İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4230 E. 2024/41 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili icra dairesi↗ itirazdan feragat↗ genel yetki kuralı↗ icra dairesinin yetkisine itiraz↗ genel yetki↗ usulden ret↗ ifa yeri↗ itirazın kaldırılması↗ yetkisizlik itirazı↗ ilamsız takip↗ zilyetlik↗ takibin durdurulması↗ delillerin toplanmaması↗ hukuki menfaat↗ kıymetli evrak↗ menfi tespit davası↗ yetki itirazı↗ tespit davası↗ ifa↗ garantörlük↗ protokol↗ usulden reddi↗ feragat↗ yargılama gideri↗ esastan ret↗ yetki↗ iflas↗ ihtarname↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2020/374 E., 2021/476 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın satış bedelinin ödenmesi konusunda davalı ile kendi aralarında 12.07.2017 tarihinde adi yazılı protokol imzaladıklarını, işbu protokole göre aracın bedelinin 1.600.000,00 TL olacağının ve 4 taksitte 400.000,00'... TL olarak 30.10.2017, 30.11.2017, 30.12.2017, 30.01.2018 vadeli 100.000,00 USD bedelli çeklerle ödemenin yapılacağının kararlaştırıldığını, davalı tarafından yetkilisi olduğu ...-a Yatırım şirketine ait 30.10.2017, 30.11.2017 vadeli 100.000,00 USD bedelli çeklerin keşide edilip teslim edildiğini, 30.12.2017, 30.01.2018 vadeli 100.000,00 USD bedelli çeklerin teslim edilmediğini, satış bedelinin ilk ödemesi olan 30.10.2017 tarihli ödemeye konu çekin karşılıksız çıktığını, bu çek karşılıksız çıkınca davalı aleyhine Adana 5. İcra Müdürlüğünde icra takibine girişildiğini, aynı zamanda ihtarname gönderildiğini, 3.taksitin de ödenmemesi üzerine yine bu ödeme için davalı aleyhine Adana İcra Müdürlüğünün 2018/593 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, bu takibin konusunun 3 üncü taksit ve 1 ve 2 ... taksitten kalan ödemeler olduğunu, davalı ile aralarında ödemenin TL olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak müvekkil alacağını garantiye almak için çek keşide edilmesini istediği, davalının da dolar hesabı müsait olduğu için çeklerin o günkü dolar üzerinden keşide edildiğini, ancak ilk taksit ödeme gününde dolara çevrildiğinde 378,250,00 TL olduğu 400.000,00 TL den geriye kalan bakiyenin 21.750,00 TL olduğu, yine ikinci taksit için kalan bakiyenin 5.460,00 TL olduğunu, 3.taksite ilişkin elinde kıymetli evrak bulunmadığından ilamsız takip başlatıığını, müvekkili şirketin aracın mülkiyetini ve zilyetliğini davalıya devrettiğinden dolayı davalı aracın bedelini ödeme borcu altında olduğunu, davalının icra takibin borca, yetkiye ve borcun tüm ferilerine itiraz ederek borcu durdurduğunu, yetki itirazına ilişkin olarak Borçlar Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca para borçları için ifa yerinin alacaklının ikametgahı olduğunu, burada ... düzenleme olduğundan genel yetkiye ilişkin kuralın uygulanmayacağını belirterek Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün 2018/593 E. sayılı takip dosyasına davalı borçlunun borca, yetkiye ve borcun tüm ferilerine yapmış olduğu itirazın kaldırılarak takibin aynı miktar üzerinden devamına, borçlunun haksız yere itiraz ... takibi durdurduğu için alacağın %20'sinden ... olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel yetki kuralına göre borçlunun ikamet adresinde icra takibi ve sair davaların açılması gerektiğini, müvekkilinin ikametgahı Gaziantep ilinde yer aldığından Gaziantep Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, ayrıca ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı defterlerinin delil olarak bildirdiklerini, davaya konu araç için borcu olmadığını, bu aracın hiçbir zaman maliki olmadığını, aracın davacı tarafından değil 3 üncü bir kişi tarafından müvekkiline satıldığını ve aracın bedelinin eksiksiz olarak 3 üncü kişiye ödendiğini, icra tehdidi altında çek bedellerini ödemek zorunda kaldığını, bu konuya ilişkin menfi tespit davası açtığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 12.07.2017 tarihli protokolün ... ... ve ... arasında düzenlendiği, bu protokolde davacı şirketin taraf olarak yer almadığı, protokolde açık bir şekilde ... plakalı aracın 1.600.000,00 TL bedelle ... ... tarafından ... ... satıldığının belirtildiğini, bu protokolün araç satış yönünden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20 ... maddesinin d bendi uyarınca geçeriz olduğu, Beşiktaş 12. Noterliğinde düzenlenen 09.02.2017 tarihli sözleşmeden ... plakalı aracın dava dışı BGŞ İnş. Ltd. Şti. Tarafından ... ... satıldığının ... olduğu, dava konusu aracın davacı tarafından davalıya satıldığının ispatlanamadığı, somut dava ve takibin çeke değil ... plakalı aracın satış bedeline dayandığı, aracın davacı şirket tarafından davalıya satılıp teslim edildiğinin ise ispatlanamadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca aksi kararlaştırılmadığı sürece para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerekmekle somut olayda taraflar arasındaki akdi ilişki ispatlanmadığından bu kuralın olaya uygulanması mümkün olmadığı, bu tespitlere göre takip konusu alacak için yetkili icra dairesi davalının yerleşim yerine göre Gaziantep İcra Müdürlüğü olduğu, Adana İcra Müdürlüğü'nün ise ilamsız takip için yetkisiz olduğu, davalı tarafın süresi içerisinde icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan yargılama sonucunda tüm deliller toplanmış ve davacının davasını ispatlayamadığı gerekçeleri ile açıklanmış olmasına rağmen davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasalara uygun olmadığını, yetki itirazlarından bu aşamada feragat ettiklerini, mahkemenin usulden ret kararının kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça icra takip dosyasında yetki itirazında bulunulduğu ve ilk derece mahkemesince takibin yetkili yer icra dairesinde takip yapılmaması ve icra dairesinin yetkisine itiraz halinde davanın usulden reddine karar verileceği, işin esasına girilerek karar verilmesinin mümkün bulunmadığı, kaldı ki her ne kadar davalı vekili istinaf aşamasında icra takip dosyasındaki yetki itirazından feragat ettiğini bildirmiş ise de, davalı vekilinin feragat beyanının istinaf aşamasında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gibi kararın davalı tarafından istinaf edilmesinde hukuki menfaatininde bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davasını ispatlayamadığı gerekçeleri ile açıklanmış olmasına rağmen davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasalara uygun olmadığını, hem usule hem esasa ilişkin itirazlarını sunduklarını, mahkemece usule ilişkin itirazlar değerlendirilmeksizin esasa ilişkin delillerin toplanıldığını, gerekçe içeriğinin de davanın esasına ilişkin olarak yazıldığını, davacının davasını ispat edemediği açıkça gerekçelendirilmesine rağmen gerekçeli karar içeriği ile hüküm kısmının birbiri ile uyuşmadığı, müvekkilinin adli yargılanma hakkının ihlal edildiğini, davacını davasını ispat edemediğinin aşikar olduğunu, esastan ret kararı verilmemesinin yargılamanın tekrarlanmasına yol açacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ... maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ek prim
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4230 E. , 2024/41 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1551 Esas, 2022/141 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/374 E., 2021/476 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın satış bedelinin ödenmesi konusunda davalı ile kendi aralarında 12.07.2017 tarihinde adi yazılı protokol imzaladıklarını, işbu protokole göre aracın bedelinin 1.600.000,00 TL olacağının ve 4 taksitte 400.000,00'... TL olarak 30.10.2017, 30.11.2017, 30.12.2017, 30.01.2018 vadeli 100.000,00 USD bedelli çeklerle ödemenin yapılacağının kararlaştırıldığını, davalı tarafından yetkilisi olduğu ...-a Yatırım şirketine ait 30.10.2017, 30.11.2017 vadeli 100.000,00 USD bedelli çeklerin keşide edilip teslim edildiğini, 30.12.2017, 30.01.2018 vadeli 100.000,00 USD bedelli çeklerin teslim edilmediğini, satış bedelinin ilk ödemesi olan 30.10.2017 tarihli ödemeye konu çekin karşılıksız çıktığını, bu çek karşılıksız çıkınca davalı aleyhine Adana 5.
İcra Müdürlüğünde icra takibine girişildiğini, aynı zamanda ihtarname gönderildiğini, 3.taksitin de ödenmemesi üzerine yine bu ödeme için davalı aleyhine Adana İcra Müdürlüğünün 2018/593 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, bu takibin konusunun 3 üncü taksit ve 1 ve 2 ... taksitten kalan ödemeler olduğunu, davalı ile aralarında ödemenin TL olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak müvekkil alacağını garantiye almak için çek keşide edilmesini istediği, davalının da dolar hesabı müsait olduğu için çeklerin o günkü dolar üzerinden keşide edildiğini, ancak ilk taksit ödeme gününde dolara çevrildiğinde 378,250,00 TL olduğu 400.000,00 TL den geriye kalan bakiyenin 21.750,00 TL olduğu, yine ikinci taksit için kalan bakiyenin 5.460,00 TL olduğunu, 3.taksite ilişkin elinde kıymetli evrak bulunmadığından ilamsız takip başlatıığını, müvekkili şirketin aracın mülkiyetini ve zilyetliğini davalıya devrettiğinden dolayı davalı aracın bedelini ödeme borcu altında olduğunu, davalının icra takibin borca, yetkiye ve borcun tüm ferilerine itiraz ederek borcu durdurduğunu, yetki itirazına ilişkin olarak Borçlar Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca para borçları için ifa yerinin alacaklının ikametgahı olduğunu, burada ...
düzenleme olduğundan genel yetkiye ilişkin kuralın uygulanmayacağını belirterek Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün 2018/593 E. sayılı takip dosyasına davalı borçlunun borca, yetkiye ve borcun tüm ferilerine yapmış olduğu itirazın kaldırılarak takibin aynı miktar üzerinden devamına, borçlunun haksız yere itiraz ... takibi durdurduğu için alacağın %20'sinden ... olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel yetki kuralına göre borçlunun ikamet adresinde icra takibi ve sair davaların açılması gerektiğini, müvekkilinin ikametgahı Gaziantep ilinde yer aldığından Gaziantep Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, ayrıca ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı defterlerinin delil olarak bildirdiklerini, davaya konu araç için borcu olmadığını, bu aracın hiçbir zaman maliki olmadığını, aracın davacı tarafından değil 3 üncü bir kişi tarafından müvekkiline satıldığını ve aracın bedelinin eksiksiz olarak 3 üncü kişiye ödendiğini, icra tehdidi altında çek bedellerini ödemek zorunda kaldığını, bu konuya ilişkin menfi tespit davası açtığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 12.07.2017 tarihli protokolün ... ... ve ... arasında düzenlendiği, bu protokolde davacı şirketin taraf olarak yer almadığı, protokolde açık bir şekilde ... plakalı aracın 1.600.000,00 TL bedelle ... ... tarafından ... ... satıldığının belirtildiğini, bu protokolün araç satış yönünden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20 ... maddesinin d bendi uyarınca geçeriz olduğu, Beşiktaş 12. Noterliğinde düzenlenen 09.02.2017 tarihli sözleşmeden ... plakalı aracın dava dışı BGŞ İnş. Ltd. Şti. Tarafından ... ... satıldığının ... olduğu, dava konusu aracın davacı tarafından davalıya satıldığının ispatlanamadığı, somut dava ve takibin çeke değil ...
plakalı aracın satış bedeline dayandığı, aracın davacı şirket tarafından davalıya satılıp teslim edildiğinin ise ispatlanamadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca aksi kararlaştırılmadığı sürece para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerekmekle somut olayda taraflar arasındaki akdi ilişki ispatlanmadığından bu kuralın olaya uygulanması mümkün olmadığı, bu tespitlere göre takip konusu alacak için yetkili icra dairesi davalının yerleşim yerine göre Gaziantep İcra Müdürlüğü olduğu, Adana İcra Müdürlüğü'nün ise ilamsız takip için yetkisiz olduğu, davalı tarafın süresi içerisinde icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan yargılama sonucunda tüm deliller toplanmış ve davacının davasını ispatlayamadığı gerekçeleri ile açıklanmış olmasına rağmen davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasalara uygun olmadığını, yetki itirazlarından bu aşamada feragat ettiklerini, mahkemenin usulden ret kararının kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça icra takip dosyasında yetki itirazında bulunulduğu ve ilk derece mahkemesince takibin yetkili yer icra dairesinde takip yapılmaması ve icra dairesinin yetkisine itiraz halinde davanın usulden reddine karar verileceği, işin esasına girilerek karar verilmesinin mümkün bulunmadığı, kaldı ki her ne kadar davalı vekili istinaf aşamasında icra takip dosyasındaki yetki itirazından feragat ettiğini bildirmiş ise de, davalı vekilinin feragat beyanının istinaf aşamasında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gibi kararın davalı tarafından istinaf edilmesinde hukuki menfaatininde bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davasını ispatlayamadığı gerekçeleri ile açıklanmış olmasına rağmen davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasalara uygun olmadığını, hem usule hem esasa ilişkin itirazlarını sunduklarını, mahkemece usule ilişkin itirazlar değerlendirilmeksizin esasa ilişkin delillerin toplanıldığını, gerekçe içeriğinin de davanın esasına ilişkin olarak yazıldığını, davacının davasını ispat edemediği açıkça gerekçelendirilmesine rağmen gerekçeli karar içeriği ile hüküm kısmının birbiri ile uyuşmadığı, müvekkilinin adli yargılanma hakkının ihlal edildiğini, davacını davasını ispat edemediğinin aşikar olduğunu, esastan ret kararı verilmemesinin yargılamanın tekrarlanmasına yol açacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ... maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993660400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz