6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme kararının tenfizi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12253 E. 2010/1136 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanunlar ihtilafı gıyapta karar tefrik savunma hakkı aktif husumet möhuk 47 münhasırlık kamu düzeni tenfiz yetkisizlik kararı eksik inceleme dahili dava husumet

Atıf yapılan mevzuat: Avukatlık K. · İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davalı ... İnşaat Tarım A.Ş. hakkındaki dava tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiş ve yetkisizlik kararı verilmiş, bu davaya davalı ...Ş. yönünden devam edilmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, tenfizi istenen kararın gıyabi karar olduğu, gerekçesi bulunmadığı, MÖHUK 38. maddesi şartları bulunmadığı, tenfiz şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2675 sayılı MÖHUK’nun 34/1.maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Tenfizin şartları ise aynı Yasa’nın 38.maddesinde düzenlenmiştir. Bunlar, Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında mütekabiliyet esasına dayanan bir anlaşma veya o devlette Türk Mahkemeleri’nden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması, ilamın Türk Mahkemeleri’nin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, kendisine karşı tenfiz istenen tarafın savunma hakkına ilişkin usuli işlemlere uyulmuş olması, Türkler’in kişi hallerine ilişkin davalarda Türk kanunlar ihtilafı kaidelerinin gösterdiği hukukun uygulanmış olmasıdır.

Mahkemece, tenfizi istenen kararın gıyapta verildiği ve yabancı mahkeme kararının gerekçesinin bulunmadığından bahisle tenfizi istenen karar yönünden yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak dosya arasında bulunan ve tenfizi istenen Essen Asliye Hukuk Mahkemesi’ne ait belgelerin davalılar vekili Ahmet Güney'e 30.11.2004 tarihinde tebliğ edilmiş olduğuna dair belge değerlendirilmemiş olup, davalıya savunma imkanı tanınmadığı yönündeki mahkeme gerekçesinin eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

2-Bunun yanında mahkemece yabancı mahkeme kararında gerekçe bulunmadığı belirtilmiş ise de, dosya arasında bulunan Essen Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının tercümesinde bu kararın icraya yönelik kısa karar olduğu belirtilmiş bulunmasına göre mahkemece tenfiz istemine konu edilen Essen Asliye Hukuk Mahkemesinin gerekçeli karar metninin tamamının onaylı çevirisi dosyaya sağlandıktan sonra davaya konu uyuşmazlığın niteliği ve 2675 sayılı MÖHUK' nun 38. maddesinin b ve d bentlerine aykırılık ve tenfize engel bir halin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken bu konuda da eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3-Öte yandan, kabul şekli itibariyle, davacılar vekili dava dilekçesinde tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararına göre, müvekkillerinden ...'un her iki davalıdan alacağı bulunduğunu, diğer davacı müvekkillerinin ise davalı ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Tic. A.Ş.den alacağı bulunduğunu belirtmiştir.

Davalı ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Tic. A.Ş. hakkındaki dava, bu davadan ayrılarak ayrı bir esasa kaydedilmiş olup, bu davada davalı olarak sadece Kombassan Holding A.Ş. kalmıştır.

Taraf sıfatındaki eksiklikler, temyiz dahil yargılamanın her aşamasında davanın taraflarınca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen gözetilmesi gereken hususlardandır.

Bu durumda mahkemece, davacı ... dışında kalan davacıların bu davada aktif husumetlerinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi de doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12548 E. 2010/7403 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/18 E. 2010/5798 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kararın tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5075 E. 2013/11155 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10526 E. 2010/1403 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kanunlar ihtilafı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12881 E. 2010/7974 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3197 E. 2014/9314 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tanıma Ve Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12796 E. 2010/7975 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/12253 E.  ,  2010/1136 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 11.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.11.2007 tarih ve 2007/653-2007/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla,

duruşma için belirlenen 02.02.2010 gününde davacılar avukatı ...ile davalılar avukatı S.Alatlı ... ve avukat ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalıların müvekkillerinden para tahsil edip geriye ödemediklerini, bunun üzerine davalılar aleyhine Essen Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davası açıldığını, 19.01.2005 tarihinde davanın müvekkilleri lehine sonuçlandığını, kararın 21.07.2005 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek, yabancı mahkeme kararı ile masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkillerininden Kombassan İnşaat Tarım A.Ş.nin merkezinin Konya olması nedeniyle mahkemenin yetkili olmadığını, bu davalı hakkındaki davanın tefriki ile yetkisizlik kararı verilmesini, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararında MÖHUK 34 ve 38. maddelerdeki usuli şartların oluşmamış olduğunu, müvekkillerine dava dilekçesinin ve kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ayrıca kararın gerekçesinin de bulunmadığını, aynı konuda Türk Mahkemelerinden verilen kararlar ile çeliştiğini, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkili olduğunu, bu nedenle kararın kamu düzenine de aykırı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davalı ... İnşaat Tarım A.Ş. hakkındaki dava tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiş ve yetkisizlik kararı verilmiş, bu davaya davalı ...Ş. yönünden devam edilmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, tenfizi istenen kararın gıyabi karar olduğu, gerekçesi bulunmadığı, MÖHUK 38. maddesi şartları bulunmadığı, tenfiz şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2675 sayılı MÖHUK’nun 34/1.maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Tenfizin şartları ise aynı Yasa’nın 38.maddesinde düzenlenmiştir. Bunlar, Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında mütekabiliyet esasına dayanan bir anlaşma veya o devlette Türk Mahkemeleri’nden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması, ilamın Türk Mahkemeleri’nin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, kendisine karşı tenfiz istenen tarafın savunma hakkına ilişkin usuli işlemlere uyulmuş olması, Türkler’in kişi hallerine ilişkin davalarda Türk kanunlar ihtilafı kaidelerinin gösterdiği hukukun uygulanmış olmasıdır.

Mahkemece, tenfizi istenen kararın gıyapta verildiği ve yabancı mahkeme kararının gerekçesinin bulunmadığından bahisle tenfizi istenen karar yönünden yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak dosya arasında bulunan ve tenfizi istenen Essen Asliye Hukuk Mahkemesi’ne ait belgelerin davalılar vekili Ahmet Güney'e 30.11.2004 tarihinde tebliğ edilmiş olduğuna dair belge değerlendirilmemiş olup, davalıya savunma imkanı tanınmadığı yönündeki mahkeme gerekçesinin eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

2-Bunun yanında mahkemece yabancı mahkeme kararında gerekçe bulunmadığı belirtilmiş ise de, dosya arasında bulunan Essen Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının tercümesinde bu kararın icraya yönelik kısa karar olduğu belirtilmiş bulunmasına göre mahkemece tenfiz istemine konu edilen Essen Asliye Hukuk Mahkemesinin gerekçeli karar metninin tamamının onaylı çevirisi dosyaya sağlandıktan sonra davaya konu uyuşmazlığın niteliği ve 2675 sayılı MÖHUK' nun 38. maddesinin b ve d bentlerine aykırılık ve tenfize engel bir halin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken bu konuda da eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3-Öte yandan, kabul şekli itibariyle, davacılar vekili dava dilekçesinde tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararına göre, müvekkillerinden ...'un her iki davalıdan alacağı bulunduğunu, diğer davacı müvekkillerinin ise davalı ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Tic. A.Ş.den alacağı bulunduğunu belirtmiştir.

Davalı ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Tic. A.Ş. hakkındaki dava, bu davadan ayrılarak ayrı bir esasa kaydedilmiş olup, bu davada davalı olarak sadece Kombassan Holding A.Ş. kalmıştır.

Taraf sıfatındaki eksiklikler, temyiz dahil yargılamanın her aşamasında davanın taraflarınca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen gözetilmesi gereken hususlardandır.

Bu durumda mahkemece, davacı ... dışında kalan davacıların bu davada aktif husumetlerinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi de doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008812700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.