bu zararların giderilmesi için sigorta yaptırma zorunluluğu da getirilmediği, gerek asıl davada ve gerekse birleşen davada sözleşmeye göre davalının dolaylı zarar olan iş durması kaybından ve kar kaybından sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin meydana gelen üretim kaybı ve müvekkili şirketin zararının giderilmesi için yapması gereken sigortalama işlemini yaptırdığını beyan etmesine rağmen müvekkili firmaya sigorta poliçesini veya buna ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, davalının bu şekilde sözleşmeye aykırı hareket ettiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 17 nci maddesinde iş sahibi tarafından maruz kalınan bütün zarar, hasar, sorumluluk, masraf ya da taleplere karşı tazmin yükümlülüğü öngörüldüğünü, iş kazasının davalının kusuru ile meydana geldiğini, ayrıca 29.12.2014 ve 06.04.2015 tarihlerinde meydana gelen arızalar sonucu üretim kayıplarına davalının hatalı imalatlarının yol açtığını, sözleşmenin 12.3 maddesi uyarınca davalının işin tamamlanmasından itibaren 24 aylık süre içerisinde ortaya çıkacak kusurların tamiri, değiştirilmesi ve uygun bir şekilde yeninden kurulması için taahhütte bulunduğunu, davalının savunmalarında belirtilen dolaylı zararlardan feragat edilmesine ilişkin sözleşmenin 19 uncu maddesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 115 inci maddesine ve emredici düzenlemelere aykırı olduğunu ileri sürerek asıl dava yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davalarda davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dosya davacısı, aynı zamanda müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı şirketin üretim kaybına yol açan arızaların davalıların hatalı imalatlarından ve kusurlarından kaynaklandığını, bundan dolayı sigortalısına ödeme yapan müvekkilinin, sigortalının haklarına halef olduğunu, davalının savunmalarında belirtilen dolaylı zararlardan feragat edilmesine ilişkin sözleşmenin 19 uncu maddesinin 6098 sayılı Kanun 115 inci maddesine ve emredici düzenlemelere aykırı olduğunu ileri sürerek birleşen davalar yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, asıl davada davacı işyerinde yüklenici bulunan davalının kusurlu eylemleri ile oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olup, birleşen davalar ise sigortacının açtığı rücuen tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun 115 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
#########
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1012812600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz