6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuen Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10763 E. 2010/1725 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar tazminatı kıdem tazminatı hizmet alım sözleşmesi rücuen tahsil temerrüt tarihi yargılama giderleri hizmet sözleşmesi işlemiş faiz ihbar yargılama gideri taahhütname temerrüt i̇i̇k 72/son

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2008/10763 E.  ,  2010/1725 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Çaycuma 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2008 tarih ve 2007/386-2008/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait Seka Çaycuma İşletme Müdürlüğü’nün hizmet alım ihalesi sonucu davalılar murisi ile müvekkili arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi gereğince çalıştırılan elemanlarının ihbar ve kıdem tazminatlarının müvekkilinden tahsili istemiyle açılan davada müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra dosyalarında 19.663,00 TL ödemede bulunulduğunu, müvekkili ile davalılar murisi arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesi uyarınca iş verenin İş Kanunu’nun kendisine yüklemiş olduğu tüm yasal sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getireceği taahhüdü altına girdiğini, bu durumda müvekkili tarafından dava dışı işçilere ödenmiş bulunan tutardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen 619.663,00 TL’nin davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece; iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşme uyarınca yüklenicinin sözleşme kapsamına giren tüm personelin iş vereni olarak yasal yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesi gerektiği, bu döneme ilişkin tazminat tutarının 2.824,93 TL olarak belirlendiği ve davacı tarafından ödenen işçi alacağına ilişkin tutardan davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.824,93 TL’nin davalılardan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.

1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2)Dava, davacıya ait işyerinde çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Dava dışı 16 işçinin iş mahkemesine açtıkları davalar sonucu davacı asıl işveren ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarını icra yoluyla bu işçilere ödemiştir. Davalılar murisinin bu işçileri 01.09.1995 – 31.01.1997 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde alt işveren olarak çalıştırdığı, daha sonra bu işçilerin başka alt işverenlere bağlı olarak anılan işyerinde çalışmaya devam ettikleri ve işlerine son verildiği de dosya kapsamıyla sabittir.

Davalılar murisi, davacı asıl işverenin ödeme yaptığı işçilerin hizmet sözleşmesini sona erdiren konumunda değildir. O halde, ödenen ihbar tazminatından dolayı davalıların bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Öte yandan, yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği son işveren sorumlu olup, davalının son işveren sıfatı da bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, davalıların ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağından dolayı sorumluluğu yoktur. Ancak, yapılan sözleşme gereği kıdem tazminatı alacağı ile ilgili olarak kendi dönemine isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden yargılama giderleriyle davacıya karşı sorumluluğu söz konusu olduğundan, davalıların ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağından sorumlu tutulmaları yerinde görülmediğinden kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

Ayrıca, dava dışı işçiler tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takiplerinden birkısmında davacının ödeme tarihi 20.11.2006 olup, 5 dosyada ise ödeme 17.04.2007 tarihinde yapıldığı halde mahkemece temerrüt tarihinin tespitinde tüm ödemeler için 20.11.2006 tarihinin esas alınması da doğru olmamıştır.

3-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine son verilmiş gibi kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı ile ihbar tazminatı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar işlemiş faiz hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir. Fakat, kıdem tazminatı bakımından davacı lehine yapılan hesaplama doğru bulunmamıştır. Davacının ödediği kıdem tazminatı, yasaya göre işçinin son ücretine göre hesap edilerek tayin edilmektedir.

O halde, yanlar arasındaki sözleşme hükmü uyarınca davacının bu işçiler için ödemiş olduğu toplam kıdem tazminatından davalının çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden yargılama giderlerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu durum karşısında, açıklanan şekilde davalıların sorumlu olduğu kıdem tazminatı ve fer’isi belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücuen Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10759 E. 2010/1726 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10854 E. 2010/2437 K.

    Ortak: · Rücuen Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15167 E. 2011/7651 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10760 E. 2010/1703 K.

    Ortak: · Rücuen Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13264 E. 2011/5762 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3741 E. 2013/5047 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1501 E. 2013/18859 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/10763 E.  ,  2010/1725 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Çaycuma 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2008 tarih ve 2007/386-2008/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait Seka Çaycuma İşletme Müdürlüğü’nün hizmet alım ihalesi sonucu davalılar murisi ile müvekkili arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi gereğince çalıştırılan elemanlarının ihbar ve kıdem tazminatlarının müvekkilinden tahsili istemiyle açılan davada müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra dosyalarında 19.663,00 TL ödemede bulunulduğunu, müvekkili ile davalılar murisi arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesi uyarınca iş verenin İş Kanunu’nun kendisine yüklemiş olduğu tüm yasal sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getireceği taahhüdü altına girdiğini, bu durumda müvekkili tarafından dava dışı işçilere ödenmiş bulunan tutardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen 619.663,00 TL’nin davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece; iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşme uyarınca yüklenicinin sözleşme kapsamına giren tüm personelin iş vereni olarak yasal yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesi gerektiği, bu döneme ilişkin tazminat tutarının 2.824,93 TL olarak belirlendiği ve davacı tarafından ödenen işçi alacağına ilişkin tutardan davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.824,93 TL’nin davalılardan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.

1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2)Dava, davacıya ait işyerinde çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Dava dışı 16 işçinin iş mahkemesine açtıkları davalar sonucu davacı asıl işveren ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarını icra yoluyla bu işçilere ödemiştir. Davalılar murisinin bu işçileri 01.09.1995 – 31.01.1997 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde alt işveren olarak çalıştırdığı, daha sonra bu işçilerin başka alt işverenlere bağlı olarak anılan işyerinde çalışmaya devam ettikleri ve işlerine son verildiği de dosya kapsamıyla sabittir.

Davalılar murisi, davacı asıl işverenin ödeme yaptığı işçilerin hizmet sözleşmesini sona erdiren konumunda değildir. O halde, ödenen ihbar tazminatından dolayı davalıların bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Öte yandan, yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği son işveren sorumlu olup, davalının son işveren sıfatı da bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, davalıların ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağından dolayı sorumluluğu yoktur. Ancak, yapılan sözleşme gereği kıdem tazminatı alacağı ile ilgili olarak kendi dönemine isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden yargılama giderleriyle davacıya karşı sorumluluğu söz konusu olduğundan, davalıların ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağından sorumlu tutulmaları yerinde görülmediğinden kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

Ayrıca, dava dışı işçiler tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takiplerinden birkısmında davacının ödeme tarihi 20.11.2006 olup, 5 dosyada ise ödeme 17.04.2007 tarihinde yapıldığı halde mahkemece temerrüt tarihinin tespitinde tüm ödemeler için 20.11.2006 tarihinin esas alınması da doğru olmamıştır.

3-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine son verilmiş gibi kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı ile ihbar tazminatı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar işlemiş faiz hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir. Fakat, kıdem tazminatı bakımından davacı lehine yapılan hesaplama doğru bulunmamıştır. Davacının ödediği kıdem tazminatı, yasaya göre işçinin son ücretine göre hesap edilerek tayin edilmektedir.

O halde, yanlar arasındaki sözleşme hükmü uyarınca davacının bu işçiler için ödemiş olduğu toplam kıdem tazminatından davalının çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden yargılama giderlerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu durum karşısında, açıklanan şekilde davalıların sorumlu olduğu kıdem tazminatı ve fer’isi belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Hicran Müftüoğluvekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009607100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.