6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Reasürans sözleşmesinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi (MÖHUK 46)

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/562 E. 2022/873 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, genel yetki kuralı olan MÖHUK 40 yerine özel düzenleme olan MÖHUK 46'ya göre belirlenir; bu maddeye göre yetkili mahkeme sigortacının esas işyeri veya sözleşmeyi yapan şube/acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesidir. Bu koşul gerçekleşmiyorsa, sözleşmede Türk hukukunun uygulanacağı ve Türk mahkemelerinin genel olarak yetkili kılındığına dair hüküm bulunması yetmez; HMK 17-18 uyarınca yetki sözleşmesinin geçerliliği için yetkili mahkeme veya mahkemelerin somut olarak gösterilmesi şarttır. Bu şart karşılanmadıkça geçerli bir yetki sözleşmesi doğmaz ve MÖHUK 46 kapsamında yetkili mahkeme bulunmuyorsa Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi yoktur.

Ele alınan sorunlar

Reasürans sözleşmesinden kaynaklanan davada Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi → ret

İddia: Davacı vekili, sözleşmede Türk yasalarının uygulanacağı ve Türkiye'de bir mahkemenin yetkili kılındığının kararlaştırıldığını, ayrıca davanın sigortacıya değil reasürör şirkete karşı açıldığını, davalının sigortacı sıfatı bulunmadığını belirterek yetkisizlik kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi MÖHUK m. 40'ta genel kural olarak düzenlenmiş, 41-46. maddelerde tamamlayıcı özel yetki kuralları getirilmiştir. Uyuşmazlık özel kurallardan birinin kapsamına giriyorsa yetki münhasıran o özel kurala göre belirlenir. Sigorta sözleşmesine ilişkin davalarda yetki, genel hüküm olan MÖHUK 40 değil, özel düzenleme olan MÖHUK 46'ya göre tespit edilir; MÖHUK 46 uyarınca yetkili bir Türk mahkemesi tespit edilemezse Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmaz. MÖHUK 46'ya göre sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda sigortacının esas işyeri veya sözleşmeyi yapan şubesi ya da acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Somut olayda dava, reasürans sigortalısı tarafından davalı reasürör şirkete karşı açılmış olup davalı reasürör şirketin esas işyeri, şubesi veya acentesinden hiçbiri Türkiye'de bulunmadığından Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi yoktur. Taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlıkların Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre çözümleneceği ve Türkiye'deki mahkemelerin yetkisinin kabul edildiğine dair hüküm bulunmakla birlikte, Türkiye'de hangi mahkemenin yetkili olduğu açıkça kararlaştırılmamıştır. HMK 17 uyarınca yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için HMK 18 gereği yetkili mahkeme veya mahkemelerin somut olarak gösterilmesi şarttır; bu şart yerine getirilmediğinden usulüne uygun bir yetki sözleşmesi bulunmamaktadır. Sonuç olarak ne taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi ne de MÖHUK 46 uyarınca yetkili bir Türk mahkemesi bulunduğundan Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sigorta/reasürans sözleşmelerinden doğan uyuşmazluklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin MÖHUK'un genel kuralı yerine 46. maddedeki özel kurala göre belirlenmesi gerektiği ve sözleşmede somut mahkeme gösterilmeksizin yapılan yetki kayıtlarının HMK 17-18 uyarınca geçersiz olacağı yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin aynı yöndeki bir ilamına da atıf yapılmıştır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazluklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi MÖHUK 46 uyarınca sigortacının esas işyeri veya sözleşmeyi yapan şube/acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesine göre belirlenir; sözleşmede yetkili mahkeme somut olarak gösterilmeksizin yapılan yetki kaydı HMK 17-18 uyarınca geçerli bir yetki sözleşmesi oluşturmaz.
Dava şartı
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunması (yetkisizlik nedeniyle dava şartı yokluğu)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Milletlerarası yetki MÖHUK 46 Reasürans sözleşmesi Yetki sözleşmesi Yabancılık unsuru Dava şartı yokluğu

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/562

KARAR NO 2022/873

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/06/2021

NUMARASI 2019/1144 Esas - 2021/509 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/06/2022

Davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında reasürans sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davalı şirket tarafından yüklenilen ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete sorumluluk tutarlarında ödeme yapılmamasının hukuken geçerli hiçbir nedeninin bulunmadığını beyanla davalı şirket tarafından sigortalının 25/08/2017 tarihinde işin durması nedeniyle gerçekleşen kar kaybına ilişkin haksız olarak ödenmemiş 294.538,45-USD tutarında tazminat ile davalı şirket tarafından sigortalının 18/01/2018 tarihinde gerçekleşen hasarına ilişkin haksız olarak ödenmeyen 376.200-USD tutarında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; ... Sigorta A.Ş. ile sigortalısı ... A.Ş. arasında iki adet "Geniş Kapsamlı İşletme Sigorta Poliçesi" akdedildiğini, 27/08/2017 tarihinde sigortalıya ait iş yerinde türbinlerde meydana gelen arıza nedeniyle ünitenin çalışmadığı günlere ilişkin kar kaybından dolayı ödeme yaptığını belirterek yapılan ödemenin reasürans poliçesi kapsamında müvekkilinden talep edildiğini, oysa MÖHUK m. 46 uyarınca Türk Mahkemelerinin yetkili olmadığını, müvekkilinin mukim bulunduğu Viyana Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkta, dava sigorta ettirene, sigortalıya veya lehdara karşı açılmadığından MÖHUK 46. maddesi uyarınca sigortacının esas işyerinin veya sigorta sözleşmesini yapan şubesi veya acentesinin Türkiye'de bulunması halinde esas işyeri, şube veya acentenin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olacağını, ancak dava konusu sözleşmenin sigortacı davalının şubesi veya acentası aracılığı ile imzalanmadığı bizzat davalı şirket tarafından akdedildiği, sigortacının esas iş yeri mahkemesinin Viyana Mahkemeleri olduğu, MÖHUK 46. maddesi uyarınca Türk Mahkemelerinin yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın, HMK 114/1-ç maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili ; Taraflar arasındaki reasürans sözleşmesinin yasa seçimi ve yargı başlıklı maddesinde; taraflar arasındaki doğabilecek bir ihtilafın TC yasalarına tabi olarak çözümleneceği ve Türkiye Cumhuriyeti içerisinde herhangi bir yetkili mahkemenin kabul edildiği ve bu mahkemeye yargı yetkisini vermek için tüm şartlara uyulacağının açık bir şekilde hüküm altına alındığını, MÖHUK m.40 uyarınca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarının tayin edeceğini, bu nedenle yetki sözleşmesinin geçerli olup olmadığının HMK hükümlerine göre belirleneceğini, taraflar arasındaki sözleşmede hukuki uyuşmazlığın belirli olduğunu ve yetkili mahkemelerin gösterildiğini, ayrıca davanın sigortacıya karşı değil Reasürans şirketine karşı açıldığını, davalının sigortacı sıfatına sahip olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının sigortalıya ödediği hasar bedelinin reasürans sözleşmesi kapsamında davalıdan tahsili davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık ise eldeki davada Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 40. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin tayininde MÖHUK’un 40. maddesinde yer alan genel kuralın yanında 41 ilâ 46. Maddeleri arasındaki düzenlemeleri ile tamamlayıcı nitelikte yetki kuralları düzenlenmiştir.

Yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlıkta Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi öncelikle MÖHUK’ta 41 ilâ 46. maddeler arasında düzenlenen Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin özel kuralları kapsamında kalıp kalmadığına göre belirlenir. Taraflar arasında davaya konu olan uyuşmazlık, MÖHUK’ta yer alan bu kuralların herhangi birinin kapsamına giriyorsa, Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı münhasıran ilgili özel yetki kuralına göre tespit edilir. Sigorta sözleşmesine ilişkin davalar bakımından Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, genel hüküm olan MÖHUK m. 40’a göre değil, “Sigorta sözleşmesine ilişkin davalar”da Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini düzenleyen MÖHUK m.

46’deki özel olarak düzenlemeye göre tespit edilecektir. Eğer, MÖHUK m. 46 uyarınca yetkili bir Türk mahkemesi tespit edilemez ise, mevcut uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi olmayacaktır. MÖHUK 46. Maddesine göre, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda, sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin ya da acentasının Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Somut olayda, taraflar arasında ..., ... ve ... termik santralın sigortalanmasıyla ilgili olarak reasürans sözleşmesi düzenlenmiştir. Dava ise reasürans sigortalısı ... Sigorta A.Ş. tarafından davalı reasürör şirketine karşı açılmıştır. Bu halde davalı reasürör şirketinin esas işyeri veya şubesi ya da acentasından herhangi birisi Türkiye’de bulunmadığından somut olaydaki uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmamaktadır.

Taraflar arasında akdedilen reasürans sözleşmesinde yer alan yetki şartında uyuşmazlıkların Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre çözümleneceği ve tarafların Türkiye Cumhuriyeti'nde yer alan mahkemelerin yetkisini ve bu mahkemeye yargı yetkisini vermek için tüm şartlara uymayı kabul ettiğine dair hüküm yer almakta ise de Türkiye'de hangi mahkemelerin yetkili olduğu hususu açıkça kararlaştırılmamıştır. HMK'nın 17. Maddesi uyarınca yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için HMK'nın 18. Maddesine göre yetkili mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. Reasürans sözleşmesinde yetkili mahkemenin somut olarak belirlenmemiş olması nedeniyle taraflar arasında usulüne uygun düzenlenmiş bir yetki sözleşmesi bulunmamaktadır.

Taraflar arasında Türk mahkemelerini yetkili kılan bir yetki sözleşmesi bulunmadığı gibi, MÖHUK'un 46. Maddesi uyarınca yetkili bir Türk mahkemesi de bulunmadığından davaya konu uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/06/2021 tarih 2020/5833 E. 2021/4827 K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir). Açıklanan nedenlerle, mahkemece yetkisizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından sarf edilen giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/100376 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5278 E. 2024/1898 K. · Onandı

Reasüröre karşı açılan davada Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi

Gerekçe özeti

Yurt dışında mukim reasürör şirkete karşı açılan davada, davalının esas işyeri, şubesi veya acentesi Türkiye'de bulunmuyorsa Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi yoktur. Tarafların sözleşmeye koyduğu yetki şartı, yalnızca 'Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri' biçiminde genel bir ifade taşıyor ve yetkili mahkeme veya mahkemeler somut olarak gösterilmiyorsa, yetki sözleşmesi geçerli değildir ve milletlerarası yetkiyi kuramaz; bu hâlde dava usulden reddedilir.

Emsal değeri

Yetkili mahkemesi somut olarak gösterilmeyen yetki şartının geçersizliği ve reasüröre karşı açılan davada Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunmaması bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: reasürans sözleşmesi milletlerarası yetki yetki sözleşmesi yetkili mahkemenin belirliliği sigortacının esas işyeri usulden ret

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/5278 E.  ,  2024/1898 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/562 Esas, 2022/873 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/1144 E., 2021/509 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında reasürans sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı şirket tarafından yüklenilen ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete sorumluluk tutarlarında ödeme yapılmamasının hukuken geçerli hiçbir nedeninin bulunmadığını ileri sürerek davalı şirket tarafından sigortalının 25.08.2017 tarihinde işin durması nedeniyle gerçekleşen kar kaybına ilişkin 294.538,45 USD tutarında tazminat ile davalı şirket tarafından sigortalının 18.01.2018 tarihinde gerçekleşen hasarına ilişkin haksız olarak ödenmeyen 376.200,00 USD tutarında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesi uyarınca davada Türk Mahkemelerinin yetkili olmadığını, müvekkilinin mukim bulunduğu Viyana Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve esasa ilişkin itirazlarını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan reasürans sözleşmesinde yer alan yetki şartında uyuşmazlıkların Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre çözümleneceği ve tarafların Türkiye Cumhuriyeti'nde yer alan mahkemelerin yetkisini ve bu mahkemeye yargı yetkisini vermek için tüm şartlara uymayı kabul ettiğine dair hüküm yer aldığı, Türkiye'de hangi mahkemelerin yetkili olduğu hususu açıkça kararlaştırılmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için 6100 sayılı Kanun'un 18 nci maddesine göre yetkili mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi gerektiği, reasürans sözleşmesinde yetkili mahkemenin somut olarak belirlenmemiş olması nedeniyle taraflar arasında usulüne uygun düzenlenmiş bir yetki sözleşmesi bulunmadığı, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkta, dava sigorta ettirene, sigortalıya veya lehdara karşı açılmadığından 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi uyarınca sigortacının esas işyerinin veya sigorta sözleşmesini yapan şubesi veya acentesinin Türkiye'de bulunması halinde esas işyeri, şube veya acentenin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olacağını, ancak dava konusu sözleşmenin sigortacı davalının şubesi veya acentası aracılığı ile imzalanmadığı bizzat davalı şirket tarafından imzalandığı, sigortacının esas iş yeri mahkemesinin Viyana Mahkemeleri olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi uyarınca Türk Mahkemelerinin yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki reasürans sözleşmesinin yasa seçimi ve yargı başlıklı maddesinde taraflar arasındaki doğabilecek bir ihtilafın Türkiye Cumhuriyeti yasalarına tabi olarak çözümleneceği ve Türkiye Cumhuriyeti içerisinde herhangi bir yetkili mahkemenin kabul edildiği ve bu mahkemeye yargı yetkisini vermek için tüm şartlara uyulacağının açık bir şekilde hüküm altına alındığını, 5718 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi uyarınca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarının tayin edeceğini, bu nedenle yetki sözleşmesinin geçerli olup olmadığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) hükümlerine göre belirleneceğini, taraflar arasındaki sözleşmede hukuki uyuşmazlığın belirli olduğunu ve yetkili mahkemelerin gösterildiğini, ayrıca davanın sigortacıya karşı değil reasürans şirketine karşı açıldığını, davalının sigortacı sıfatına sahip olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacı tarafından davalı reasürör şirketine karşı açıldığı, davalı reasürör şirketinin esas işyeri veya şubesi ya da acentasından herhangi birisinin Türkiye’de mukim olmadığı, uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan reasürans sözleşmesinde yer alan yetki şartında uyuşmazlıkların Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre çözümleneceği ve tarafların Türkiye Cumhuriyeti'nde yer alan mahkemelerin yetkisini ve bu mahkemeye yargı yetkisini vermek için tüm şartlara uymayı kabul ettiğine dair hüküm yer almakta ise de Türkiye'de hangi mahkemelerin yetkili olduğu hususu açıkça kararlaştırılmadığı, 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için 18 inci maddesine göre yetkili mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi gerektiği, reasürans sözleşmesinde yetkili mahkemenin somut olarak belirlenmemiş olması nedeniyle taraflar arasında usulüne uygun düzenlenmiş bir yetki sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacıvekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının sigortalıya ödediği hasar bedelinin reasürans sözleşmesi kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 17 v.d. maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.