Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8782 E. 2010/111 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sevk irsaliyesi↗ irsaliye↗ hırsızlık↗ denetime elverişlilik↗ uyuşmazlık konusu↗ fatura↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği yerin davalı şirketin sorumluluğu altındaki bir yer olduğu, davalının meydana gelen zararından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
Dava,otel konaklama sözleşmesine dayalı olarak meydana gelen zararın tahsili istemine ilişkin olup, davacı çalışanının davalı şirkete ait otelde ücretini ödeyerek konakladığı, davacı şirkete ait tül yüklü aracın davalı şirket çalışanının refakatinde park edildiği, ertesi gün aracın camının kırılarak tül emtianın araçtan çalındığı taraflar arasında çekişmesiz olup,anılan bu hususlar dosya kapsamı ile de sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, aracın park edildiği otoparkın davalıya ait olup olmadığı, başka bir ifade ile davalının yönetim veya denetiminde bulunup bulunmadığı, bu bağlamda doğan zararadan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, görgü tespit tutanağında camı kırılarak dava konusu tül emtianın çalındığı aracın “... Otopark” içerisinde park halinde olduğu belirtilmiş, yapılan zabıta araştırmasında da anılan otoparkın dava dışı bir şahsa ait olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin mülkiyetindeki otoparkı başka işverene kiraya vermediği, otoparkın davalı şirketçe işletildiği, bu hususun uyuşmazlık konusu olmadığını beyan eden ne varki denetime elverişli dayanakları belli edilmeyen, taraflarca tanık olarak gösterilmeyen şahısların beyanları irdelenip sonuca varan bilirkişi kurulu raporu mahkemece, benimsenip hükme esas alınmış, davalı vekilinin sonuca etkili ve esaslı itirazları karşılanmadan yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, aracın park edildiği otoparkın davalıya ait olup olmadığı, başka bir ifade ile davalının yönetimi veya denetimi altında bulunup bulunmadığı tereddütsüz ve denetime elverişli bir şekilde belirlenmek, gerektiğinde davalı tarafın esaslı ve sonuca etkili itirazlarını karşılayan başka uzman bir bilirkişi ya da kurulundan ek rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, sonuçta eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, inşaat mühendisi ve teknik öğretmen olduğu anlaşılan bilirkişilerin dava konusu çalınan tül emtiasının değerini belirleme konusunda uzman olmadıkları açık olup, bu bilirkişilerce davacı tarafından müşterileri için düzenlenmiş olduğu anlaşılan fatura ve sevk irsaliyesinden hareketle tazminat miktarının belirlenmesi ve belirlenen bu miktarında mahkemece hükme esas alınması da kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8361 E. 2012/15590 K.
Ortak:denetime elverişlilik · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz kararda… ltusunda, aracın park edildiği otoparkın davalıya ait olup olmadığı, başka bir ifade ile davalının yönetimi veya denetimi altında bulunup bulunmadığı tereddütsüz ve «denetime elverişli» bir şekilde belirlenmek, gerektiğinde davalı tarafın esaslı ve sonuca etkili itirazlarını karşılayan başka uzman bir bilirkişi ya da kurulundan ek rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, sonuçta «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Davalı şirketin mülkiyetindeki otoparkı başka işverene kiraya vermediği, otoparkın davalı şirketçe işletildiği, bu hususun «uyuşmazlık konusu» olmadığını beyan eden ne varki «denetime elverişli» dayanakları belli edilmeyen, taraflarca tanık olarak gösterilmeyen şahısların beyanları irdelenip sonuca varan bilirkişi kurulu raporu mahkemece, benimsenip hükme …
Benzer bu kararda… olmadığı, davalının yönetim veya denetiminde bulunup bulunmadığı, bu itibarla mahkemece aracın park edildiği otoparkın davalıya ait olup olmadığının tereddütsüz ve «denetime elverişli» bir şekilde belirlemek, gerektiğinde davalı tarafın esaslı ve sonuca etkili itirazlarını karşılayan başka bir bilirkişi yada kurulundan ek rapor almak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm tesisinin yerinde olmadığı belirtilerek davacı yararına bozulmuş, mahal mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda iş yeri sahibinin.. …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8701 E. 2012/15418 K.
Ortak:hırsızlık · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu «hırsızlık» olayının meydana geldiği yerin davalı şirketin sorumluluğu altındaki bir yer olduğu, davalının meydana gelen zararından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kab …
… ltusunda, aracın park edildiği otoparkın davalıya ait olup olmadığı, başka bir ifade ile davalının yönetimi veya denetimi altında bulunup bulunmadığı tereddütsüz ve «denetime elverişli» bir şekilde belirlenmek, gerektiğinde davalı tarafın esaslı ve sonuca etkili itirazlarını karşılayan başka uzman bir bilirkişi ya da kurulundan ek rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, sonuçta «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaDosyada mevcut 14.02.2009 tarihli tutanakta, aracın gönderilene ait otoparkta bulunduğu sırada «hırsızlık» olayının gerçekleştiği anlaşıldığından gerekirse mahkemece olayın meydana geldiği yerde «keşif» de yapılmak suretiyle park edilen otoparkın özellikleri belirlenip, davalının, aracının sigortalı firmanın kapalı otoparkında bulunduğu sırada malların çalındığı yönündeki savunması da, Mülga 6762 sayılı TTK'nun 781. maddesi uyarınca değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · taşıyıcının sorumluluğu · keşif · depo kararı · taşıyıcı · sigorta poliçesi · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafından nakliyesi yapılan malların davalıya ait araçla nakli sırasında, aracın malların «teslim» edileceği «depo» önüne akşam saatlerinde park edildiği ve araç park halindeyken dorsesinden Dido marka 38 kolinin çalındığının anlaşıldığı, «taşıyıcının» yükümlülüğü malların teslimi anına kadar devam ettiğinden, teslim noktasında henüz teslim edilmeden önce çalınmış olan mallar nedeniyle, meydana gelen zarardan «taşıyıcının sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar, davalı tarafından taşınan mal «teslim» edilmemiş ise de, malın teslim edilmemiş olması tek başına «taşıyıcının sorumluluğunu» gerektirmez.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Dosyada mevcut 14.02.2009 tarihli tutanakta, aracın gönderilene ait otoparkta bulunduğu sırada «hırsızlık» olayının gerçekleştiği anlaşıldığından gerekirse mahkemece olayın meydana geldiği yerde «keşif» de yapılmak suretiyle park edilen otoparkın özellikleri belirlenip, davalının, aracının sigortalı firmanın kapalı otoparkında bulunduğu sırada malların çalındığı yönündeki savunması da, Mülga 6762 sayılı TTK'nun 781. maddesi uyarınca değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/8782 E. , 2010/111 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.04.2008 tarih ve 2006/401 - 2008/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket çalışanının müvekkili çalışanı ...’e otellerinin kapalı otoparkının bulunduğunu bildirmesi üzerine müvekkili şirket çalışanın davalı otelinde ücretini ödeyerek konakladığını, müvekkili çalışanının içinde tül emtiası yüklü aracı davalı görevlileri refakatinde otelin garajına park ettiğini ve aracın anahtarlarını otelin görevlilerine teslim ettiğini, bir sonraki gün aracın anahtarını istediğinde aracın camının kırılarak emtianın ve bir kısım evrakların çalındığının anlaşıldığını, hırsızlık olayının davalı şirketin sorumluluğunda meydana geldiğini ileri sürerek, şimdilik 15.871,01 YTL'nın temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aracını park ettiği dava konusu otoparkla ilgili müvekkilinin yönetim, işletim veya denetim yetkisinin bulunmadığını, davacı şirket yetkilisine otelin otoparkında yer olmadığının, ancak istenmesi halinde otelin 400 mt. ilerisinde bir otoparkın bulunduğunun bildirildiğini, aracın içerindeki değerli eşyaların otelin emanet bölümüne konabileceğinin söylendiğini, davacı şirket yetkilisinin sorumluluğunun kendisine ait olacağını belirterek aracı otoparka bıraktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği yerin davalı şirketin sorumluluğu altındaki bir yer olduğu, davalının meydana gelen zararından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
Dava,otel konaklama sözleşmesine dayalı olarak meydana gelen zararın tahsili istemine ilişkin olup, davacı çalışanının davalı şirkete ait otelde ücretini ödeyerek konakladığı, davacı şirkete ait tül yüklü aracın davalı şirket çalışanının refakatinde park edildiği, ertesi gün aracın camının kırılarak tül emtianın araçtan çalındığı taraflar arasında çekişmesiz olup,anılan bu hususlar dosya kapsamı ile de sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, aracın park edildiği otoparkın davalıya ait olup olmadığı, başka bir ifade ile davalının yönetim veya denetiminde bulunup bulunmadığı, bu bağlamda doğan zararadan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, görgü tespit tutanağında camı kırılarak dava konusu tül emtianın çalındığı aracın “... Otopark” içerisinde park halinde olduğu belirtilmiş, yapılan zabıta araştırmasında da anılan otoparkın dava dışı bir şahsa ait olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin mülkiyetindeki otoparkı başka işverene kiraya vermediği, otoparkın davalı şirketçe işletildiği, bu hususun uyuşmazlık konusu olmadığını beyan eden ne varki denetime elverişli dayanakları belli edilmeyen, taraflarca tanık olarak gösterilmeyen şahısların beyanları irdelenip sonuca varan bilirkişi kurulu raporu mahkemece, benimsenip hükme esas alınmış, davalı vekilinin sonuca etkili ve esaslı itirazları karşılanmadan yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, aracın park edildiği otoparkın davalıya ait olup olmadığı, başka bir ifade ile davalının yönetimi veya denetimi altında bulunup bulunmadığı tereddütsüz ve denetime elverişli bir şekilde belirlenmek, gerektiğinde davalı tarafın esaslı ve sonuca etkili itirazlarını karşılayan başka uzman bir bilirkişi ya da kurulundan ek rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, sonuçta eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, inşaat mühendisi ve teknik öğretmen olduğu anlaşılan bilirkişilerin dava konusu çalınan tül emtiasının değerini belirleme konusunda uzman olmadıkları açık olup, bu bilirkişilerce davacı tarafından müşterileri için düzenlenmiş olduğu anlaşılan fatura ve sevk irsaliyesinden hareketle tazminat miktarının belirlenmesi ve belirlenen bu miktarında mahkemece hükme esas alınması da kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007870200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz