Markanın Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14718 E. 2018/5701 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraf markalarından birinin iki harften diğerinin iki kelimeden oluştuğu, görsel ve işitsel olarak aralarında benzerlik veya markaların karıştırılması ihtimalinin olmadığı, taraf markalarının 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve kötüniyet iddialarını ispatlayamadığı ve ... ... kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... ... kararının iptaline ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davacı itirazına dayanak markanın tek ve asıl unsuru ''...'' kelimesinden oluşmaktadır. Dava konusu başvuru ise ''...'' kelimelerinden oluşmaktadır. Her iki markada da ''...'' kelimesi asıl unsur olarak yer aldığına göre 556 sayılı KHK. 8/1-b bendi uyarınca işaretler arasında ilişkilendirme ihtimalini içerecek derecede iltibas tehlikesi bulunduğunun kabulü gerektiği halde mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/108 E. 2020/2616 K.
Ortak:kötüniyet
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraf markalarından birinin iki harften diğerinin iki kelimeden oluştuğu, görsel ve işitsel olarak aralarında benzerlik veya markaların karıştırılması ihtimalinin olmadığı, taraf markalarının 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve «kötüniyet» iddialarını ispatlayamadığı ve ... ... kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ralarında benzerlik veya markaların karıştırılması ihtimalinin olmadığı, taraf markalarının 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve «kötüniyet» iddialarını ispatlayamadığı ve TPMK YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2706 E. 2020/412 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4599 E. 2020/2688 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda8/1-b bendi uyarınca işaretler arasında ilişkilendirme ihtimalini içerecek derecede «iltibas» tehlikesi bulunduğunun kabulü gerektiği halde mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının "LE'" markasıyla davalının "LE WHIF" ibareli başvuru markası arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, "LE" ibaresinin ortak ve asıl unsur olarak ön plana çıktığı, her ne kadar davalı marka başvurusunda 05 ve 30. sınıfta farklı emtialar gibi gözükse de emtiaların aynı mallara ve ürünlere ilişkin olduğu, taraf markalarındaki emtiaların müşterek olan 32. sınıftaki mallarla bağlantılı olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde belirtilen iltibasın bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, Türk Patent Marka Kurumunun 2014-M-12001 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; davacıların itirazlarına mesnet markaların asli unsurunun "LE" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin tescil edilmek istenilen sınıflar yönünden doğrudan tanımlayıcı bir niteliği bulunmadığı, ancak gerek bilinen Türkçe bir anlamının olmaması gerek iki harften olması nedeniyle ayırt edici gücünün zayıf olduğunun da kabulünün gerektiği, zayıf markalar söz konusu olduğunda küçük farklılıkların dahi tescil olunmak istenen markaya «ayırt edicilik» kazandırabileceği, somut uyuşmazlıkta da başvuru konusu ibareye yapılan "WHIF" ibareli ek ile davacı markalarından yeterince farklılaştığı, "LE WHİF" ibaresiyle "LE" ibaresi bir bütün olarak değerlendirildiğinde markalar arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın red …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · ortalama tüketici · ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının "LE'" markasıyla davalının "LE WHIF" ibareli başvuru markası arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, "LE" ibaresinin ortak ve asıl unsur olarak ön plana çıktığı, her ne kadar davalı marka başvurusunda 05 ve 30. sınıfta farklı emtialar gibi gözükse de emtiaların aynı mallara ve ürünlere ilişkin olduğu, taraf markalarındaki emtiaların müşterek olan 32. sınıftaki mallarla bağlantılı olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde belirtilen iltibasın bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, Türk Patent Marka Kurumunun 2014-M-12001 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; davacıların itirazlarına mesnet markaların asli unsurunun "LE" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin tescil edilmek istenilen sınıflar yönünden doğrudan tanımlayıcı bir niteliği bulunmadığı, ancak gerek bilinen Türkçe bir anlamının olmaması gerek iki harften olması nedeniyle ayırt edici gücünün zayıf olduğunun da kabulünün gerektiği, zayıf markalar söz konusu olduğunda küçük farklılıkların dahi tescil olunmak istenen markaya «ayırt edicilik» kazandırabileceği, somut uyuşmazlıkta da başvuru konusu ibareye yapılan "WHIF" ibareli ek ile davacı markalarından yeterince farklılaştığı, "LE WHİF" ibaresiyle "LE" ibaresi bir bütün olarak değerlendirildiğinde markalar arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın red …
… istenen hizmet ve emtia sınıflarında doğrudan tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığı ve bu ibarenin iki adet harften oluşması ve bilinen Türkçe bir anlamı olmadığından «ayırt edicilik» gücünün zayıf olduğu, bu sebeple ‘’LE WHİF’’ ibareli davalı başvurusunun, davacıya ait ‘’LE’’ ibareli marka ile 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırı …
Somut olayda olduğu gibi, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, bilinen Türkçe anlamı olmayan ve tescil edilmek istenen hizmet ve emtia sınıflarında hizmet, mal, kalite, v.b., gibi marka unsurlarını tanımlayıcı niteliği olmayan ibarelerin «ayırt edicilik» gücünün zayıf değil yüksek olduğunun kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14718 E. , 2018/5701 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../05/2015 tarih ve 2014/217-2015/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin halk arasında ve sektörde A-101 mağaza adı ve markasıyla ülke çapında tanınan, firma olduğunu, davalı şirketin “...” markasının 29. ve 30. sınıfta tescili için başvuruda bulunduğunu, 2012/45353 numaralı başvuruya 05, 29, 30, 32. sınıflarda tescilli olan “...” ibareli 2004 25380 tescil numaralı markalarını mesnet göstererek itiraz ettiklerini, itirazlarının ... kararı ile reddedildiğini, markaların birbiriyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markasını yoğun olarak kullandığını, davalı markasının müvekkilinin markasının esaslı unsurlarının tamamını içerdiğini, benzer telaffuz ile oluşturulan davalı markasının müvekkilinin markası ile karıştırılacağını, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunun dikkate alınması gerektiğini iddia ederek ...
kararının iptaline, davalının başvurusunu yaptığı 2012/45353 numaralı markanın iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, markaların bir bütün olarak dikkate alınması gerektiğini, markaların aynı ve benzer olmadığını, markaların birbirini çağrıştırması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, kötü niyet iddiasının kabul edilemeyeceğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taraf markalarından birinin iki harften diğerinin iki kelimeden oluştuğu, görsel ve işitsel olarak aralarında benzerlik veya markaların karıştırılması ihtimalinin olmadığı, taraf markalarının 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve kötüniyet iddialarını ispatlayamadığı ve ... ... kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... ... kararının iptaline ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davacı itirazına dayanak markanın tek ve asıl unsuru ''...'' kelimesinden oluşmaktadır. Dava konusu başvuru ise ''...'' kelimelerinden oluşmaktadır. Her iki markada da ''...'' kelimesi asıl unsur olarak yer aldığına göre 556 sayılı KHK. 8/1-b bendi uyarınca işaretler arasında ilişkilendirme ihtimalini içerecek derecede iltibas tehlikesi bulunduğunun kabulü gerektiği halde mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450755300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz