Üye iş yeri sözleşmesinden alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/156 E. 2011/7465 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın sahte kredi kartına onay verilmesini engelleyici önlem almadığı, tüm kusurun bankada olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 22.246 TL'nın davalı tarafından davacı hesabına yatırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üye iş yeri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece verilen ilk karar da davacının sözleşmeye aykırı davrandığı, alıcının kimlik bilgilerini kontrol etmediği, satışı slip bölme yoluyla yaptığı, davacının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin ilamında ise kartların sahte olduğuna dair davalı bankanın savunmasından öte delil bulunmadığı, bu nedenle mahkemece, kartların gerçekten sahte olup olmadığının, sahte ise bu durumun davalı banka tarafından nasıl anlaşıldığının tespit edilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamı sonrası anılan husus davalı bankadan sorulmuş, bankaca kartın kendilerine ait olmadığı, talep edilen bilgilerin bu nedenle sunulamadığı, bu hususların kart sahibi bankadan sorulması gerektiği belirtilmiş, ilgili kart sahibi bankaya müzekkere yazılmadan, yani kartların sahte olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan bilirkişi raporu alınmış, davalı banka vekili rapora itirazında da ilgili kart sahibi bankadan, bozma ilamında belirtilen hususların sorulması gerektiğini belirtmiş, ancak mahkemece bu husus nazara alınmadan hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, kart sahibi bankadan, bozma ilamında belirtildiği üzere, kartın sahte olup olmadığı, sahte ise bu durumun bankaya ne şekilde bildirildiği sorulup neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/19049 E. 2013/19181 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın sahte kredi kartına onay verilmesini engelleyici önlem almadığı, tüm «kusurun» bankada olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 22.246 TL'nın davalı tarafından davacı hesabına yatırılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… yle davalı bankanın sahte kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler almasının mümkün olup olmadığı,buna ilişkin tarafların «kusurlarının» bulunup bulunmadığının tespit edilip,taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
… ma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın sahte kredi kartına onay verilmesini engelleyici önlem almadığı,tüm «kusurun» bankada olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı tarafından davacı hesabına yatırılmasına karar verilmiş ise de,Dairemizce verilen ilamda mahkemece bozma ilam …
… , davalı bankanın kartın sahte olduğunu bilmesine rağmen kredi kartına onay verilmesini engelleyici işlem yönünden üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği, tüm «kusurun» bankada olduğu gerekçesiyle, davının kabulü ile davacı hesabında yapılan blokenin iptal edilerek, davalı tarafından 22.246 TL'nin davacı hesabına yatırılmasına kar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/156 E. , 2011/7465 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.11.2005 tarih ve 2005/570-2005/642 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, gıda toptancısı olduğunu, tanımadığı iki kişi tarafından 1.6.2005 günü iş yerinden 22.700 YTL değerinde sakız satın alındığını, ödemenin iki ayrı kredi kartı ile yapıldığını, davalı tarafından kredi kartlarının sahte olduğu gerekçesiyle hesabına geçen paraya bloke konulduğunu, oysa kartla yapılan işlem sırasında davalı bankanın provizyon verdiğini, kendisine atfedilecek kusurun bulunmadığını ileri sürerek, 22.246 TL'na ilişkin banka blokesinin iptalini, paranın hesabına yatırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taraflar arasında yapılan sözleşmeye aykırı davranarak alıcı kişilerin kimlik kontrolünü yapmadığını ve satış bedelini iki ayrı işlem ile kredi kartının pos cihazından geçirmek suretiyle tahsil etmeye çalıştığını, bunun da sözleşmeye aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın sahte kredi kartına onay verilmesini engelleyici önlem almadığı, tüm kusurun bankada olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 22.246 TL'nın davalı tarafından davacı hesabına yatırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üye iş yeri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece verilen ilk karar da davacının sözleşmeye aykırı davrandığı, alıcının kimlik bilgilerini kontrol etmediği, satışı slip bölme yoluyla yaptığı, davacının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin ilamında ise kartların sahte olduğuna dair davalı bankanın savunmasından öte delil bulunmadığı, bu nedenle mahkemece, kartların gerçekten sahte olup olmadığının, sahte ise bu durumun davalı banka tarafından nasıl anlaşıldığının tespit edilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamı sonrası anılan husus davalı bankadan sorulmuş, bankaca kartın kendilerine ait olmadığı, talep edilen bilgilerin bu nedenle sunulamadığı, bu hususların kart sahibi bankadan sorulması gerektiği belirtilmiş, ilgili kart sahibi bankaya müzekkere yazılmadan, yani kartların sahte olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan bilirkişi raporu alınmış, davalı banka vekili rapora itirazında da ilgili kart sahibi bankadan, bozma ilamında belirtilen hususların sorulması gerektiğini belirtmiş, ancak mahkemece bu husus nazara alınmadan hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, kart sahibi bankadan, bozma ilamında belirtildiği üzere, kartın sahte olup olmadığı, sahte ise bu durumun bankaya ne şekilde bildirildiği sorulup neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028488000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz