Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8802 E. 2010/84 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri↗ bloke↗ hamil↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sözleşmede yer alan kimlik kontrolü ve satış belgesinde çıkan numara ile kart numarasının aynı olup olmadığı kontrolünü yapmadığı gibi slip bölmesi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı banka vekili tarafından dava konusu işlemin yurt dışı kart hamilinin bilgilerinin kopyalanması suretiyle oluşturulan sahte kart ile yapıldığı, davacının da taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtilen yükümlülüklerine aykırı davrandığı, dolayısıyla müvekkilinin işlem bedelini bloke etmekte haklı olduğu savunulmuş, mahkemece bu konuda mesleği avukatlık olan bir bilirkişinin görüşüne dayanılarak hüküm kurulmuştur. Oysa taraflar arasındaki uyuşmazlık yukarıda da açıklandığı üzere bankacılık işlemlerinden kaynaklanmakta olup, bu hususta ne şekilde uzman olduğu anlaşılamayan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, uluslararası kredi kartları konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Üye iş yeri sözleşmesinden alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/156 E. 2011/7465 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın sahte kredi kartına onay verilmesini engelleyici önlem almadığı, tüm «kusurun» bankada olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 22.246 TL'nın davalı tarafından davacı hesabına yatırılmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1546 E. 2014/4100 K.
Ortak:bloke
İncelediğiniz karardaDavalı banka vekili tarafından dava konusu işlemin yurt dışı kart «hamilinin» bilgilerinin kopyalanması suretiyle oluşturulan sahte kart ile yapıldığı, davacının da taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtilen yükümlülüklerine aykırı davrandığı, dolayısıyla müvekkilinin işlem bedelini «bloke» etmekte haklı olduğu savunulmuş, mahkemece bu konuda mesleği avukatlık olan bir bilirkişinin görüşüne dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Benzer bu kararda… anan bilgilere bağlı üretilen sahte kartlarla yurtdışında nakit para çekilmiş olduğu, yapılan işlemlerde davacının maddi anlamda bir kazancının bulunmadığı, yapılan «bloke» ve «mahsup» işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 5.773 USD'nin 02/03/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi'ne göre yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mahsup · maddi tazminat
Benzer bu kararda… anan bilgilere bağlı üretilen sahte kartlarla yurtdışında nakit para çekilmiş olduğu, yapılan işlemlerde davacının maddi anlamda bir kazancının bulunmadığı, yapılan «bloke» ve «mahsup» işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 5.773 USD'nin 02/03/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi'ne göre yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/8802 E. , 2010/84 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.11.2007 tarih ve 2006/304-2007/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinde davalı bankaya ait POS cihazının kullanıldığını, 25.03.2006 günü yapılan toplam (11.200)YTL satış bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, davalı banka komisyonu mahsubu ile (10.976)YTL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu işlemin yurtdışı bankaya ait sahte kredi kartlarıyla gerçekleştirildiğini, davacının slip bölmesi yaptığını ve taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden doğan yükümlülüklerine aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sözleşmede yer alan kimlik kontrolü ve satış belgesinde çıkan numara ile kart numarasının aynı olup olmadığı kontrolünü yapmadığı gibi slip bölmesi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı banka vekili tarafından dava konusu işlemin yurt dışı kart hamilinin bilgilerinin kopyalanması suretiyle oluşturulan sahte kart ile yapıldığı, davacının da taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtilen yükümlülüklerine aykırı davrandığı, dolayısıyla müvekkilinin işlem bedelini bloke etmekte haklı olduğu savunulmuş, mahkemece bu konuda mesleği avukatlık olan bir bilirkişinin görüşüne dayanılarak hüküm kurulmuştur. Oysa taraflar arasındaki uyuşmazlık yukarıda da açıklandığı üzere bankacılık işlemlerinden kaynaklanmakta olup, bu hususta ne şekilde uzman olduğu anlaşılamayan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, uluslararası kredi kartları konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007583200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz