Marka Kurum kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2653 E. 2023/6392 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müşteri portföyü↗ iş bölümü↗ ticaret unvanı↗ def'i↗ marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/328 E., 2020/3 K.
Taraflar arasındaki marka ile ilgili kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilleri istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince 2017/50258 sayılı marka başvurusunda bulunulduğunu, davalı Şirketin yayına itirazı üzerine Markalar Dairesi Başkanlığının 23.03.2018 tarihli kararı ile marka başvurusunun kısmi olarak reddine karar verildiğini, konunun davacı tarafından YİDK’ya taşınması üzerine dava konusu kararın verilerek itirazın reddedildiğini, dava konusu kararın yerinde olmadığını, davacıya ait ... Eğitim Turizm İnşaat Elektrik ve Ticaret Ltd. Şti.’nin 06.11.1995 tarihinde kurulduğunu, seyahat ve tur hizmetlerinde faaliyette bulunduğunu, cennetturizm.com.tr alan adının davacı tarafından kuruluşta alındığını, davalı şirketin markaları ile davacının marka başvurusunun farklı olduğunu, markalar arasında yazı stili, grafik ve renk farklılıklarının bulunduğunu, davalı şirketin faaliyet alanının tekstil sektörü olduğunu, dava konusu kararın dayanağı olan davalı şirket markalarından 2004/06341 ve 2001/15298 sayılı markaların 39, 40 ve 43.sınıflarda kullanımının ispatını talep ettiklerini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 19 ncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz gerekçesi markaların mal ve hizmetler yönünden Türkiye’de ciddi bir şekilde kullanılmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispata yarar delil sunulması gerektiğini, davalı Kurum tarafından davacının kullanım ispatı için işaretlenmesi gereken kutucuğa işaretleme yapılmasına rağmen ilgili bölüme markanın tescil numaralarını yazmadığı için talebinin uygun görülmediğinin belirtildiğini, davalının markalarının kullanılmadığı sınıflarda tescilinin iptalinin gerektiğini ileri sürerek Kurumun benzerlik ihtimali bulunduğunu değerlendirdiği 2004/06341 ve 2001/15298 sayılı markaların 39, 40 ve 43. sınıflarda kullanımının ispatını, dava konusu YİDK’nın 29.06.2018 tarih ve 2018-M-4603 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; ... ibaresini ilk olarak 03.08.2001 tarihinde 2001/15298 sayısı ile tescil ettirdiğini, 1981 yılında faaliyetine İstanbul’da başlayan şirket ortaklarının ortak ve yetkililerinin soyadı da olması nedeniyle ilk günden itibaren fiilen kullanılmakta olduğunu ve gerek ticaret unvanı gerekse markaları ile tescil çerçevesinde de kullandığını, davalının markalarının bilinen ve tanınmış markalar olduğunu, davalının markaları ile davacının marka başvurusu arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu ve bu durumun dava konusu kararda da tespit edildiğini, davacının temel amacının davalının müşteri çevresini ve kazanımlarını haksız olarak elde etmeye yönelik olduğunu, davacının şahıs olarak marka başvurusu yaptığını, bu nedenle şirket unvanına dayanarak da bir hak talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "şekil+... Turizm Hayallerinizin Adresi" ibareli marka başvurusu ile davalının "şekil+..." ve "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının başvuruda yer alan şekil unsurlu tasarımı ve turizm ibaresi yanında "Hayalleriniz Adresi" şeklindeki sloganlar ... ibaresini bütünsel olarak davalı markalarından uzaklaştırıp yeni bir marka yaratıldığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında iltibasın bulunmadığı, diğer yönden ise davacı aynı zamanda YİDK'nın kullanım ispatı değerlendirmesinin hatalı olduğunu ileri sürüp bu kısım açısında da YİDK kararının iptali talep etmiş ise de 6769 sayılı Kanun'un Uygulanması Yönetmeliği 29 uncu maddesinin ikinci fıkrasında "Kullanımın ispatı talebi açık, net ve koşulsuz olarak yapılacağı, bu talepte, kullanımın ispatının istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtilmesinin zorunlu olduğu, aksi halde talebin yapılmamış sayıldığı bu yönde yapılan YİDK değerlendirme doğru olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2018-M-4603 sayılı YİDK kararının iltibas değerlendirilmesi açısından iptaline, (bu açıdan açılan davanın kabulüne), dava konusu 2018-M-4603 sayılı YİDK kararının kullanım ispatı değerlendirilmesi açısından iptal istemli kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kullanım ispatına dair açıklamaların hukuken kabul edilebilir açıklamalar olmadığını, YİDK'nın huzurdaki davanın esas konusu (Markaların benzerliği/iltibas tehlikesi) hakkında hukuka aykırı karar verdiği tespit edilirken, benzerliğin tespitine yönelik kullanılan "kullanım ispatı" hakkında YİDK'nın verdiği kararın yerinde olduğu şeklinde kurulan hüküm hukuka uygun olmadığını, çünkü YİDK kararı benzerlik açısından iptal edilirken, ayakta kalan kısmı yani kullanım ispatı açısından YİDK kararının hiçbir anlam ve ehemmiyet taşımadığını, Kurum tarafından dahi markalar arasındaki benzerlik/karıştırılma ihtimali sonrasında değerlendirilen kullanım ispatı talebinin "esastan sonra değerlendirilmesi gerekirken" yerel mahkeme kararında ulaşılan sonuçta bahse konu "kullanım ispatı talebi" esasın önüne geçmiş ve asıl dava konusu gibi değerlendirildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kısmen redde ilişkin kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas alınan raporun müvekkilinin markası ile davacı markasının karşılaştırmasında, görsel ve sözel dilleri yanında, farklı hedef kitlelere sahip olduklarına dair kanaatlerinin somut olaya açıkça aykırı, soyut ve kişisel yorumlardan ibaret olduğunu, benzerliğe ilişkin hiçbir açıklama getirmeden görsel inceleme üzerinden markaların benzemezliği kanaatlerine katılmanın mümkün olmadığını, "..." ve "... Tekstil Turizm…" ifadelerinin tüketicide birbirinin devamı niteliğinde olan seri marka intibaı bırakmasının kaçınılmaz bulunduğunu, 36 yılı aşkın süredir fiilen, ... ve ... ismiyle sektörde faaliyet gösteren müvekkilinin mevcut ünvanlarıyla geniş bir müşteri portföyüne sahip olduğunu, bilinen ve tanınmış marka olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kararının yerinde olduğunu, tarafların markaları arasındaki benzerlikten dolayı iltibasın bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'nun 2017/502589 sayılı "şekil+... Turizm Hayallerinizin Adresi" ibareli marka başvurusu ile davalı Şirketin "..." esas unsurlu ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası iltibasın olmadığı; 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; markanın nispi sebeplerle hükümsüzlüğü istemiyle açılan davalar ile marka hakkına tecavüz iddiasıyla açılan davalarda davacıya karşı, dayanılan markanın ilgili mal ve hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi olarak kullanılmadığı def’inin ileri sürülebileceği, bu durumda Mahkemece tecavüz edildiği ileri sürülen markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanılıp kullanılmadığının bir ön sorun olarak incelenerek hasıl olacak sonuca göre hükümsüzlük ve tecavüz davaları hakkında bir karar verilmesi gerektiği, kullanmama definin dava içerisinde çözülmesi gereken bir ön sorun olup, bu defi hakkında esas hükümle birlikte ayrı bir hüküm kurulmasını gerektiren bir talep veya dava olmadığı, markalar arasında iltibasın olmadığı belirlendikten sonra, ön sorun nitelinde bulunan kullanım ispatı talebinin usulüne uygun yapılmadığının belirlenmesi ve davanın bu nedenle kısmen ret edilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, TÜRKPATENT 2018-M-4603 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18671 E. 2013/1127 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:banka teminat mektubu · i̇i̇k 257 · teminat mektubu · ihtiyati tedbir · ihtiyati haciz · haciz · ibraz · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, 24/07/2012 tarihli karar ile iddia ve dosyadaki belgelere göre, alacağın %15 oranında nakit veya «kesin» ve süresiz «banka teminat mektubu» «ibraz» olunduğunda «ihtiyati haciz» isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Bankasının da bulunduğu bankalarla ilgili olarak “Yeniden yapılandırma süreci içinde, … her türlü «ihtiyati tedbir» ve «ihtiyati haciz» taleplerinde «teminat» şartı aranmaz…” hükmü düzenlenmiştir.
İhtiyati «haciz» isteyen banka vekili, 4603 sayılı Kanun’un geçici 4/2. maddesi, 5230 sayılı Kanun’un 11. maddesi gereğince kredi alacaklarının tahsili amacıyla yapılan «ihtiyati haciz» başvurusuna ilişkin verilecek kararın «teminatsız» olarak verilmesi gerektiğini savunarak, teminata itiraz etmiştir.
Bankası’nın talebi üzerine verilen «ihtiyati haciz» kararında bankadan «teminat» alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2653 E. , 2023/6392 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/844 Esas, 2022/102 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/328 E., 2020/3 K.
Taraflar arasındaki marka ile ilgili kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilleri istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince 2017/50258 sayılı marka başvurusunda bulunulduğunu, davalı Şirketin yayına itirazı üzerine Markalar Dairesi Başkanlığının 23.03.2018 tarihli kararı ile marka başvurusunun kısmi olarak reddine karar verildiğini, konunun davacı tarafından YİDK’ya taşınması üzerine dava konusu kararın verilerek itirazın reddedildiğini, dava konusu kararın yerinde olmadığını, davacıya ait ... Eğitim Turizm İnşaat Elektrik ve Ticaret Ltd. Şti.’nin 06.11.1995 tarihinde kurulduğunu, seyahat ve tur hizmetlerinde faaliyette bulunduğunu, cennetturizm.com.tr alan adının davacı tarafından kuruluşta alındığını, davalı şirketin markaları ile davacının marka başvurusunun farklı olduğunu, markalar arasında yazı stili, grafik ve renk farklılıklarının bulunduğunu, davalı şirketin faaliyet alanının tekstil sektörü olduğunu, dava konusu kararın dayanağı olan davalı şirket markalarından 2004/06341 ve 2001/15298 sayılı markaların 39, 40 ve 43.sınıflarda kullanımının ispatını talep ettiklerini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 19 ncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz gerekçesi markaların mal ve hizmetler yönünden Türkiye’de ciddi bir şekilde kullanılmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispata yarar delil sunulması gerektiğini, davalı Kurum tarafından davacının kullanım ispatı için işaretlenmesi gereken kutucuğa işaretleme yapılmasına rağmen ilgili bölüme markanın tescil numaralarını yazmadığı için talebinin uygun görülmediğinin belirtildiğini, davalının markalarının kullanılmadığı sınıflarda tescilinin iptalinin gerektiğini ileri sürerek Kurumun benzerlik ihtimali bulunduğunu değerlendirdiği 2004/06341 ve 2001/15298 sayılı markaların 39, 40 ve 43.
sınıflarda kullanımının ispatını, dava konusu YİDK’nın 29.06.2018 tarih ve 2018-M-4603 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; ... ibaresini ilk olarak 03.08.2001 tarihinde 2001/15298 sayısı ile tescil ettirdiğini, 1981 yılında faaliyetine İstanbul’da başlayan şirket ortaklarının ortak ve yetkililerinin soyadı da olması nedeniyle ilk günden itibaren fiilen kullanılmakta olduğunu ve gerek ticaret unvanı gerekse markaları ile tescil çerçevesinde de kullandığını, davalının markalarının bilinen ve tanınmış markalar olduğunu, davalının markaları ile davacının marka başvurusu arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu ve bu durumun dava konusu kararda da tespit edildiğini, davacının temel amacının davalının müşteri çevresini ve kazanımlarını haksız olarak elde etmeye yönelik olduğunu, davacının şahıs olarak marka başvurusu yaptığını, bu nedenle şirket unvanına dayanarak da bir hak talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "şekil+... Turizm Hayallerinizin Adresi" ibareli marka başvurusu ile davalının "şekil+..." ve "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının başvuruda yer alan şekil unsurlu tasarımı ve turizm ibaresi yanında "Hayalleriniz Adresi" şeklindeki sloganlar ... ibaresini bütünsel olarak davalı markalarından uzaklaştırıp yeni bir marka yaratıldığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında iltibasın bulunmadığı, diğer yönden ise davacı aynı zamanda YİDK'nın kullanım ispatı değerlendirmesinin hatalı olduğunu ileri sürüp bu kısım açısında da YİDK kararının iptali talep etmiş ise de 6769 sayılı Kanun'un Uygulanması Yönetmeliği 29 uncu maddesinin ikinci fıkrasında "Kullanımın ispatı talebi açık, net ve koşulsuz olarak yapılacağı, bu talepte, kullanımın ispatının istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtilmesinin zorunlu olduğu, aksi halde talebin yapılmamış sayıldığı bu yönde yapılan YİDK değerlendirme doğru olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2018-M-4603 sayılı YİDK kararının iltibas değerlendirilmesi açısından iptaline, (bu açıdan açılan davanın kabulüne), dava konusu 2018-M-4603 sayılı YİDK kararının kullanım ispatı değerlendirilmesi açısından iptal istemli kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kullanım ispatına dair açıklamaların hukuken kabul edilebilir açıklamalar olmadığını, YİDK'nın huzurdaki davanın esas konusu (Markaların benzerliği/iltibas tehlikesi) hakkında hukuka aykırı karar verdiği tespit edilirken, benzerliğin tespitine yönelik kullanılan "kullanım ispatı" hakkında YİDK'nın verdiği kararın yerinde olduğu şeklinde kurulan hüküm hukuka uygun olmadığını, çünkü YİDK kararı benzerlik açısından iptal edilirken, ayakta kalan kısmı yani kullanım ispatı açısından YİDK kararının hiçbir anlam ve ehemmiyet taşımadığını, Kurum tarafından dahi markalar arasındaki benzerlik/karıştırılma ihtimali sonrasında değerlendirilen kullanım ispatı talebinin "esastan sonra değerlendirilmesi gerekirken" yerel mahkeme kararında ulaşılan sonuçta bahse konu "kullanım ispatı talebi" esasın önüne geçmiş ve asıl dava konusu gibi değerlendirildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kısmen redde ilişkin kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas alınan raporun müvekkilinin markası ile davacı markasının karşılaştırmasında, görsel ve sözel dilleri yanında, farklı hedef kitlelere sahip olduklarına dair kanaatlerinin somut olaya açıkça aykırı, soyut ve kişisel yorumlardan ibaret olduğunu, benzerliğe ilişkin hiçbir açıklama getirmeden görsel inceleme üzerinden markaların benzemezliği kanaatlerine katılmanın mümkün olmadığını, "..." ve "... Tekstil Turizm…" ifadelerinin tüketicide birbirinin devamı niteliğinde olan seri marka intibaı bırakmasının kaçınılmaz bulunduğunu, 36 yılı aşkın süredir fiilen, ... ve ... ismiyle sektörde faaliyet gösteren müvekkilinin mevcut ünvanlarıyla geniş bir müşteri portföyüne sahip olduğunu, bilinen ve tanınmış marka olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kararının yerinde olduğunu, tarafların markaları arasındaki benzerlikten dolayı iltibasın bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'nun 2017/502589 sayılı "şekil+... Turizm Hayallerinizin Adresi" ibareli marka başvurusu ile davalı Şirketin "..." esas unsurlu ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası iltibasın olmadığı; 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; markanın nispi sebeplerle hükümsüzlüğü istemiyle açılan davalar ile marka hakkına tecavüz iddiasıyla açılan davalarda davacıya karşı, dayanılan markanın ilgili mal ve hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi olarak kullanılmadığı def’inin ileri sürülebileceği, bu durumda Mahkemece tecavüz edildiği ileri sürülen markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanılıp kullanılmadığının bir ön sorun olarak incelenerek hasıl olacak sonuca göre hükümsüzlük ve tecavüz davaları hakkında bir karar verilmesi gerektiği, kullanmama definin dava içerisinde çözülmesi gereken bir ön sorun olup, bu defi hakkında esas hükümle birlikte ayrı bir hüküm kurulmasını gerektiren bir talep veya dava olmadığı, markalar arasında iltibasın olmadığı belirlendikten sonra, ön sorun nitelinde bulunan kullanım ispatı talebinin usulüne uygun yapılmadığının belirlenmesi ve davanın bu nedenle kısmen ret edilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, TÜRKPATENT 2018-M-4603 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/993526400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz