Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1546 E. 2014/4100 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bloke↗ mahsup↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı şirketin kopyalanmış sahte kartın kullanımına bağlı kredi kartı kabul esaslarına aykırı davrandığı olgusunun gerçekleşmediği gibi, davacı firmanın işyerinden kopyalanan bilgilere bağlı üretilen sahte kartlarla yurtdışında nakit para çekilmiş olduğu, yapılan işlemlerde davacının maddi anlamda bir kazancının bulunmadığı, yapılan bloke ve mahsup işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin kabulü ile 5.773 USD'nin 02/03/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi'ne göre yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya
.../...
-2-
verilmesine, davalı bankaca hakların kullanılması sınırlarının aşılmadığı ve açıkça işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, manevi tazminat isteminin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2316 E. 2013/19950 K.
Ortak:bloke · mahsup · maddi tazminat · Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… anan bilgilere bağlı üretilen sahte kartlarla yurtdışında nakit para çekilmiş olduğu, yapılan işlemlerde davacının maddi anlamda bir kazancının bulunmadığı, yapılan «bloke» ve «mahsup» işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 5.773 USD'nin 02/03/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi'ne göre yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya …
Benzer bu kararda… anan bilgilere bağlı üretilen sahte kartlarla yurtdışında nakit para çekilmiş olduğu, yapılan işlemlerde davacının maddi anlamda bir kazancının bulunmadığı, yapılan «bloke» ve «mahsup» işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 5.773 USD'nin 02/03/2011 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a Maddesi'ne göre yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya …
… olarak konulduğu iddia edilen blokenin kaldırılması talebine ilişkin olup; mahkemece davacının yapılan işlemlerde maddi anlamda bir kazancının bulunmadığı, yapılan «bloke» ve «mahsup» işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.Ancak; BK 55. maddesi gereğince başkalarını istihdam eden kimse, maiyetinde istihdam ettiği kimselerin ve amelesinin hizmetlerini «ifa» ettikleri esnada yaptıkları zarardan mesuldür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa
Benzer bu kararda… olarak konulduğu iddia edilen blokenin kaldırılması talebine ilişkin olup; mahkemece davacının yapılan işlemlerde maddi anlamda bir kazancının bulunmadığı, yapılan «bloke» ve «mahsup» işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.Ancak; BK 55. maddesi gereğince başkalarını istihdam eden kimse, maiyetinde istihdam ettiği kimselerin ve amelesinin hizmetlerini «ifa» ettikleri esnada yaptıkları zarardan mesuldür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8802 E. 2010/84 K.
Ortak:bloke
İncelediğiniz kararda… anan bilgilere bağlı üretilen sahte kartlarla yurtdışında nakit para çekilmiş olduğu, yapılan işlemlerde davacının maddi anlamda bir kazancının bulunmadığı, yapılan «bloke» ve «mahsup» işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 5.773 USD'nin 02/03/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi'ne göre yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya …
Benzer bu karardaDavalı banka vekili tarafından dava konusu işlemin yurt dışı kart «hamilinin» bilgilerinin kopyalanması suretiyle oluşturulan sahte kart ile yapıldığı, davacının da taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtilen yükümlülüklerine aykırı davrandığı, dolayısıyla müvekkilinin işlem bedelini «bloke» etmekte haklı olduğu savunulmuş, mahkemece bu konuda mesleği avukatlık olan bir bilirkişinin görüşüne dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri · hamil · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı banka vekili tarafından dava konusu işlemin yurt dışı kart «hamilinin» bilgilerinin kopyalanması suretiyle oluşturulan sahte kart ile yapıldığı, davacının da taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtilen yükümlülüklerine aykırı davrandığı, dolayısıyla müvekkilinin işlem bedelini «bloke» etmekte haklı olduğu savunulmuş, mahkemece bu konuda mesleği avukatlık olan bir bilirkişinin görüşüne dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Oysa taraflar arasındaki uyuşmazlık yukarıda da açıklandığı üzere «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanmakta olup, bu hususta ne şekilde uzman olduğu anlaşılamayan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, uluslararası kredi kartları konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1546 E. , 2014/4100 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 06/12/2012 gün ve 2011/337-2012/293 sayılı kararı bozan Daire’nin 07/11/2013 gün ve 2013/2316-2013/19950 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin akaryakıt istasyonu işlettiğini, bu işyerinde akaryakıt alan müşterilerin kullandıkları kredi kartlarının kopyalandığı ve başkaca işyerlerinde kullanıldığı şüphesi ile davalı bankanın müvekkiline ait vadeli döviz cinsinden Hazine bonosuna bloke koyduğunu, takiben bloke konulan 10.000 USD Eurobond'un 5.773 USD'sini 02/03/2011 tarihinde bozdurup takas mahsup işlemini yaptığını, bankanın yaptığı bu işlemlerin keyfiliğe dayandığını, müvekkilinin ticari piyasada kredi kartı kopyalayan kurum durumuna girdiğini, ayrıca bankanın müvekkilinin bayisi olan yetkilisini de arayarak kartları kopyaladığını bildirdiğini, müvekkilini küçük düşürdüğünü ileri sürerek, fazla hak saklı kalmak üzere bozdurulan 5.773 USD Eurobond'un faizi ile tahsilini, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, itiraza konu kredi kartlarının tamamının daha önce çeşitli tarihlerde müvekkili bankanın üye işyeri durumundaki davacı işyerinde kullanıldığını, bu zararın giderilmesi amacıyla davacının hesabına 02/02/2011 tarihinde aralarındaki üye işyeri sözleşmesinin 8.1 (B) maddesine göre bloke koyduklarını, 03/02/2011 tarihinden sonra da gelebilecek nakit çekim / harcama itirazlarına ait hak saklı kalarak zarar tutarının davacı hesabından tahsil edildikten sonra davacı hesabı üzerindeki blokeyi kaldırdıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı şirketin kopyalanmış sahte kartın kullanımına bağlı kredi kartı kabul esaslarına aykırı davrandığı olgusunun gerçekleşmediği gibi, davacı firmanın işyerinden kopyalanan bilgilere bağlı üretilen sahte kartlarla yurtdışında nakit para çekilmiş olduğu, yapılan işlemlerde davacının maddi anlamda bir kazancının bulunmadığı, yapılan bloke ve mahsup işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin kabulü ile 5.773 USD'nin 02/03/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi'ne göre yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya
.../...
-2-
verilmesine, davalı bankaca hakların kullanılması sınırlarının aşılmadığı ve açıkça işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, manevi tazminat isteminin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak gelir kaydedilmesine, 04/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347505200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz