Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4080 E. 2024/158 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ limited şirket↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2003 03511 tescil no.lu "BEETHOVEN" markasının 23, 24, 25. sınıfta, 2004 17489 tescil no.lu "BEETHOVEN" markasının 03, 18, 35. sınıfta, 2011 106599 tescil no.lu "BEETHOVEN" markasının 35. sınıfta davacı adına tescil edilmiş olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen 2014 107659 tescil no.lu "BEETHOVEN" markasının 43. sınıfta "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, ... bakımı (kreş) hizmetleri, hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri" için davalı adına tescil edilmiş olduğu, davacının "BEETHOVEN'' ibareli markasının tanınmış olduğunu tespit eder yeterlilikte delil ibraz edilmemiş olmakla, davacı markasının tanınmış olduğu yönünde bir tespit yapılamadığı, davanın tarafların "BEETHOVEN" kelimesinden ibaret olduğu; ancak taraf markalarının farklı sınıflarda tescil edilmiş olduğu, davacının "BEETHOVEN" ibareli markasının tanınmış olduğunu tespit eder yeterlilikte delil de ibraz edilmemiş olmakla, somut olayda markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığı, davacının, davalı markasının tescil başvurusundan önce 43. sınıf hizmetlerde "BEETHOVEN" markasını kullandığını ispat edemediği, ... hak sahipliğine dayalı hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı, kötü niyetin de ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu oluşturulurken iddialarının dikkate alınmadığını, eksik bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, iltibasın varlığı hususunda markanın tanınmışlığının önemli olmadığını, bu yöndeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca her iki marka arasında iltibas bulunduğunu, davalı markasının kötü niyetli tescil olduğunu, müvekkilinin markasından haksız olarak yararlanıldığını, sunulan deliller karşısında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı yönündeki gerekçenin yerinde olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara ait markaların "BEETHOVEN" kelimesinden ibaret olduğu, ancak farklı sınıflarda tescilli olduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delilin olmadığı, bu haliyle markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığı, davacının, davalı markasının tescil başvurusundan önce 43. sınıf hizmetlerde "BEETHOVEN" markasını kullandığını ispatlayamadığı, ... hak sahipliğine dayalı hükümsüzlük şartlarının da somut olayda mevcut olmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanınmış markanın tespitinde marka sahibi firmaya ilişkin firmanın büyüklüğü, çalışan sayısı, ödenmiş sermayesi, cirosu, ödediği vergi, ihraç miktarları, piyasa hakimiyeti gibi ölçütlerin dikkate alınması gerektiğini, bu akımdan müvekkiline ait markanın tanınmış olduğunu, iltibasın varlığı hususunda ise markanın tanınmışlığının bir önemi olmadığını, markalar arasında iltibas olduğunu, örneğin davalının otel için tescil edilen markanın sadece konaklama hizmeti değil, mağazacılık faaliyetinde bulunmak ve fuar ve sair organize etmek suretiyle de kullanılmakta olduğunu, müvekkiline ait markanın tescilinde fuarcılık ve mağazacılık da olduğunu, öyle ki markaların hitap ettiği kitle ağırlıklı olarak İstanbul Laleli ve ... semtlerine Türkiye'nin başka şehirlerinden, Ortadoğu'dan ve Rusya'dan gelen kişiler olmakla, gerek bölgenin gerekse sektörün kendi içindeki örf ve işleyişten ötürü, sektörde ürün satın almak için gelen tüketicilerin yine aynı bölge içerisinde konakladığını, müvekkilinin yurt dışından gelen müşterilerin konaklamasının yanı sıra ulusal veya uluslararası fuar ve büyük organizasyonlar düzenlediğini, markaları birebir aynı olduğunu, hitap ettikleri tüketici düşünüldüğünde iltibas gerçekleştiğini, hatalı ve eksik inceleme yapıldığını, tarafların faaliyet gösterdiği Laleli ve ...'da tekstil ve konaklama sektörlerinin iç içe geçtiğini, müvekkilden ürün almaya gelen müşterilerin yanılgı ile davalıya ait oteli konaklamak için seçtiği, bilinçli olarak müvekkilin markasından haksız olarak yararlanıldığını, davalının tescilde kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin 43.sınıftaki hizmetler kapsamındaki faaliyetlerine ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının 2014/107659 tescil numaralı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3118 E. 2013/20246 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… esi, cirosu, ödediği vergi, ihraç miktarları, piyasa hakimiyeti gibi ölçütlerin dikkate alınması gerektiğini, bu akımdan müvekkiline ait markanın tanınmış olduğunu, «iltibasın» varlığı hususunda ise markanın tanınmışlığının bir önemi olmadığını, markalar arasında iltibas olduğunu, örneğin davalının otel için tescil edilen markanın sadece konaklama hizmeti değil, mağazacılık faaliyetinde bulunmak ve fuar ve sair organize etmek suretiyle de kullanılmakta olduğunu, müvekkiline ait markanın tescilinde fuarcılık ve mağazacılık da olduğunu, öyle ki markaların hitap ettiği kitle ağırlıklı olarak İstanbul Laleli ve ... semtlerine Türkiye'nin başka şehirlerinden, Ortadoğu'dan ve Rusya'dan gelen kişiler olmakla, gerek bölgenin gerekse sektörün kendi içindeki örf ve işleyişten ötürü, sektörde ürün satın almak için gelen tüketicilerin yine aynı bölge içerisinde konakladığını, müvekkilinin yurt dışından gelen müşterilerin konaklamasının yanı sıra ulusal veya uluslararası fuar ve büyük organizasyonlar düzenlediğini, markaları birebir aynı olduğunu, hitap ettikleri tüketici düşünüldüğünde iltibas gerçekleştiğini, hatalı ve «eksik inceleme» yapıldığını, tarafların faaliyet gösterdiği Laleli ve ...'da tekstil ve konaklama sektörlerinin iç içe geçtiğini, müvekkilden ürün almaya gelen müşterilerin yanılg …
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacı tarafından işletilen otelde davalının müşterilerine konaklama hizmeti verildiğinin kabulü ile davacı alacağının belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fatura delili · hizmet bedeli · fatura · ihtarname · e-defter
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı tarafından işletilen otelde davalının getirdiği müşterilere 2007 yılı yaz döneminde konaklama hizmeti verildiği, ancak davalı tarafından bedelin ödenmediği ileri sürülmüş, buna ilişkin olarak da 11.08.2007-21.09.2007 tarihleri arasında davalı adına düzenlenmiş 23 adet «fatura delil» olarak sunulmuştur.
… izmeti verildiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya sunulan 20.08.2007 tarihli «ihtarnameden» 11.08.2007 tarihinden itibaren otelin davacı tarafından işletileceği hususunun davalıya bildirilmiş olduğu ve alınan bilirkişi raporunda da davacının davalıya göndermiş olduğu konaklama hizmetine ilişkin faturaların davalı «defterlerinde» kayıtlı olduğu belirlenmiş olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde değildir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, otel konaklama «hizmet bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Her ne kadar davalı tarafından anılan faturalar «defterlere» kayıt edildikten sonra davacıya iade edilmiş ise de, bu durum davacı tarafından davalıya konaklama hizmeti verilmediği anlamına gelmez.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9024 E. 2014/2902 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… i barınma sağlanması hizmetleri" için davalı adına tescil edilmiş olduğu, davacının "BEETHOVEN'' ibareli markasının tanınmış olduğunu tespit eder yeterlilikte delil «ibraz» edilmemiş olmakla, davacı markasının tanınmış olduğu yönünde bir tespit yapılamadığı, davanın tarafların "BEETHOVEN" kelimesinden ibaret olduğu; ancak taraf markalarının farklı sınıflarda tescil edilmiş olduğu, davacının "BEETHOVEN" ibareli markasının tanınmış olduğunu tespit eder yeterlilikte delil de ibraz edilmemiş olmakla, somut olayda markalar arasında «iltibas» ihtimali bulunmadığı, davacının, davalı markasının tescil başvurusundan önce 43. sınıf hizmetlerde "BEETHOVEN" markasını kullandığını ispat edemediği, ... hak sahipliğine dayalı hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı, «kötü niyetin» de ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… pleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu oluşturulurken iddialarının dikkate alınmadığını, eksik bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, «iltibasın» varlığı hususunda markanın tanınmışlığının önemli olmadığını, bu yöndeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca her iki marka arasında iltibas bulunduğunu …
… olduğu, ancak farklı sınıflarda tescilli olduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delilin olmadığı, bu haliyle markalar arasında «iltibas» ihtimali bulunmadığı, davacının, davalı markasının tescil başvurusundan önce 43. sınıf hizmetlerde "BEETHOVEN" markasını kullandığını ispatlayamadığı, ... hak sahi …
Benzer bu karardaDava, davacıya ait marka ile davalıya ait marka arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davalı markanın hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkin olup, mahkemece “POINT” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine, aynı nedenle ve davalının tescili karşısınd …
36. ve 43. sınıflarda tescilli olup, davacının markasında esas unsur olarak yer alan “P.” ibaresi aynen davalının markasında da yer aldığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · ayırt edicilik · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… tak oluşu nedeniyle ve daire veya iç içe halka şekillerinden dolayı bir çağrıştırma söz konusu ise de, çağrıştırmanın tek başına karıştırma ihtimalini göstermediği, «ortalama tüketicilerin», otel rezervasyonu yapacak olan bireylerin ya da tur şirketlerinin her iki markayı birbiri ile karıştırmayacağı, dolayısıyla karıştırma ihtimalinin söz konusu olmadığı ve hükümsüzlük iddialarının yerinde bulunmadığı, aynı nedenle ve davalının tescili karşısında, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» iddialarının da sabit bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacıya ait marka ile davalıya ait marka arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davalı markanın hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkin olup, mahkemece “POINT” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine, aynı nedenle ve davalının tescili karşısınd …
… öründe yaygın bir kullanıma sahip olduğu, davalının tescilinin kötü niyetli olmadığı, “P.” ibaresinin otelcilik ve geçici konaklama hizmetleri bakımından tek başına «ayırt ediciliğinin» «son» derece az olduğu, “P.” sözcüğü yanında kullanılan şekil unsurları ve diğer sözcükler sayesinde sektördeki otel markalarının birbirinden ayrıldığı, somut olayda dav …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11964 E. 2014/19101 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu kararda… Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2009/186 esas sayılı davası ile hükümsüzlüğüne karar verildiği, işbu davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, anılan tasarım yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş ise de, davada kendisini vekille «temsil» ettiren davacı tarafın davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olup olmadığı, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca «vekalet ücretine» hak kazanıp kazanmadığı değerlendirilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2009/186 esas sayılı dosyasında hükümsüzlük kararı verildiği, verilen kararın kesinleşmekle işbu talep yönünden davanın konusuz kaldığı, diğer 2008/03511-2 nolu tasarımın yeni ve ayırt edici nitelikte olduğu gerekçesiyle, 2008/03511-1 nolu tasarım yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», 2008/03511-2 nolu tasarım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4080 E. , 2024/158 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1078 Esas, 2022/676 Karar
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ 0
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/22 E. 2017/419 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1995 yılında kadın giyim sektöründe kurulduğunu, 20 yılı ... süre boyunca özellikle Laleli-İST. semti başta olmak üzere ülke çapında tanınmışlık seviyesine ulaştığını, şirketin "Beethoven" markasının 2003/03511, 2004/17489 ve 2011/ 106599 tescil numarası ile tescil ettirildiğini, davalının 43.sınıf için yapmış olduğu marka başvurusuna yaptıkları itirazın Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından ret edildiğini, 2014/107659 tescil numarası ile ilgili markanın davalı adına tescil ettirildiğini, davacı ve davalı tarafın markalarının aynı olup, ayniyet derecesinde benzer, iç içe geçmiş mal ve hizmetlerde kapsadığından, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin www.beethoven.com.tr.domain adresinin de sahibi olduğunu, davalının 2014/107659 tescil numaralı markasının bu hakkın da ihlali anlamına geldiğinden, dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin, dava dışı Beethoven Otelcilik İnşaat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile organik ve idari bağlantı içerisinde olup, bu şirketlerin aynı ortaklar tarafından kurulan kardeş işletmeler olarak faaliyet gösterdiğini, dava konusu 2014/107659 tescil sayılı markanın başvuru tarihi 25.12.2014 itibari ile müvekkiline ait yan şirket kurulmadığından markanın müvekkili adına tescil ettirildiğini, bu itibarla dava konusu markanın müvekkili şirketin yan kuruluşu olan Beethoven Otelcilik İnşaat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından müvekkilinin izni ile kullanıldığını, davacının 2004/36392 sayılı marka başvurusunun, henüz başvuru aşamasında "tescil noksan ücretinin" tamamlanmaması sebebi ile müddet haline geldiğini, davacının geçerli bulunan markalarından hiçbirinin müvekkilinin tescilli olduğu 43.
sınıflarla ilişkilendirilemediğini, tarafların markalarının tamamen farklı sınıflarda ve mal/hizmet gruplarında tescilli bulunduğundan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümlerindeki tescil engelinin ve hükümsüzlük sebebinin uygulama alanının bulunmadığını, 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin müvekkilinin başvuru tarihi itibari ile davacının 2004/36932 sayılı marka başvurusunun geçersiz olması sebebi ile uygulanabilir nitelikte olmadığını, 2004/36932 dışındaki markaların, müvekkilinin markası ile halk tarafından karıştırılma veyahut ilişkilendirilme ihtimalinin bulunmadığını, davalı markasının, müvekkilinin izni ile Beethoven Otelcilik İnşaat İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından kullanılmakta olduğunu ve BEETHOVEN HOTEL olarak tescil sınıflarında hizmet verdiğini, müvekkil markasının açık şekilde 43.sınıfta tescilli olup tekstil sınıfını kapsayan bir ...
adını ihlal etmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2003 03511 tescil no.lu "BEETHOVEN" markasının 23, 24, 25. sınıfta, 2004 17489 tescil no.lu "BEETHOVEN" markasının 03, 18, 35. sınıfta, 2011 106599 tescil no.lu "BEETHOVEN" markasının 35. sınıfta davacı adına tescil edilmiş olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen 2014 107659 tescil no.lu "BEETHOVEN" markasının 43. sınıfta "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, ... bakımı (kreş) hizmetleri, hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri" için davalı adına tescil edilmiş olduğu, davacının "BEETHOVEN'' ibareli markasının tanınmış olduğunu tespit eder yeterlilikte delil ibraz edilmemiş olmakla, davacı markasının tanınmış olduğu yönünde bir tespit yapılamadığı, davanın tarafların "BEETHOVEN" kelimesinden ibaret olduğu;
ancak taraf markalarının farklı sınıflarda tescil edilmiş olduğu, davacının "BEETHOVEN" ibareli markasının tanınmış olduğunu tespit eder yeterlilikte delil de ibraz edilmemiş olmakla, somut olayda markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığı, davacının, davalı markasının tescil başvurusundan önce 43. sınıf hizmetlerde "BEETHOVEN" markasını kullandığını ispat edemediği, ... hak sahipliğine dayalı hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı, kötü niyetin de ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu oluşturulurken iddialarının dikkate alınmadığını, eksik bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, iltibasın varlığı hususunda markanın tanınmışlığının önemli olmadığını, bu yöndeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca her iki marka arasında iltibas bulunduğunu, davalı markasının kötü niyetli tescil olduğunu, müvekkilinin markasından haksız olarak yararlanıldığını, sunulan deliller karşısında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı yönündeki gerekçenin yerinde olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara ait markaların "BEETHOVEN" kelimesinden ibaret olduğu, ancak farklı sınıflarda tescilli olduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delilin olmadığı, bu haliyle markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığı, davacının, davalı markasının tescil başvurusundan önce 43. sınıf hizmetlerde "BEETHOVEN" markasını kullandığını ispatlayamadığı, ... hak sahipliğine dayalı hükümsüzlük şartlarının da somut olayda mevcut olmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanınmış markanın tespitinde marka sahibi firmaya ilişkin firmanın büyüklüğü, çalışan sayısı, ödenmiş sermayesi, cirosu, ödediği vergi, ihraç miktarları, piyasa hakimiyeti gibi ölçütlerin dikkate alınması gerektiğini, bu akımdan müvekkiline ait markanın tanınmış olduğunu, iltibasın varlığı hususunda ise markanın tanınmışlığının bir önemi olmadığını, markalar arasında iltibas olduğunu, örneğin davalının otel için tescil edilen markanın sadece konaklama hizmeti değil, mağazacılık faaliyetinde bulunmak ve fuar ve sair organize etmek suretiyle de kullanılmakta olduğunu, müvekkiline ait markanın tescilinde fuarcılık ve mağazacılık da olduğunu, öyle ki markaların hitap ettiği kitle ağırlıklı olarak İstanbul Laleli ve ...
semtlerine Türkiye'nin başka şehirlerinden, Ortadoğu'dan ve Rusya'dan gelen kişiler olmakla, gerek bölgenin gerekse sektörün kendi içindeki örf ve işleyişten ötürü, sektörde ürün satın almak için gelen tüketicilerin yine aynı bölge içerisinde konakladığını, müvekkilinin yurt dışından gelen müşterilerin konaklamasının yanı sıra ulusal veya uluslararası fuar ve büyük organizasyonlar düzenlediğini, markaları birebir aynı olduğunu, hitap ettikleri tüketici düşünüldüğünde iltibas gerçekleştiğini, hatalı ve eksik inceleme yapıldığını, tarafların faaliyet gösterdiği Laleli ve ...'da tekstil ve konaklama sektörlerinin iç içe geçtiğini, müvekkilden ürün almaya gelen müşterilerin yanılgı ile davalıya ait oteli konaklamak için seçtiği, bilinçli olarak müvekkilin markasından haksız olarak yararlanıldığını, davalının tescilde kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin 43.sınıftaki hizmetler kapsamındaki faaliyetlerine ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının 2014/107659 tescil numaralı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993682300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz