Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10836 E. 2013/11346 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur tespiti↗ rücu hakkı↗ ibraname↗ rücuen tahsil↗ alacağın temliki↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ rücu↗ temlik↗ taşıyan↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/10836 E. , 2013/11346 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada KDZ. Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2012 tarih ve 2010/134-2012/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili tarafından 2003998 sayılı poliçe ile nakliyat rizikolarına karşı sigortalanan MDF sunta ve parke emtiasının davalıya ait vasıtalar ile 05/11/2009 tarihinde nakliyesi sırasında hasarlandığını, sigortalı emtianın alıcısına eksiksiz teslim edilememesi nedeniyle sigortalının isteği üzerine malın alıcısına 16.946,30 TL hasar bedelinin müvekkilince 21/01/2010 tarihinde ödendiğini ileri sürerek yapılan ödemenin faizi ile birlikte davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin taşımadan kaynaklanan ispatlanmış bir kusurunun olmadığını, alıcının malı hasarsız teslim aldığına dair imzaladığı belgenin dosya kapsamında mevcut olduğunu, müvekkilinin hasardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından sigortalanan malların davalıya ait araç ile nakliyesinin sağlandığı, teslim yerinde malın ıslanarak hasarlandığının tespiti üzerine eksper tarafından düzenlenen rapora göre sigortalı şirketin talebi üzerine malın alıcısına 16.946,30 TL ödendiği, bu bedelin rücuen tahsilinin istendiği; ancak dosya kapsamında davalıya yüklenecek kusur tespiti açısından bir delil bulunmadığı, salt ekspertiz raporunda ıslanmanın yetersiz dorse brandasından ve tabanından kaynaklandığı görüşünün davalının kusurlu bulunması için yeterli olmadığı, malın alıcısı tarafından sigortalıya gönderilen belgede de aracın brandasının kapalı olduğunun belirtildiği, ayrıca poliçede nakliyecinin herhangi bir ihmali veya tedbirsizliği bulunduğunda ıslanma risklerinin teminat kapsamı dışında bırakıldığı, bu durumda davacı tarafından ya nakliyecinin kusuru olmadığının kabulü ile ödeme yapıldığı ya da poliçe itibariyle yapılmaması gereken hasar ödemesinin hatır ödemesi olarak yapıldığı, her iki durumda da davacının davalıya rücu hakkının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava konusu emtianın hasarsız olarak teslim edildiği 05/11/2009 tarihli teslim belgesinde alıcının bir ihtirazi kaydı yok ise de, hemen ertesi günü 06/11/2009 tarihli tutanak ile araç şoförünün de imzasını taşıyan beyanda, emtianın taşıma esnasında ıslanma nedeniyle zarar gördüğünün beyan edildiği ve TTK’nın 788. maddesi kapsamında sigortalının dava hakkının düşmediği sabittir. Her ne kadar bilirkişi raporunda ve mahkemenin kabulünde olduğu üzere sigortalıya yapılan ödemenin exgratia bir ödeme olduğu belirlenmiş ise de davacı Sigortacı’ya verilen ibranamede alacağın temlik edildiği anlaşıldığından davacı ...’nin davalı Taşıyan’a rücu hakkı bulunmaktadır. Mahkemece davacının rücu hakkı bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre esas hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10334 E. 2014/18415 K.
Ortak:taşıyan · cy/cy kaydı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDava konusu emtianın hasarsız olarak «teslim» edildiği 05/11/2009 tarihli teslim belgesinde alıcının bir ihtirazi «kaydı» yok ise de, hemen ertesi günü 06/11/2009 tarihli tutanak ile araç şoförünün de imzasını «taşıyan» beyanda, emtianın taşıma esnasında ıslanma nedeniyle zarar gördüğünün beyan edildiği ve TTK’nın 788. maddesi kapsamında sigortalının dava hakkının düşmediği sabittir.
