6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6647 E. 2023/4141 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erişimin engellenmesi sözlü yargılama tahkikat vekile tebliğ maddi hata sicilden terkin ticaret unvanı kâr kaybı havale terkin ihtarname kötüniyet ayırt edicilik ilan dava sebebi fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi iltibas i̇i̇k 72/son

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca açılmış marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin istemine ilişkin olup, Mahkemece verilen karar taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince yasal süre içerisinde kararın temyizi istenmiş, Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde ise davalı vekilinin 25.06.2020 havale tarihli temyiz dilekçesi maddi hata sonucu gözden kaçırılarak yalnızca davacı vekilinin temyiz itirazları değerlendirilmiş ve kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bu kez davalı vekili, Dairemiz bozma ilâmına karşı karar düzeltme talebinde bulunmuş ve temyiz dilekçesinin incelenmesini talep etmiş olup, davalı vekilinin talebinde haklı olduğu ve mahkeme kararına karşı süresinde temyiz yoluna başvurduğu da belirlendiğinden, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin bu yönden kabulüyle Dairemizin 13.04.2022 tarih, 2020/5795 E. ve 2022/2997 K. sayılı bozma kararının ortadan kaldırılması ve davalı vekilinin incelenmeyen temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.

2. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Dairemizin 20.12.2018 tarih, 2016/10331 E. ve 2018/8143 K. sayılı ilamında, "...Bu durumda, mahkemece anılan markaların kapsadığı 30 ve 35. sınıflar bakımından aynı ya da benzer tür olup olmadıkları yönünden değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken..." denilerek, davalının 2006/10665 sayılı ‘’Haktat+şekil’’ markası ile 2009/70043 sayılı ‘’tatbaki’’ markası yönünden, bu markaların kapsadığı 30 ve 35 inci sınıflar bakımından bir değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan değerlendirme sonucu, davalıya ait 2006/10665 sayılı 30 uncu sınıfta tescilli ‘’Haktatbak+şekil’’ ibareli markanın ‘’yiyecekler için çeşni ve lezzet vericiler, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, çikolatalı ürünler’’ alt sınıfları bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de, 30 uncu sınıftaki diğer malların da davacının ‘’Tatbak’’ unsurlu seri markalarında yer alan "yiyecek-içecek hizmetleri" ile diğer gıda maddeleri malları ile ilişkilendirilebileceği nazara alınarak, 2006/10665 sayılı markanın 30 uncu sınıfın tamamı yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5795 E. 2022/2997 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10331 E. 2018/8143 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1642 E. 2012/9499 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2961 E. 2020/100 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/6647 E.  ,  2023/4141 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/97 Esas, 2020/47 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin 1960 yılından bu yana TATBAK İşletmesi olarak faaliyet gösterdiğini, "TATBAK" ibareli markanın Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde çok sayıda tescilinin bulunduğunu, bu markayı yaklaşık 25 yıldır tescilli olarak kullandığını, www.tatbak.com internet alan adını ise 2002 yılından beri kullanmakta olduğunu, davalı tarafın ise 2005 yılında kurulduğunu ve tatlıcılık ve pastacılık, market işletmeciliği ile uğraştığını ve "TATBAK" tabelası altında mağazalar açtığını, aynı zamanda www.tatbak.com.tr internet sitesini de kullanmaya başladığını, 2008 yılında davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak davalının markasını haksız kullanımına devam ettiğini, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, davalının müvekkilinin yaratmış olduğu prestijden yararlanarak ve kötüniyetli olarak davaya konu markayı kullandığını ve iltibas yarattığını, davalının ticaret unvanın da iltibas meydana getirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2006/10665 no'lu "Haktatbak + şekil", 2009/06982 nolu "tatbak mağazacılık fabrika satış mağazası", 2009/70043 nolu "tatbaki" ibareli markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, davalının www.tatbak.com.tr alan adı bakımından internet sitesine erişimin engellenmesini, verilecek kararın gazetede ilânını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; markalar arasında sınıfsal bir ayniyet ya da bağlantı bulunmadığını, iltibasın söz konusu olmadığını, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalıya ait 2006/10665 tescil nolu "Haktatbak+şekil" ibareli markanın tescilli olduğu sınıflarda "yiyecekler için çeşni ve lezzet vericiler, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, çikolatalı ürünler" alt sınıfları bakımından kısmen hükümsüzlüğüne, davalıya ait 2009/06982 tescil nolu "tatbak mağazacılık fabrika satış mağazası" ibareli markanın hükümsüzlüğü talebinin reddine, davalıya ait 2009/70043 tescil nolu "Tatbaki" ibareli markanın tescilli olduğu sınıflarda "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alınması için malların bir araya getirilmesi, yiyecek ve içecek sağlanması" hizmetlerin alt sınıfları bakımından kısmen hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli www.tatbak.com.tr alan adının erişiminin engellenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairenin 13.04.2022 tarih, 2020/5795 E. ve 2022/2997 K. sayılı kararıyla, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile 30. sınıftaki diğer malların da davacının ‘’Tatbak’’ unsurlu seri markalarında yer alan "yiyecek-içecek hizmetleri" ile diğer gıda maddelerinin ilişkilendirilebileceği nazara alınarak, 2006/10665 sayılı markanın 30 uncu sınıfın tamamı yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğinden davacı yararına bozma kararı verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davalı vekili; temyiz dilekçesinin Dairece incelenmediğini, gözden kaçırıldığını beyan ederek temyiz itirazlarının değerlendirilmesini talep etmiş ve mahkemece son celse tahkikatın bittiğinin bildirilmediğini, sözlü yargılamaya geçilmediğini, bu durumun usul yasalarına aykırı olduğunu, davacının alan adının kullanımının engellenmesi talebinin olmadığını, bu talebin tedbir mahiyetinde olup feri nitelik taşıdığını, ayrıca hükmün ilânının gerekmediğini, yeniden bilirkişi raporu alınmaksızın karar verildiğini, müvekkilinin 2000'li yıllardan itibaren markalarını kullandığını, davalının bu duruma sessiz kaldığını, tüketici nezdinde ayırt edicilik kazanmış olduğunu, markalar arası iltibas yaratacak benzerlik olmadığını, 30 uncu ve 35 inci sınıfların tamamı yönünden benzerlik olduğunun kabul edilemeyeceğini, unlu mamullerde gerçek hak sahipliğinin başka firmada olduğunu, davacının hak iddia edemeyeceğini, alan adı kullanımının marka ve ticaret unvanı nedeniyle haklı bir kullanım olduğunu beyan etmiş, kararın ve Dairemiz bozma ilâmının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının tescilli markalarının davacı markaları ile iltibas yaratıp yaratmadığı, hangi alt sınıflarda benzerlik olduğu ve davalının alan adı kullanımının engellenmesinin haklı olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fırkasının (b) bendi ve 42 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Dava, 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca açılmış marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin istemine ilişkin olup, Mahkemece verilen karar taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince yasal süre içerisinde kararın temyizi istenmiş, Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde ise davalı vekilinin 25.06.2020 havale tarihli temyiz dilekçesi maddi hata sonucu gözden kaçırılarak yalnızca davacı vekilinin temyiz itirazları değerlendirilmiş ve kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bu kez davalı vekili, Dairemiz bozma ilâmına karşı karar düzeltme talebinde bulunmuş ve temyiz dilekçesinin incelenmesini talep etmiş olup, davalı vekilinin talebinde haklı olduğu ve mahkeme kararına karşı süresinde temyiz yoluna başvurduğu da belirlendiğinden, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin bu yönden kabulüyle Dairemizin 13.04.2022 tarih, 2020/5795 E.

ve 2022/2997 K. sayılı bozma kararının ortadan kaldırılması ve davalı vekilinin incelenmeyen temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.

2. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Dairemizin 20.12.2018 tarih, 2016/10331 E. ve 2018/8143 K. sayılı ilamında, "...Bu durumda, mahkemece anılan markaların kapsadığı 30 ve 35. sınıflar bakımından aynı ya da benzer tür olup olmadıkları yönünden değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken..." denilerek, davalının 2006/10665 sayılı ‘’Haktat+şekil’’ markası ile 2009/70043 sayılı ‘’tatbaki’’ markası yönünden, bu markaların kapsadığı 30 ve 35 inci sınıflar bakımından bir değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan değerlendirme sonucu, davalıya ait 2006/10665 sayılı 30 uncu sınıfta tescilli ‘’Haktatbak+şekil’’ ibareli markanın ‘’yiyecekler için çeşni ve lezzet vericiler, şekerlemeler, lokumlar, helvalar, çikolatalı ürünler’’ alt sınıfları bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de, 30 uncu sınıftaki diğer malların da davacının ‘’Tatbak’’ unsurlu seri markalarında yer alan "yiyecek-içecek hizmetleri" ile diğer gıda maddeleri malları ile ilişkilendirilebileceği nazara alınarak, 2006/10665 sayılı markanın 30 uncu sınıfın tamamı yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüyle 13.04.2022 tarih, 2020/5795 E. ve 2022/2997 K. sayılı bozma kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davalı vekilinin bütün, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

3. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan karar düzeltme harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003517800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.