6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4693 E. 2023/6748 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat çeki bilirkişi raporları arasında çelişki başvurunun yapılmamış sayılması yapılmamış sayılma lehdar imza incelemesi muhtıra şikayet ikrar hakkaniyet kesin süre kötü niyet tazminatı keşideci kâr kaybı kötü niyet haciz iflas çek harç dosya masrafı menfi tespit dava sebebi vekalet ücreti teminat kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/635 E., 2021/231 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne ve davacı lehine tazminata karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 06.06.2022 tarihli ek karar ile gerekli harç ve masraflar tamamlanmadığından temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.11.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat İlayda Doğa Karaman ile davalı vekili Avukat Sena Kaynarca dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine çeke dayanılarak icra takibi başlatıldığını, çekteki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, çekin üzerinin çizildiğini, icra dosyasından davacıya ait taşınmaz ve araçlar üzerine haciz konulduğunu, imza incelemesi sonunda imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılacağını, takibin kötü niyetli olduğunu, sahte bir çek ile icra takibi başlatıldığını ileri sürerek takibin tedbiren durdurulmasına, davalıya takibe konu çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve davalının kötü niyeti açık olduğundan alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının borcuna karşılık dava konusu çeki düzenleyerek müvekkiline verdiğini ve çekin ödenmemesi üzerine icra takibine başladıklarını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu çekin davacı tarafından imzalanmadığı, çekteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı, bu hali ile imzanın davacıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, ancak icra takibinde bulunan davalının bu takipte kötü niyeti sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminat talebinin reddi yönünden kararının gerekçesiz olduğunu, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu, mahkeme kararının eksik ve yanılgılı değerlendirme ile verilmiş olması nedeni ile bozulmasını belirterek istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının borçlu olmadığına yönelik mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak lehdar davalının, çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek ya da bilmesi gerekecek durumda bulunmasına göre takipte davalının kötü niyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile Gölcük İcra Müdürlüğünün 2018/795 E. sayılı takip dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, dava değeri olan 710.000,00 TL'nin %20'si oranında olmak üzere 142.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

2.Davalı vekilinin bu karara karşı yaptığı temyiz başvurusu ise muhtıranın gereğinin yerine getirilmediği, verilen kesin süre içerisinde temyiz harç ve giderlerinin tamamlanmadığı gerekçesi ile 06.06.2022 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararlarına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle mahkemece çıkarılan muhtıra içeriğinin hatalı olduğunu, harç hesabı yanlış yapıldığı gibi söz konusu harç ve masrafların hangi vezneye ödeneceği konusunda açıklık bulunmadığı, muhtıranın iptali gerektiği, ek kararın kaldırılarak asıl karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili asıl karara yönelik temyiz dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında otobüs hattı satın alınmasına dair bir anlaşma bulunduğunu, davacının borcu için 300.000,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca davacıya elden borç para verdiğini, karşılığında teminat çeki aldığını ve davacı tarafından müvekkiline araç ve taşınmaz devri yapıldığını, kalan alacağı için takibe devam etmekte haklı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, dosya kapsamındaki raporların çelişkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, takibe konu çekin davacı eli ürünü olup olmadığı ve gerçek bir borç ilişki yaratıp yaratmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)211 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine kararın kaldırılması suretiyle davanın kabulüne yönelik verilen hükmün davalı tarafından temyiz edilmekle birlikte muhtıraya rağmen temyiz harç ve masraflarının verilen kesin süre içerisinde tamamlanmadığı gerekçesiyle 06.06.2022 tarihli ek karar ile temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, muhtıra içeriğinin hatalı olduğu ve davalı aleyhine hak kaybı yaratmasının hakkaniyete aykırı olacağı, davalı vekili tarafından muhtıra sonrası her halukarda temyiz harç ve masraflarının da tamamlandığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin 06.06.2022 tarihli ek kararının bozularak kaldırılıp davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

2. Davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmış olup, davacı borçlu, takibe konu çekteki imza ve yazıların kendi elini ürünü olmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumu ve İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan bilirkişi raporlarına itibar edilerek çek üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, aynı gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne ve davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.

3. Ancak, davacının şikayeti üzerine yürütülen soruşturma kapsamında 05.11.2018 tarihinde karakolda polis nezdinde alınan ifadesinde davacının "...... isimli şahısa boş çek verdim, aramızdaki güvene dayalı bunu yaptım, ancak şahıslar benim bilgim olmadan çeke bir rakam yazıp onu da icraya verdiler " şeklinde beyanda bulunduğu ve çekin kendisi tarafından verildiğini ikrar ettiği anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2845 E. 2012/12040 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4693 E.  ,  2023/6748 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1236 Esas, 2022/764 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü- ek karar ile temyiz başvurusunun yapılmamış sayılması

İLK DERECE MAHKEMESİ Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/635 E., 2021/231 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne ve davacı lehine tazminata karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 06.06.2022 tarihli ek karar ile gerekli harç ve masraflar tamamlanmadığından temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.11.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat İlayda Doğa Karaman ile davalı vekili Avukat Sena Kaynarca dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine çeke dayanılarak icra takibi başlatıldığını, çekteki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, çekin üzerinin çizildiğini, icra dosyasından davacıya ait taşınmaz ve araçlar üzerine haciz konulduğunu, imza incelemesi sonunda imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılacağını, takibin kötü niyetli olduğunu, sahte bir çek ile icra takibi başlatıldığını ileri sürerek takibin tedbiren durdurulmasına, davalıya takibe konu çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve davalının kötü niyeti açık olduğundan alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının borcuna karşılık dava konusu çeki düzenleyerek müvekkiline verdiğini ve çekin ödenmemesi üzerine icra takibine başladıklarını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu çekin davacı tarafından imzalanmadığı, çekteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı, bu hali ile imzanın davacıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, ancak icra takibinde bulunan davalının bu takipte kötü niyeti sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminat talebinin reddi yönünden kararının gerekçesiz olduğunu, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu, mahkeme kararının eksik ve yanılgılı değerlendirme ile verilmiş olması nedeni ile bozulmasını belirterek istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının borçlu olmadığına yönelik mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak lehdar davalının, çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek ya da bilmesi gerekecek durumda bulunmasına göre takipte davalının kötü niyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile Gölcük İcra Müdürlüğünün 2018/795 E. sayılı takip dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, dava değeri olan 710.000,00 TL'nin %20'si oranında olmak üzere 142.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

2.Davalı vekilinin bu karara karşı yaptığı temyiz başvurusu ise muhtıranın gereğinin yerine getirilmediği, verilen kesin süre içerisinde temyiz harç ve giderlerinin tamamlanmadığı gerekçesi ile 06.06.2022 tarihli ek karar ile reddedilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararlarına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle mahkemece çıkarılan muhtıra içeriğinin hatalı olduğunu, harç hesabı yanlış yapıldığı gibi söz konusu harç ve masrafların hangi vezneye ödeneceği konusunda açıklık bulunmadığı, muhtıranın iptali gerektiği, ek kararın kaldırılarak asıl karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili asıl karara yönelik temyiz dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında otobüs hattı satın alınmasına dair bir anlaşma bulunduğunu, davacının borcu için 300.000,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca davacıya elden borç para verdiğini, karşılığında teminat çeki aldığını ve davacı tarafından müvekkiline araç ve taşınmaz devri yapıldığını, kalan alacağı için takibe devam etmekte haklı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, dosya kapsamındaki raporların çelişkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, takibe konu çekin davacı eli ürünü olup olmadığı ve gerçek bir borç ilişki yaratıp yaratmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)211 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine kararın kaldırılması suretiyle davanın kabulüne yönelik verilen hükmün davalı tarafından temyiz edilmekle birlikte muhtıraya rağmen temyiz harç ve masraflarının verilen kesin süre içerisinde tamamlanmadığı gerekçesiyle 06.06.2022 tarihli ek karar ile temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, muhtıra içeriğinin hatalı olduğu ve davalı aleyhine hak kaybı yaratmasının hakkaniyete aykırı olacağı, davalı vekili tarafından muhtıra sonrası her halukarda temyiz harç ve masraflarının da tamamlandığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin 06.06.2022 tarihli ek kararının bozularak kaldırılıp davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

2. Davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmış olup, davacı borçlu, takibe konu çekteki imza ve yazıların kendi elini ürünü olmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumu ve İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan bilirkişi raporlarına itibar edilerek çek üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, aynı gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne ve davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.

3. Ancak, davacının şikayeti üzerine yürütülen soruşturma kapsamında 05.11.2018 tarihinde karakolda polis nezdinde alınan ifadesinde davacının "...... isimli şahısa boş çek verdim, aramızdaki güvene dayalı bunu yaptım, ancak şahıslar benim bilgim olmadan çeke bir rakam yazıp onu da icraya verdiler " şeklinde beyanda bulunduğu ve çekin kendisi tarafından verildiğini ikrar ettiği anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile 06.06.2022 tarihli ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993539500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.