Kusursuz sorumluluk
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8165 E. 2011/832 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusursuz sorumluluk↗ navlun↗ taşıyıcı↗ hasar↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 781. maddesine göre, taşıyıcının teslim aldığı emtiayı tam ve sağlam olarak gönderilene teslim etmekle mükellef olduğu, bu durumun taşıyıcının kusursuz sorumluluğunun bir gereği olduğu, her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre ambalajlama sorumlulu- ğunun gönderene ait olduğu ve paketlerin bozulmasından oluşacak zararlardan davalının sorumlu olmadığı yolunda bir hüküm var ise de, somut olayda bu hükmün uygulama alanı bulunmadığı, şöyle ki, zararın ambalajlamadan değil yükün iyi sabitlenmemesinden ve bunun sonucunda birbirlerine ve taşındıkları römorka sürtünmelerinden doğduğu, kaldı ki davalı tarafın emtiayı yüklenen ilk tırla değil başka bir römorkla taşıdığı, sorumluluğun kaynağı gönderenin yükleme yaptığı eşyanın yükleme yapıldığı şekilde ve araçta gönderilmeme- sinden kaynaklandığı, dolayısıyla tamamen taşıyıcı kusurundan kaynaklanan bir zararın söz konusu olduğu, diğer yandan, gönderiyi paketleyerek yüklemek gönderene ait olmakla beraber, taşıyıcının yükleme ve ambalajın taşınacak eşyaya, araca ve taşıma mesafesine uygun olup olmadığını denetlemesi ve gerektiğinde uyarmasının TTK'nun 785. maddesi gereği olduğu, taşıyıcının taşıma bedelini talep edebilmesi için taşımayı kusursuz ve eşyaya zarar vermeyecek şekilde yerine getirmesi gerektiği, oysa taşıyıcının bu kurallara uymadığı ve gönderilen eşyaya zarar verdiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, alınan bilirkişi raporuna göre hasarın emtianın araç içine yeterince sabitlenmemesi neticesinde doğduğunun tespit edilmiş olmasına ve tanık anlatımlarına göre hasarın araç değişimi sonrasında doğduğunun sabit bulunmasına göre, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, TTK'nun 785/2. maddesi uyarınca “hasardan doğan tazminat, ancak eşyanın gönderilene teslim edileceği yerde hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasında mevcut farka göre tesbit edilir” hükmü çerçevesinde bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle davacıya ödenecek tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, bu lazimeye uyulmaksızın tazminata karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, TTK'nun 781/son maddesinin “taşınan eşyanın bir kısmı telef olmuş ise taşıyıcı, kalan kısmın ücretini almak hakkını haizdir” hükmü nazara alınarak, davalının navlun borcunun belirlenmesi gerekirken, taşıyıcının gönderilen esyaya zarar verdiği gerekçesiyle navlun talebinin tümden reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3402 E. 2016/1566 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 781. maddesine göre, «taşıyıcının» «teslim» aldığı emtiayı tam ve sağlam olarak gönderilene teslim etmekle mükellef olduğu, bu durumun taşıyıcının «kusursuz sorumluluğunun» bir gereği olduğu, her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre ambalajlama sorumlulu- ğunun gönderene ait olduğu ve paketlerin bozulmasından oluşacak …
… re, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, alınan bilirkişi raporuna göre «hasarın» emtianın araç içine yeterince sabitlenmemesi neticesinde doğduğunun tespit edilmiş olmasına ve tanık anlatımlarına göre hasarın araç değişimi sonrasında doğduğunun …
3-Öte yandan, TTK'nun 781/«son» maddesinin “taşınan eşyanın bir kısmı telef olmuş ise «taşıyıcı», kalan kısmın ücretini almak hakkını haizdir” hükmü nazara alınarak, davalının «navlun» borcunun belirlenmesi gerekirken, taşıyıcının gönderilen esyaya zarar verdiği gerekçesiyle navlun talebinin tümden reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «hasarın», yüklemenin gereği gibi yapılmamasından ve yükün kaymasını önleyecek tedbirlerin alınmamasından kaynaklandığı, taşınan yükün 2. el olduğu, poliçe şartları kapsamında söz konusu hasarın «teminat» dışı bulunduğu, yüklemenin davacı tarafından yapılması nedeniyle kural olarak davalı «taşıyıcının» bir sorumluluğunun bulunmadığı, ancak yükleme gönderene ait olsa bile taşıyıcının da gözetim ve «nezaret yükümlülüğünün» olduğu, davalı taşıyıcının bu yükümlülüğe aykırı davranması nedeniyle %40 oranında müterafik kusurlu kabul edildiği, bu oranda davacı zararlarından sorumluluğunun bulunduğu, «munzam zarar» iddiasının kanıtlanamadığı, birleşen davaya konu taşıma ücretinin, TTK'nın 785. maddesi uyarınca «kusuru» oranında asıl davacının isteyeceği tazminattan mahsubunun gerektiği ve bakiye miktarın istenebileceği gerekçesiyle asıl davada, davalı ... şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 46.885,40 TL ile 1.282,80 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 2.124 TL «asıl alacak» üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden «inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, anılan hüküm taşınan eşyanın «ziya» veya «hasarı» nedeniyle «taşıyıcının sorumlu» bulunduğu tazminatın belirlenmesine yönelik olup yukarıda da değinildiği üzere şayet ziyadan doğan tazminat, eşyanın piyasa değerine göre belirlenmiş ise bu halde ziya dolayısıyla ödenmemiş bulunan taşıma ücretinin, eşyanın piyasa değerinden indirilerek tazminatın belirlenmesini öngörmektedir.
Aynı Kanun'un 781. maddesinde ise «ziya» ve «hasarın», gönderen veya gönderilenin fiillerinden yahut verdikleri emir ve talimatın uygulanmasından doğması halinde «taşıyıcının», taşıma ücretinin tamamına hak kazanacağı düzenlenmiş, sonraki fıkrada ise taşınan eşyanın bir kısmı telef olmuş ise taşıyıcının, kalan kısmın ücretini alma hakkını haiz olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · munzam zarar · sözleşmenin ihlali · taşıyıcının sorumluluğu · kusur oranı · ziya · zayi · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «hasarın», yüklemenin gereği gibi yapılmamasından ve yükün kaymasını önleyecek tedbirlerin alınmamasından kaynaklandığı, taşınan yükün 2. el olduğu, poliçe şartları kapsamında söz konusu hasarın «teminat» dışı bulunduğu, yüklemenin davacı tarafından yapılması nedeniyle kural olarak davalı «taşıyıcının» bir sorumluluğunun bulunmadığı, ancak yükleme gönderene ait olsa bile taşıyıcının da gözetim ve «nezaret yükümlülüğünün» olduğu, davalı taşıyıcının bu yükümlülüğe aykırı davranması nedeniyle %40 oranında müterafik kusurlu kabul edildiği, bu oranda davacı zararlarından sorumluluğunun bulunduğu, «munzam zarar» iddiasının kanıtlanamadığı, birleşen davaya konu taşıma ücretinin, TTK'nın 785. maddesi uyarınca «kusuru» oranında asıl davacının isteyeceği tazminattan mahsubunun gerektiği ve bakiye miktarın istenebileceği gerekçesiyle asıl davada, davalı ... şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 46.885,40 TL ile 1.282,80 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 2.124 TL «asıl alacak» üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden «inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Asıl dava, yurt içi «taşıma sözleşmesinin ihlal» edildiği iddiasına dayalı tazminat, birleşen dava ise taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
… n tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istenilmiş, mahkemece de 6762 sayılı TTK'nın 785. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca taşınan eşyanın «zayi» olduğu hallerde taşıma ücretinin malın piyasa değerine göre tespit edilecek tazminattan «mahsup» edilmesi gerektiği ve birleşen davacının taşıma ücretini talep edebileceği kabul edilerek birleşen davalının «kusur oranı» gözetilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, anılan hüküm taşınan eşyanın «ziya» veya «hasarı» nedeniyle «taşıyıcının sorumlu» bulunduğu tazminatın belirlenmesine yönelik olup yukarıda da değinildiği üzere şayet ziyadan doğan tazminat, eşyanın piyasa değerine göre belirlenmiş ise bu halde ziya dolayısıyla ödenmemiş bulunan taşıma ücretinin, eşyanın piyasa değerinden indirilerek tazminatın belirlenmesini öngörmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1515 E. 2013/18790 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 781. maddesine göre, «taşıyıcının» «teslim» aldığı emtiayı tam ve sağlam olarak gönderilene teslim etmekle mükellef olduğu, bu durumun taşıyıcının «kusursuz sorumluluğunun» bir gereği olduğu, her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre ambalajlama sorumlulu- ğunun gönderene ait olduğu ve paketlerin bozulmasından oluşacak …
… re, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, alınan bilirkişi raporuna göre «hasarın» emtianın araç içine yeterince sabitlenmemesi neticesinde doğduğunun tespit edilmiş olmasına ve tanık anlatımlarına göre hasarın araç değişimi sonrasında doğduğunun …
3-Öte yandan, TTK'nun 781/«son» maddesinin “taşınan eşyanın bir kısmı telef olmuş ise «taşıyıcı», kalan kısmın ücretini almak hakkını haizdir” hükmü nazara alınarak, davalının «navlun» borcunun belirlenmesi gerekirken, taşıyıcının gönderilen esyaya zarar verdiği gerekçesiyle navlun talebinin tümden reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı sigortanın dava dışı sigortalısına «hasar» bedeli olan 2.262,65 TL'nı ödemiş olduğu, meydana gelen hasardan dolayı davalı «taşıyıcı» ve sigortanın sorumlu oldukları talep edilen hasar bedelinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı ... tarafından sigortalısına ödenen 2.252,65 TL tutarın (ödeme tarihi net belli olmadığından) dava tarihi olan 23.02.2011 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… durumda mahkemece öncelikle yükleme ve sabitlemenin kim tarafından yapıldığının araştırılması, yüklemenin gönderen tarafından yapıldığının saptanması halinde davalı «taşıyıcının» gözetim yükümlülüğünün bulunduğu hususunun nazara alınması, şayet yüklemenin davalı tarafından yapıldığının anlaşılması halinde ise, davalının kusurlu olduğunun ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istifa · ticari faiz · rücuen tazminat · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkin olup, mahkemece; davacı ... tarafından sigortalısına ödenen 2.252,65 TL tutarın dava tarihi olan 23.02.2011 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı sigortanın dava dışı sigortalısına «hasar» bedeli olan 2.262,65 TL'nı ödemiş olduğu, meydana gelen hasardan dolayı davalı «taşıyıcı» ve sigortanın sorumlu oldukları talep edilen hasar bedelinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı ... tarafından sigortalısına ödenen 2.252,65 TL tutarın (ödeme tarihi net belli olmadığından) dava tarihi olan 23.02.2011 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Ancak davalı savunmasında meydana gelen zararın «istif» hatasından kaynaklandığını ileri sürmüş, 26/10/2010 tarihli Şemsettin Metin tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda istiflemenin iyi olmayışı ve sabitlemenin yetersiz oluşu nedeniyle paletlerin devrilmiş olduğu, zararın bu şekilde meydana geldiği açıklanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8165 E. , 2011/832 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.11.2008 tarih ve 2005/1091 - 2008/543 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı ...Hazır Giyim Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin yurt içinde yapacağı dağıtımları davalının üstlendiğini, sözleşme çerçevesinde 341 parçadan oluşan dekorasyon malzemelerinin taşınmak üzere davalıya teslim edildiğini, varış yerinde yapılan kontrolde 4 adedi takım olan standın 3 adedinin hasarlı olduğunun saptandığını ileri sürerek, şimdilik 13.452 TL’nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ünsped A.Ş. vekili, sözleşme gereği gönderinin ambalajlanmasından davacının sorumlulu olduğunu, davacı tarafça yüklenen malzemenin hasarlanmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı Ünsped A.Ş. vekili, yapılan taşıma nedeniyle doğan navlun ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, 1.770,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...Hazır Giyim Ltd. Şti. vekili, taşıma işleminin kusursuz olarak yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 781. maddesine göre, taşıyıcının teslim aldığı emtiayı tam ve sağlam olarak gönderilene teslim etmekle mükellef olduğu, bu durumun taşıyıcının kusursuz sorumluluğunun bir gereği olduğu, her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre ambalajlama sorumlulu- ğunun gönderene ait olduğu ve paketlerin bozulmasından oluşacak zararlardan davalının sorumlu olmadığı yolunda bir hüküm var ise de, somut olayda bu hükmün uygulama alanı bulunmadığı, şöyle ki, zararın ambalajlamadan değil yükün iyi sabitlenmemesinden ve bunun sonucunda birbirlerine ve taşındıkları römorka sürtünmelerinden doğduğu, kaldı ki davalı tarafın emtiayı yüklenen ilk tırla değil başka bir römorkla taşıdığı, sorumluluğun kaynağı gönderenin yükleme yaptığı eşyanın yükleme yapıldığı şekilde ve araçta gönderilmeme- sinden kaynaklandığı, dolayısıyla tamamen taşıyıcı kusurundan kaynaklanan bir zararın söz konusu olduğu, diğer yandan, gönderiyi paketleyerek yüklemek gönderene ait olmakla beraber, taşıyıcının yükleme ve ambalajın taşınacak eşyaya, araca ve taşıma mesafesine uygun olup olmadığını denetlemesi ve gerektiğinde uyarmasının TTK'nun 785.
maddesi gereği olduğu, taşıyıcının taşıma bedelini talep edebilmesi için taşımayı kusursuz ve eşyaya zarar vermeyecek şekilde yerine getirmesi gerektiği, oysa taşıyıcının bu kurallara uymadığı ve gönderilen eşyaya zarar verdiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, alınan bilirkişi raporuna göre hasarın emtianın araç içine yeterince sabitlenmemesi neticesinde doğduğunun tespit edilmiş olmasına ve tanık anlatımlarına göre hasarın araç değişimi sonrasında doğduğunun sabit bulunmasına göre, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, TTK'nun 785/2. maddesi uyarınca “hasardan doğan tazminat, ancak eşyanın gönderilene teslim edileceği yerde hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasında mevcut farka göre tesbit edilir” hükmü çerçevesinde bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle davacıya ödenecek tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, bu lazimeye uyulmaksızın tazminata karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, TTK'nun 781/son maddesinin “taşınan eşyanın bir kısmı telef olmuş ise taşıyıcı, kalan kısmın ücretini almak hakkını haizdir” hükmü nazara alınarak, davalının navlun borcunun belirlenmesi gerekirken, taşıyıcının gönderilen esyaya zarar verdiği gerekçesiyle navlun talebinin tümden reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazının kabulü ile kararın asıl davada davalı birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009728800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz