6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmenin İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9132 E. 2010/396 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebep tebliğ tarihi cezai şart sebepsiz zenginleşme protokol istirdat ihtarname karar verilmesine yer olmadığına temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 244 · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemiz'e ait 26.02.2007 tarihli ilama dayanılarak, BK'nun 244/3.maddesi uyarınca bağışlamayı takyit eden mükellefiyeti haklı bir sebep olmaksızın icra etmemesi halinde bağışlayanın, bağışlananın elinde ne kalmış ise onun iadesini dava edebileceği, dava konusu otomobil ve bilgisayarın davalıya protokol çerçevesinde verildiği, bağışlayanın geri verme borcunun kapsamının sebepsiz zenginleşme kurallarına göre belirlenmesinin gerektiği, aynen iadenin mümkün olmaması halinde temerrüdün 01.11.2002 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihi ve ihtarnameyle verilen süre dikkate alınarak belirleneceği gerekçesiyle cezai şart alacağı yönünden davalıdan (8.970.474.450) TL.'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ilişkin önceki karar kesinleştiğinden bir karar verilmesine yer olmadığına, bağışlanan bilgisayar ve otomobilin bulunduğu hal üzerinden davalı tarafından davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde toplam (12.249,50) YTL.'nın 08.11.2002 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Ancak dava, taraflar arasında imzalanan protokole dayalı cezai şart bedelinin tahsili ile bağışlanan malların bedelinin istirdadı istemlerine ilişkin olup, mahkemece cezai şart alacağı yönünden önceki karar kesinleştiğinden bir karar verilmesine yer olmadığına, bağışlanan bilgisayar ve otomobilin bulunduğu hal üzerinden davacıya aynen iadesine, bu mümkün olmazsa bağışlanan malların toplam bedeli olan (12.249,50) YTL.’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Oysa HUMK.’nun 74. maddesi uyarınca, hâkim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde ise davalı belediyeye bağışlanan malların aynen iadesi istemi bulunmamaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, bağışlanan malların bulunduğu hal üzerinden davacıya aynen iadesine karar verilemeyeceği gözetilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12542 E. 2010/2434 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5688 E. 2014/10024 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/9132 E.  ,  2010/396 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.02.2008 tarih ve 2007/814-2008/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı ... arasında personel maaşlarının müvekkili aracılığıyla ödenmesi amacıyla 03.05.2001 tarihli protokol imzalandığını, davalının haklı neden olmaksızın protokolü süresinden önce feshettiğini ileri sürerek, (8.970.474.450) TL.cezai şart bedelinin 15.07.2002 tarihinden, protokol gereği verilen otomobil ve bilgisayarın maliyet bedeli olan (12.252.000.000) TL.'nın ise 03.05.2001 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davlaıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, Dairemiz'e ait 26.02.2007 tarihli ilama dayanılarak, BK'nun 244/3.maddesi uyarınca bağışlamayı takyit eden mükellefiyeti haklı bir sebep olmaksızın icra etmemesi halinde bağışlayanın, bağışlananın elinde ne kalmış ise onun iadesini dava edebileceği, dava konusu otomobil ve bilgisayarın davalıya protokol çerçevesinde verildiği, bağışlayanın geri verme borcunun kapsamının sebepsiz zenginleşme kurallarına göre belirlenmesinin gerektiği, aynen iadenin mümkün olmaması halinde temerrüdün 01.11.2002 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihi ve ihtarnameyle verilen süre dikkate alınarak belirleneceği gerekçesiyle cezai şart alacağı yönünden davalıdan (8.970.474.450) TL.'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ilişkin önceki karar kesinleştiğinden bir karar verilmesine yer olmadığına, bağışlanan bilgisayar ve otomobilin bulunduğu hal üzerinden davalı tarafından davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde toplam (12.249,50) YTL.'nın 08.11.2002 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Ancak dava, taraflar arasında imzalanan protokole dayalı cezai şart bedelinin tahsili ile bağışlanan malların bedelinin istirdadı istemlerine ilişkin olup, mahkemece cezai şart alacağı yönünden önceki karar kesinleştiğinden bir karar verilmesine yer olmadığına, bağışlanan bilgisayar ve otomobilin bulunduğu hal üzerinden davacıya aynen iadesine, bu mümkün olmazsa bağışlanan malların toplam bedeli olan (12.249,50) YTL.’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Oysa HUMK.’nun 74. maddesi uyarınca, hâkim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde ise davalı belediyeye bağışlanan malların aynen iadesi istemi bulunmamaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, bağışlanan malların bulunduğu hal üzerinden davacıya aynen iadesine karar verilemeyeceği gözetilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 562,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008451100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.