6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kasa açığı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2192 E. 2024/7606 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kasa açığı el koyma işlemden kaldırma illiyet bağı maktu vekalet ücreti açılmamış sayılma tmsf yönetim kurulu kararı vekalet ücreti i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 133 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporlarına göre kasa açığı ile ilgili olarak devralınan şirketin sorumluları ile devralanlar arasında sayıma ilişkin herhangi bir tutanağın tutulmamış olduğu, el koyma tarihi itibariyle kasada ne kadar para bulunduğunun tespitine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerekmesine karşın (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.06.2016 tarih ve 2016/2882 E., 2016/6889 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere) bu durumun tespit edilmemiş olduğu, bu haliyle kasa açığının oluştuğu ve bunun apel ödemelerinin fiktif olarak ödenmesinden kaynaklandığı iddiasının ispat edilemediği, davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamamış olduğundan kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya karşı açılan davaların işlemden kaldırılmış olması nedeniyle bu davalılar hakkındaki davaların açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden ise davanın sübut bulmadığından reddine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 133 üncü maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca davalılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı TMSF vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, fiili olarak şirket kasasına ödenmemekle birlikte fiktif olarak ödenmiş olarak gösterilen apel borcu sebebiyle şirketin uğradığı zararın, zarar sorumlusu bulunan yönetim kurulu üyeleri, denetçiler ve yetkili şirket çalışanlarından tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 306, 309, 336, 337 ve 338 inci maddeleri, 5411 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesinin son fıkrası.

3. Değerlendirme

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1736 E. 2018/4813 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Onama ↔ benzerinde Diğer

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/2192 E.  ,  2024/7606 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2014/370 Esas, 2019/1051 Karar

HÜKÜM

Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden davanın reddine

Mahkeme kararı, temlik alan davacı TMSF vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Medya Filmcilik ve Reklamcılık Pazarlama A.Ş.'nin yönetimi müvekkili TMSF'ye devrolunduktan sonra şirket kayıtlarında yapılan incelemede kasada olması gereken nakit ve çek tutarları ile mevcutlar arasında fahiş farklar bulunduğunun şirketin zarara uğratıldığının tespit edildiğini, tanzim edilen denetim kurulu raporu uyarınca şirket kasasında mevcut açığın fiili olarak şirket kasasına ödenmemekle birlikte fiktif olarak ödenmiş gösterilen apel ödemelerinden kaynaklandığının, şirket ortağı olarak resmi kayıtlarda yer alan şirket ortaklarının ise göstermelik ve muvazaalı bir şekilde ortak sıfatını taşıdıklarının tespit edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılar yönetim kurulu üyeleri, denetleme kurulu üyeleri ile şirket ortaklarından müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporlarına göre kasa açığı ile ilgili olarak devralınan şirketin sorumluları ile devralanlar arasında sayıma ilişkin herhangi bir tutanağın tutulmamış olduğu, el koyma tarihi itibariyle kasada ne kadar para bulunduğunun tespitine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerekmesine karşın (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.06.2016 tarih ve 2016/2882 E., 2016/6889 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere) bu durumun tespit edilmemiş olduğu, bu haliyle kasa açığının oluştuğu ve bunun apel ödemelerinin fiktif olarak ödenmesinden kaynaklandığı iddiasının ispat edilemediği, davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamamış olduğundan kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya karşı açılan davaların işlemden kaldırılmış olması nedeniyle bu davalılar hakkındaki davaların açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden ise davanın sübut bulmadığından reddine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 133 üncü maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca davalılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı TMSF vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, fiili olarak şirket kasasına ödenmemekle birlikte fiktif olarak ödenmiş olarak gösterilen apel borcu sebebiyle şirketin uğradığı zararın, zarar sorumlusu bulunan yönetim kurulu üyeleri, denetçiler ve yetkili şirket çalışanlarından tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 306, 309, 336, 337 ve 338 inci maddeleri, 5411 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesinin son fıkrası.

3. Değerlendirme

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ

Davacı TMSF vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temlik alan davacı TMSF harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089664600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.