6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7055 E. 2011/326 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme cezası cari hesap alacağı acentelik sözleşmesi cari hesap acentelik cezai şart temerrüt faizi bilirkişi incelemesi taahhütname tacir temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında 23.11.2000 tarihinde acentelik sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmenin 13. maddesinde davalının sattığı bilet bedellerini belli periyotlarla davacının hesabına yatırmayı taahhüt ettiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının 12.301 Euro gecikme cezası alacağı ile 1.527,73 Euro cari hesap alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, taraflar tacir olduklarından ilişkilerinde faizin esas olduğunu ve önceden kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebileceği, davalının cari hesap borcunu 24.08.2004 tarihinde yatırması gerektiğinden bu tarih itibariyle temerrüte düştüğü, gecikme borcu yönünden temerrütün gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 13.828,73 Euro’nun 12.301 Euro’suna dava tarihinden, 1.527,73 Euro’suna ise 24.08.2004 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Euro faizi yürütülmek suretiyle fiili ödeme günündeki kur karşılığı TL bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, alacak istemine ilişkin olup taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13. maddesinde satış hasılatının süresinde yatırılmaması halinde cezai şart alınacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece süresinde yatırılmayan satış hasılatına bir kereye mahsus %10 ceza uygulamak suretiyle alacağın hesaplanması gerekirken tutarların geç yatırılma süresinin tamamı için temerrüt faizi şeklinde hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5692 E. 2012/7317 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15562 E. 2015/3661 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/7055 E.  ,  2011/326 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.09.2008 tarih ve 2005/283-2008/513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 23.11.2000 tarihinde acentelik hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşme uyarınca davalının müvekkilinin Fransa acenteliğine tayin olduğunu, davalı şirkete gönderilen 24.08.2004 ve 03.09.2004 tarihli yazılarda Mayıs-Haziran-Temmuz 2004 dönemi ile 01-15 Ağustos dönemine ait hasılatları sözleşme gereğince müvekkilinin hesabına yatırılmasının bildirildiği, tüm uyarılara rağmen davalının ödeme yapmadığını, müvekkili nezdinde bulunan teminat mektubu çözüldükten ve davalı tarafça yapılan ödemeler düştükten sonra davalının 1.527,73 Euro tetkik borcunun kaldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 13. ve 14. maddeleri gereğince 12.301,00 Euro cezai şart tahakkuk ettiğini ileri sürerek toplam 13.828,73 Euro’nun temerrüt tarihi olan 24.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında 23.11.2000 tarihinde acentelik sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmenin 13. maddesinde davalının sattığı bilet bedellerini belli periyotlarla davacının hesabına yatırmayı taahhüt ettiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının 12.301 Euro gecikme cezası alacağı ile 1.527,73 Euro cari hesap alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, taraflar tacir olduklarından ilişkilerinde faizin esas olduğunu ve önceden kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebileceği, davalının cari hesap borcunu 24.08.2004 tarihinde yatırması gerektiğinden bu tarih itibariyle temerrüte düştüğü, gecikme borcu yönünden temerrütün gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 13.828,73 Euro’nun 12.301 Euro’suna dava tarihinden, 1.527,73 Euro’suna ise 24.08.2004 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Euro faizi yürütülmek suretiyle fiili ödeme günündeki kur karşılığı TL bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, alacak istemine ilişkin olup taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13. maddesinde satış hasılatının süresinde yatırılmaması halinde cezai şart alınacağı öngörüldüğüne göre, mahkemece süresinde yatırılmayan satış hasılatına bir kereye mahsus %10 ceza uygulamak suretiyle alacağın hesaplanması gerekirken tutarların geç yatırılma süresinin tamamı için temerrüt faizi şeklinde hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009221900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.