… şma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili tarafından 2003998 sayılı poliçe ile nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalanan MDF sunta ve parke emtiasının davalıya ait vasıtalar ile 05/11/2009 tarihinde nakliyesi sırasında hasarlandığını, sigortalı emtianın alıcısına eksiksiz «teslim» edilememesi nedeniyle sigortalının isteği üzerine malın alıcısına 16.946,30 TL «hasar» bedelinin müvekkilince 21/01/2010 tarihinde ödendiğini ileri sürerek yapılan ödemenin faizi ile birlikte davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava …
… ; toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından sigortalanan malların davalıya ait araç ile nakliyesinin sağlandığı, «teslim» yerinde malın ıslanarak hasarlandığının tespiti üzerine eksper tarafından düzenlenen rapora göre sigortalı şirketin talebi üzerine malın alıcısına 16.946,30 TL ödendiği, bu bedelin «rücuen tahsilinin» istendiği; ancak dosya kapsamında davalıya yüklenecek «kusur tespiti» açısından bir delil bulunmadığı, salt ekspertiz raporunda ıslanmanın yetersiz dorse brandasından ve tabanından kaynaklandığı görüşünün davalının kusurlu bulunması için yeterli olmadığı, malın alıcısı tarafından sigortalıya gönderilen belgede de aracın brandasının kapalı olduğunun belirtildiği, ayrıca poliçede nakliyecinin herhangi bir ihmali veya tedbirsizliği bulunduğunda ıslanma risklerinin «teminat kapsamı» dışında bırakıldığı, bu durumda davacı tarafından ya nakliyecinin kusuru olmadığının kabulü ile ödeme yapıldığı ya da poliçe itibariyle yapılmaması gereken «hasar» ödemesinin hatır ödemesi olarak yapıldığı, her iki durumda da davacının davalıya «rücu hakkının» olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e yükleme paletlerinin kayarak birbirine çarpması ve başka bir emtianın tahliyesi sırasında aracın brandasının komple açılması sebebiyle paletlerin ıslanması sonucu «hasarın» oluştuğu, davalı «taşıyıcının» gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek hasarın oluşmasında tam kusurlu olduğu, her ne kadar davalı taraf taşımayı yapan araçların kendisine ait olmadığını iddia etmişse de «alt taşıyan» sıfatıyla meydana gelen hasardan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, 20.446,80 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 22/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… smen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna vaki itirazlarında taşıma konusu emtianın mal alıcısına hasarsız şekilde «teslim» edildiğini, taşıma senedinde hasarla ilgili hiçbir ihtirazi «kaydın» veya başkaca bir tutanağın bulunmadığını savunmuş olmasına rağmen, bu savunma üzerinde durulmamış, «taşıyıcı» lehine «karine» oluşup uluşmadığı ve CMR 30. madde hükmü gereğince taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksinin ispatlanıp ispatlanmadığı yönünde bir inceleme ve değerlendirme yapılma …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyan · üst taşıyıcı · nakliyat emtia sigortası · karine · rücuen tazminat · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, «taşıma sözleşmesinin» dava dışı «üst taşıyıcı» .....
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
… e yükleme paletlerinin kayarak birbirine çarpması ve başka bir emtianın tahliyesi sırasında aracın brandasının komple açılması sebebiyle paletlerin ıslanması sonucu «hasarın» oluştuğu, davalı «taşıyıcının» gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek hasarın oluşmasında tam kusurlu olduğu, her ne kadar davalı taraf taşımayı yapan araçların kendisine ait olmadığını iddia etmişse de «alt taşıyan» sıfatıyla meydana gelen hasardan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, 20.446,80 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 22/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… smen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna vaki itirazlarında taşıma konusu emtianın mal alıcısına hasarsız şekilde «teslim» edildiğini, taşıma senedinde hasarla ilgili hiçbir ihtirazi «kaydın» veya başkaca bir tutanağın bulunmadığını savunmuş olmasına rağmen, bu savunma üzerinde durulmamış, «taşıyıcı» lehine «karine» oluşup uluşmadığı ve CMR 30. madde hükmü gereğince taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksinin ispatlanıp ispatlanmadığı yönünde bir inceleme ve değerlendirme yapılma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6970 E. 2021/6612 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu kararda2-Dava, ... sistemi üzerinden davalı banka aracılığı ile «havale» edilen paranın alıcısından başkasına ödenmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3549 E. 2012/9623 K.
Ortak:hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… şma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili tarafından 2003998 sayılı poliçe ile nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalanan MDF sunta ve parke emtiasının davalıya ait vasıtalar ile 05/11/2009 tarihinde nakliyesi sırasında hasarlandığını, sigortalı emtianın alıcısına eksiksiz «teslim» edilememesi nedeniyle sigortalının isteği üzerine malın alıcısına 16.946,30 TL «hasar» bedelinin müvekkilince 21/01/2010 tarihinde ödendiğini ileri sürerek yapılan ödemenin faizi ile birlikte davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava …
… ; toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından sigortalanan malların davalıya ait araç ile nakliyesinin sağlandığı, «teslim» yerinde malın ıslanarak hasarlandığının tespiti üzerine eksper tarafından düzenlenen rapora göre sigortalı şirketin talebi üzerine malın alıcısına 16.946,30 TL ödendiği, bu bedelin «rücuen tahsilinin» istendiği; ancak dosya kapsamında davalıya yüklenecek «kusur tespiti» açısından bir delil bulunmadığı, salt ekspertiz raporunda ıslanmanın yetersiz dorse brandasından ve tabanından kaynaklandığı görüşünün davalının kusurlu bulunması için yeterli olmadığı, malın alıcısı tarafından sigortalıya gönderilen belgede de aracın brandasının kapalı olduğunun belirtildiği, ayrıca poliçede nakliyecinin herhangi bir ihmali veya tedbirsizliği bulunduğunda ıslanma risklerinin «teminat kapsamı» dışında bırakıldığı, bu durumda davacı tarafından ya nakliyecinin kusuru olmadığının kabulü ile ödeme yapıldığı ya da poliçe itibariyle yapılmaması gereken «hasar» ödemesinin hatır ödemesi olarak yapıldığı, her iki durumda da davacının davalıya «rücu hakkının» olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin taşımadan kaynaklanan ispatlanmış bir kusurunun olmadığını, alıcının malı hasarsız «teslim» aldığına dair imzaladığı belgenin dosya kapsamında mevcut olduğunu, müvekkilinin hasardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Benzer bu karardaDava konusu olayda uyuşmazlık «hasarın» ne şekilde oluştuğu, hasardan davalıların sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmakta olup, TTK’nun 781, maddesi “ Taşıyıcı eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde, uğradığı «ziya» ve hasardan mesuldür. “ hükmünü haizdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, emtianın alıcıya hasarsız olarak «teslim» edildiği, davalıların eylemi ile zarar arasında «illiyet bağı» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigortasından» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece emtianın alıcıya hasarsız olarak «teslim» edildiği, davalıların zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · eksper raporu · rücuan tazminat · illiyet bağı · ziya · taşıyıcı
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigortasından» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece emtianın alıcıya hasarsız olarak «teslim» edildiği, davalıların zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece içinde taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınarak, «hasarın» ne şekilde oluştuğu, «taşıyıcıların» yüke nezaretten dolayı sorumlu olup olmadıkları hususu da değerlendirilerek bilirkişi raporu ile «ekspertiz raporu» arasındaki çelişki giderilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, emtianın alıcıya hasarsız olarak «teslim» edildiği, davalıların eylemi ile zarar arasında «illiyet bağı» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu olayda uyuşmazlık «hasarın» ne şekilde oluştuğu, hasardan davalıların sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmakta olup, TTK’nun 781, maddesi “ Taşıyıcı eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde, uğradığı «ziya» ve hasardan mesuldür. “ hükmünü haizdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10836 E. , 2013/11346 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada KDZ. Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2012 tarih ve 2010/134-2012/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili tarafından 2003998 sayılı poliçe ile nakliyat rizikolarına karşı sigortalanan MDF sunta ve parke emtiasının davalıya ait vasıtalar ile 05/11/2009 tarihinde nakliyesi sırasında hasarlandığını, sigortalı emtianın alıcısına eksiksiz teslim edilememesi nedeniyle sigortalının isteği üzerine malın alıcısına 16.946,30 TL hasar bedelinin müvekkilince 21/01/2010 tarihinde ödendiğini ileri sürerek yapılan ödemenin faizi ile birlikte davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin taşımadan kaynaklanan ispatlanmış bir kusurunun olmadığını, alıcının malı hasarsız teslim aldığına dair imzaladığı belgenin dosya kapsamında mevcut olduğunu, müvekkilinin hasardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından sigortalanan malların davalıya ait araç ile nakliyesinin sağlandığı, teslim yerinde malın ıslanarak hasarlandığının tespiti üzerine eksper tarafından düzenlenen rapora göre sigortalı şirketin talebi üzerine malın alıcısına 16.946,30 TL ödendiği, bu bedelin rücuen tahsilinin istendiği; ancak dosya kapsamında davalıya yüklenecek kusur tespiti açısından bir delil bulunmadığı, salt ekspertiz raporunda ıslanmanın yetersiz dorse brandasından ve tabanından kaynaklandığı görüşünün davalının kusurlu bulunması için yeterli olmadığı, malın alıcısı tarafından sigortalıya gönderilen belgede de aracın brandasının kapalı olduğunun belirtildiği, ayrıca poliçede nakliyecinin herhangi bir ihmali veya tedbirsizliği bulunduğunda ıslanma risklerinin teminat kapsamı dışında bırakıldığı, bu durumda davacı tarafından ya nakliyecinin kusuru olmadığının kabulü ile ödeme yapıldığı ya da poliçe itibariyle yapılmaması gereken hasar ödemesinin hatır ödemesi olarak yapıldığı, her iki durumda da davacının davalıya rücu hakkının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava konusu emtianın hasarsız olarak teslim edildiği 05/11/2009 tarihli teslim belgesinde alıcının bir ihtirazi kaydı yok ise de, hemen ertesi günü 06/11/2009 tarihli tutanak ile araç şoförünün de imzasını taşıyan beyanda, emtianın taşıma esnasında ıslanma nedeniyle zarar gördüğünün beyan edildiği ve TTK’nın 788. maddesi kapsamında sigortalının dava hakkının düşmediği sabittir. Her ne kadar bilirkişi raporunda ve mahkemenin kabulünde olduğu üzere sigortalıya yapılan ödemenin exgratia bir ödeme olduğu belirlenmiş ise de davacı Sigortacı’ya verilen ibranamede alacağın temlik edildiği anlaşıldığından davacı ...’nin davalı Taşıyan’a rücu hakkı bulunmaktadır. Mahkemece davacının rücu hakkı bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre esas hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1010036500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz