Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2809 E. 2010/9352 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıtan↗ istifa↗ taşıma sözleşmesi↗ temerrüt faizi↗ kusur↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “geminin batmasının yük kaymasından meydana geldiği ve gemide tulani perdenin bulunmadığı hususlarının çekişmesiz olduğu, taşımanın bu şekilde yapılmasında kimin sorumlu olduğu, tulani perdenin hangi koşullarda gemide bulunmasının gerekli olduğu, tulani perde yapılmış olsaydı dahi böyle bir olayın meydana gelip gelmeyeceği hususlarının açıklığa kavuşturulması ve bunda tarafların kusurlarının belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, yüklemenin taşıtan tarafından yapıldığı, emtianın niteliği gereği tulani perde yapılması gerektiği ve bunun yapılmasının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine göre taşıtana ait olduğu, ancak kaptanın istifin kuralına göre yapılmasını sağlama yükümlülüğünün bulunduğu, tulani perde yapılmaması nedeniyle yükün kayması sonucu geminin battığı ve bu nedenle tarafların %50 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 86.745,50 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2360 E. 2011/304 K.
Ortak:istifa · taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… bulunmasının gerekli olduğu, tulani perde yapılmış olsaydı dahi böyle bir olayın meydana gelip gelmeyeceği hususlarının açıklığa kavuşturulması ve bunda tarafların «kusurlarının» belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, yüklemenin «taşıtan» tarafından yapıldığı, emtianın niteliği gereği tulani perde yapılması gerektiği ve bunun yapılmasının taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» göre taşıtana ait olduğu, ancak kaptanın «istifin» kuralına göre yapılmasını sağlama yükümlülüğünün bulunduğu, tulani perde yapılmaması nedeniyle yükün kayması sonucu geminin battığı ve bu nedenle tarafların %50 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 86.745,50 YTL’nın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaZira, TTK’nun 1019 ncu maddesinde geminin denize ve «yola elverişli», ambarların ise yükü kabule ve taşımaya elverişli halde tutma yükümlülüğünü «donatan» «taşıyana» yüklediği, hatalı «istifin» yol açacağı elverişsizlikten donatan-«taşıyanın sorumlu» olacağı ve yükün özelliklerine uygun istiflemenin yapılması ile yükümlü olduğu, o sefere mahsus gerekli tüm tedbirleri almasının zorunlu olduğu hususları da bozma …
Öte yandan, geminin «mali sorumluluk sigortasını» «taşıma sözleşmesi» uyarınca yaptırması gerekirken kiracı-«donatan» olan davalının bu sigortayı yaptırmadığına, sözleşmenin kurulmasında esaslı unsur olan bu hususta «hile» yaptığına ilişkin davalı iddiası hakkında bozulan önceki kararda hüküm tesis edilmiş ise de, bu hükme yönelik temyiz itirazları bozma ilamında incelenmemiş olup, bozma kapsamına alınmadığına göre, bozma sonrasında bu iddia hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir hüküm tesisi gerekirken, bu iddianın karara bağlanmaması nedeniyle de hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yola elverişlilik · donatanın sorumluluğu · kurtuluş beyyinesi · taşıyanın sorumluluğu · mücbir sebep · mali sorumluluk sigortası · sınırlı sorumluluk · donatan
Benzer bu kararda… etresi yükün usulünce yüklenmesine rağmen yükün mahiyeti itibariyle 6-7 deniz koşulları karşısında yük kaymasının oluştuğu, bu durumda TTK.nun 1063/7.maddesi gereği «donatanın sorumlu» olmadığı, kaldı ki, TTK.nun 948. maddesi gereği donatanın deniz serveti ile «sınırlı sorumlu» olup, gemi battığından donatanın sorumlu olmadığı, taşıma işinin kurulduğu sırada mali mesuliyet sigortasının bulunduğu, Finansal Kiralama Kanunu’na göre gemiyi kiralayan Demir Finansal A.Ş.ne «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesi ile, davalı ...
Zira, TTK’nun 1019 ncu maddesinde geminin denize ve «yola elverişli», ambarların ise yükü kabule ve taşımaya elverişli halde tutma yükümlülüğünü «donatan» «taşıyana» yüklediği, hatalı «istifin» yol açacağı elverişsizlikten donatan-«taşıyanın sorumlu» olacağı ve yükün özelliklerine uygun istiflemenin yapılması ile yükümlü olduğu, o sefere mahsus gerekli tüm tedbirleri almasının zorunlu olduğu hususları da bozma …
A.Ş. yönünden davanın esastan, diğer davalı yönünden «pasif husumet» nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “geminin en fazla 5-6 şiddetindeki deniz koşullarından battığı bu şiddetteki deniz koşullarının «mücbir sebep» teşkil edecek koşullar olmadığı,esasen bilirkişilerin batma hadisesine yük kaymasının sebep olduğu yönünde birleşmiş oldukları,mahkemece, davalı savunmasının «kurtuluş beyyinesine» ilişkin olduğu da nazara alınarak, gemide, yükün açıklanan özelliğine göre tülani perde bulunup bulunmadığı hususunda davalı taraftan delillerinin sorulması, varsa davacıdan karşı delillerinin istenilmesi ve bundan sonra tülani perdenin hangi koşullarda yapılabileceğinin araştırılması ve şayet tülani perde yapılmış olsaydı dahi böyle bir olayın meydana gelip gelmeyeceğinin üzerinde durulması, bundan sonra, özellikle söz konusu yükün taşınması alanında uzman bir uzakyol kaptanı bilirkişinin de «dahil» edileceği bir bilirkişi kurulundan tüm davacı itirazlarını da karşılayacak rapor alındıktan sonra, elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, kanaate dayalı bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı” gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak alınan 21.02.2008 tarihli asıl ve 12.06.2008 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu benimsenerek, geminin yolculuk öncesinde denize ve «yola elverişli» olduğunun buna ilişkin belgeden anlaşıldığı, gemide önceki seferden kalan kalasların ve 2 metreküp daha satın alınan kalasların kullanılması suretiyle iki ambara da tülani perde yapıldığı, toplam yükün izin verilen sınırın altında olduğu, 6-7 bofor rüzgar ile karşılaşan geminin kaster tipli olması, buna göre burada yüksekliğinin küçük olması nedeniyle dalgaların sert hareketine maruz kaldığı, kayıcı olan dökme çinko-kurşun konsantresi yükünün geminin bir tarafına aktığı, tülani perdelerin kırılarak/yıkılarak yükün kaymasına neden olduğu, hava koşullarının tülani perdeleri yıkması/kırması ile sonraki elverişsizlik halinin ortaya çıktığı, davalı «donatanın» bu durumda TTK’nun 1062/2 nci maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı, diğer davalının donatan sıfatının bulunmadığı, kiraya veren sıfatının bulunduğu, hasardan sorumlu tutulamayacağı, «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esas ve husumet bakımından reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/866 E. 2024/4201 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… nden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet 2003/29617 sayılı marka arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvuruya anılan madde kapsamında yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı anlaşılmakla, davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. HD 2013/18136/2014/1532
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18136 E. 2014/1532 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2809 E. , 2010/9352 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.10.2008 tarih ve 2007/414 - 2008/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta sözleşmesi ile sigortalı bakır emtiasının davalılarca taşınması sırasında geminin battığını, bu nedenle emtianın zayi olduğunu, müvekkilinin sigortalısına 173.491.000.000.-TL hasar bedelini ödediğini ve davalıların hasardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Gemi Acenteliği vekili, müvekkilinin dava konusu taşımada donatanın acentesi olmadığını, gemiye ikmal görevini ifa ettiğini ve bu nedenle sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, beklenmeyen bir fırtına nedeniyle geminin battığını ve taşıyıcının bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “geminin batmasının yük kaymasından meydana geldiği ve gemide tulani perdenin bulunmadığı hususlarının çekişmesiz olduğu, taşımanın bu şekilde yapılmasında kimin sorumlu olduğu, tulani perdenin hangi koşullarda gemide bulunmasının gerekli olduğu, tulani perde yapılmış olsaydı dahi böyle bir olayın meydana gelip gelmeyeceği hususlarının açıklığa kavuşturulması ve bunda tarafların kusurlarının belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, yüklemenin taşıtan tarafından yapıldığı, emtianın niteliği gereği tulani perde yapılması gerektiği ve bunun yapılmasının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine göre taşıtana ait olduğu, ancak kaptanın istifin kuralına göre yapılmasını sağlama yükümlülüğünün bulunduğu, tulani perde yapılmaması nedeniyle yükün kayması sonucu geminin battığı ve bu nedenle tarafların %50 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 86.745,50 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.811,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 28.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028094300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz