Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5974 E. 2023/6699 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye memurunun sorumluluğu↗ ödeme emrine itiraz↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ ödeme emri tebliği↗ ilamsız takip↗ ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ hukuki menfaat↗ ödeme emri↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ sicilden terkin↗ derdestlik↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilan↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/780 E., 2023/128 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince terkin edilen ... Ajansı Limited Şirketi aleyhine başlatılan takipte şirketin tasfiye aşamasında olduğunun öğrenildiğini, tasfiye memuru tespit edilerek ödeme emrinin tebliği üzerine tasfiye memuru ... tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini, bu süreçte şirket terkininin gerçekleştiğini ancak tasfiye aşamasında müvekkiline olan borçların ödenmeden tasfiyenin tamamlandığını ileri sürerek alacakların tahsili için şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği 34 üncü maddeleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinde şirketin kurucusu ve tasfiye memurunun bu süreçte açılan davaya rağmen şirketi terkin etmesinin kendi kusuru olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu şirketin tasfiye sürecinde davacı tarafından herhangi bir başvuru yapılmadığını, tasfiye memurunca yapılan çağrı üzerine alacaklıların beyanda bulunması gerekmekte olup beyanda bulunmayan alacaklının hukuki yararının olmadığını, takibe dayanak faturaların gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmadığını, davalı şirketin böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin üstüne düşenleri ve kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davalı aleyhinde yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sicilden tasfiye sonucu terkin edilen ve ihyası talep edilen şirketin aleyhine açılmış derdest takip dosyası bulunduğu, bu durumda davacının ihya davası açmakta hukuki menfaati olup, tüzel kişiliğin ihyasının talep edilmesi olanaklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... Ajansı Limited Şirketinin sicil kaydının Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2021/13680 E. sayılı dosyasının yürütülmesi, sonuçlandırılması ve bu uyuşmazlık kapsamında ortaya çıkacak hukuki ihtilafların görülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına, ek tasfiye için önceki tasfiye memurunun görevlendirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekirken, gerekçe gösterilmemesi nedeni ile davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, sunulan delillerin göz ardı edildiğini, yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, şirketin 6102 sayılı Kanun'un 543 üncü maddesinde belirtilen şekilde tasfiye ve terkin edildiğini, gerekli ilanların yapılmasına rağmen davacının başvuruda bulunmadığını, terkin sonrası artık şirketin varlığından söz edilemeyeceğinden tasfiye memurunun itirazı üzerine takibin durduğunu, son ilanda alacaklıların ne şekilde başvuruda bulunacaklarının açıklanması nedeniyle terkinin usulüne uygun yapıldığını, belirtilen şekilde beyanda bulunulmaması nedeniyle şirketin terkin edilmesine ilişkin savunmaların dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, şirketin borcu bulunmadığını, borcu olsa dahi tasfiye memurunun sorumlu olmadığını, tasfiye memurunun tasfiye sürecindeki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının terkin edilen şirket aleyhine ilamsız takip başlattığı, terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde, şirketin temsili ve verilecek kararların infazı için terkin edilmiş şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı tasfiye memurunun ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince şirketin ihyasına karar verilmesi, buna ilişkin yeterli gerekçenin bulunması nedeniyle davalının buna ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17037 E. 2013/22036 K.
Ortak:tasfiye memuru · ek tasfiye · vekalet ücreti · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaAjansı Limited Şirketi aleyhine başlatılan takipte şirketin «tasfiye» aşamasında olduğunun öğrenildiğini, «tasfiye memuru» tespit edilerek «ödeme emrinin tebliği» üzerine tasfiye memuru ... tarafından «ödeme emrine itiraz» edildiğini, bu süreçte şirket terkininin gerçekleştiğini ancak tasfiye aşamasında müvekkiline olan borçların ödenmeden tasfiyenin tamamlandığını ileri sürerek alac …
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu şirketin «tasfiye» sürecinde davacı tarafından herhangi bir başvuru yapılmadığını, tasfiye memurunca yapılan çağrı üzerine alacaklıların beyanda bulunması gerekmekte olup beyanda bulunmayan alacaklının «hukuki yararının» olmadığını, takibe dayanak faturaların gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmadığını, davalı şirketin böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin üstüne düşenleri ve kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davalı aleyhinde «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «terkin» edilen şirket aleyhine «ilamsız takip» başlattığı, terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde, şirketin «temsili» ve verilecek kararların «infazı» için terkin edilmiş şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararı» bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca «tasfiye» sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, «son» «tasfiye memuru» olduğu anlaşılan davalı tasfiye memurunun ek «tasfiye işlemleri» için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince şirketin ihyasına karar verilmesi, buna ilişkin yeterli gere …
Benzer bu kararda2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı «tasfiye» memurunun aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5974 E. , 2023/6699 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1331 Esas, 2023/1423 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/780 E., 2023/128 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince terkin edilen ... Ajansı Limited Şirketi aleyhine başlatılan takipte şirketin tasfiye aşamasında olduğunun öğrenildiğini, tasfiye memuru tespit edilerek ödeme emrinin tebliği üzerine tasfiye memuru ... tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini, bu süreçte şirket terkininin gerçekleştiğini ancak tasfiye aşamasında müvekkiline olan borçların ödenmeden tasfiyenin tamamlandığını ileri sürerek alacakların tahsili için şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği 34 üncü maddeleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinde şirketin kurucusu ve tasfiye memurunun bu süreçte açılan davaya rağmen şirketi terkin etmesinin kendi kusuru olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu şirketin tasfiye sürecinde davacı tarafından herhangi bir başvuru yapılmadığını, tasfiye memurunca yapılan çağrı üzerine alacaklıların beyanda bulunması gerekmekte olup beyanda bulunmayan alacaklının hukuki yararının olmadığını, takibe dayanak faturaların gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmadığını, davalı şirketin böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin üstüne düşenleri ve kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davalı aleyhinde yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sicilden tasfiye sonucu terkin edilen ve ihyası talep edilen şirketin aleyhine açılmış derdest takip dosyası bulunduğu, bu durumda davacının ihya davası açmakta hukuki menfaati olup, tüzel kişiliğin ihyasının talep edilmesi olanaklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... Ajansı Limited Şirketinin sicil kaydının Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2021/13680 E. sayılı dosyasının yürütülmesi, sonuçlandırılması ve bu uyuşmazlık kapsamında ortaya çıkacak hukuki ihtilafların görülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına, ek tasfiye için önceki tasfiye memurunun görevlendirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekirken, gerekçe gösterilmemesi nedeni ile davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, sunulan delillerin göz ardı edildiğini, yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, şirketin 6102 sayılı Kanun'un 543 üncü maddesinde belirtilen şekilde tasfiye ve terkin edildiğini, gerekli ilanların yapılmasına rağmen davacının başvuruda bulunmadığını, terkin sonrası artık şirketin varlığından söz edilemeyeceğinden tasfiye memurunun itirazı üzerine takibin durduğunu, son ilanda alacaklıların ne şekilde başvuruda bulunacaklarının açıklanması nedeniyle terkinin usulüne uygun yapıldığını, belirtilen şekilde beyanda bulunulmaması nedeniyle şirketin terkin edilmesine ilişkin savunmaların dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, şirketin borcu bulunmadığını, borcu olsa dahi tasfiye memurunun sorumlu olmadığını, tasfiye memurunun tasfiye sürecindeki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının terkin edilen şirket aleyhine ilamsız takip başlattığı, terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde, şirketin temsili ve verilecek kararların infazı için terkin edilmiş şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı tasfiye memurunun ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince şirketin ihyasına karar verilmesi, buna ilişkin yeterli gerekçenin bulunması nedeniyle davalının buna ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı ...
vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993536600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz