Menfi tespit | İpoteğin terkini | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4259 E. 2024/66 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipotek akit tablosu↗ ipoteğin fekki↗ temlik sözleşmesi↗ imza incelemesi↗ i̇i̇k 265↗ alacağın temliki↗ ihbar olunan↗ lehtar↗ pasif husumet yokluğu↗ ipotek↗ kötü niyet tazminatı↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ temlik↗ protokol↗ kötü niyet↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ iflas↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/206 E., 2020/93 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit ve ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri ve ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmekle; Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
İhbar olunan sıfatıyla temyiz isteminde bulunanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 61 ... ve devamı maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilmediği gibi aleyhine hüküm kurulmadığı anlaşılmakla ihbar olunanın temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kendisine ait taşınmazı, dava dışı ... Ecza Deposu... A.Ş. ile gerçekleştirmeyi planlandığı ticari ilişki nedeniyle doğacak borçların teminatı olmak üzere adı geçen şirket lehine 265.000,00 TL bedelle ipotek ettirdiğini, müvekkilince her ne kadar bu amaçla ipotek tesis edilmiş ise de sonraki süreçte zikredilen şirketle arasında herhangi bir ticari ilişki gerçekleşmediğini, ipotek lehtarı şirketin, ilerleyen süreçte müvekkilinin oğlu olan ... ...'dan olan bir takım alacakları sebebiyle söz konusu ipoteği paraya çevirmek için müvekkili aleyhine takip başlattığını ancak belirtildiği üzere müvekkilinin söz konusu ipoteği ... ...'nın borçları için değil kendisinin borçları için tesis ettirdiğini, bunun üzerine söz konusu ipoteğin fekki için adı geçen şirket hakkında dava açtıklarını, davanın, icra takibine konu borcun ve ipotek hakkının davalı ...'e temlik edildiğinden bahisle pasif husumet yokluğundan reddedildiğini ve kararın temyizde onanmak suretiyle kesinleştiğini, bu nedenle husumeti davalıya yönelterek iş bu davayı açtıklarını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talep ve iddialarını kabul etmediklerini, her ne kadar davacı tarafın, davalı müvekkilinin dava dışı şirketten alacağı temlik aldığı yolunda beyanda bulunmuş ise de, davalı müvekkilinin böyle bir alacağın temliki hususunun varlığını inkar ettiğini, davalı müvekkilinin, alacağın temlikine ilişkin bir sözleşmede akid olmadığını beyan ettiğini, hal böyle olunca da, asıl sözleşme ilişkisine dayanarak dava dışı şirkete yöneltilen taleplerin, külli halef olduğundan bahisle davalı müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını, evraklar nezdinde yapılacak imza incelemesi ile belirtilen durumun anlaşılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkiline ihbar edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacının iddiasının aksine davaya konu ipoteğin, müvekkilinin dava dışı ... ...'dan olan alacaklarının teminatı olmak üzere verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, adına tescilli olan taşınmazı, dava dışı ... ...'nın ihbar olunan şirkete olan borçlarının teminatı olmak üzere ihbar olunan şirket lehine ipotek ettirdiği, ipotek alacaklısı ihbar olunan şirketin ise alacağını davalıya temlik ettiği, yapılan temliğin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin adına tescilli taşınmazı ihbar olunan şirketle gerçekleştirmeyi planladığı ticari ilişkinin teminatı olmak üzere ihbar olunan şirket lehine ipotek ettirdiğini, Mahkemenin, ipoteğin, dava dışı ... ...'nın borçlarının teminatı olmak üzere verildiğine ilişkin gerekçesinin isabetli olmadığını, esas olanın tapu müdürlüğü tarafından düzenlenen resmi senede yansıyan irade olduğunu, müvekkilinin resmi senede bu yönde yansıyan bir iradesinin bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut ipotek akit tablosunda, ipoteğin, davacının, ihbar olunan şirketten alacağı mallara karşılık teminat olarak tesis edildiğinin yazılı olduğu, davacı ile ... Ecza Deposu... A.Ş. arasında düzenlenen protokolde; esas borçlu ... ... ile ... Ecza Deposu arasında 25.10.2008 tarihinde bir protokol düzenlendiği, bu protokol gereğince de, ...'nın ipotek vereceğinin hüküm altına alındığı, ancak bu protokol tarihinden bir yıl kadar önce söz konusu ipoteğin tapuda düzenlendiği tarihin 26.10.2007 tarihi olduğu, söz konusu ipotek akit tablosunda; ipoteğin ... ...'nın borçlarının teminatı olarak düzenlendiğine ilişkin herhangi bir ibare olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne, şartları oluşamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve ihbar olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüm dosya kapsamı itibariyle davalın kötü niyetli olduğu açık olmasına rağmen kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından bahisle reddedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının da belirtildiği üzere, davacının, adına tescilli olan taşınmazı, dava dışı ... ...'nın ihbar olunan şirkete olan borçlarının teminatı olmak üzere ihbar olunan şirket lehine ipotek ettirdiği, ipotek alacaklısı ihbar olunan şirketin ise alacağını müvekkiline temlik ettiğini ve temliğin geçerli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 395 ... maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12217 E. 2011/15818 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/614 E. 2010/1030 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı
Benzer bu karardaDava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve olay tarihi ile birleşen dava tarihi arasında 5 yıl olan «ceza zamanaşımının» dolmamış bulunmasına göre, davalılardan ...Ecza A.Ş. vekili ile diğer davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Mahkemece, «maddi tazminat» isteminin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne dair verilen kararın, davalılardan şirket yararına bozulması üzerine, bozmaya uyulmuştur.
Temyiz aşamasında açılan ve bozmadan sonra birleştirme kararı verilen birleşen davada, davacı ..., 21.040,33 YTL daha «maddi tazminatın» davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl dava konusu meblağların ödenmesi nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4259 E. , 2024/66 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1135 Esas, 2022/740 Karar
İHBAR OLUNAN Alliance Healthcare Ecza Deposu A.Ş. vekili Avukat
...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/206 E., 2020/93 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit ve ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri ve ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmekle; Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
İhbar olunan sıfatıyla temyiz isteminde bulunanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 61 ... ve devamı maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilmediği gibi aleyhine hüküm kurulmadığı anlaşılmakla ihbar olunanın temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kendisine ait taşınmazı, dava dışı ... Ecza Deposu... A.Ş. ile gerçekleştirmeyi planlandığı ticari ilişki nedeniyle doğacak borçların teminatı olmak üzere adı geçen şirket lehine 265.000,00 TL bedelle ipotek ettirdiğini, müvekkilince her ne kadar bu amaçla ipotek tesis edilmiş ise de sonraki süreçte zikredilen şirketle arasında herhangi bir ticari ilişki gerçekleşmediğini, ipotek lehtarı şirketin, ilerleyen süreçte müvekkilinin oğlu olan ... ...'dan olan bir takım alacakları sebebiyle söz konusu ipoteği paraya çevirmek için müvekkili aleyhine takip başlattığını ancak belirtildiği üzere müvekkilinin söz konusu ipoteği ... ...'nın borçları için değil kendisinin borçları için tesis ettirdiğini, bunun üzerine söz konusu ipoteğin fekki için adı geçen şirket hakkında dava açtıklarını, davanın, icra takibine konu borcun ve ipotek hakkının davalı ...'e temlik edildiğinden bahisle pasif husumet yokluğundan reddedildiğini ve kararın temyizde onanmak suretiyle kesinleştiğini, bu nedenle husumeti davalıya yönelterek iş bu davayı açtıklarını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talep ve iddialarını kabul etmediklerini, her ne kadar davacı tarafın, davalı müvekkilinin dava dışı şirketten alacağı temlik aldığı yolunda beyanda bulunmuş ise de, davalı müvekkilinin böyle bir alacağın temliki hususunun varlığını inkar ettiğini, davalı müvekkilinin, alacağın temlikine ilişkin bir sözleşmede akid olmadığını beyan ettiğini, hal böyle olunca da, asıl sözleşme ilişkisine dayanarak dava dışı şirkete yöneltilen taleplerin, külli halef olduğundan bahisle davalı müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını, evraklar nezdinde yapılacak imza incelemesi ile belirtilen durumun anlaşılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkiline ihbar edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacının iddiasının aksine davaya konu ipoteğin, müvekkilinin dava dışı ... ...'dan olan alacaklarının teminatı olmak üzere verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, adına tescilli olan taşınmazı, dava dışı ... ...'nın ihbar olunan şirkete olan borçlarının teminatı olmak üzere ihbar olunan şirket lehine ipotek ettirdiği, ipotek alacaklısı ihbar olunan şirketin ise alacağını davalıya temlik ettiği, yapılan temliğin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin adına tescilli taşınmazı ihbar olunan şirketle gerçekleştirmeyi planladığı ticari ilişkinin teminatı olmak üzere ihbar olunan şirket lehine ipotek ettirdiğini, Mahkemenin, ipoteğin, dava dışı ... ...'nın borçlarının teminatı olmak üzere verildiğine ilişkin gerekçesinin isabetli olmadığını, esas olanın tapu müdürlüğü tarafından düzenlenen resmi senede yansıyan irade olduğunu, müvekkilinin resmi senede bu yönde yansıyan bir iradesinin bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut ipotek akit tablosunda, ipoteğin, davacının, ihbar olunan şirketten alacağı mallara karşılık teminat olarak tesis edildiğinin yazılı olduğu, davacı ile ... Ecza Deposu... A.Ş. arasında düzenlenen protokolde; esas borçlu ... ... ile ... Ecza Deposu arasında 25.10.2008 tarihinde bir protokol düzenlendiği, bu protokol gereğince de, ...'nın ipotek vereceğinin hüküm altına alındığı, ancak bu protokol tarihinden bir yıl kadar önce söz konusu ipoteğin tapuda düzenlendiği tarihin 26.10.2007 tarihi olduğu, söz konusu ipotek akit tablosunda; ipoteğin ... ...'nın borçlarının teminatı olarak düzenlendiğine ilişkin herhangi bir ibare olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne, şartları oluşamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve ihbar olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüm dosya kapsamı itibariyle davalın kötü niyetli olduğu açık olmasına rağmen kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından bahisle reddedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının da belirtildiği üzere, davacının, adına tescilli olan taşınmazı, dava dışı ... ...'nın ihbar olunan şirkete olan borçlarının teminatı olmak üzere ihbar olunan şirket lehine ipotek ettirdiği, ipotek alacaklısı ihbar olunan şirketin ise alacağını müvekkiline temlik ettiğini ve temliğin geçerli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 395 ... maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. İhbar Olunanın Temyizi Yönünden
İhbar olunan vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B. Taraf vekillerinin Temyizi Yönünden
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ihbar olunana iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalı ve davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999170100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz