6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tacir alıcının tüketici sıfatı iddiası ve BA/BS formu ile teslim ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1467 E. 2022/1109 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Taraflardan birinin tacir olmadığı ya da işlemin tüketici işlemi niteliğinde olmadığı hallerde, tacir alıcının tüketici sıfatına dayanan görev itirazı kabul edilmez; ticari satımdan kaynaklanan uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinde görülür. Ayrıca satılan malın alıcıya teslim edilip edilmediği ispat açısından tartışmalı ise, faturanın alıcı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirilmiş olması, malın teslim edildiğine karine oluşturur ve teslimin ispatı yönünden yeterli kabul edilir.

Ele alınan sorunlar

Görevli mahkeme - tüketici ilişkisi iddiası → ret

İddia: Davalı, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 19/1 uyarınca bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Satım akdi TBK'da düzenlendiğinden satım akdi kaynaklı uyuşmazlıklar mutlak ticari dava sayılmaz ise de, davacı ve davalı tarafın tacir olması halinde dava nispi ticari dava olarak kabul edilir ve asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Davalı tacir sıfatını haiz ticari şirket olduğundan 6502 sayılı Kanun'un 3/1-k maddesi kapsamında tüketici değildir; taraflar arasındaki işlem de aynı kanunun 3/1-l maddesi kapsamında tüketici işlemi değildir. Tüketici işlemi olmayıp taraflardan birinin tüketici sıfatını taşımadığı davalar aynı kanunun 73/1. maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinde görülemez. Hukuki işlemin ve davanın tarafları tacir sıfatını haiz ticaret şirketleri olduğundan görev itirazı yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Mal teslimi ispatı - BA/BS formu ile teslim karinesi → ret

İddia: Davalı, maske alımı konusunda anlaşma bulunsa da maskelerin kendisine hiç teslim edilmediğini, ürünlerin teslimine dair delil sunulmadığını, sunulan delillerin değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kural olarak malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir ve yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Somut olayda davalı, mal teslimi yapılmadığını savunmuştur. Ancak dava konusu fatura davacı tarafından 2021/04 dönemine ait BS formu ile vergi dairesine bildirilmiş, davalının aynı döneme ilişkin BA formu incelendiğinde faturanın vergi dairesine bildirildiği görülmüştür. Bu durumda faturaya konu malların davalı tarafa tesliminin ispat edilmiş olduğunun kabulü gerekir (Yargıtay 19. HD'nin 10/04/2017 tarihli 2016/7490 esas 2017/2932 karar sayılı emsal ilamı). Bu nedenle mal teslimi yapılmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir; davalı teslim aldığı malların bedelini ödemekle yükümlüdür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, tacir olan alıcının tüketici sıfatına dayalı görev itirazının reddi ile mal teslimi ispatında BA/BS formu bildiriminin teslim karinesi oluşturacağına ilişkin değerlendirme, benzer ticari satım uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Tarafların tacir sıfatını haiz ticaret şirketleri olduğu ve işlem tüketici işlemi niteliğinde olmadığı ticari satım kaynaklı davalarda asliye ticaret mahkemeleri görevlidir; tüketici işlemi olmayıp taraflardan biri tüketici sıfatını taşımıyorsa dava tüketici mahkemelerinde görülemez.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali nispi ticari dava tacir tüketici işlemi BA formu BS formu ispat külfeti icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 19/1 · 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — 6502 sayılı Kanun 3/1-k6502 sayılı Kanun 3/1-l6502 sayılı Kanun 73/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1467

KARAR NO 2022/1109

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/04/2022

NUMARASI 2022/31 Esas - 2022/361 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/09/2022

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya satıp teslim etmiş olduğu mallara ilişkin düzenlediği 12.4.2021 tarihli 10.368-TL bedelli fatura borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ...İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu,davalı tarafından itiraz edilmeyen faturaya rağmen davalının haklılığı olmayan borcu bulunmadığı iddiası nedeniyle yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını ,müvekkilinin davacı ile maske alımı konusunda anlaştığını ,maskenin kullanım için alındığını ,taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğunu,taraflar arasında maske alımı için bir anlaşma olsa da ,maskelerin müvekkiline hiç teslim edilmediğini ,ürünlerin teslimine dair hiç bir delil sunulmadığını ,davacının açtığı haksız davanın reddi ile davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama doğrultusunda, davacının düzenlediği fatura nedeniyle 10.368- TL alacaklı olduğu, davalının ise BA formu ile dava konusu faturayı vergi olarak bildirmiş olduğu, bunun yanında davalının fatura bedelini ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davacı yararına icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin davacı ile maske alımı konusunda anlaştığını ,maskenin kullanım için alındığını ,taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğunu,taraflar arasında maske alımı için bir anlaşma olsa da ,maskelerin müvekkiline hiç teslim edilmediğini ,ürünlerin teslimine dair hiç bir delil sunulmadığını, mahkemece sundukları delillerin değerlendirilmediğini ,ön inceleme duruşmasında dosyayı sonlandırarak davanın kabulüne karar verildiğini ,istinaf talebinin kabulü ile hükmün bozulmasını ,davacının açtığı haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava,bir adet faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili ,taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğunu ileri sürmüş ise de;TTK nun 19-(1) .maddesi uyarınca bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Satım akdi TBK nda düzenlendiğinden satım akdi kaynaklı uyuşmazlıklar mutlak ticari dava sayılmaz ise de ,davacı ve davalı tarafın tacir bulunması halinde dava nispi ticari dava olarak kabul edileceğinden asliye ticaret mahkemeleri davaya bakmakla görevlidir. Görülen davada davalı tacir sıfatını haiz ,ticari şirket olduğundan 6502 sayılı kanunun 3/1-k maddesi kapsamında tüketici olmadığı gibi, taraflar arasındaki işlem de aynı kanunun 3/-l-l maddesi kapsamında tüketici işlemi değildir.

Tüketici işlemi olmayıp, taraflardan birinin tüketici sıfatını taşımadığı davalar, aynı kanunun 73/1.maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinde görülemez. Hukuki işlemin ve davanın taraflarının tacir sıfatını haiz ticaret şirketleri olduğu görülmekle davalı vekilinin mahkemenin görevine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Kural olarak malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Somut olayda davalı vekili maske satımı konusunda tarafların anlaştığını ,ancak mal tesliminin yapılmadığını ,mal teslimi yapılmadığından fatura bedelini ödemekle yükümlü olmadıklarını savunmuştur.Taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu fatura davacı tarafından 2021/04 dönemine ait BS formu ile vergi dairesine bildirilmiş olup, tarafların ticari defterleri incelenmemiş olsa da davalı savunmasına göre uyuşmazlık mal teslimine yöneliktir.Davalının dava konusu fatura dönemine ilişkin BA formu incelendiğinde faturanın Vergi Dairesine bildirildiği görülmüştür.

Bu durumda faturaya konu malların davalı tarafa tesliminin ispat edilmiş olduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 19.HD.'nin 10/04/2017 tarihli 2016/7490 esas 2017/2932 karar sayılı emsal ilamı). Mal teslimi yapılmadığına istinaf nedeni yerinde değildir.Davalının teslim aldığı malların bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle;davacı alacaklının talebi haklı olduğundan istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 708,23-TL karar harcından peşin yatırılan 177,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 531,18- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/09/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/99891 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.