İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3974 E. 2024/182 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari örf ve adet↗ haricen tahsil↗ yazılı delille ispat↗ cari hesap alacağı↗ ticari defter incelemesi↗ ihtirazi kayıt↗ karine↗ ciranta↗ yemin delili↗ kamu düzenine aykırılık↗ ilamsız icra takibi↗ cari hesap↗ ticari defter kayıtları↗ lehtar↗ bedelsizlik↗ yemin↗ basiretli tacir↗ yargılama giderleri↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ keşideci↗ kamu düzeni↗ bono↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ esastan ret↗ iflas↗ asıl alacak↗ çek↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/13 E., 2019/710 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu ile davacı müvekkili şirket arasında faturadan kaynaklı borç alacak ilişkisi olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete 157.001,08 TL borcu kaldığını bu borca istinaden başlatılan icra takibine borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili firmanın davaya konu borcunu sırası ile 15.08.2017 tarihli 54.000,00 TL değerinde çek, 30.08.2017 tarihli 43.500,00 TL bedelli çek, 20.08.2017 tarihli 40.715,00 TL tutarlı çek ile ödemesini yaptığını, müvekkilinin işbu çekleri ödemek sureti ile davacıdan almış olduğunu, müvekkilinin ticari defterlerinde bu çeklerin davacı tarafa çıkışının mevcut olduğunu, çek asıllarının müvekkili davalı firma elinde olmasının borcun ödendiğine karine teşkil ettiğini belirterek; davanın reddini reddedilen kısım üzerinden davacı yandan alınmak üzere vekalet ücreti ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafın ticari defter ve belgelerine göre; davacının davalı şirketten 18.786,08 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının borcun esasına ilişkin bir itirazının olmadığı, davalının borcun çek ile ödendiğini iddia ettiği, çeklerin davacı tarafa borca karşılık verildiğinin, davacı tarafça da kabul edildiği ancak davacının, karşılıksız çıktığı gerekçesi ile çekleri davalıya iade ettiği beyanın bulunduğu, bu nedenle ispat yükünün davacıya geçtiği, çekin veya bononun keşidecisine iade edilmesinin bedelinin haricen tahsil edildiğine karine teşkil ettiği, bunun aksinin davacı tarafından ancak yazılı delille ispat edilebileceği, davacının çekleri iade ederken basiretli bir tacir gibi davranarak ihtirazi kayıt düştüğüne dair herhangi bir yazılı belge sunmadığı, çek bedellerinin ödenmediğine dair, davacı tarafça yemin deliline başvurulduğu, davalının çek bedellerini ödediğine ve çeki ödeyip geri aldığına dair yeminini celsede yaptığı, çek bedelleri toplamının 138.215,00 TL olduğu, davacının ve davalının ticari defter ve kayıtların da 157.001,08 TL alacak ve borç ilişkisinin doğrulandığı ancak bu borcun 138.215,00 TL'sinin ödendiğinin davalı tarfça ispatlandığı, kalan kısım yönünden davalının borcunun bulunduğu gerekçesiyle, açılan davanın kısmen kabulü ile, küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2017/13492 E. sayılı dosyasındaki takibin 18.786,08 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 18.786,08 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesinde müvekkilimin alacaklı olduğu tespit edildiğini, diğer yandan davalı tarafından müvekkiline verilen çeklerin, davalıya ait şahsi çekler olmadığını, davalının müşteri çekleri olduğunu, müvekkilinin bu çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle, ticari örf ve adet gereği ve davalının beyanı doğrultusunda, çekleri davalıya bedelsiz iade ettiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından çeklerin haricen ödenmesi hususunda davalının ne şekilde çekin bedelini ödediği araştırması yapılmadığını, diğer yandan ticari örf ve adet araştırması ve çek lehtarları hakkında detaylı bilgi araştırması da yapılmadığını, ayrıca davalının ticari defterlerinde müvekkiline faturaların karşılığının ödediğine dair herhangi bir para çıkışı olmadığının görüldüğünü, gerçekten çek bedelleri toplamı 138.215,00 TL olup ödemenin banka kanalıyla yapılması gerektiğini, davalının defterlerinde nakit çıkışı olmadığını, davalı tarafından müvekkiline ödemesi yapılan paranın nakit veya mal çıkışı ispat etmesi gerektiğini, karşılığı olmayan müşteri çekinin ticari örf ve adet gereği bir önceki cirantaya iade edileceğini, ticari defterler ve davalının banka kayıtları incelendiğinde davalının aktif ve pasiflerindeki girdi ve çıktıları kontrol edildiğinde davalının davacı tarafından kesilmiş olan faturaların karşılığını somut olarak ödemediğinin anlaşılacağını, b nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile inkar tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/257 E. 2018/7925 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, 37.215,45 TL'nin 03/05/2011 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1580 E. 2013/2419 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · genel kredi sözleşmesi · temerrüt faizi · ıslah · kredi sözleşmesi · ihtarname · temerrüt
Benzer bu kararda… dirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, dava ve «ıslah» konusu alacağın ödenmesi için davacı tarafça davalıya «ihtarname» gönderildiğine göre davalının «temerrüt tarihi» belirlenerek, mahkemece davaya konu alacağın anaparayı oluşturan bölümüne temerrüt tarihinden itibaren «temerrüt faizi» uygulanması gerekirken, alacağın tamamına dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmek suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmas …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kredi borcunu ödemediği ve borç toplamının bilirkişi tarafından hesaplandığı gerekçesiyle, 39.786,30 TL’nin davalıdan tahsiline, alacağın 7.000 TL’na dava, gerikalan kısmına ise «ıslah» tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9303 E. 2014/13129 K.
Ortak:asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2017/13492 E. sayılı dosyasındaki takibin 18.786,08 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 18.786,08 TL «asıl alacak» üzerinden hesaplanacak %20 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «kötü niyet tazminat» talebinin koşulları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir.
… rca istinaden başlatılan icra takibine borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın en az %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretinin» davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, faturaya dayalı «cari hesap alacağının» tahsili için başlatılan «ilamsız icra takibine» vaki itirazın iptali ile «inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTL üzerinden «temerrüt faizine» temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, «asıl alacak» üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 20.01.2014 tarihli kararında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, artırılan sermaye miktarının tamamına «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve «temerrüt tarihi» olan .../07/2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanması halinde oluşacak «asıl alacak» ve faizi hususunda bilirkişi raporu alındığı, buna göre takip tarihi itibariyle 39.000,00 TL asıl alacak için işlemiş «avans faizinin» 50.157,...
TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, takibin 39.000,00 TL «asıl alacak», 50.157,...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · temerrüt faizi · avans faizi · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, artırılan sermaye miktarının tamamına «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve «temerrüt tarihi» olan .../07/2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanması halinde oluşacak «asıl alacak» ve faizi hususunda bilirkişi raporu alındığı, buna göre takip tarihi itibariyle 39.000,00 TL asıl alacak için işlemiş «avans faizinin» 50.157,...
TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 89.157,...
TL üzerinden «temerrüt faizine» temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, «asıl alacak» üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 20.01.2014 tarihli kararında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3974 E. , 2024/182 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1992 Esas, 2022/441 Karar
Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/13 E., 2019/710 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu ile davacı müvekkili şirket arasında faturadan kaynaklı borç alacak ilişkisi olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete 157.001,08 TL borcu kaldığını bu borca istinaden başlatılan icra takibine borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili firmanın davaya konu borcunu sırası ile 15.08.2017 tarihli 54.000,00 TL değerinde çek, 30.08.2017 tarihli 43.500,00 TL bedelli çek, 20.08.2017 tarihli 40.715,00 TL tutarlı çek ile ödemesini yaptığını, müvekkilinin işbu çekleri ödemek sureti ile davacıdan almış olduğunu, müvekkilinin ticari defterlerinde bu çeklerin davacı tarafa çıkışının mevcut olduğunu, çek asıllarının müvekkili davalı firma elinde olmasının borcun ödendiğine karine teşkil ettiğini belirterek; davanın reddini reddedilen kısım üzerinden davacı yandan alınmak üzere vekalet ücreti ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafın ticari defter ve belgelerine göre; davacının davalı şirketten 18.786,08 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının borcun esasına ilişkin bir itirazının olmadığı, davalının borcun çek ile ödendiğini iddia ettiği, çeklerin davacı tarafa borca karşılık verildiğinin, davacı tarafça da kabul edildiği ancak davacının, karşılıksız çıktığı gerekçesi ile çekleri davalıya iade ettiği beyanın bulunduğu, bu nedenle ispat yükünün davacıya geçtiği, çekin veya bononun keşidecisine iade edilmesinin bedelinin haricen tahsil edildiğine karine teşkil ettiği, bunun aksinin davacı tarafından ancak yazılı delille ispat edilebileceği, davacının çekleri iade ederken basiretli bir tacir gibi davranarak ihtirazi kayıt düştüğüne dair herhangi bir yazılı belge sunmadığı, çek bedellerinin ödenmediğine dair, davacı tarafça yemin deliline başvurulduğu, davalının çek bedellerini ödediğine ve çeki ödeyip geri aldığına dair yeminini celsede yaptığı, çek bedelleri toplamının 138.215,00 TL olduğu, davacının ve davalının ticari defter ve kayıtların da 157.001,08 TL alacak ve borç ilişkisinin doğrulandığı ancak bu borcun 138.215,00 TL'sinin ödendiğinin davalı tarfça ispatlandığı, kalan kısım yönünden davalının borcunun bulunduğu gerekçesiyle, açılan davanın kısmen kabulü ile, küçükçekmece 3.
İcra Müdürlüğünün 2017/13492 E. sayılı dosyasındaki takibin 18.786,08 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 18.786,08 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesinde müvekkilimin alacaklı olduğu tespit edildiğini, diğer yandan davalı tarafından müvekkiline verilen çeklerin, davalıya ait şahsi çekler olmadığını, davalının müşteri çekleri olduğunu, müvekkilinin bu çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle, ticari örf ve adet gereği ve davalının beyanı doğrultusunda, çekleri davalıya bedelsiz iade ettiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından çeklerin haricen ödenmesi hususunda davalının ne şekilde çekin bedelini ödediği araştırması yapılmadığını, diğer yandan ticari örf ve adet araştırması ve çek lehtarları hakkında detaylı bilgi araştırması da yapılmadığını, ayrıca davalının ticari defterlerinde müvekkiline faturaların karşılığının ödediğine dair herhangi bir para çıkışı olmadığının görüldüğünü, gerçekten çek bedelleri toplamı 138.215,00 TL olup ödemenin banka kanalıyla yapılması gerektiğini, davalının defterlerinde nakit çıkışı olmadığını, davalı tarafından müvekkiline ödemesi yapılan paranın nakit veya mal çıkışı ispat etmesi gerektiğini, karşılığı olmayan müşteri çekinin ticari örf ve adet gereği bir önceki cirantaya iade edileceğini, ticari defterler ve davalının banka kayıtları incelendiğinde davalının aktif ve pasiflerindeki girdi ve çıktıları kontrol edildiğinde davalının davacı tarafından kesilmiş olan faturaların karşılığını somut olarak ödemediğinin anlaşılacağını, b nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile inkar tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999091900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz