Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6852 E. 2023/7746 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pilot dava↗ taşıyanın sorumluluğu↗ sözlü yargılama↗ tahkikat↗ kusur sorumluluğu↗ müktesep hak↗ taşıma sözleşmesi↗ ıslah↗ terkin↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 05.04.2017 tarih, 2016/517 E. ve 2017/636 K. sayılı kararı ile ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında pilotların uçağı terk etmelerinin mümkün olduğu, pilotların motorların çalışmasını sağlayan sistemi devre dışı bırakırken klima sistemini çalıştıran elektrik sistemini çalışır halde bırakmalarının teknik olarak mümkün olmadığı, davacıların uçağın arka kapısından atladıkları esnada uçağın ön kapısında bulunan kabin ekibinin yaşanan izdiham ve tehdit sebebiyle arka kapıya ulaşmalarının mümkün olmadığı, elektrik sistemi çalışmadığından tahliye kızağının ne şekilde açılacağı bilgisinin de uçak içi anons sistemi yardımıyla yolculara aktarılmadığı, davacıların güvenlik talimatlarına riayet etmeksizin ve herhangi bir talimat beklemeksizin açılan arka kapıdan kendi iradeleri ile atlamak suretiyle zarara uğramalarında pilotlara ya da kabin ekibine atfedilecek herhangi bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığı, davalı şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 14.11.2019 tarih, 2018/1662 E. ve 2019/7226 K. sayılı kararıyla, hükmün tefhim edildiği son celsede, davacılar vekili itirazları doğrultusunda yeniden rapor alınmasını istediği halde davacılar vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, tahkikat aşamasının bittiği tefhim edilmeden, sözlü yargılamaya geçildiği bildirilmeden ve taraflara son sözleri sorulmadan karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında pilotların uçağı terk etmelerinin mümkün olduğu, pilotların motorların çalışmasını sağlayan APU'yu devre dışı bırakırken klima sistemini çalıştıran elektrik sistemini çalışır halde bırakmalarının teknik olarak mümkün olmadığı, davacıların uçağın arka kapısından atladıkları esnada uçağın ön kapısında bulunan kabin ekibinin yaşanan izdiham ve tehdit sebebiyle arka kapıya ulaşmalarının mümkün olmadığı, elektrik sistemi çalışmadığından tahliye kızağının ne şekilde açılacağı bilgisinin de uçak içi anons sistemi yardımıyla yolculara aktarılmadığı, davacıların güvenlik talimatlarına riayet etmeksizin ve herhangi bir talimat beklemeksizin açılan arka kapıdan kendi iradeleri ile atlamak suretiyle zarara uğramalarında pilotlara ya da kabin ekibine atfedilecek herhangi bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığı, davalı şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı ile müvekkilleri lehine müktesep hak doğduğunu, alınan bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, yeniden rapor alınması taleplerinin karşılanmadığını, pilotların uçağı yere indirdikten sonra kaçarak yolcuları kendi kaderine terk ettiğini, korku ve panik halinde açılan kapıdan atladıklarını, uçak personelinin yolcuların güvenliğini sağlama konusundaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davalı taşıyanın yolculuk esnasında yolcuların güvenliğini sağlamak zorunda olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalı taşıyanın sorumluluğu hususundadır.
2. İlgili Hukuk
2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu 100 ve 104 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1662 E. 2019/7226 K.
