Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6329 E. 2013/11112 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi kabul↗ para alacağı↗ bsmv↗ müteselsil sorumluluk↗ alacak davası↗ işlemiş faiz↗ hukuki yarar↗ asıl alacak↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından davalılar hakkında yapılan icra takibinde davalı borçluların alacağın 3.000 TL’lik kısmını kabul ettiklerini bildirdikleri, takibin bu miktar yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibariyle itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının bilirkişi raporunda belirlendiği, icra dosyasında kabul edilen 3.000 TL’lik asıl alacak ve fer’ileri yönünden takip devam ettiğinden davacı tarafın bu miktar yönünden alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle 4.388,52 TL asıl alacağın 64.559,28 TL işlemiş faiz alacağının ve 3.227 TL BSMV alacağının davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalıların işlemiş faizin 825 TL, BSMV nin 41,25 TL’lik kısmından müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak mahkemece hüküm altına alınan ana para alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2132 E. 2018/7662 K.
Ortak:para alacağı · müteselsil sorumluluk · işlemiş faiz · Alacak
İncelediğiniz kararda… benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından davalılar hakkında yapılan icra takibinde davalı borçluların alacağın 3.000 TL’lik «kısmını kabul» ettiklerini bildirdikleri, takibin bu miktar yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibariyle itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının bilirkişi raporunda belirlendiği, icra dosyasında kabul edilen 3.000 TL’lik «asıl alacak» ve fer’ileri yönünden takip devam ettiğinden davacı tarafın bu miktar yönünden «alacak davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle 4.388,52 TL asıl alacağın 64.559,28 TL «işlemiş faiz» alacağının ve 3.227 TL BSMV alacağının davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalıların işlemiş faizin 825 TL, BSMV nin 41,25 TL’lik kısmından «müteselsilen sorumlu» tutulmalarına karar verilmiştir.
2- Ancak mahkemece hüküm altına alınan ana «para alacağına» dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalıların ...Bankasından kredi kullandıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle haklarında icra takibi yapıldığı, «borca itiraz» ettikleri, bilirkişi raporlarının «denetime elverişli» olduğu, bozma ilamı doğrultusunda ana «para alacağına» dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.388,52 TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek %180 «temerrüt faizi» ile birlikte, 64.559,28 TL «işlemiş faiz» alacağının ve 3.227,00 TL BSMV alacağının davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, diğer davalılar ..., ...'ün 825,00 TL ve 41,25 TL BSMV'den müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulmalarına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2- Davalılar ...ve ...'ün sorumluluklarının 825.00 TL «işlemiş faiz» ve 41.25 TL lik BSMV yönünden daha önce kesinleşmiş bulunmasına göre, adı geçen davalıların sorumluluklarına göre 59.17 TL nisbi karar ve ilam harcından sorumlu tu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borca itiraz · müktesep hak · denetime elverişlilik · temerrüt faizi · vekalet ücreti · temerrüt
Benzer bu kararda… ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalıların ...Bankasından kredi kullandıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle haklarında icra takibi yapıldığı, «borca itiraz» ettikleri, bilirkişi raporlarının «denetime elverişli» olduğu, bozma ilamı doğrultusunda ana «para alacağına» dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.388,52 TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek %180 «temerrüt faizi» ile birlikte, 64.559,28 TL «işlemiş faiz» alacağının ve 3.227,00 TL BSMV alacağının davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, diğer davalılar ..., ...'ün 825,00 TL ve 41,25 TL BSMV'den müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulmalarına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… in takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalılar ... ve ... tarafından yerel mahkemenin 17.04.2014 tarihli kararının temyiz edilmemiş olması karşısında usuli «müktesep hak» ilkesi gereğince bu davalıların «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının yerinde olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar ..., ... vekilinin aşağıda yazılı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarını …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9381 E. 2013/13401 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar alacak miktarı daha fazla ise de taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 7.000 TL’nin dava tarihinden itibaren uygulanacak % 21.84 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV uygulanarak davalıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekili ile davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.02.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18704 E. 2015/4322 K.
Ortak:kısmi kabul · para alacağı · alacak davası · hukuki yarar · asıl alacak · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda… benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından davalılar hakkında yapılan icra takibinde davalı borçluların alacağın 3.000 TL’lik «kısmını kabul» ettiklerini bildirdikleri, takibin bu miktar yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibariyle itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının bilirkişi raporunda belirlendiği, icra dosyasında kabul edilen 3.000 TL’lik «asıl alacak» ve fer’ileri yönünden takip devam ettiğinden davacı tarafın bu miktar yönünden «alacak davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle 4.388,52 TL asıl alacağın 64.559,28 TL «işlemiş faiz» alacağının ve 3.227 TL BSMV alacağının davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalıların işlemiş faizin 825 TL, BSMV nin 41,25 TL’lik kısmından «müteselsilen sorumlu» tutulmalarına karar verilmiştir.
2- Ancak mahkemece hüküm altına alınan ana «para alacağına» dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, davacı banka tarafından davalılar hakkında yapılan icra takibinde davalı borçluların alacağın 3.000 TL’lik «kısmını kabul» ettiklerini bildirdikleri, takibin bu miktar yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibariyle itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının bilirkişi raporunda belirlendiği, icra dosyasında kabul edilen 3.000 TL’lik «asıl alacak» ve fer’ileri yönünden takip devam ettiğinden davacı tarafın bu miktar yönünden «alacak davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, hüküm altına alınan ana «para alacağına» dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne, 4.388,52-TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 29/05/2013 tarihli ilamı ile, hüküm altına alınan ana «para alacağına» dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu karardaAncak mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen ilk kararda bozma konusu yapılmayan kısımlar gözetilmeden karar verilmesi doğru olmadığı gibi, taraflar arasındaki sözleşmeye göre «temerrüt faizi» oranının % 180 olmasına rağmen bozmadan sonra asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacı banka tarafından davalılar hakkında yapılan icra takibinde davalı borçluların alacağın 3.000 TL’lik «kısmını kabul» ettiklerini bildirdikleri, takibin bu miktar yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibariyle itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının bilirkişi raporunda belirlendiği, icra dosyasında kabul edilen 3.000 TL’lik «asıl alacak» ve fer’ileri yönünden takip devam ettiğinden davacı tarafın bu miktar yönünden «alacak davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, hüküm altına alınan ana «para alacağına» dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne, 4.388,52-TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6329 E. , 2013/11112 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.10.2008 tarih ve 2007/127-2008/323 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılardan ... arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıklarını, borcun ödenmemesi sebebiyle hesabın kat edildiğini ve davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, açtıkları itirazın iptali davasının açılmamış sayılmasına karar verildiğini ileri sürerek, davalı ... için 8.101,35 TL diğer davalıların her biri için 3.000 TL borcun oluşum tarihinden itibaren uygulanacak yıllık %180 temerrüt faizi ve %5 oranında BSMV ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından davalılar hakkında yapılan icra takibinde davalı borçluların alacağın 3.000 TL’lik kısmını kabul ettiklerini bildirdikleri, takibin bu miktar yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibariyle itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının bilirkişi raporunda belirlendiği, icra dosyasında kabul edilen 3.000 TL’lik asıl alacak ve fer’ileri yönünden takip devam ettiğinden davacı tarafın bu miktar yönünden alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle 4.388,52 TL asıl alacağın 64.559,28 TL işlemiş faiz alacağının ve 3.227 TL BSMV alacağının davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalıların işlemiş faizin 825 TL, BSMV nin 41,25 TL’lik kısmından müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak mahkemece hüküm altına alınan ana para alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarınını kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008791000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz