Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/86 E. 2023/6955 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kimlik tespiti↗ resmi belgede sahtecilik↗ isticvap↗ faiz başlangıç tarihi↗ imza incelemesi↗ sahtecilik↗ ibra↗ şikayet↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ bono↗ istirdat↗ kötü niyet↗ haciz↗ iflas↗ ıslah↗ asıl alacak↗ çek↗ kötüniyet↗ yasal faiz↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 16.07.2013 tarih, 2010/285 E. ve 2013/298 K. sayılı kararı ile; dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı, davacı vekilince 16.03.2011 tarihli dilekçe ekinde 11.03.2011 tarihli olan ve '' alacaklısı ..., borçlusu ... olan Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/5615 E. sayılı dosyasında takibe konulan 20.11.2008 tanzim, 27.02.2010 vadeli, 7.500,00 TL'lik senetten doğan borcun tamamını, asıl alacak, avukatlık ücretleri ve faizleri ile birlikte nakden ve defaten haricen aldım, dosyada hiçbir alacağım kalmadığına dair ibra belgesini beyan ederim, alacaklı ...'' ibareli ibra belgesinin sunulması üzerine davalının isticvap edildiği, davalının ibra belgesindeki imzanın kendisine ait olduğunu, dilekçeyi okumadan imzaladığını, kendisine 4.630,00 TL haricinde ödeme yapılmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan alındı belgesindeki paraların başka bir dosya ile ilgili olduğunu beyan ettiği, ancak bu savunmanın ispatlanamadığı, davacı tarafça davalıya toplam 8.130,00 TL'nin ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının dava konusu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 8.130,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 20.01.2014 tarih, 2013/17176 E. ve 2014/1551 K. sayılı kararıyla; davacının şikayeti üzerine davalı hakkında Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/7 E. sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi uyarınca ceza mahkemesinden verilecek kararın işbu davayı etkileyeceği mümkün bulunmasına göre ceza hükmünün kesinleşmesi beklenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen beraat kararının temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesince dava zamanaşımı süresi dolduğundan kamu davasının düşmesine karar verildiği, hükmün bu şekilde kesinleştiği, imza incelemesine ilişkin raporlar neticesinde senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı tespit edilemediğinden, ispat yükü altında bulunan davalının dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğunu ispat edemediği, her ne kadar davaya cevap vermeyen davalının isticvap davetiyesine ilişkin duruşmaya katılarak ''dava konusu senetle ilgili davacıdan 4.630,00 TL tahsil ettiğini, bunun haricinde kendisine yapılan bir ödeme olmadığını beyan etse de icra takibindeki takibe dayanak bononun 7.500,00 TL miktarında olması, takip çıktısının 8.087,47 TL olması, davacı vekilinin 07.02.2011 tarihli müzekkere ekinde davalının icra takibindeki avukatına yaptığı ödeme belgeleri ve çek suretlerinin olması, tahsilatı yapan avukatın icra dosyasında davalının vekilliğini yapması ve özellikle davalı tarafça kabul edilen 11.03.2011 tarihli davalının imzası bulunan "ibra belgesidir" başlıklı belge ve davalının kimlik tespiti yapılarak havalesi yapılan 11.03.2011 tarihli dilekçe içeriği dikkate alındığında davacının davalıya toplamda 8.130,00 TL ödeme yaptığı ve bu miktarın istirdadına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, istirdadına karar verilen miktarın faiz başlangıç tarihi hususunda Yargıtay bozma ilamından önce verilen karar sadece davalı tarafça temyiz edildiğinden istirdadına karar verilen miktarın 1.000,00 TL'sini dava tarihinden geri kalanına 16.03.2011 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine imza incelemesinin kesin bir neticeye bağlanamadığı da göz önüne alınarak davacı tarafın şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza mahkemesince davalı hakkında beraat kararı verilmişken temyiz aşamasında kamu davasının olağan dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiğini, beraat gerekçesinin bu dava için çok önemli bir husus olduğunu, davalının ceza yargılaması da dahil tüm aşamalarda ısrarla senetteki imzalar ile 7.500,00 TL ile Yedibin beşyüz- rakam ve yazılarının katılanın elinden çıktığı savunmasının Denizli 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/7 E sayılı dosyasından yaptırılan 10.6.2015 tarihli Adli Tıp raporuyla doğrulanırken, davacının iddiasının da dayanaksız kaldığını, davacının davaya konu senetteki kendine ait yazıların nasıl ve ne şekilde o senette bulunduğunu mantıklı bir şekilde izah edememesi durumunda baştan itibaren kötüniyetli olduğunu ve bu hususun Mahkemece değerlendirilmediğini ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine dayanak bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3403 E. 2011/15077 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · görevsizlik kararı · haksız rekabet · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda… ine gönderilmesine karar verilmişse de, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca kendisini vekille «temsil» ettiren davalı taraf yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, HUMK …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın talebinin «haksız rekabetten» kaynaklanan maddi ve manevi tazminata ilişkin olduğu ve uyuşmazlığa 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek mahkemenin «görevsizliğine» ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından sadece «vekalet ücreti» bakımından temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/86 E. , 2023/6955 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/27 Esas, 2022/297 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine dayanak olan bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin haciz baskısı altında davalıya 1.000,00 TL nakit ve 4.630,00 TL'lik çek verdiğini belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalıya yapılan ödemenin istirdatını talep etmiş, 07.02.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkilinin davalıya icra tehdidi altında toplam 8.130,00 TL ödeme yaptığını belirterek davanın kabulü ile 8.130,00 TL'nin davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya yasal süresi içinde cevap vermemiş, tarihsiz beyan dilekçesinde dava konusu bononun davacı tarafından imzalanarak kendisine verildiğini belirterek davanın reddini savunmuş, devamında 26.07.2011 tarihli isticvap davetiyesine ilişkin duruşmaya katılarak ''dava konusu senetle ilgili davacıdan 4.630,00 TL tahsil ettiğini,...bunun haricinde kendisine yapılan bir ödeme olmadığını'' beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 16.07.2013 tarih, 2010/285 E. ve 2013/298 K. sayılı kararı ile; dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı, davacı vekilince 16.03.2011 tarihli dilekçe ekinde 11.03.2011 tarihli olan ve '' alacaklısı ..., borçlusu ... olan Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/5615 E. sayılı dosyasında takibe konulan 20.11.2008 tanzim, 27.02.2010 vadeli, 7.500,00 TL'lik senetten doğan borcun tamamını, asıl alacak, avukatlık ücretleri ve faizleri ile birlikte nakden ve defaten haricen aldım, dosyada hiçbir alacağım kalmadığına dair ibra belgesini beyan ederim, alacaklı ...'' ibareli ibra belgesinin sunulması üzerine davalının isticvap edildiği, davalının ibra belgesindeki imzanın kendisine ait olduğunu, dilekçeyi okumadan imzaladığını, kendisine 4.630,00 TL haricinde ödeme yapılmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan alındı belgesindeki paraların başka bir dosya ile ilgili olduğunu beyan ettiği, ancak bu savunmanın ispatlanamadığı, davacı tarafça davalıya toplam 8.130,00 TL'nin ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının dava konusu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 8.130,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 20.01.2014 tarih, 2013/17176 E. ve 2014/1551 K. sayılı kararıyla; davacının şikayeti üzerine davalı hakkında Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/7 E. sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi uyarınca ceza mahkemesinden verilecek kararın işbu davayı etkileyeceği mümkün bulunmasına göre ceza hükmünün kesinleşmesi beklenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen beraat kararının temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesince dava zamanaşımı süresi dolduğundan kamu davasının düşmesine karar verildiği, hükmün bu şekilde kesinleştiği, imza incelemesine ilişkin raporlar neticesinde senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı tespit edilemediğinden, ispat yükü altında bulunan davalının dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğunu ispat edemediği, her ne kadar davaya cevap vermeyen davalının isticvap davetiyesine ilişkin duruşmaya katılarak ''dava konusu senetle ilgili davacıdan 4.630,00 TL tahsil ettiğini, bunun haricinde kendisine yapılan bir ödeme olmadığını beyan etse de icra takibindeki takibe dayanak bononun 7.500,00 TL miktarında olması, takip çıktısının 8.087,47 TL olması, davacı vekilinin 07.02.2011 tarihli müzekkere ekinde davalının icra takibindeki avukatına yaptığı ödeme belgeleri ve çek suretlerinin olması, tahsilatı yapan avukatın icra dosyasında davalının vekilliğini yapması ve özellikle davalı tarafça kabul edilen 11.03.2011 tarihli davalının imzası bulunan "ibra belgesidir" başlıklı belge ve davalının kimlik tespiti yapılarak havalesi yapılan 11.03.2011 tarihli dilekçe içeriği dikkate alındığında davacının davalıya toplamda 8.130,00 TL ödeme yaptığı ve bu miktarın istirdadına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, istirdadına karar verilen miktarın faiz başlangıç tarihi hususunda Yargıtay bozma ilamından önce verilen karar sadece davalı tarafça temyiz edildiğinden istirdadına karar verilen miktarın 1.000,00 TL'sini dava tarihinden geri kalanına 16.03.2011 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine imza incelemesinin kesin bir neticeye bağlanamadığı da göz önüne alınarak davacı tarafın şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza mahkemesince davalı hakkında beraat kararı verilmişken temyiz aşamasında kamu davasının olağan dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiğini, beraat gerekçesinin bu dava için çok önemli bir husus olduğunu, davalının ceza yargılaması da dahil tüm aşamalarda ısrarla senetteki imzalar ile 7.500,00 TL ile Yedibin beşyüz- rakam ve yazılarının katılanın elinden çıktığı savunmasının Denizli 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/7 E sayılı dosyasından yaptırılan 10.6.2015 tarihli Adli Tıp raporuyla doğrulanırken, davacının iddiasının da dayanaksız kaldığını, davacının davaya konu senetteki kendine ait yazıların nasıl ve ne şekilde o senette bulunduğunu mantıklı bir şekilde izah edememesi durumunda baştan itibaren kötüniyetli olduğunu ve bu hususun Mahkemece değerlendirilmediğini ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine dayanak bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993614300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz