Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4152 E. 2024/317 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi anlamda kesinleşme↗ satıcının temerrüdü↗ bedelden indirim↗ bağlantılı davalar↗ maddi anlamda kesin hüküm↗ usulden red↗ ayıba karşı tekeffül↗ tenkis↗ satış vaadi sözleşmesi↗ harcın ikmali↗ ayıp ihbarı↗ terditli dava↗ ayıp↗ keşif↗ sözleşmeye aykırılık↗ basiretli tacir↗ tazminat davası↗ ifa↗ usulden reddi↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ taahhütname↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/417 E.,2021/896 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 31.05.2011 tarihli Kent Neriva Rezidans Blokları Mağaza İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre; davalı satıcı firmanın sözleşmeye konu dükkan vasfındaki taşınmazı müvekkiline sattığını, dükkanın bitişiğindeki 200 m2 lik terasın (...) dükkanın kullanımına tahsis edileceğini ve bu hakkın yönetim planına işletilmesini, taahhüt ettiğini, taşınmazın mülkiyetinin 28.12.2012 tarihinde tapuda müvekkiline devredildiğini ancak dükkan ile birlikte müvekkiline tahsis edilmesi ve bina yönetim planına işlenmesi gereken 200 m2 lik teras (...) tahsis edilmediği gibi yönetim planına da işlenmediğini, müvekkili tarafından davalı aleyhine ayıba dayalı Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/992 E. sayılı dava dosyasında açılan davanın ayıp ihbarının süresinde yapılmadığından dolayı reddedildiğini, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bu kez, sözleşmeye aykırılık sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için eldeki davanın açıldığını, dolayısıyla ilk davanın usulden red kararı olması ve hem de dava sebepleri birbirinden farklı olması nedeniyle eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturmadığını, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu zararın keşif ve bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacağından davanın belirsiz alacak olarak açıldığını ileri sürerek talep artırım dilekçesiyle artırmak ve eksik harcı ikmal etmek üzere 2.000,00 TL’sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından daha önce aynı konuda açılan davanın reddedildiğini, kararın Yargıtay tarafından onandığını, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın davacı tarafa tapuda teslim edildiğini, davacının basiretli bir tacir olarak hareket etmediğini, yönetim planına hangi hususların işlenip işlenmeyeceği müvekkili şirketin yetkisinde bir durumun olmadığını, sözleşme gereğince davacının taşınmazı kullanmaya başlaması taşınmazın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği anlamına geldiğini, davacının herhangi bir zararının bulunmadığını, zarara ilişkin somut bir delil olmadığını, davacının temerrüt ihtarında bulunmadığını, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun davrandığın savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bu dava ile Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülerek karara bağlanan davanın taraflarının ve dava sebebinin (dayanılan maddi vakaların) aynı olduğu, Bakırköy 4. Asliyet Ticaret Mahkemesi dosyasında ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca bedelden indirim, huzurda görülen davada da genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunulduğu, davacı tarafından ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak dava açılması durumunda, davacının artık aynı sözleşmeye dayalı olarak bu kez de genel hükümler çerçevesinde tazminat davası açma hakkı bulunmadığı, ilk açılan davada verilen kararın eldeki davada kesin hüküm teşkil ettiği, aksi durumda dahi davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı ve davalının süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi ve 115 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/992 E. sayılı davada davanın usulden reddine karar verildiğini, kesinleşen bu kararla davacı/müvekkilin "süresinde ayıp ihbarında bulunmaması nedeniyle ayıptan ... talep ve dava haklarını yitirdiği" hususunun kesinleştiğini, işbu davada ise "Eksik İfa, Satıcının Temerrüdü ve Sözleşmeye Aykırılık" sebeplerine dayanıldığını, usulden red kararı keisn hüküm oluşturmadığı gibi, her iki davanın hukuki sebeplerinin farklı olduğunu, sözleşmeye aykırılık nedeniyle dava zamanaşımı satılanın tesliminden itibaren 10 yıl olup, zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesi gereğince bir hükmün maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için bu dava ile ... açılan davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği, somut olayda Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/992 E. ve 2016/436 K. sayılı dosyasında, davacı ... Delibaş, davalı ... Yapı İnşaat..A.Ş. olup, davacının davalıdan satın aldığı dükkana tahsis edilmesi kararlaştırılan bitişikteki terasın tahsis edilmemesinden kaynaklanan satılanın vasıflarındaki eksiklik nedeniyle satış bedelinden tenkise dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, süresinde ayıp ihbarının yapılmadığından davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, dolayısı ile işbu dosya yönünden şekli anlamda kesin hükmün oluştuğu, maddi anlamda kesinlik yönünden; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülerek karara bağlanan davanın taraflarının ve dava sebebinin (dayanılan maddi vakaların) aynı olduğu; kesinleşen davada ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca bedelden indirim, eldeki davada ise genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunulduğu, davacının artık aynı sözleşmeye dayalı olarak bu kez de genel hükümler çerçevesinde tazminat davası açma hakkı bulunmadığı gibi kesinleşen davada verilen kararın usulden değil esastan olduğu, mahkemenin gerekçeli karar başlığındaki “usule ilişkin nihai gerekçeli karar” ifadesinin bu sonuca etkisi olmadığı hep birlikte gözetildiğinde, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülerek karara bağlanan ve kesinleşen kararın eldeki davada kesin hüküm teşkil ettiği, İlk derece mahkemesinin davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği belirtildikten sonra kaldı ki, davanın zamanaşımına uğradığından bu yönden de reddi gerektiği şeklindeki terditli gerekçeye yer verilmesi doğru değil ise de, ilk derece mahkemesinin sonucu itibari ile doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/992 E. ve 2016/436 K. sayılı ilamının işbu dava yönünden kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı hususu uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5670 E. 2012/13238 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kayıtları · taşıma sözleşmesi · ticari defter · fatura · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu faturanın tarafların «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, davalı tarafça bu faturaya yasal süresinde itiraz edilmediği, davalının anılan döneme ilişkin 1.500,00 TL ödemesi tespit edildiğinden davacının vermiş olduğu servis hizmeti karşılığında davalıdan toplam 36.992,00 TL alacaklı olduğu, davalının «ibraz» ettiği diğer ödeme belgelerinin anılan «fatura» borcuna ilişkin olduğunun kanıtlanamadığı, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 36.992,00 TL «asıl alacak» yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
… den yapılan temyiz incelemesine gelince, dava taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın likit bulunmasına göre mahkemece, davacı lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6608 E. 2022/8508 K.
Ortak:ayıba karşı tekeffül · ihbar · dava şartı
İncelediğiniz kararda… taşınmazı müvekkiline sattığını, dükkanın bitişiğindeki 200 m2 lik terasın (...) dükkanın kullanımına tahsis edileceğini ve bu hakkın yönetim planına işletilmesini, «taahhüt» ettiğini, taşınmazın mülkiyetinin 28.12.2012 tarihinde tapuda müvekkiline devredildiğini ancak dükkan ile birlikte müvekkiline tahsis edilmesi ve bina yönetim planına işlenmesi gereken 200 m2 lik teras (...) tahsis edilmediği gibi yönetim planına da işlenmediğini, müvekkili tarafından davalı aleyhine ayıba dayalı Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/992 E. sayılı dava dosyasında açılan davanın «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığından dolayı reddedildiğini, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bu kez, «sözleşmeye aykırılık» sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için eldeki davanın açıldığını, dolayısıyla ilk davanın «usulden red» kararı olması ve hem de dava sebepleri birbirinden farklı olması nedeniyle eldeki dava yönünden «kesin» hüküm oluşturmadığını, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu zararın «keşif» ve «bilirkişi incelemesinde» ortaya çıkacağından davanın belirsiz alacak olarak açıldığını ileri sürerek talep artırım dilekçesiyle artırmak ve eksik «harcı ikmal» etmek üzere 2.000,00 TL’sinin «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asliyet Ticaret Mahkemesi dosyasında «ayıba karşı tekeffül» hükümleri uyarınca «bedelden indirim», huzurda görülen davada da genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunulduğu, davacı tarafından ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak dava açılması durumunda, davacının artık aynı sözleşmeye dayalı olarak bu kez de genel hükümler çerçevesinde «tazminat davası» açma hakkı bulunmadığı, ilk açılan davada verilen kararın eldeki davada «kesin» hüküm teşkil ettiği, aksi durumda dahi davanın «zamanaşımı» süresi geçtikten sonra açıldığı ve davalının süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi ve 115 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
… ın aldığı dükkana tahsis edilmesi kararlaştırılan bitişikteki terasın tahsis edilmemesinden kaynaklanan satılanın vasıflarındaki eksiklik nedeniyle satış bedelinden «tenkise» dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, süresinde «ayıp ihbarının» yapılmadığından davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, dolayısı ile işbu dosya yönünden şekli anlamda «kesin» hükmün oluştuğu, «maddi anlamda kesinlik» yönünden; Bakırköy 4.
Benzer bu kararda… ilamı yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, teknik raporlar makinedeki ayıbın gizli olduğu ve cihazın bu haliyle kullanılamayacağını bildirdiği, «ihbarın» süresinde yapıldığı, davacı vekilinin 19/11/2012 tarihli dilekçesinde talebinin 67.000,00 TL'sinin mal bedeli, 10.500,00 TL'sinin «kazanç kaybı» olduğunu belirttiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 67.000,00 TL mal bedelinin dava tarihi olan 31.07.2007 tarihinden itibaren % 27 ve değişen oranlarda «avans faizi» ile; 856,00 TL kazanç kaybının ise dava tarihi 31.07.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz yürütülerek davalı ...
1-Dava, satıcının «ayıba karşı tekeffül» hükümlerinden kaynaklanan alacak ve tazminat talebine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:geri çevirme · kazanç kaybı · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · feragat
Benzer bu karardaDosya kapsamından, davacı şirketin re’sen «sicilden terkin» edildiği anlaşılmış olup, bu durum karşısında davacı «şirketin ihyası» gerekmektedir.
… ilamı yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, teknik raporlar makinedeki ayıbın gizli olduğu ve cihazın bu haliyle kullanılamayacağını bildirdiği, «ihbarın» süresinde yapıldığı, davacı vekilinin 19/11/2012 tarihli dilekçesinde talebinin 67.000,00 TL'sinin mal bedeli, 10.500,00 TL'sinin «kazanç kaybı» olduğunu belirttiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 67.000,00 TL mal bedelinin dava tarihi olan 31.07.2007 tarihinden itibaren % 27 ve değişen oranlarda «avans faizi» ile; 856,00 TL kazanç kaybının ise dava tarihi 31.07.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz yürütülerek davalı ...
Ltd Şti 'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, «uyuşmazlık konusu» makinenin davacı tarafından davalı ...
Bank A.Ş. aleyhine açılan davada «feragat» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» hükmedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4152 E. , 2024/317 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/137 Esas, 2022/557 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/417 E.,2021/896 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 31.05.2011 tarihli Kent Neriva Rezidans Blokları Mağaza İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre; davalı satıcı firmanın sözleşmeye konu dükkan vasfındaki taşınmazı müvekkiline sattığını, dükkanın bitişiğindeki 200 m2 lik terasın (...) dükkanın kullanımına tahsis edileceğini ve bu hakkın yönetim planına işletilmesini, taahhüt ettiğini, taşınmazın mülkiyetinin 28.12.2012 tarihinde tapuda müvekkiline devredildiğini ancak dükkan ile birlikte müvekkiline tahsis edilmesi ve bina yönetim planına işlenmesi gereken 200 m2 lik teras (...) tahsis edilmediği gibi yönetim planına da işlenmediğini, müvekkili tarafından davalı aleyhine ayıba dayalı Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/992 E.
sayılı dava dosyasında açılan davanın ayıp ihbarının süresinde yapılmadığından dolayı reddedildiğini, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bu kez, sözleşmeye aykırılık sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için eldeki davanın açıldığını, dolayısıyla ilk davanın usulden red kararı olması ve hem de dava sebepleri birbirinden farklı olması nedeniyle eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturmadığını, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu zararın keşif ve bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacağından davanın belirsiz alacak olarak açıldığını ileri sürerek talep artırım dilekçesiyle artırmak ve eksik harcı ikmal etmek üzere 2.000,00 TL’sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından daha önce aynı konuda açılan davanın reddedildiğini, kararın Yargıtay tarafından onandığını, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın davacı tarafa tapuda teslim edildiğini, davacının basiretli bir tacir olarak hareket etmediğini, yönetim planına hangi hususların işlenip işlenmeyeceği müvekkili şirketin yetkisinde bir durumun olmadığını, sözleşme gereğince davacının taşınmazı kullanmaya başlaması taşınmazın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği anlamına geldiğini, davacının herhangi bir zararının bulunmadığını, zarara ilişkin somut bir delil olmadığını, davacının temerrüt ihtarında bulunmadığını, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun davrandığın savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bu dava ile Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülerek karara bağlanan davanın taraflarının ve dava sebebinin (dayanılan maddi vakaların) aynı olduğu, Bakırköy 4. Asliyet Ticaret Mahkemesi dosyasında ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca bedelden indirim, huzurda görülen davada da genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunulduğu, davacı tarafından ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak dava açılması durumunda, davacının artık aynı sözleşmeye dayalı olarak bu kez de genel hükümler çerçevesinde tazminat davası açma hakkı bulunmadığı, ilk açılan davada verilen kararın eldeki davada kesin hüküm teşkil ettiği, aksi durumda dahi davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı ve davalının süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi ve 115 ...
maddesinin ikinci fıkrası gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/992 E. sayılı davada davanın usulden reddine karar verildiğini, kesinleşen bu kararla davacı/müvekkilin "süresinde ayıp ihbarında bulunmaması nedeniyle ayıptan ... talep ve dava haklarını yitirdiği" hususunun kesinleştiğini, işbu davada ise "Eksik İfa, Satıcının Temerrüdü ve Sözleşmeye Aykırılık" sebeplerine dayanıldığını, usulden red kararı keisn hüküm oluşturmadığı gibi, her iki davanın hukuki sebeplerinin farklı olduğunu, sözleşmeye aykırılık nedeniyle dava zamanaşımı satılanın tesliminden itibaren 10 yıl olup, zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesi gereğince bir hükmün maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için bu dava ile ... açılan davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği, somut olayda Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/992 E. ve 2016/436 K. sayılı dosyasında, davacı ... Delibaş, davalı ... Yapı İnşaat..A.Ş. olup, davacının davalıdan satın aldığı dükkana tahsis edilmesi kararlaştırılan bitişikteki terasın tahsis edilmemesinden kaynaklanan satılanın vasıflarındaki eksiklik nedeniyle satış bedelinden tenkise dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, süresinde ayıp ihbarının yapılmadığından davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, dolayısı ile işbu dosya yönünden şekli anlamda kesin hükmün oluştuğu, maddi anlamda kesinlik yönünden;
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülerek karara bağlanan davanın taraflarının ve dava sebebinin (dayanılan maddi vakaların) aynı olduğu; kesinleşen davada ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca bedelden indirim, eldeki davada ise genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunulduğu, davacının artık aynı sözleşmeye dayalı olarak bu kez de genel hükümler çerçevesinde tazminat davası açma hakkı bulunmadığı gibi kesinleşen davada verilen kararın usulden değil esastan olduğu, mahkemenin gerekçeli karar başlığındaki “usule ilişkin nihai gerekçeli karar” ifadesinin bu sonuca etkisi olmadığı hep birlikte gözetildiğinde, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülerek karara bağlanan ve kesinleşen kararın eldeki davada kesin hüküm teşkil ettiği, İlk derece mahkemesinin davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği belirtildikten sonra kaldı ki, davanın zamanaşımına uğradığından bu yönden de reddi gerektiği şeklindeki terditli gerekçeye yer verilmesi doğru değil ise de, ilk derece mahkemesinin sonucu itibari ile doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/992 E. ve 2016/436 K. sayılı ilamının işbu dava yönünden kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı hususu uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999175900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz