Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10763 E. 2010/1725 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar tazminatı↗ kıdem tazminatı↗ hizmet alım sözleşmesi↗ rücuen tahsil↗ temerrüt tarihi↗ yargılama giderleri↗ hizmet sözleşmesi↗ işlemiş faiz↗ ihbar↗ yargılama gideri↗ taahhütname↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2008/10763 E. , 2010/1725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çaycuma 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2008 tarih ve 2007/386-2008/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait Seka Çaycuma İşletme Müdürlüğü’nün hizmet alım ihalesi sonucu davalılar murisi ile müvekkili arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi gereğince çalıştırılan elemanlarının ihbar ve kıdem tazminatlarının müvekkilinden tahsili istemiyle açılan davada müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra dosyalarında 19.663,00 TL ödemede bulunulduğunu, müvekkili ile davalılar murisi arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesi uyarınca iş verenin İş Kanunu’nun kendisine yüklemiş olduğu tüm yasal sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getireceği taahhüdü altına girdiğini, bu durumda müvekkili tarafından dava dışı işçilere ödenmiş bulunan tutardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen 619.663,00 TL’nin davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece; iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşme uyarınca yüklenicinin sözleşme kapsamına giren tüm personelin iş vereni olarak yasal yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesi gerektiği, bu döneme ilişkin tazminat tutarının 2.824,93 TL olarak belirlendiği ve davacı tarafından ödenen işçi alacağına ilişkin tutardan davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.824,93 TL’nin davalılardan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, davacıya ait işyerinde çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı 16 işçinin iş mahkemesine açtıkları davalar sonucu davacı asıl işveren ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarını icra yoluyla bu işçilere ödemiştir. Davalılar murisinin bu işçileri 01.09.1995 – 31.01.1997 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde alt işveren olarak çalıştırdığı, daha sonra bu işçilerin başka alt işverenlere bağlı olarak anılan işyerinde çalışmaya devam ettikleri ve işlerine son verildiği de dosya kapsamıyla sabittir.
Davalılar murisi, davacı asıl işverenin ödeme yaptığı işçilerin hizmet sözleşmesini sona erdiren konumunda değildir. O halde, ödenen ihbar tazminatından dolayı davalıların bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Öte yandan, yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği son işveren sorumlu olup, davalının son işveren sıfatı da bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, davalıların ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağından dolayı sorumluluğu yoktur. Ancak, yapılan sözleşme gereği kıdem tazminatı alacağı ile ilgili olarak kendi dönemine isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden yargılama giderleriyle davacıya karşı sorumluluğu söz konusu olduğundan, davalıların ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağından sorumlu tutulmaları yerinde görülmediğinden kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, dava dışı işçiler tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takiplerinden birkısmında davacının ödeme tarihi 20.11.2006 olup, 5 dosyada ise ödeme 17.04.2007 tarihinde yapıldığı halde mahkemece temerrüt tarihinin tespitinde tüm ödemeler için 20.11.2006 tarihinin esas alınması da doğru olmamıştır.
3-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine son verilmiş gibi kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı ile ihbar tazminatı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar işlemiş faiz hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir. Fakat, kıdem tazminatı bakımından davacı lehine yapılan hesaplama doğru bulunmamıştır. Davacının ödediği kıdem tazminatı, yasaya göre işçinin son ücretine göre hesap edilerek tayin edilmektedir.
O halde, yanlar arasındaki sözleşme hükmü uyarınca davacının bu işçiler için ödemiş olduğu toplam kıdem tazminatından davalının çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden yargılama giderlerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu durum karşısında, açıklanan şekilde davalıların sorumlu olduğu kıdem tazminatı ve fer’isi belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rücuen Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10759 E. 2010/1726 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · hizmet alım sözleşmesi · rücuen tahsil · temerrüt tarihi · hizmet sözleşmesi · ihbar · taahhütname
İncelediğiniz kararda… görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait Seka Çaycuma İşletme Müdürlüğü’nün hizmet alım ihalesi sonucu davalılar murisi ile müvekkili arasında imzalanan «hizmet alım sözleşmesi» gereğince çalıştırılan elemanlarının «ihbar» ve «kıdem tazminatlarının» müvekkilinden tahsili istemiyle açılan davada müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra dosyalarında 19.663,00 TL ödemede bulunulduğunu, müvekkili ile davalılar murisi arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesi uyarınca iş verenin İş Kanunu’nun kendisine yüklemiş olduğu tüm yasal sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getireceği «taahhüdü» altına girdiğini, bu durumda müvekkili tarafından dava dışı işçilere ödenmiş bulunan tutardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından öden …
2)Dava, davacıya ait işyerinde çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Ancak, yapılan sözleşme gereği «kıdem tazminatı» alacağı ile ilgili olarak kendi dönemine isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden «yargılama giderleriyle» davacıya karşı sorumluluğu söz konusu olduğundan, davalıların «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağından sorumlu tutulmaları yerinde görülmediğinden kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «hizmet alım sözleşmesiyle» çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı» ve «ihbar tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
… nra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait Seka Çaycuma İşletme Müdürlüğü’nün hizmet alım ihalesini davalı şirketin kazandığını, imzalanan «hizmet sözleşmesi» gereğince çalıştırılan davalı şirket elemanlarının «ihbar» ve «kıdem tazminatlarının» müvekkilinden tahsili istemiyle açılan davada müvekkili ile davalının İş Kanunu uyarınca «müteselsilen sorumlu» tutulduğunu, müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra dosyalarında 67.291,00 TL ödemede bulunulduğunu, müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesi uyarınca davalının iş veren olarak İş Kanunu’nun kendisine yüklemiş olduğu tüm yasal sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getireceği «taahhüdü» altına girdiğini, bu durumda müvekkili tarafından dava dışı işçilere ödenmiş bulunan tutardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen …
Dava dışı 25 işçinin İş Mahkemesine açtıkları davalar sonucu davacı asıl işveren «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacaklarını icra yoluyla bu işçilere ödemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · eksik inceleme
Benzer bu kararda… nra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait Seka Çaycuma İşletme Müdürlüğü’nün hizmet alım ihalesini davalı şirketin kazandığını, imzalanan «hizmet sözleşmesi» gereğince çalıştırılan davalı şirket elemanlarının «ihbar» ve «kıdem tazminatlarının» müvekkilinden tahsili istemiyle açılan davada müvekkili ile davalının İş Kanunu uyarınca «müteselsilen sorumlu» tutulduğunu, müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra dosyalarında 67.291,00 TL ödemede bulunulduğunu, müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesi uyarınca davalının iş veren olarak İş Kanunu’nun kendisine yüklemiş olduğu tüm yasal sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getireceği «taahhüdü» altına girdiğini, bu durumda müvekkili tarafından dava dışı işçilere ödenmiş bulunan tutardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen …
Bu durumda mahkemece, davaya konu 25 işçiden hangileri açısından davalının «son» işveren olduğunun ve iş akdinin sona ermesindeki davalı sorumluluğunun değerlendirilebilmesi için bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken «eksik incelemeyle» denetime imkan vermeyen bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Rücuen Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10854 E. 2010/2437 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · yargılama giderleri · hizmet sözleşmesi · ihbar · i̇i̇k 72/son · Rücuen Tazminat
İncelediğiniz karardaAncak, yapılan sözleşme gereği «kıdem tazminatı» alacağı ile ilgili olarak kendi dönemine isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden «yargılama giderleriyle» davacıya karşı sorumluluğu söz konusu olduğundan, davalıların «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağından sorumlu tutulmaları yerinde görülmediğinden kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı ile «ihbar tazminatı» hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
2)Dava, davacıya ait işyerinde çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2-Öte yandan, yıllık ücretli izin alacağı ile «ihbar tazminatından» yasa gereği «son» işveren sorumlu olup, davalının ödeme yapılan işçilerin «hizmet sözleşmesini» sona erdiren son işveren konumunda olup olmadığının araştırılarak buna göre davalının ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağından dolayı sorumluluğunun bul …
… olmadığından müvekkili şirket aleyhine kıdem ve yıllık ücretli izin hakkının doğmadığını, müvekkili aleyhine sadece İş Kanunu’nun 17 nci maddesi uyarınca 15 günlük «ihbar» borcunun doğduğunu, müvekkilinin «ihbar tazminatının» yarısından sorumlu olup, bu alacak dışında kalan «kıdem tazminatı», yıllık ücretli izin alacağı ve fer’ilerinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını savunmuştur.
… ata hak kazanan işçileri 4 ay süre ile çalıştırmış olduğu, işçilerin davalı alt işveren nezdindeki çalışmalarının 1 yılın altında kalması nedeniyle davalı açısından «kıdem tazminatı» ödeme yükümlülüğünün doğmadığı, ayrıca davacı şirkete ait Çaycuma İşletmesinin özelleştirme kapsamında OYKA’ya devri nedeniyle davalı alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hizmet akitlerinin feshinin de sözkonusu olmadığından «ihbar tazminatı» ile de sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · rücu
Benzer bu kararda… ürlüğünün açmış olduğu 1 yıl süreli hizmet alım ihaleleri kapsamında 01.03.2003-30.06.2003 tarihleri arasında alt işveren sıfatı ile çalıştırdığı işçilerin kıdem ve «ihbar tazminatları» ile yıllık izin paralarını ödemediğini, işçiler tarafından müvekkili aleyhine açılan davaların kabulüne karar verildiğini ve kararların icra yolu ile «infaz» edildiğini, ihale şartnamelerinin tamamında müvekkiline yüklenici işçilerinden dolayı gelecek yükümlülüklerin yükleniciye «rücu» edileceğinin kararlaştırılmış olduğunu ileri sürerek, davalı alt işveren tarafından ödenmesi gerekirken müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı alt işveren işçilerine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15167 E. 2011/7651 K.
Ortak:kıdem tazminatı · yargılama giderleri · ihbar · temerrüt · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAncak, yapılan sözleşme gereği «kıdem tazminatı» alacağı ile ilgili olarak kendi dönemine isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden «yargılama giderleriyle» davacıya karşı sorumluluğu söz konusu olduğundan, davalıların «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağından sorumlu tutulmaları yerinde görülmediğinden kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı ile «ihbar tazminatı» hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
… görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait Seka Çaycuma İşletme Müdürlüğü’nün hizmet alım ihalesi sonucu davalılar murisi ile müvekkili arasında imzalanan «hizmet alım sözleşmesi» gereğince çalıştırılan elemanlarının «ihbar» ve «kıdem tazminatlarının» müvekkilinden tahsili istemiyle açılan davada müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra dosyalarında 19.663,00 TL ödemede bulunulduğunu, müvekkili ile davalılar murisi arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesi uyarınca iş verenin İş Kanunu’nun kendisine yüklemiş olduğu tüm yasal sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getireceği «taahhüdü» altına girdiğini, bu durumda müvekkili tarafından dava dışı işçilere ödenmiş bulunan tutardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından öden …
Benzer bu karardaDava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Bu durumda davalının çalıştırdığı işçilere davacı tarafından ödenen «ihbar», kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatından davalıların kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ile bu kısma isabet eden «yargılama giderlerinden» davacı ile aralarında akdettikleri sözleşme uyarınca sorumlu olduğu nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu ihbar, kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatı tutarı …
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işçilerin davacıyı «ibra» ettikleri meblağ kadar davalıların sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.200,81 TL'nın ödeme tarihi olan 20.11.2006 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işçilerin davacıyı «ibra» ettikleri meblağ kadar davalıların sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.200,81 TL'nın ödeme tarihi olan 20.11.2006 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10760 E. 2010/1703 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · yargılama giderleri · hizmet sözleşmesi · işlemiş faiz · ihbar · yargılama gideri · i̇i̇k 72/son · Rücuen Tazminat
İncelediğiniz kararda3-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı ile «ihbar tazminatı» hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
Ancak, yapılan sözleşme gereği «kıdem tazminatı» alacağı ile ilgili olarak kendi dönemine isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden «yargılama giderleriyle» davacıya karşı sorumluluğu söz konusu olduğundan, davalıların «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağından sorumlu tutulmaları yerinde görülmediğinden kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2)Dava, davacıya ait işyerinde çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSomut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «ihbar», «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rucuan tahsiline ilişkindir.
Bu durum karşısında, açıklanan şekilde davalının sorumlu olduğu «kıdem tazminatı» ve fer’isi belirlenip, «usulü kazanılmış hak» ilkesi kapsamında ilk raporda tespit edilen «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücreti alacağı eklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · sebepsiz zenginleşme · alacak davası · uyuşmazlık konusu · kesin hüküm
Benzer bu kararda1- HUMK.nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle «kesin» olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250.000.000 TL’na çıkarılmıştır.
Bu durum karşısında, açıklanan şekilde davalının sorumlu olduğu «kıdem tazminatı» ve fer’isi belirlenip, «usulü kazanılmış hak» ilkesi kapsamında ilk raporda tespit edilen «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücreti alacağı eklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… , davacının bu işçiler tarafından açılan dava sonucu işçilik haklarını ödemek zorunda kaldığı, davalının çalıştırdığı dönemle sorumlu olacağı, zamanında ödenmemekle «sebepsiz zenginleştiğinden» sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 346.997.346 TL’nın reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağı ödediği hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13264 E. 2011/5762 K.
Ortak:kıdem tazminatı · yargılama giderleri · ihbar · temerrüt · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAncak, yapılan sözleşme gereği «kıdem tazminatı» alacağı ile ilgili olarak kendi dönemine isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden «yargılama giderleriyle» davacıya karşı sorumluluğu söz konusu olduğundan, davalıların «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağından sorumlu tutulmaları yerinde görülmediğinden kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı ile «ihbar tazminatı» hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
… görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait Seka Çaycuma İşletme Müdürlüğü’nün hizmet alım ihalesi sonucu davalılar murisi ile müvekkili arasında imzalanan «hizmet alım sözleşmesi» gereğince çalıştırılan elemanlarının «ihbar» ve «kıdem tazminatlarının» müvekkilinden tahsili istemiyle açılan davada müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra dosyalarında 19.663,00 TL ödemede bulunulduğunu, müvekkili ile davalılar murisi arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesi uyarınca iş verenin İş Kanunu’nun kendisine yüklemiş olduğu tüm yasal sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getireceği «taahhüdü» altına girdiğini, bu durumda müvekkili tarafından dava dışı işçilere ödenmiş bulunan tutardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından öden …
Benzer bu karardaDava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Bu durumda davalıların çalıştırdığı işçilere davacı tarafından ödenen «ihbar», kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatından davalıların kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ile bu kısma isabet eden «yargılama giderlerinden» davacı ile aralarında akdettikleri sözleşme uyarınca sorumlu olduğu nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu ihbar, kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatı tutarı …
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işçilerin davacıyı «ibra» ettikleri meblağ kadar davalıların sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.552,73 TL'nın ödeme tarihi olan 20.11.2006 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işçilerin davacıyı «ibra» ettikleri meblağ kadar davalıların sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.552,73 TL'nın ödeme tarihi olan 20.11.2006 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3741 E. 2013/5047 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · hizmet sözleşmesi · ihbar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda3-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı ile «ihbar tazminatı» hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
2)Dava, davacıya ait işyerinde çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Ancak, yapılan sözleşme gereği «kıdem tazminatı» alacağı ile ilgili olarak kendi dönemine isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden «yargılama giderleriyle» davacıya karşı sorumluluğu söz konusu olduğundan, davalıların «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağından sorumlu tutulmaları yerinde görülmediğinden kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, iş akdi feshedilen işçilere davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile fer’ilerinin davalı alt işverenden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin davacı ve davalıya karşı açtıkları davalar sonucu verilen mahkeme kararlarına dayalı olarak davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.
… davalının davacıya ait işyerinde çalıştırdığı işçilerle ilgili İş Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan tüm sorumlulukların davalıya ait olduğu şartının bulunduğu, «hizmet sözleşmesinin» feshinden doğan tazminattan da bu nedenle davalının sorumlu olması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 268.597,52 TL’nin yasal faiziyle birlikte daval …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1501 E. 2013/18859 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · ihbar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda3-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı ile «ihbar tazminatı» hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
2)Dava, davacıya ait işyerinde çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Ancak, yapılan sözleşme gereği «kıdem tazminatı» alacağı ile ilgili olarak kendi dönemine isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden «yargılama giderleriyle» davacıya karşı sorumluluğu söz konusu olduğundan, davalıların «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağından sorumlu tutulmaları yerinde görülmediğinden kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», fazla çalışma, yıllık izin ile «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin, sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçi tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin davalar sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
Yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği «son» işveren sorumlu olup, «ihbar tazminatından» da iş aktine son veren sorumludur.
Ltd. yanında 06.02.1999-12.01.2004 tarihleri arasında, diğer davalı ... yanında 13.01.2004-31.12.2004 arasında çalışmış olup, mümeyyiz davalı «son» alt işverendir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir · vekalet ücreti · zamanaşımı
Benzer bu kararda… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «tacir» olan taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklanmasına 818 Sayılı BK'nun 125. maddesinde öngörülen on yıllık «zamanaşımına» tabi olmasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», fazla çalışma, yıllık izin ile «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin, sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçi tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin davalar sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10763 E. , 2010/1725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çaycuma 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2008 tarih ve 2007/386-2008/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait Seka Çaycuma İşletme Müdürlüğü’nün hizmet alım ihalesi sonucu davalılar murisi ile müvekkili arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi gereğince çalıştırılan elemanlarının ihbar ve kıdem tazminatlarının müvekkilinden tahsili istemiyle açılan davada müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra dosyalarında 19.663,00 TL ödemede bulunulduğunu, müvekkili ile davalılar murisi arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesi uyarınca iş verenin İş Kanunu’nun kendisine yüklemiş olduğu tüm yasal sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getireceği taahhüdü altına girdiğini, bu durumda müvekkili tarafından dava dışı işçilere ödenmiş bulunan tutardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen 619.663,00 TL’nin davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece; iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşme uyarınca yüklenicinin sözleşme kapsamına giren tüm personelin iş vereni olarak yasal yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesi gerektiği, bu döneme ilişkin tazminat tutarının 2.824,93 TL olarak belirlendiği ve davacı tarafından ödenen işçi alacağına ilişkin tutardan davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.824,93 TL’nin davalılardan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, davacıya ait işyerinde çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı 16 işçinin iş mahkemesine açtıkları davalar sonucu davacı asıl işveren ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarını icra yoluyla bu işçilere ödemiştir. Davalılar murisinin bu işçileri 01.09.1995 – 31.01.1997 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde alt işveren olarak çalıştırdığı, daha sonra bu işçilerin başka alt işverenlere bağlı olarak anılan işyerinde çalışmaya devam ettikleri ve işlerine son verildiği de dosya kapsamıyla sabittir.
Davalılar murisi, davacı asıl işverenin ödeme yaptığı işçilerin hizmet sözleşmesini sona erdiren konumunda değildir. O halde, ödenen ihbar tazminatından dolayı davalıların bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Öte yandan, yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği son işveren sorumlu olup, davalının son işveren sıfatı da bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, davalıların ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağından dolayı sorumluluğu yoktur. Ancak, yapılan sözleşme gereği kıdem tazminatı alacağı ile ilgili olarak kendi dönemine isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden yargılama giderleriyle davacıya karşı sorumluluğu söz konusu olduğundan, davalıların ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağından sorumlu tutulmaları yerinde görülmediğinden kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, dava dışı işçiler tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takiplerinden birkısmında davacının ödeme tarihi 20.11.2006 olup, 5 dosyada ise ödeme 17.04.2007 tarihinde yapıldığı halde mahkemece temerrüt tarihinin tespitinde tüm ödemeler için 20.11.2006 tarihinin esas alınması da doğru olmamıştır.
3-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine son verilmiş gibi kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı ile ihbar tazminatı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar işlemiş faiz hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir. Fakat, kıdem tazminatı bakımından davacı lehine yapılan hesaplama doğru bulunmamıştır. Davacının ödediği kıdem tazminatı, yasaya göre işçinin son ücretine göre hesap edilerek tayin edilmektedir.
O halde, yanlar arasındaki sözleşme hükmü uyarınca davacının bu işçiler için ödemiş olduğu toplam kıdem tazminatından davalının çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden yargılama giderlerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu durum karşısında, açıklanan şekilde davalıların sorumlu olduğu kıdem tazminatı ve fer’isi belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Hicran Müftüoğluvekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009607100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz