Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12341 E. 2013/11170 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tevzi↗ pasif dava ehliyeti (husumet)↗ uyap↗ dürüstlük kuralı↗ hak düşürücü süre↗ taraf ehliyeti↗ kötüniyet↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların markalarının dünyada ve davalı markasının tescilinden önce Türkiye’de tanınmış olduğu, davacıların markasından haberdar olan ...’in 2003 yılında markayı tescil ettirdiği, davalıların kötüniyetli olması nedeniyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2003/34473 nolu markanın hükümsüzlüğüne, alan adının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükümsüzlük davasının dava tarihinde sicilde malik olarak kayıtlı ... hakkında açılmış bulunmasına ve dava açıldıktan sonra davaya konu markanın Burak İth. İhr. Ltd. Şti.'ne devrinin sicile kaydıyla birlikte işbu davanın anılan şirkete teşmil edilmiş olmasına, sonradan yürürlüğe giren HMK'nın 124/3. maddesi uyarınca da davacının dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde taraf değişikliği talebinde bulunmamasına dava konusu markanın hükümsüzlük koşullarının da gerçekleşmiş olmasına göre, davalı ... ve Burak İth. İhr. Ltd. Şti. vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davalı ... Tic. Ltd. sicilde malik olmadığı ve bu davalı yönünden pasif dava ehliyeti bulunmadığı halde, anılan davalı yönünden de hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, davacı taraf hükümsüzlük davasını 5 yıllık süre dolmadan 22.02.2010 tarihinde açtıklarını, bu tarihte UYAP sisteminde arıza olması nedeniyle harcı yatıramadıklarını belirterek, 22.02.2010 tarihli tutanağı ibraz ettiği, tevzi bürosunca düzenlenen tutanak nazara alındığında davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşıldığı halde, mahkemece markanın 22.02.2005 tarihinde sicile tescil edildiği, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 23.02.2010 tarihinde açıldığı, ancak davalının kötüniyetli olması nedeniyle davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığı yönündeki gerekçesi de yerinde olmamış davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının da kabulü ile kararın gerekçe itibariyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16521 E. 2014/191 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1893 E. 2011/5441 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · riziko · taşıyan · hasar · teminat
Benzer bu karardaMahkemece «riziko» «teminat kapsamında» olmadığı için davalılardan sigorta şirketinin zarardan sorumlu olmadığı; ancak, diğer davalıların «taşıyan» sıfatıyla «hasarı» tazminle yükümlü oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 19.311,60 TL’nın davalılardan ...Nak.Tic.San.İth.İhr.Ltd.Şti. ve ...’dan tahsiline, davalı ...Ş. hakkındaki davanın ise reddine dair verilen karar, davalılardan ...Nak.Tic.San.İth.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/505 E. 2016/1477 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödemeden men kararı · yetkili hamil · hamil · ihtiyati haciz · haciz · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda özetlendiği üzere itirazın kabulüne karar verilmiş ise de «menfi tespit» davasında verilen «ödemeden men» kararı, davanın tarafları arasında hüküm ifade ettiği gibi sadece çekin ödenmesini durduran bir tedbir kararı olup, «yetkili hamil» yararına «ihtiyati haciz» kararı verilmesine engel bir durum oluşturmadığından, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü isabetli görülmemiş ve hükmü temyiz eden yararına bozulma …
Şti. ile diğer borçlu ... arasında yapılan sözleşmeye uyulmaması sebebiyle «menfi tespit» talebinde bulunulduğu, bu sebeple borcun ödenmediği, davanın henüz sonuçlanmadığı gerekçesiyle talebin kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karar, «ihtiyati haciz» talep eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/12341 E. , 2013/11170 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.09.2011 tarih ve 2010/33-2011/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerine ait olan “BESTWAY” ibareli markalarının tüm dünyada tanınmış markalar olduklarını, bu markaların Paris Sözleşmesi kapsamında korunduğunu, bu markanın Türkiye’de tescil edilmemesine rağmen, davalı ...'in markayı adına tescil ettirdiğini, oysa başvuru tarihinden önceki 2000 yılında markalarını taşıyan ürünlerin Türkiye’de satılmaya başladığını, ...’in davacı şirketlerin Türkiye’deki yetkili satıcısı olduğunu, kötüniyetli olarak dava konusu markanın tescil edildiğini ileri sürerek, 2003/34473 nolu markanın davacılara devri, bu mümkün olmazsa hükümsüzlüğünü, www.bestway.com.tr alan adının iptalini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle 2003/34468 nolu markanın da hükümsüzlüğünü istemiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığını, davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davadan önce markanın Burak Ltd. firmasına devredildiğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Dava teşmil edilen Burak İth. İhr. Ltd. vekili, markanın davadan önce devralındığını, HUMK 186. maddesinin uygulanamayacağını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın 5 yıllık süre içinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların markalarının dünyada ve davalı markasının tescilinden önce Türkiye’de tanınmış olduğu, davacıların markasından haberdar olan ...’in 2003 yılında markayı tescil ettirdiği, davalıların kötüniyetli olması nedeniyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2003/34473 nolu markanın hükümsüzlüğüne, alan adının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükümsüzlük davasının dava tarihinde sicilde malik olarak kayıtlı ... hakkında açılmış bulunmasına ve dava açıldıktan sonra davaya konu markanın Burak İth. İhr. Ltd. Şti.'ne devrinin sicile kaydıyla birlikte işbu davanın anılan şirkete teşmil edilmiş olmasına, sonradan yürürlüğe giren HMK'nın 124/3. maddesi uyarınca da davacının dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde taraf değişikliği talebinde bulunmamasına dava konusu markanın hükümsüzlük koşullarının da gerçekleşmiş olmasına göre, davalı ... ve Burak İth. İhr. Ltd.
Şti. vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davalı ... Tic. Ltd. sicilde malik olmadığı ve bu davalı yönünden pasif dava ehliyeti bulunmadığı halde, anılan davalı yönünden de hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, davacı taraf hükümsüzlük davasını 5 yıllık süre dolmadan 22.02.2010 tarihinde açtıklarını, bu tarihte UYAP sisteminde arıza olması nedeniyle harcı yatıramadıklarını belirterek, 22.02.2010 tarihli tutanağı ibraz ettiği, tevzi bürosunca düzenlenen tutanak nazara alındığında davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşıldığı halde, mahkemece markanın 22.02.2005 tarihinde sicile tescil edildiği, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 23.02.2010 tarihinde açıldığı, ancak davalının kötüniyetli olması nedeniyle davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığı yönündeki gerekçesi de yerinde olmamış davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının da kabulü ile kararın gerekçe itibariyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve Burak İth. İhr. Ltd. Şti. vekillerinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Tic. Ltd. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... ve Burak İthalat ihracat ve Dış Ticaret Ltd. Şti'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden Spor Dünyası Dış Tic. Ltd. Şti.'ne iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008973700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz