Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10760 E. 2010/1703 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar tazminatı↗ kıdem tazminatı↗ usuli kazanılmış hak↗ yargılama giderleri↗ hizmet sözleşmesi↗ kazanılmış hak↗ sebepsiz zenginleşme↗ alacak davası↗ işlemiş faiz↗ uyuşmazlık konusu↗ ihbar↗ yargılama gideri↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya ait işyerinde belli bir süre alt işveren olarak işçi çalıştırdığı, davacının bu işçiler tarafından açılan dava sonucu işçilik haklarını ödemek zorunda kaldığı, davalının çalıştırdığı dönemle sorumlu olacağı, zamanında ödenmemekle sebepsiz zenginleştiğinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 346.997.346 TL’nın reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HUMK.nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250.000.000 TL’na çıkarılmıştır.
Somut olayda mahkemece davanın kısmen kabulüyle 346.997.340 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı aleyhine hükmedilen miktar, yukarıda anılan kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rucuan tahsiline ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı ödediği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davalının bu işçileri 18.03.1993 - 30.06.1994 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde alt işveren olarak çalıştırdığı, daha sonra bu işçilerin başka alt işverenlere bağlı olarak anılan işyerinde çalışmaya devam ettikleri ve işlerine son verildiği yönleri de dosya kapsamıyla sabittir. Davalı, davacı asıl işverenin ödeme yaptığı işçilerin hizmet sözleşmesini sona erdiren konumunda değildir. O halde, ödenen ihbar tazminatından dolayı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Öte yandan, yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği son işveren sorumlu olup, davalının son işveren sıfatı da bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, davalının ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağından dolayı sorumluluğu yoktur. Ancak, yapılan sözleşme gereği kıdem tazminatı alacağı ile ilgili olarak kendi dönemine isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden yargılama giderleriyle davacıya karşı sorumluluğu söz konusudur. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine son verilmiş gibi ihbar, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar işlemiş faiz hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir. Fakat, kıdem tazminatı bakımından davacı lehine yapılan hesaplama da doğru bulunmamıştır. Davacının ödediği kıdem tazminatı, yasaya göre işçinin son ücretine göre hesap edilerek tayin edilmiştir. O halde, davacının bu işçiler için ödemiş olduğu toplam kıdem tazminatından davalının çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden yargılama giderlerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu durum karşısında, açıklanan şekilde davalının sorumlu olduğu kıdem tazminatı ve fer’isi belirlenip, usulü kazanılmış hak ilkesi kapsamında ilk raporda tespit edilen ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı eklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15167 E. 2011/7651 K.
Ortak:kıdem tazminatı · yargılama giderleri · ihbar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaSomut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «ihbar», «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rucuan tahsiline ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağı ödediği hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaDava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Bu durumda davalının çalıştırdığı işçilere davacı tarafından ödenen «ihbar», kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatından davalıların kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ile bu kısma isabet eden «yargılama giderlerinden» davacı ile aralarında akdettikleri sözleşme uyarınca sorumlu olduğu nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu ihbar, kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatı tutarı …
Davalıların 01.02.1998 - 10.03.1999 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde temizlik işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işçilerin davacıyı «ibra» ettikleri meblağ kadar davalıların sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.200,81 TL'nın ödeme tarihi olan 20.11.2006 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13264 E. 2011/5762 K.
Ortak:kıdem tazminatı · yargılama giderleri · ihbar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaSomut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «ihbar», «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rucuan tahsiline ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağı ödediği hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaDava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Bu durumda davalıların çalıştırdığı işçilere davacı tarafından ödenen «ihbar», kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatından davalıların kendi çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ile bu kısma isabet eden «yargılama giderlerinden» davacı ile aralarında akdettikleri sözleşme uyarınca sorumlu olduğu nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu ihbar, kıdem ve yıllık ücretli izin tazminatı tutarı …
Davalıların 01.07.1994-30.08.1995 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde temizlik işini alarak alt işveren olarak dava dışı işçileri çalıştırmış olduğu, daha sonra bu işçilerin işlerine «son» verilmiş bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işçilerin davacıyı «ibra» ettikleri meblağ kadar davalıların sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.552,73 TL'nın ödeme tarihi olan 20.11.2006 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10535 E. 2014/1298 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · uyuşmazlık konusu · ihbar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rucuan tahsiline ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağı ödediği hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «ihbar», «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
Benzer bu kararda… a, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının, davacıya 25 işçisi vasıtasıyla temizlik hizmeti verdiği, bu işçilerin davacıya karşı «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı için iş mahkemesinde dava açtıkları, bu davaların kabul edilerek kesinleştiği, davacının icra kanalıyla ödeme yaptığı, davalının ödemelerin tamamından sorumlu bulunduğu, cezaevi harcından alacaklının sorumlu olduğu, «rücu» edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yıllık ücretli izin hakkından «son» alt işverenin sorumlu olmasının gerekmesine, dava dışı işçilere «ihbar tazminatı» ödenmesine davalının sebep olmasına, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin hakkı alacağının tamamından sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, d …
2- Dava, asıl işveren sıfatıyla işçiye ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin hakkı alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rucuan tahsiline ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu
Benzer bu kararda… a, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının, davacıya 25 işçisi vasıtasıyla temizlik hizmeti verdiği, bu işçilerin davacıya karşı «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı için iş mahkemesinde dava açtıkları, bu davaların kabul edilerek kesinleştiği, davacının icra kanalıyla ödeme yaptığı, davalının ödemelerin tamamından sorumlu bulunduğu, cezaevi harcından alacaklının sorumlu olduğu, «rücu» edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15824 E. 2012/6070 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · ihbar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rucuan tahsiline ilişkindir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «ihbar», «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
Bu durum karşısında, açıklanan şekilde davalının sorumlu olduğu «kıdem tazminatı» ve fer’isi belirlenip, «usulü kazanılmış hak» ilkesi kapsamında ilk raporda tespit edilen «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücreti alacağı eklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, çalıştırılan işçiye asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı» ve «ihbar tazminatının» sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçiler ..., ..., ... tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin dava sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
Mümeyyiz davalılar «son» alt işveren olup, «ihbar» alacağı yönünden sorumlu tutulmalarında isabetsizlik yoktur.
Ancak, davalıların «kıdem tazminatı» alacağı ile ilgili olarak davacıya karşı olan sorumluluğu kendi dönemine isabet eden miktarla sınırlı bulunduğundan, davalıların kıdem tazminatına ilişkin sorumluluğunun buna göre belirlenmesi gerekirken, mahkemece bu yön gözetilmeden davalıların ödenen kıdem tazminatının tamamından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalılar lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının ödemiş olduğu bedel nedeniyle davacı ile davalı taraf arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davacının ödemiş olduğu miktarı «rücu» etme hakkı olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3741 E. 2013/5047 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · hizmet sözleşmesi · ihbar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rucuan tahsiline ilişkindir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «ihbar», «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
Bu durum karşısında, açıklanan şekilde davalının sorumlu olduğu «kıdem tazminatı» ve fer’isi belirlenip, «usulü kazanılmış hak» ilkesi kapsamında ilk raporda tespit edilen «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücreti alacağı eklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, iş akdi feshedilen işçilere davacı tarafından mahkeme kararına dayalı olarak ödenen kıdem ve «ihbar tazminatları» ile fer’ilerinin davalı alt işverenden faiziyle birlikte rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin davacı ve davalıya karşı açtıkları davalar sonucu verilen mahkeme kararlarına dayalı olarak davacı asıl işverenin «ihbar» ve «kıdem tazminatı» ile yıllık ücretli izin alacağını ödediği hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır.
… davalının davacıya ait işyerinde çalıştırdığı işçilerle ilgili İş Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan tüm sorumlulukların davalıya ait olduğu şartının bulunduğu, «hizmet sözleşmesinin» feshinden doğan tazminattan da bu nedenle davalının sorumlu olması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 268.597,52 TL’nin yasal faiziyle birlikte daval …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1501 E. 2013/18859 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · ihbar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rucuan tahsiline ilişkindir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «ihbar», «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
Bu durum karşısında, açıklanan şekilde davalının sorumlu olduğu «kıdem tazminatı» ve fer’isi belirlenip, «usulü kazanılmış hak» ilkesi kapsamında ilk raporda tespit edilen «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücreti alacağı eklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», fazla çalışma, yıllık izin ile «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin, sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçi tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin davalar sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
Yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği «son» işveren sorumlu olup, «ihbar tazminatından» da iş aktine son veren sorumludur.
Ltd. yanında 06.02.1999-12.01.2004 tarihleri arasında, diğer davalı ... yanında 13.01.2004-31.12.2004 arasında çalışmış olup, mümeyyiz davalı «son» alt işverendir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir · vekalet ücreti · zamanaşımı
Benzer bu kararda… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «tacir» olan taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklanmasına 818 Sayılı BK'nun 125. maddesinde öngörülen on yıllık «zamanaşımına» tabi olmasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», fazla çalışma, yıllık izin ile «vekalet ücreti», yargılama ve takip giderlerinin, sözleşme uyarınca alt işverenlerden rücuan tahsiline ilişkin olup, dava dışı işçi tarafından davacı asıl işveren aleyhine açılan işçilik haklarına ilişkin davalar sonucu hüküm altına alınan miktarların davacı asıl işveren tarafından ödendiği çekişmesizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14462 E. 2012/3755 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · ihbar · i̇i̇k 72/son · Rücuen Tazminat
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rucuan tahsiline ilişkindir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine «son» verilmiş gibi «ihbar», «kıdem tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar «işlemiş faiz» hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir.
Bu durum karşısında, açıklanan şekilde davalının sorumlu olduğu «kıdem tazminatı» ve fer’isi belirlenip, «usulü kazanılmış hak» ilkesi kapsamında ilk raporda tespit edilen «ihbar tazminatı» ve yıllık izin ücreti alacağı eklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, asıl işveren sıfatıyla işçilere ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının «son» işvereni olmadığı işçilere ödenen meblağ yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının alt işveren olarak üstlendiği işlerde çalıştırdığı işçilerin kıdem ve «ihbar tazminatı» ile yıllık izin gibi işçilik haklarının ödenmediği, bu işçilerin Kocaeli 3.İş Mahkemesi'nde davacı kurum aleyhine açtıkları davaların kabul edildiği, kararların icraya konulması üzerine davacı kurumun hüküm altına alınan miktarları ödemek zorunda kaldığı, davacı kurumun bu işçilere yapmış olduğu ödemeleri «rücu» yolu ile davalıdan geri isteme hakkının bulunduğu, davaya konu tazminatları hak kazanan 15 işçiden 4'ünün «son» işvereninin davalı olmadığı, dolayısıyla anılan 4 işçi için ödenen tazminatın da davalının sorumluluğunda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 31.799, …
Ancak, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, alt işverenler işçi alacaklarından olan «kıdem tazminatından», işçinin kendi sözleşme sürelerine isabet eden çalışma süresi ile sınırlı olarak sorumludurlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · rücu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının alt işveren olarak üstlendiği işlerde çalıştırdığı işçilerin kıdem ve «ihbar tazminatı» ile yıllık izin gibi işçilik haklarının ödenmediği, bu işçilerin Kocaeli 3.İş Mahkemesi'nde davacı kurum aleyhine açtıkları davaların kabul edildiği, kararların icraya konulması üzerine davacı kurumun hüküm altına alınan miktarları ödemek zorunda kaldığı, davacı kurumun bu işçilere yapmış olduğu ödemeleri «rücu» yolu ile davalıdan geri isteme hakkının bulunduğu, davaya konu tazminatları hak kazanan 15 işçiden 4'ünün «son» işvereninin davalı olmadığı, dolayısıyla anılan 4 işçi için ödenen tazminatın da davalının sorumluluğunda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 31.799, …
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, asıl işveren sıfatıyla işçilere ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının «son» işvereni olmadığı işçilere ödenen meblağ yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10760 E. , 2010/1703 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Çaycuma Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çaycuma Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2008 tarih ve 2007/385-2008/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili işyerinde alt işveren sıfatıyla çalıştırdığı işçilerin ödemediği işçilik haklarını açılan davalar sonucu müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, sözleşmeye göre davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 16.428.00 YTL’nın rucuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığını, davacının işçilerin işlerine son verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya ait işyerinde belli bir süre alt işveren olarak işçi çalıştırdığı, davacının bu işçiler tarafından açılan dava sonucu işçilik haklarını ödemek zorunda kaldığı, davalının çalıştırdığı dönemle sorumlu olacağı, zamanında ödenmemekle sebepsiz zenginleştiğinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 346.997.346 TL’nın reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HUMK.nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250.000.000 TL’na çıkarılmıştır.
Somut olayda mahkemece davanın kısmen kabulüyle 346.997.340 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı aleyhine hükmedilen miktar, yukarıda anılan kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, çalıştırılan işçilere asıl işveren sıfatıyla ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden rucuan tahsiline ilişkindir.
Dava dışı bir kısım işçilerin açtıkları davalar sonucu davacı asıl işverenin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı ödediği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davalının bu işçileri 18.03.1993 - 30.06.1994 tarihleri arasında davacıya ait işyerinde alt işveren olarak çalıştırdığı, daha sonra bu işçilerin başka alt işverenlere bağlı olarak anılan işyerinde çalışmaya devam ettikleri ve işlerine son verildiği yönleri de dosya kapsamıyla sabittir. Davalı, davacı asıl işverenin ödeme yaptığı işçilerin hizmet sözleşmesini sona erdiren konumunda değildir. O halde, ödenen ihbar tazminatından dolayı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Öte yandan, yıllık ücretli izin alacağından yasa gereği son işveren sorumlu olup, davalının son işveren sıfatı da bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında, davalının ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağından dolayı sorumluluğu yoktur. Ancak, yapılan sözleşme gereği kıdem tazminatı alacağı ile ilgili olarak kendi dönemine isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden yargılama giderleriyle davacıya karşı sorumluluğu söz konusudur. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının çalıştırdığı dönem esas alınarak ve sanki bu dönem sonunda işçilerin işine son verilmiş gibi ihbar, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış, davacının yaptığı ödeme tarihine kadar işlemiş faiz hesap edilerek alacak tespit edilmiş ve mahkemece bu tutara hükmedilmiştir. Fakat, kıdem tazminatı bakımından davacı lehine yapılan hesaplama da doğru bulunmamıştır.
Davacının ödediği kıdem tazminatı, yasaya göre işçinin son ücretine göre hesap edilerek tayin edilmiştir. O halde, davacının bu işçiler için ödemiş olduğu toplam kıdem tazminatından davalının çalıştırdığı süreye isabet eden kısım ve bu kısma isabet eden yargılama giderlerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu durum karşısında, açıklanan şekilde davalının sorumlu olduğu kıdem tazminatı ve fer’isi belirlenip, usulü kazanılmış hak ilkesi kapsamında ilk raporda tespit edilen ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı eklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,61 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009090000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz