6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3910 E. 2024/321 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücerretlik ilkesi soyutluk (mücerretlik) ilkesi takibin durması bono/kambiyo senedi kayıtsız şartsız borç ikrarı malen kaydı kambiyo senedi vasfı borç ikrarı isticvap mücerretlik delillerin toplanmaması borca itiraz imza incelemesi icra hukuk mahkemesi borçlu olunmadığının tespiti ihtisas mahkemesi ara karar kambiyo senedi ikrar ihtiyati tedbir kötü niyet tazminatı ispat yükü keşideci bono vade taşıyıcı kötü niyet esastan ret iflas karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi icra inkar tazminatı inkar tazminatı menfi tespit cy/cy kaydı yükleten (shipper) karar verilmesine yer olmadığına teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ :İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI :2014/446 E., 2018/1243 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhinde bonoya dayalı başlattığı takipte imzaya ve borca itiraz edilerek takibin iptalinin istendiğini, müvekkilinin davalıyı hiç tanımadığını, taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davalıya böyle bir senedin verilmediğini, davaya konu bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve hiçbir şekilde davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2013/1 sayılı takip dosyasında icraya konulmuş olan 01.09.2011 tanzim ve 01.12.2011 vade tarihli, 130.000,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine ve dava konusu senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya ... alımı amacı ile verdiği para karşılığında dava konusu bonoyu aldığını, davacının uygun bir fiyatta ... bulamadığını ve verilen parayı da geri ödemeyince takip konusu senedin işleme koyulduğunu, takibe konu bononun hukuki mahiyeti itibari ile mücerret bir borç kararı olduğunu, davada soyutluk ilkesi kuralı uygulanacağından, ispat yükü de kendisinde olan davacı-keşidecinin borcunun olmadığı konusunda yazılı bir kanıt ile ispat yoluna gitmesi gerektiğini, davacının kanıtlarında herhangi bir yazılı belgeye dayanmadığını, tanık dinlenmesine muvaffakatlerinin bulunmadığını, bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddi ile icra takibinin teminat yatırılmak sureti ile ... olması nedeni ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya ve takibe konu senetteki imzanın Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinden alınan raporlara göre davacının ... ürünü olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hiçbir imza incelemesi ve esas yönünden inceleme yapılmadığını, delillerin toplanmadığını, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının hiç araştırılmadığını, davalının banka kayıtları incelenmediğini, senet metninde nakit ve malen kaydının açıklığa kavuşmadığını, menfi tespit davalarında talep halinde zorunlu hale gelen isticvap müessesesinin atlandığını, İcra Hukuk Mahkemesinde ve Ceza Mahkemesindeki çelişkilerin tarafsız 3. bir kurum aracılığı ile giderilmesi gerektiğini, müvekkilinin imza kendisine ait çıksa bile alacaklıya borç senedi olarak ya da ondan aldığı senet karşılığı mal vermediğini, diğer maddi delillerinin toplanmadığını, dosyasındaki çelişkili rapora göre hüküm kurduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece icra inkar tazminat talepleri yönünden hiçbir karar vermediğini belirterek takibin durması (sonrasında iptali ile) lehlerine hükmedilmesi gereken %20 inkar tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı hakkında sahte resmi evrak tanzimi suçlaması ile yapılan yargılamada düzenlenen 20.04.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; suça konu senet üzerindeki imzanın ...'ün ... ürünü olduğunun ve yazıların sanık ve müştekiye ait olmadığının anlaşılmış olmasına göre sanık davalı hakkında beraat kararı verildiği, maddi bir vakıanın varlığına yani imzanın davacıya ait olduğuna ilişkin kesinleşmiş kabule göre imzanın aidiyeti hususunun hukuk mahkemesince yeniden tartışılmasının olanaksız olduğunu, davaya konu bononun kambiyo senedi vasfını taşıyıp kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiği gibi nakden de düzenlenmiş olduğu, bu konularda bir ihtilaf bulunmadığı, kambiyo senetlerinin vasıfları mücerretlik ilkesi gereğince tanzim edenleri bağlayıcı bulunduğu, davalı tarafça kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de mahkemece ihtiyati tedbir talebi üzerine ara kararla icra hukuk mahkemesi tarafından takip geçici olarak durdurulduğundan davacı vekili tedbir talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olmakla takip durmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya ve takibe konu kambiyo senedindeki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayanan borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11959 E. 2010/2791 K.

    Ortak: · Menfi tespit

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3910 E.  ,  2024/321 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/686 Esas, 2022/306 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2014/446 E., 2018/1243 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhinde bonoya dayalı başlattığı takipte imzaya ve borca itiraz edilerek takibin iptalinin istendiğini, müvekkilinin davalıyı hiç tanımadığını, taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davalıya böyle bir senedin verilmediğini, davaya konu bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve hiçbir şekilde davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2013/1 sayılı takip dosyasında icraya konulmuş olan 01.09.2011 tanzim ve 01.12.2011 vade tarihli, 130.000,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine ve dava konusu senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya ... alımı amacı ile verdiği para karşılığında dava konusu bonoyu aldığını, davacının uygun bir fiyatta ... bulamadığını ve verilen parayı da geri ödemeyince takip konusu senedin işleme koyulduğunu, takibe konu bononun hukuki mahiyeti itibari ile mücerret bir borç kararı olduğunu, davada soyutluk ilkesi kuralı uygulanacağından, ispat yükü de kendisinde olan davacı-keşidecinin borcunun olmadığı konusunda yazılı bir kanıt ile ispat yoluna gitmesi gerektiğini, davacının kanıtlarında herhangi bir yazılı belgeye dayanmadığını, tanık dinlenmesine muvaffakatlerinin bulunmadığını, bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddi ile icra takibinin teminat yatırılmak sureti ile ...

olması nedeni ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya ve takibe konu senetteki imzanın Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinden alınan raporlara göre davacının ... ürünü olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hiçbir imza incelemesi ve esas yönünden inceleme yapılmadığını, delillerin toplanmadığını, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının hiç araştırılmadığını, davalının banka kayıtları incelenmediğini, senet metninde nakit ve malen kaydının açıklığa kavuşmadığını, menfi tespit davalarında talep halinde zorunlu hale gelen isticvap müessesesinin atlandığını, İcra Hukuk Mahkemesinde ve Ceza Mahkemesindeki çelişkilerin tarafsız 3. bir kurum aracılığı ile giderilmesi gerektiğini, müvekkilinin imza kendisine ait çıksa bile alacaklıya borç senedi olarak ya da ondan aldığı senet karşılığı mal vermediğini, diğer maddi delillerinin toplanmadığını, dosyasındaki çelişkili rapora göre hüküm kurduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece icra inkar tazminat talepleri yönünden hiçbir karar vermediğini belirterek takibin durması (sonrasında iptali ile) lehlerine hükmedilmesi gereken %20 inkar tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı hakkında sahte resmi evrak tanzimi suçlaması ile yapılan yargılamada düzenlenen 20.04.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; suça konu senet üzerindeki imzanın ...'ün ... ürünü olduğunun ve yazıların sanık ve müştekiye ait olmadığının anlaşılmış olmasına göre sanık davalı hakkında beraat kararı verildiği, maddi bir vakıanın varlığına yani imzanın davacıya ait olduğuna ilişkin kesinleşmiş kabule göre imzanın aidiyeti hususunun hukuk mahkemesince yeniden tartışılmasının olanaksız olduğunu, davaya konu bononun kambiyo senedi vasfını taşıyıp kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiği gibi nakden de düzenlenmiş olduğu, bu konularda bir ihtilaf bulunmadığı, kambiyo senetlerinin vasıfları mücerretlik ilkesi gereğince tanzim edenleri bağlayıcı bulunduğu, davalı tarafça kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de mahkemece ihtiyati tedbir talebi üzerine ara kararla icra hukuk mahkemesi tarafından takip geçici olarak durdurulduğundan davacı vekili tedbir talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olmakla takip durmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya ve takibe konu kambiyo senedindeki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayanan borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/995245600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.