Ortak:pilot dava · sözlü yargılama · tahkikat · taşıma sözleşmesi · terkin · kusur · i̇i̇k 72/son · Tazminat
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 14.11.2019 tarih, 2018/1662 E. ve 2019/7226 K. sayılı kararıyla, hükmün tefhim edildiği «son» celsede, davacılar vekili itirazları doğrultusunda yeniden rapor alınmasını istediği halde davacılar vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden, «sözlü yargılamaya» geçildiği bildirilmeden ve taraflara son sözleri sorulmadan karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece 05.04.2017 tarih, 2016/517 E. ve 2017/636 K. sayılı kararı ile ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında pilotların uçağı «terk» etmelerinin mümkün olduğu, pilotların motorların çalışmasını sağlayan sistemi devre dışı bırakırken klima sistemini çalıştıran elektrik sistemini çalışır halde bırakmalarının teknik olarak mümkün olmadığı, davacıların uçağın arka kapısından atladıkları esnada uçağın ön kapısında bulunan kabin ekibinin yaşanan izdiham ve tehdit sebebiyle arka kapıya ulaşmalarının mümkün olmadığı, elektrik sistemi çalışmadığından tahliye kızağının ne şekilde açılacağı bilgisinin de uçak içi anons sistemi yardımıyla yolculara aktarılmadığı, davacıların güvenlik talimatlarına riayet etmeksizin ve herhangi bir talimat beklemeksizin açılan arka kapıdan kendi iradeleri ile atlamak suretiyle zarara uğramalarında pilotlara ya da kabin ekibine atfedilecek herhangi bir «kusur» ve sorumluluğun bulunmadığı, davalı şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, karar davacıla …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında pilotların uçağı «terk» etmelerinin mümkün olduğu, pilotların motorların çalışmasını sağlayan APU'yu devre dışı bırakırken klima sistemini çalıştıran elektrik sistemini çalışır halde bırakmalarının teknik olarak mümkün olmadığı, davacıların uçağın arka kapısından atladıkları esnada uçağın ön kapısında bulunan kabin ekibinin yaşanan izdiham ve tehdit sebebiyle arka kapıya ulaşmalarının mümkün olmadığı, elektrik sistemi çalışmadığından tahliye kızağının ne şekilde açılacağı bilgisinin de uçak içi anons sistemi yardımıyla yolculara aktarılmadığı, davacıların güvenlik talimatlarına riayet etmeksizin ve herhangi bir talimat beklemeksizin açılan arka kapıdan kendi iradeleri ile atlamak suretiyle zarara uğramalarında pilotlara ya da kabin ekibine atfedilecek herhangi bir «kusur» ve sorumluluğun bulunmadığı, davalı şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda, davalı şirkete ait uçağın Lefkoşe’den havalandıktan sonra iki hava korsanı tarafından kaçırıldığı, «pilotlar» tarafından yakıtın yetmeyeceği söylenerek, Antalya havaalanına uçağın indirildiği, pilotların inişten sonra kabin camlarını açarak uçağı «terk» ettikleri, uçakta kabin memurları ve yolcuların kaldığı, yerden emniyet güçlerinin müdahale çalışmaları sırasında uçağın havasız ve oksijensiz kalması sebebiyle bir kısım yolcuların panikle acil çıkış kapısını açarak yere atladıkları, davacılardan ...’in bu şekilde yaralandığı, ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında pilotların uçağı terk etmelerinin mümkün olduğu, sorumlu kaptan pilotun TSHK'nın 100. maddesinin kendisine tanıdığı «yetki» uyarınca ikinci pilot ile birlikte uçağı terk etmelerinin, hava korsanları tarafından uçağın silah zoruyla başka bir yere sevkini engellemek amacına matuf olduğu, ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında uçağın kaçırılması halinde pilotların uçağı terk ederken ne şekilde bırakmaları gerektiği yönünde bir düzenlenmenin bulunmadığı, pilotların uçağın hava korsanları tarafından kullanılmasını engellemek maksadı ile motorların çalışmasını sağlayan APU'yu devre dışı bırakırken klima sistemini çalıştıran elektrik sistemini çalışır halde bırakmalarının teknik olarak mümkün olmadığı, davacıların uçağın arka kapısından atladıkları esnada uçağın ön kapısında bulunan kabin ekibinin yaşanan izdiham ve tehdit sebebiyle arka kapıya ulaşmalarının mümkün olmadığı, elektrik sistemi çalışmadığından tahliye kızağının ne şekilde açılacağı bilgisinin de uçak içi anons sistemi yardımıyla yolculara aktarılmadığı, davacıların güvenlik talimatlarına riayet etmeksizin ve herhangi bir talimat beklemeksizin açılan arka kapıdan kendi iradeleri ile atlamak suretiyle TSHK'nın 104. maddesine aykırı hareket ettikleri, bu eylemleri nedeniyle zarara uğramalarında pilotlara ya da kabin ekibine atfedilecek herhangi bir «kusur» ve sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bu beyanların ardından, davacılar vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden, «sözlü yargılamaya» geçildiği bildirilmeden ve taraflara «son» sözleri sorulmadan karar verilmiştir.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · savunma hakkının kısıtlanması · yokluk · savunma hakkı · kısıtlılık · yetki
Benzer bu karardaYukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
… ulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda, davalı şirkete ait uçağın Lefkoşe’den havalandıktan sonra iki hava korsanı tarafından kaçırıldığı, «pilotlar» tarafından yakıtın yetmeyeceği söylenerek, Antalya havaalanına uçağın indirildiği, pilotların inişten sonra kabin camlarını açarak uçağı «terk» ettikleri, uçakta kabin memurları ve yolcuların kaldığı, yerden emniyet güçlerinin müdahale çalışmaları sırasında uçağın havasız ve oksijensiz kalması sebebiyle bir kısım yolcuların panikle acil çıkış kapısını açarak yere atladıkları, davacılardan ...’in bu şekilde yaralandığı, ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında pilotların uçağı terk etmelerinin mümkün olduğu, sorumlu kaptan pilotun TSHK'nın 100. maddesinin kendisine tanıdığı «yetki» uyarınca ikinci pilot ile birlikte uçağı terk etmelerinin, hava korsanları tarafından uçağın silah zoruyla başka bir yere sevkini engellemek amacına matuf olduğu, ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında uçağın kaçırılması halinde pilotların uçağı terk ederken ne şekilde bırakmaları gerektiği yönünde bir düzenlenmenin bulunmadığı, pilotların uçağın hava korsanları tarafından kullanılmasını engellemek maksadı ile motorların çalışmasını sağlayan APU'yu devre dışı bırakırken klima sistemini çalıştıran elektrik sistemini çalışır halde bırakmalarının teknik olarak mümkün olmadığı, davacıların uçağın arka kapısından atladıkları esnada uçağın ön kapısında bulunan kabin ekibinin yaşanan izdiham ve tehdit sebebiyle arka kapıya ulaşmalarının mümkün olmadığı, elektrik sistemi çalışmadığından tahliye kızağının ne şekilde açılacağı bilgisinin de uçak içi anons sistemi yardımıyla yolculara aktarılmadığı, davacıların güvenlik talimatlarına riayet etmeksizin ve herhangi bir talimat beklemeksizin açılan arka kapıdan kendi iradeleri ile atlamak suretiyle TSHK'nın 104. maddesine aykırı hareket ettikleri, bu eylemleri nedeniyle zarara uğramalarında pilotlara ya da kabin ekibine atfedilecek herhangi bir «kusur» ve sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususu bildirilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4871 E. 2015/2613 K.
Ortak:pilot dava · taşıma sözleşmesi · terkin · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece 05.04.2017 tarih, 2016/517 E. ve 2017/636 K. sayılı kararı ile ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında pilotların uçağı «terk» etmelerinin mümkün olduğu, pilotların motorların çalışmasını sağlayan sistemi devre dışı bırakırken klima sistemini çalıştıran elektrik sistemini çalışır halde bırakmalarının teknik olarak mümkün olmadığı, davacıların uçağın arka kapısından atladıkları esnada uçağın ön kapısında bulunan kabin ekibinin yaşanan izdiham ve tehdit sebebiyle arka kapıya ulaşmalarının mümkün olmadığı, elektrik sistemi çalışmadığından tahliye kızağının ne şekilde açılacağı bilgisinin de uçak içi anons sistemi yardımıyla yolculara aktarılmadığı, davacıların güvenlik talimatlarına riayet etmeksizin ve herhangi bir talimat beklemeksizin açılan arka kapıdan kendi iradeleri ile atlamak suretiyle zarara uğramalarında pilotlara ya da kabin ekibine atfedilecek herhangi bir «kusur» ve sorumluluğun bulunmadığı, davalı şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, karar davacıla …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında pilotların uçağı «terk» etmelerinin mümkün olduğu, pilotların motorların çalışmasını sağlayan APU'yu devre dışı bırakırken klima sistemini çalıştıran elektrik sistemini çalışır halde bırakmalarının teknik olarak mümkün olmadığı, davacıların uçağın arka kapısından atladıkları esnada uçağın ön kapısında bulunan kabin ekibinin yaşanan izdiham ve tehdit sebebiyle arka kapıya ulaşmalarının mümkün olmadığı, elektrik sistemi çalışmadığından tahliye kızağının ne şekilde açılacağı bilgisinin de uçak içi anons sistemi yardımıyla yolculara aktarılmadığı, davacıların güvenlik talimatlarına riayet etmeksizin ve herhangi bir talimat beklemeksizin açılan arka kapıdan kendi iradeleri ile atlamak suretiyle zarara uğramalarında pilotlara ya da kabin ekibine atfedilecek herhangi bir «kusur» ve sorumluluğun bulunmadığı, davalı şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı ile müvekkilleri lehine «müktesep hak» doğduğunu, alınan bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, yeniden rapor alınması taleplerinin karşılanmadığını, pilotların uçağı yere indirdikten sonra kaçarak yolcuları kendi kaderine «terk» ettiğini, korku ve panik halinde açılan kapıdan atladıklarını, uçak personelinin yolcuların güvenliğini sağlama konusundaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davalı «taşıyanın» yolculuk esnasında yolcuların güvenliğini sağlamak zorunda olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre uçağın hava korsanları tarafından kaçırıldığı, «pilotlar» tarafından yakıt yetmeyeceği söylenerek güvenli bir şekilde Antalya Hava Limanı'na indirildiği, inişten sonra pilotların kabin camlarını açarak uçağı «terk» ettikleri, uçak içerisinde hava korsanları ile birlikte yolcuların ve kabin «görevlilerinin» kaldığı, olaya emniyet güçlerince müdahale edildiği, yerdeki müdahale sırasında uçağın havasız ve oksijensiz kaldığı, bir kısım yolcuların panikle acil çıkış kapısını açarak yere atladıkları, davacı ...'in de bu şekilde yaralandığı anlaşılmış ise de, her iki bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, uçağı güvenli bir şekilde yere indirildiği, pilotların da korsanlar tekrar uçağı kaçırmasını engellemek amacıyla uçağı terk ettiği, olayın tamamen terör olayı olduğu, iniş, kalkış ya da uçuş sırasında herhangi bir sorun bulunmadığı, havaalanında emniyet güçleri tarafından gerekli müdahalenin yapıldığı, acil çıkış kapısından atlayarak yaralanan yolcuların ise tamamen panik ve telaş ile kendi iradeleri ile atlayıp yaralandıkları, davalının herhangi bir «kusur» ya da sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu olayda, merkezi Türkiye’de bulunan davalı «taşıyıcının» KKTC vatandaşı olan davalıları Lefkoşe’den İstanbul’a ardında tekrar Lefkoşa’ya hava yolu ile taşımayı «taahhüt» ettiği, uçak Lefkoşe’den havalandıktan sonra iki hava korsanı tarafından kaçırıldığı, «pilotlar» tarafından yakıtın yetmeyeceği söylenerek, Antalya havaalanına uçak indirildiği, pilotlar iniştin sonra kabin camlarını açarak uçağı «terk» ettikleri, uçakta kabin memurları ve yolcuların kaldığı, yerden emniyet güçlerinin müdahale çalışmaları sırasında uçağın havasız ve oksijensiz kaldığı, bir kısım y …
Bu itibarla mahkemece, içerisinde «pilot» bilirkişisinin de bulunduğu hava taşıma konusunda uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile öncelikle pilotların olay nedeniyle uçağı «terk» edip, uçağın elektriklerini kesmelerinin mümkün olup olmadığı, pilotların uçağı terk etmesi mümkün ise uçağı ne şekilde bırakmaları gerektiği ve yolcuların uçağın arka kapısından atladıkları göz önüne alınarak uçağın tahliye kızaklarının hangi hallerde açılacağının sorularak, «denetime elverişli rapor» alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mücbir sebep · denetime elverişli rapor · taşıyıcının sorumluluğu · denetime elverişlilik · ifa · taşıyıcı · taahhütname · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, içerisinde «pilot» bilirkişisinin de bulunduğu hava taşıma konusunda uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile öncelikle pilotların olay nedeniyle uçağı «terk» edip, uçağın elektriklerini kesmelerinin mümkün olup olmadığı, pilotların uçağı terk etmesi mümkün ise uçağı ne şekilde bırakmaları gerektiği ve yolcuların uçağın arka kapısından atladıkları göz önüne alınarak uçağın tahliye kızaklarının hangi hallerde açılacağının sorularak, «denetime elverişli rapor» alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu olayda, merkezi Türkiye’de bulunan davalı «taşıyıcının» KKTC vatandaşı olan davalıları Lefkoşe’den İstanbul’a ardında tekrar Lefkoşa’ya hava yolu ile taşımayı «taahhüt» ettiği, uçak Lefkoşe’den havalandıktan sonra iki hava korsanı tarafından kaçırıldığı, «pilotlar» tarafından yakıtın yetmeyeceği söylenerek, Antalya havaalanına uçak indirildiği, pilotlar iniştin sonra kabin camlarını açarak uçağı «terk» ettikleri, uçakta kabin memurları ve yolcuların kaldığı, yerden emniyet güçlerinin müdahale çalışmaları sırasında uçağın havasız ve oksijensiz kaldığı, bir kısım y …
Bu süre içinde «taşıyıcı sorumluluk» altında olduğu gibi yolcu da aynı süreçte taşıyıcının talimatlarına uymakla yükümlüdür.
Bu yükümlülüğün yerine getirilebilmesi için «taşıyıcının» tedbirli bir taşıyıcıdan beklenen tüm özeni göstererek uçağın uçuşa elverişliliğini sağlaması ve bunu devamlı kontrol altında tutması, ayrıca yolcuların uçuş sırasında herhangi bir zarara maruz kalmaması için gereken tüm güvenlik önlemlerini alması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6852 E. , 2023/7746 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/368 Esas, 2022/499 Karar
DAVACILAR 1....
2.... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.12.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 18.08.2007 tarihinde davalı şirkete ait uçakla Kıbrıs-İstanbul arasında yolculuk yaparken, uçağın iki ... korsanı tarafından kaçırıldığını, korsanların uçağı Antalya ... Limanı'na indirdiklerini, inişten hemen sonra pilotların motoru durdurarak pilot kabini camlarını açarak yolculardan önce uçağı terk ettiklerini, ... kabininin ... süre oksijensiz kalması ve aşırı sıcak nedeniyle yolcuların dehşet ve paniğe kapıldıklarını, uçuş ekibinin yolcuların güvenliğini almaya yönelik herhangi bir gayret göstermediklerini, uçağın arka kısmında oturan müvekkillerinden ...’in kurtulmak amacıyla arka kapıdan atlaması üzerine sol kalça kemiğinin kırıldığını, halen fizik tedavisinin sürmekte olduğunu, diğer müvekkili ...’in ise yaralanmamakla beraber olaydan psikolojik olarak etkilendiğini ileri sürerek ...
için 20.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi, ... Necatigil için ise 65.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle de davacı ... için maddi tazminat talebini 31.121,45 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların alınan güvenlik önlemelerine uymadığı ve kendi inisiyatifleriyle uçağı arka kapıdan atlayarak terk ettiği, somut olayda müvekkilinin, kaptan pilotların yada diğer çalışanların kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 05.04.2017 tarih, 2016/517 E. ve 2017/636 K. sayılı kararı ile ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında pilotların uçağı terk etmelerinin mümkün olduğu, pilotların motorların çalışmasını sağlayan sistemi devre dışı bırakırken klima sistemini çalıştıran elektrik sistemini çalışır halde bırakmalarının teknik olarak mümkün olmadığı, davacıların uçağın arka kapısından atladıkları esnada uçağın ön kapısında bulunan kabin ekibinin yaşanan izdiham ve tehdit sebebiyle arka kapıya ulaşmalarının mümkün olmadığı, elektrik sistemi çalışmadığından tahliye kızağının ne şekilde açılacağı bilgisinin de uçak içi anons sistemi yardımıyla yolculara aktarılmadığı, davacıların güvenlik talimatlarına riayet etmeksizin ve herhangi bir talimat beklemeksizin açılan arka kapıdan kendi iradeleri ile atlamak suretiyle zarara uğramalarında pilotlara ya da kabin ekibine atfedilecek herhangi bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığı, davalı şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 14.11.2019 tarih, 2018/1662 E. ve 2019/7226 K. sayılı kararıyla, hükmün tefhim edildiği son celsede, davacılar vekili itirazları doğrultusunda yeniden rapor alınmasını istediği halde davacılar vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, tahkikat aşamasının bittiği tefhim edilmeden, sözlü yargılamaya geçildiği bildirilmeden ve taraflara son sözleri sorulmadan karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ulusal ve uluslararası mevzuat kapsamında pilotların uçağı terk etmelerinin mümkün olduğu, pilotların motorların çalışmasını sağlayan APU'yu devre dışı bırakırken klima sistemini çalıştıran elektrik sistemini çalışır halde bırakmalarının teknik olarak mümkün olmadığı, davacıların uçağın arka kapısından atladıkları esnada uçağın ön kapısında bulunan kabin ekibinin yaşanan izdiham ve tehdit sebebiyle arka kapıya ulaşmalarının mümkün olmadığı, elektrik sistemi çalışmadığından tahliye kızağının ne şekilde açılacağı bilgisinin de uçak içi anons sistemi yardımıyla yolculara aktarılmadığı, davacıların güvenlik talimatlarına riayet etmeksizin ve herhangi bir talimat beklemeksizin açılan arka kapıdan kendi iradeleri ile atlamak suretiyle zarara uğramalarında pilotlara ya da kabin ekibine atfedilecek herhangi bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığı, davalı şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı ile müvekkilleri lehine müktesep hak doğduğunu, alınan bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, yeniden rapor alınması taleplerinin karşılanmadığını, pilotların uçağı yere indirdikten sonra kaçarak yolcuları kendi kaderine terk ettiğini, korku ve panik halinde açılan kapıdan atladıklarını, uçak personelinin yolcuların güvenliğini sağlama konusundaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davalı taşıyanın yolculuk esnasında yolcuların güvenliğini sağlamak zorunda olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalı taşıyanın sorumluluğu hususundadır.
2. İlgili Hukuk
2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu 100 ve 104 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003573300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz