YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2618 E. 2023/6216 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekletici mesele↗ müktesep hak↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/228 E., 2019/433 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1999 yılından itibaren marka olarak kullandığı "..." ibaresini 2016/49234 sayı ile müvekkili adına 07.02.2017 tarihinde tescil ettirildiğini, müvekkilinin daha sonra 2017/49325 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Vakfın itirazı üzerine başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak reddedildiğini, YİDK kararının isabetsiz olduğunu, davacının davalının markasına yaklaşma amacının olmadığını, seri marka meydana getirme amacıyla başvuruda bulunduğunu, davalı aleyhine İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/620 E. sayılı dosyası ile açılan hükümsüzlük davasının bu davadaki yargılamaya etkisi olduğunu ileri sürerek 2018-M-2669 sayılı YİDK kararının iptalini ve 2017/49325 sayılı markasının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının markasıyla benzer olan ve aynı faaliyet alanlarına ilişkin markanın iltibas yaratacağını, davacının başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalının markayı davacıdan önce kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "şekil+... ..." ibareli marka başvurusu ile davalı Vakfın "şekil+... Lazer" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunduğu, davacı 2016/49234 sayılı önceki markasının dava konusu başvuru markası yönünden müktesep hak oluşturduğunu ileri sürse de bu markaya yönelik iptal veya hükümsüzlük dava açma süresi henüz dolmadığı, taraflar arsında oluşan ihtilaf nedeniyle uzun süreli çekişmesiz kullanım koşulu oluşmadığı, davacı başvuru ibaresi üzerinde gerçek ve üstün hak sahipliği iddiasında bulunsa da bu hak kendi markasının tescilini değil 3 üncü kişinin başvurusuna engel oluşturabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; düzenlenen bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu rapora göre hüküm kurulamayacağını, İlk Derece Mahkemesi kararının ihtilaf konusu olmayan olaylara dayandırıldığını, Mahkemenin seri marka oluşturma amacıyla tescil başvurusu yapılma gerçeğini dikkate almadığını, müvekkilinin işletmesinde ağız ve diş sağlığı konusunda hizmet vermekte iken, bu konuda farkındalık ve yeni bir imaj oluşturmak için yeni bir marka başvurusu yaptığını, diğer taraftan, tescile dayanak oluşturan markanın müvekkili tarafından 1999 yılından beri işletmesinde nizasız fasılasız kullandığını, müvekkilinin “... Lazer” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi için İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2017/620 E. dosya numarası ile ...’na karşı dava açtığını, bu dava üzerine davalı Vakfın müvekkiline ait "... TIP" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi amacıyla karşı hükümsüzlük davası açtığı ve bu davaların henüz devam etmekte olduğu, hükümsüzlük davalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalılardan ... Vakfı’na ait “... Lazer” markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "şekil+... ..." ibareli marka başvurusu ile davalı Vakfın "şekil+... Lazer" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının bulunduğu, davacının 2016/49234 sayılı önceki markasının müktesep hak koşullarını sağlamadığı, davacının başvuru konusu ibare üzerindeki gerçek ve üstün hak sahipliği bulunduğu yönündeki iddiasının ancak 3 üncü kişinin başvurusuna itiraz hakkı verebileceği, marka tesciline hak sağlamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davacı tarafın 2017/49325 başvuru sayılı "şekil+ ... ..." ibareli marka başvurusu ile davalı vakfın "şekil+... Lazer" ibareli tescilli markası arasında iltibas oluşup oluşmadığı, davacı tarafın 2016/49234 sayılı önceki markasının dava konusu başvuru markası yönünden müktesep hak oluşturup oluşturmayacağı, davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde uzun süreli kullanımı ve gerçek hak sahipliği iddiasının taraf markaları arasındaki iltibas engelini ortadan kaldırmaya etkisi olup olmadığı, davalı vakfa ait mesnet marka yönünden açıldığı belirtilen hükümsüzlük davasının bu davaya etkisi olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3071 E. 2023/6960 K.
Ortak:bekletici mesele · müktesep hak · ortalama tüketici · iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz karardaLazer" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunduğu, davacı 2016/49234 sayılı önceki markasının dava konusu başvuru markası yönünden «müktesep hak» oluşturduğunu ileri sürse de bu markaya yönelik iptal veya hükümsüzlük dava açma süresi henüz dolmadığı, taraflar arsında oluşan ihtilaf nedeniyle uzun süreli çeki …
Lazer" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının bulunduğu, davacının 2016/49234 sayılı önceki markasının «müktesep hak» koşullarını sağlamadığı, davacının başvuru konusu ibare üzerindeki gerçek ve üstün hak sahipliği bulunduğu yönündeki iddiasının ancak 3 üncü kişinin başvurusuna it …
Lazer" ibareli tescilli markası arasında «iltibas» oluşup oluşmadığı, davacı tarafın 2016/49234 sayılı önceki markasının dava konusu başvuru markası yönünden «müktesep hak» oluşturup oluşturmayacağı, davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde uzun süreli kullanımı ve gerçek hak sahipliği iddiasının taraf markaları arasındaki iltibas enge …
Benzer bu karardaLazer" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu, davacının 2016/49234 sayılı önceki markasının «müktesep hak» koşullarını sağlamadığı, YİDK kararının iptali davasının, YİDK karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet marka hakkında verilmiş bir hükümsüzlük kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın «bekletici mesele» yapılmasına gerek olmadığı, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada tartışılmasının mümkün bulunmadığı, diğer taraftan davalı Vakfın dava konusu marka başvurusuna, 2014/81907 sayılı markasına dayalı olarak, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yaptığı itiraza karşı davacı tarafından, aynı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak kullanımın ispatı «def»'inde bulunulduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın davacının marka başvurusu ile davalı Vakfın itirazına mesnet markası arasında iltibas bulunduğu gerekesiyle başvu …
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/620 E. sayılı davayı açtıklarını, o davanın «bekletici mesele» yapılması gerektiğini ileri sürerek YİDK'ın 2018/M-7632 sayılı kararının iptali ile, 2017/38472 sayılı marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında ortalama alıcıları «iltibasa» düşürebilecek derecede benzerlik olduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:def'i · kâr kaybı
Benzer bu kararda… yaratmak amacıyla dava konusu başvuruyu yaptığını, davalı tarafın müvekkilinin yaklaşık yirmi yıldır "..." ibaresini kullanmasına ses çıkarmadığını, bu nedenle hak «kaybına» uğradığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Lazer" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu, davacının 2016/49234 sayılı önceki markasının «müktesep hak» koşullarını sağlamadığı, YİDK kararının iptali davasının, YİDK karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet marka hakkında verilmiş bir hükümsüzlük kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın «bekletici mesele» yapılmasına gerek olmadığı, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada tartışılmasının mümkün bulunmadığı, diğer taraftan davalı Vakfın dava konusu marka başvurusuna, 2014/81907 sayılı markasına dayalı olarak, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yaptığı itiraza karşı davacı tarafından, aynı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak kullanımın ispatı «def»'inde bulunulduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın davacının marka başvurusu ile davalı Vakfın itirazına mesnet markası arasında iltibas bulunduğu gerekesiyle başvu …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3898 E. 2021/3841 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:takibin kesinleşmesi · hukuki yarar
Benzer bu kararda… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ...'ın davaya konu icra dosyasında davalının takibe itiraz dilekçesi bulunmadığı, bu davalı hakkında «takibin kesinleşmiş» olduğu, davalı ... yönünden davacının dava açmakta «hukuki yararı» olmadığından, ...’a karşı açılan davanın reddi gerektiği, bozma ilamı ile davalılar Kemal ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine kara …
2- Mahkemece davalı ... yönünden davacının dava açmakta «hukuki yarar» olmadığından, ...'a karşı açılan davanın reddine karar verilmiş, diğer davalılar ..., ... ve Lazer 61 Tekstil Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2618 E. , 2023/6216 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/502 Esas, 2021/1602 Karar.
DAVA TARİHİ 18.06.2018
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/228 E., 2019/433 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1999 yılından itibaren marka olarak kullandığı "..." ibaresini 2016/49234 sayı ile müvekkili adına 07.02.2017 tarihinde tescil ettirildiğini, müvekkilinin daha sonra 2017/49325 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Vakfın itirazı üzerine başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak reddedildiğini, YİDK kararının isabetsiz olduğunu, davacının davalının markasına yaklaşma amacının olmadığını, seri marka meydana getirme amacıyla başvuruda bulunduğunu, davalı aleyhine İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/620 E. sayılı dosyası ile açılan hükümsüzlük davasının bu davadaki yargılamaya etkisi olduğunu ileri sürerek 2018-M-2669 sayılı YİDK kararının iptalini ve 2017/49325 sayılı markasının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının markasıyla benzer olan ve aynı faaliyet alanlarına ilişkin markanın iltibas yaratacağını, davacının başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalının markayı davacıdan önce kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "şekil+... ..." ibareli marka başvurusu ile davalı Vakfın "şekil+... Lazer" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunduğu, davacı 2016/49234 sayılı önceki markasının dava konusu başvuru markası yönünden müktesep hak oluşturduğunu ileri sürse de bu markaya yönelik iptal veya hükümsüzlük dava açma süresi henüz dolmadığı, taraflar arsında oluşan ihtilaf nedeniyle uzun süreli çekişmesiz kullanım koşulu oluşmadığı, davacı başvuru ibaresi üzerinde gerçek ve üstün hak sahipliği iddiasında bulunsa da bu hak kendi markasının tescilini değil 3 üncü kişinin başvurusuna engel oluşturabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; düzenlenen bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu rapora göre hüküm kurulamayacağını, İlk Derece Mahkemesi kararının ihtilaf konusu olmayan olaylara dayandırıldığını, Mahkemenin seri marka oluşturma amacıyla tescil başvurusu yapılma gerçeğini dikkate almadığını, müvekkilinin işletmesinde ağız ve diş sağlığı konusunda hizmet vermekte iken, bu konuda farkındalık ve yeni bir imaj oluşturmak için yeni bir marka başvurusu yaptığını, diğer taraftan, tescile dayanak oluşturan markanın müvekkili tarafından 1999 yılından beri işletmesinde nizasız fasılasız kullandığını, müvekkilinin “... Lazer” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi için İstanbul Anadolu 1.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2017/620 E. dosya numarası ile ...’na karşı dava açtığını, bu dava üzerine davalı Vakfın müvekkiline ait "... TIP" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi amacıyla karşı hükümsüzlük davası açtığı ve bu davaların henüz devam etmekte olduğu, hükümsüzlük davalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalılardan ... Vakfı’na ait “... Lazer” markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "şekil+... ..." ibareli marka başvurusu ile davalı Vakfın "şekil+... Lazer" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının bulunduğu, davacının 2016/49234 sayılı önceki markasının müktesep hak koşullarını sağlamadığı, davacının başvuru konusu ibare üzerindeki gerçek ve üstün hak sahipliği bulunduğu yönündeki iddiasının ancak 3 üncü kişinin başvurusuna itiraz hakkı verebileceği, marka tesciline hak sağlamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davacı tarafın 2017/49325 başvuru sayılı "şekil+ ... ..." ibareli marka başvurusu ile davalı vakfın "şekil+... Lazer" ibareli tescilli markası arasında iltibas oluşup oluşmadığı, davacı tarafın 2016/49234 sayılı önceki markasının dava konusu başvuru markası yönünden müktesep hak oluşturup oluşturmayacağı, davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde uzun süreli kullanımı ve gerçek hak sahipliği iddiasının taraf markaları arasındaki iltibas engelini ortadan kaldırmaya etkisi olup olmadığı, davalı vakfa ait mesnet marka yönünden açıldığı belirtilen hükümsüzlük davasının bu davaya etkisi olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110044800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz