Fon kurulu kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3232 E. 2023/6396 K. ·
Diğer usuli işlemKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fon kurulu kararı↗ kasa açığı↗ sermaye taahhüdü↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ ortaklık sıfatı↗ hakim ortak↗ yönetici sorumluluğu↗ hmk 150↗ el koyma↗ işlemden kaldırma↗ ispat külfeti↗ müteselsil sorumluluk↗ davanın açılmamış sayılması↗ şirket zararı↗ ticari faiz↗ açılmamış sayılma↗ tmsf↗ ticari defter↗ ıslah↗ taahhütname↗ harç↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, apel ödemelerinin fiktif olmasından doğduğu iddia edilen şirket zararı ile gerçek olmadığı halde belgesiz olarak gösterilen harcamalardan doğan şirket zararının şirket yönetimini elinde bulunduran hakim ortaklar, kayıtlarda görünen resmi ortaklar, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, şirket yöneticileri ve diğer çalışanlar olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 336 ve 337 nci maddeleri ile 359 uncu maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2192 E. 2024/7606 K.
Ortak:kasa açığı · el koyma · işlemden kaldırma · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 22.06.2016 tarih ve 2016/2882 E., 2016/6889 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere) bu durumun tespit edilmemiş olduğu, bu haliyle «kasa açığının» oluştuğu ve bunun apel ödemelerinin fiktif olarak ödenmesinden kaynaklandığı iddiasının ispat edilemediği, davalılar ile zarar arasında «illiyet bağı» kurulamamış olduğundan kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya karşı açılan davaların «işlemden kaldırılmış» olması nedeniyle bu davalılar hakkındaki davaların «açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden ise davanın sübut bulmadığından reddine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 133 üncü maddesinin «son» fıkrası hükmü uyarınca davalılar yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı TMSF vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporlarına göre «kasa açığı» ile ilgili olarak devralınan şirketin sorumluları ile devralanlar arasında sayıma ilişkin herhangi bir tutanağın tutulmamış olduğu, el «koyma» tarihi itibariyle kasada ne kadar para bulunduğunun tespitine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Ret ↔ benzerinde Onama
Farklı:illiyet bağı · maktu vekalet ücreti · yönetim kurulu kararı · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 22.06.2016 tarih ve 2016/2882 E., 2016/6889 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere) bu durumun tespit edilmemiş olduğu, bu haliyle «kasa açığının» oluştuğu ve bunun apel ödemelerinin fiktif olarak ödenmesinden kaynaklandığı iddiasının ispat edilemediği, davalılar ile zarar arasında «illiyet bağı» kurulamamış olduğundan kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya karşı açılan davaların «işlemden kaldırılmış» olması nedeniyle bu davalılar hakkındaki davaların «açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden ise davanın sübut bulmadığından reddine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 133 üncü maddesinin «son» fıkrası hükmü uyarınca davalılar yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı TMSF vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, fiili olarak şirket kasasına ödenmemekle birlikte fiktif olarak ödenmiş olarak gösterilen apel borcu sebebiyle şirketin uğradığı zararın, zarar sorumlusu bulunan «yönetim kurulu» üyeleri, denetçiler ve yetkili şirket çalışanlarından tahsili istemine ilişkindir.
İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 306, 309, 336, 337 ve 338 inci maddeleri, 5411 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesinin «son» fıkrası.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3232 E. , 2023/6396 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/383 Esas, 2015/33 Karar
HÜKÜM
Ret
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki sorumluluk davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Uzan grubuna ait şirketlerin yönetim ve denetimine TMSF tarafından el konulduğunu, davacı ... Reklamcılık A.Ş.'nin fon tarafından yönetim ve denetime el konulan 74 adet medya grubu şirketinden bir tanesi olduğunu, fon kurulu tarafından göreve getirilen yeni medya grubu yönetimince söz konusu grup şirketlerinin muhasebe kayıtlarının incelemeye alındığını, yaptırılan incelemede kasa açığı miktarı tespit edildikten sonra, şirketin yeniden oluşturulan denetim kurulu tarafından şirket defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen raporla açığın fiilen şirket kasasına ödenmemekle birlikte fiktif olarak ödenmiş gibi gösterilen apel ödemelerinden kaynaklandığının, aynı zamanda şirket kayıtlarında görünmeyen belli bir grup tarafından şirket yönetiminin yürütüldüğünün, resmi kayıtlarda yer alan şirket ortaklarının göstermelik ve muvaazalı şekilde ortaklık sıfatını taşıdıklarının tespit edildiğini, tespit olunan kasa açığından şirket ortakları, yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile şirket çalışanlarının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 5.000 YTL zararın apel ödemelerin ödenmesi gereken 29.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek kademeli ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş;
ıslah dilekçesi ile tazminat talebini 250.000.000 TL'ye çıkararak bu miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan apel ödenmemesinden kaynaklanan zararın tahsilinin talep edildiği, şirket yönetiminin sorumluluğundan bahsedebilmek için şirket zararının mevcut olması gerektiği, şirketin aktif ve pasiflerinin el koyma tarihi itibariyle yapılmış bir inceleme ve tespitinin olmadığı, apel ödemesinin yapılmamasından doğan zararın el koyma tarihi itibariyle tespit edilemediği ve el koyma tarihi itibariyle şirket zararının doğduğunun net bir şekilde kanıtlanamadığı, incelemeye tabi tutulan defter kayıtlarına göre şirket ortaklarının sermaye taahhüt borçlarını yasal süresi içerisinde ödedikleri, davalının incelenen yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu lehlerine delil vasfında olduğu, apel ödemelerinin şirket işletme giderleri ile işletme borçlarına ödendiğinin defter kayıtları ile subut bulduğu, el koyma tarihi itibariyle kasa sayımının ve tespitinin yapılmadığı, bu yönde davacı tarafça tutulmuş bir tutanağın da bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafın iddia ettiği gibi apel ödemelerinin fiktif yapılmasından kaynaklı bir zararın da bilirkişi raporları ile tespit edilemediği, bu durumda davalıların sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalılardan Mehmet Fevzi Uzan davadan önce öldüğü için bu davalı açısından karar verilmesine yer olmadığına, Mustafa Kale ve ...
hakkında açılan davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğinden bu davalılar yönünden HMK.'nın 150 nci maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 14.09.2022 tarih, 2021/5754 E. ve 2022/5858 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili, kasa sayım tutanağının aranmasının yersiz olduğunu, şirketin ticari defterlerinin zararın varlığını ispat ettiğini, ispat külfetinin davalılara ait olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, apel ödemelerinin fiktif olmasından doğduğu iddia edilen şirket zararı ile gerçek olmadığı halde belgesiz olarak gösterilen harcamalardan doğan şirket zararının şirket yönetimini elinde bulunduran hakim ortaklar, kayıtlarda görünen resmi ortaklar, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, şirket yöneticileri ve diğer çalışanlar olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 336 ve 337 nci maddeleri ile 359 uncu maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/994546100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz