6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3071 E. 2023/6960 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekletici mesele müktesep hak def'i kâr kaybı esastan ret ortalama tüketici ilk derece kararının kaldırılması fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/418 E., 2020/46 K.

Taraflar arasındaki Türk Marka ve Patent Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1999 yılından itibaren "..." ibaresini düzenli bir şekilde marka olarak kullandığını, "... TIP" markası altında sunduğu hizmet kalitesi ile sağlık sektöründe bilindiğini ve tanındığını, yıllarca tescilsiz olarak kullanmış olduğu ... esas unsurlu markasını "... TIP" şeklinde 2016/49234 numara ile 07.02.2017 tarihinde tescil ettirdiğini, seri markalar oluşturmak için dava konusu "ÖZEL ... TIP MERKEZİ" ibareli marka başvurusunu yaptıklarını, ancak başvurularının davalının itirazı üzerine YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin "..." ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu, önceki tescilli markası nedeniyle müktesep hakkı bulunduğunu, davalı Vakfın redde mesnet markayı ne tescilinden önce ne de tescilinden sonra kullanmadığını ve kötü niyetli olduğunu, öte yandan redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/620 E. sayılı davayı açtıklarını, o davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek YİDK'ın 2018/M-7632 sayılı kararının iptali ile, 2017/38472 sayılı marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzerlik olduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Vakıf vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının yerinde bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu 2017/38472 sayılı başvuru ile redde mesnet markanın aynı/benzer hizmetleri kapsadığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu’nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu, müktesep hak koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, YİDK tarafından başvuru tarihindeki duruma göre karar verildiğinden davacının açtığı hükümsüzlük davasını beklemeden karar verebileceği dolayısıyla karar verildiği tarih itibariyle YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açtıkları davanın kabul edilerek markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesince hükümsüzlük kararının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda da müvekkilinin dava konusu ibare üzerinde öncelik hakkının bulunduğunun ve bu nedenle dava konusu YİDK kararının iptali gerektiğinin belirtildiğini, davalı Vakfın redde mesnet markayı sağlık sektöründe kullanmadığını, müvekkilinin seri marka yaratmak amacıyla dava konusu başvuruyu yaptığını, davalı tarafın müvekkilinin yaklaşık yirmi yıldır "..." ibaresini kullanmasına ses çıkarmadığını, bu nedenle hak kaybına uğradığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "ÖZEL ... TIP MERKEZİ" ibareli marka başvurusu ile davalı Vakfın "şekil+... Lazer" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu, davacının 2016/49234 sayılı önceki markasının müktesep hak koşullarını sağlamadığı, YİDK kararının iptali davasının, YİDK karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet marka hakkında verilmiş bir hükümsüzlük kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada tartışılmasının mümkün bulunmadığı, diğer taraftan davalı Vakfın dava konusu marka başvurusuna, 2014/81907 sayılı markasına dayalı olarak, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yaptığı itiraza karşı davacı tarafından, aynı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak kullanımın ispatı def'inde bulunulduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın davacının marka başvurusu ile davalı Vakfın itirazına mesnet markası arasında iltibas bulunduğu gerekesiyle başvurunun reddine dair kararında davacının kullanım ispatı talebinin redde mesnet markanın, dava konusu başvuru tarihi itibariyle en az beş yıldır tescilli olmadığı gerekçesiyle dikkate alınmadığının belirtildiği, başvuru sahibi davacı tarafça Markalar Dairesi Başkanlığı'nın başvurunun reddi kararına, kullanım ispatı def'i ile ilgili değerlendirmesi yönünden itirazda bulunulmadığı, nitekim dava konusu YİDK kararında da bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, bu itibarla YİDK kararında tartışılmayan hususların, YİDK kararının iptali istemli davalarda tartışılmasının mümkün bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince bu hususta bir inceleme ve irdeleme yapılmamasında isabetsizlik görülmediği gibi esasen redde mesnet markanın, dava konusu başvuru tarihi itibariyle 5 yıllık kullanım süresinin de dolmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı başvurusunun seri marka yaratmak amacıyla yapıldığını ve başvurunun seri marka koşullarını taşıdığını ileri sürmüş, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2618 E. 2023/6216 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3071 E.  ,  2023/6960 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/791 Esas, 2022/76 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/418 E., 2020/46 K.

Taraflar arasındaki Türk Marka ve Patent Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1999 yılından itibaren "..." ibaresini düzenli bir şekilde marka olarak kullandığını, "... TIP" markası altında sunduğu hizmet kalitesi ile sağlık sektöründe bilindiğini ve tanındığını, yıllarca tescilsiz olarak kullanmış olduğu ... esas unsurlu markasını "... TIP" şeklinde 2016/49234 numara ile 07.02.2017 tarihinde tescil ettirdiğini, seri markalar oluşturmak için dava konusu "ÖZEL ... TIP MERKEZİ" ibareli marka başvurusunu yaptıklarını, ancak başvurularının davalının itirazı üzerine YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin "..." ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu, önceki tescilli markası nedeniyle müktesep hakkı bulunduğunu, davalı Vakfın redde mesnet markayı ne tescilinden önce ne de tescilinden sonra kullanmadığını ve kötü niyetli olduğunu, öte yandan redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle İstanbul Anadolu 2.

Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/620 E. sayılı davayı açtıklarını, o davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek YİDK'ın 2018/M-7632 sayılı kararının iptali ile, 2017/38472 sayılı marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzerlik olduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Vakıf vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının yerinde bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu 2017/38472 sayılı başvuru ile redde mesnet markanın aynı/benzer hizmetleri kapsadığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu’nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu, müktesep hak koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, YİDK tarafından başvuru tarihindeki duruma göre karar verildiğinden davacının açtığı hükümsüzlük davasını beklemeden karar verebileceği dolayısıyla karar verildiği tarih itibariyle YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açtıkları davanın kabul edilerek markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesince hükümsüzlük kararının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda da müvekkilinin dava konusu ibare üzerinde öncelik hakkının bulunduğunun ve bu nedenle dava konusu YİDK kararının iptali gerektiğinin belirtildiğini, davalı Vakfın redde mesnet markayı sağlık sektöründe kullanmadığını, müvekkilinin seri marka yaratmak amacıyla dava konusu başvuruyu yaptığını, davalı tarafın müvekkilinin yaklaşık yirmi yıldır "..." ibaresini kullanmasına ses çıkarmadığını, bu nedenle hak kaybına uğradığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "ÖZEL ... TIP MERKEZİ" ibareli marka başvurusu ile davalı Vakfın "şekil+... Lazer" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu, davacının 2016/49234 sayılı önceki markasının müktesep hak koşullarını sağlamadığı, YİDK kararının iptali davasının, YİDK karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet marka hakkında verilmiş bir hükümsüzlük kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada tartışılmasının mümkün bulunmadığı, diğer taraftan davalı Vakfın dava konusu marka başvurusuna, 2014/81907 sayılı markasına dayalı olarak, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yaptığı itiraza karşı davacı tarafından, aynı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak kullanımın ispatı def'inde bulunulduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın davacının marka başvurusu ile davalı Vakfın itirazına mesnet markası arasında iltibas bulunduğu gerekesiyle başvurunun reddine dair kararında davacının kullanım ispatı talebinin redde mesnet markanın, dava konusu başvuru tarihi itibariyle en az beş yıldır tescilli olmadığı gerekçesiyle dikkate alınmadığının belirtildiği, başvuru sahibi davacı tarafça Markalar Dairesi Başkanlığı'nın başvurunun reddi kararına, kullanım ispatı def'i ile ilgili değerlendirmesi yönünden itirazda bulunulmadığı, nitekim dava konusu YİDK kararında da bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, bu itibarla YİDK kararında tartışılmayan hususların, YİDK kararının iptali istemli davalarda tartışılmasının mümkün bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince bu hususta bir inceleme ve irdeleme yapılmamasında isabetsizlik görülmediği gibi esasen redde mesnet markanın, dava konusu başvuru tarihi itibariyle 5 yıllık kullanım süresinin de dolmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı başvurusunun seri marka yaratmak amacıyla yapıldığını ve başvurunun seri marka koşullarını taşıdığını ileri sürmüş, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993619700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.