Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3790 E. 2023/7699 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
grup muafiyeti↗ denkleştirici adalet ilkesi↗ dikey anlaşma↗ akaryakıt bayilik sözleşmesi↗ ariyet↗ vade farkı↗ rekabet kurulu kararı↗ intifa hakkı↗ ifa imkansızlığı↗ mücbir sebep↗ münfesihlik↗ hizmet bedeli↗ sözleşmenin iptali↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ muafiyet↗ hakkın kötüye kullanılması↗ bayilik sözleşmesi↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ ipotek↗ iş bölümü↗ kefalet↗ ifa↗ garantörlük↗ yenileme↗ sebepsiz zenginleşme↗ vade↗ anonim şirket↗ kefil↗ kâr dağıtımı↗ protokol↗ limited şirket↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ terkin↗ ihtarname↗ kötüniyet↗ harç↗ tacir↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2012/236 E., 2018/1238 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Alpet markası altında ülke çapında faaliyet gösteren bir akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, Alpet ile davalılardan Baras... Ltd. Şti. (Bayi) arasında ... ...'de bulunan taşınmaz üzerinde kurulacak akaryakıt ve servis istasyonu için taraflar arasında 03.01.2007 tarihinde bayilik protokolü imzalandığını, protokol kapsamında Alpet'in 1 numaralı davalı Baras'a bayilik vereceğini, 2 numaralı davalı ...... A.Ş.'nin de kendi mülkiyetinde olan taşınmaz üzerinde Alpet lehine 15 yıl süreli intifa hakkı kuracağını, protokol gereği Alpet'in toplam 444.886,00 USD yatırım gerçekleştirdiğini, taşınmaz üzerinde 07.03.2007 tarihinden itibaren 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, protokolün 3.1.4. maddesinde bayinin en geç 90 ... içerisinde petrol mevzuatına uygun bir istasyon kurmakla ve istasyon ile bayi adına düzenlenmiş Gayri Sihhi Müessese açma ruhsatını ve bayilik lisansını Alpet'e ibraz etmekle yükümlü olduğunu, ayrıca Akaryakıt Sözleşmesinin 5. maddesine göre Bayi'nin, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 30 ... içersinde petrol ürünü satın almak ve bayilik faaliyetine başlamak zorunda olduğunu, oysa davalıların 444.886,00 USD yatırım masraflarına karşılık istasyonu hiç faaliyete geçiremediklerini, davalılardan ... ...A.Ş. ile ...'ün protokolü ve bayilik sözleşmesini garantör sıfatıyla imzaladıklarını, davalı ... ...'in ise garantör ... ile birlikte 600.000,00 TL'ye kadar müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla kefaletname verdiklerini, Rekabet Kurulu'nun 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 5. maddesine dayanarak 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'ni yayınladığını, bu kapsamda müvekkili şirketin davalılar aleyhine İstanbul 2. ATM'nin 2010/217 E sayılı dosyasından sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açtığını, ancak davanın açıldığı 12.03.2010 tarihinde taraflar arasındaki bayilik ve İntifa sözleşmesi devam ettiğinden dava şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ... açılan davanın reddedildiğini, Rekabet Kurulunun, yeniden anlaşma sağlanamayan ve beş yılı dolduran tüm bayilerin intifa haklarının terkini konusundaki uyarısı üzerine müvekkili şirketin almış olduğu intifa haklarını olağan süresinden önce terkin etmek zorunda kaldığını, taşınmazın üzerinde ilk defa Alpet tarafından bir akaryakıt istasyonu tesis edildiğini, ancak istasyon inşaatının tamamlanması sonrasında malik ile ilgili Belediye arasında imar uyuşmazlığının çıkması nedeniyle istasyonun işletmeye açılamadığının anlaşıldığı, intifa hakkının terkinine imkan sağlayan vekaletnamenin de gönderildiğini, özetle dava açma şartlarının artık oluştuğunu, müvekkili şirket Alpet'in İstasyon ve davalılar lehine aşağıdaki yatırımları gerçekleştirdiğini, demirbaş yatırımı için 62.866,00 USD, inşaat işleri yatırımı için 262.020 USD, Bayilik hizmeti bedeli 100.000 USD olmak üzere toplam 444.886 USD yatırım gerçekleştirdiğini, ödenen bu bedellere karşılık istasyonun hiç faaliyete geçmediğini, bayilik sözleşmesinin sona ermiş olması nedeniyle davalıların Alpet ile akdetmiş oldukları bütün kredi, malzeme vs. hususlara müteallik sözleşmelerin de münfesih olduğunu, dolaysıyla davalıların bu sözleşmelerden ... borçları ile doğacak her türlü borçlarının da muaccel hale geldiğini, dolaysıyla davalıların Alpet'in yoksun kaldığı kâr da dahil olmak üzere Alpet'in tüm zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduklarını, davalı bayi ve istasyon lehine 21.08.2007 - 03.01.2008 tarihleri arasında, toplamda 15 yıllık intifa hakkı süresince 21.600 m3 ... ürünü Alpet'ten alarak müşterilerine satacağı inancı ile 149.300,41 TL bayilik hizmeti (Bunun 36.539,02 TL'si nakit, 112.761,39 TL'lik kısmı davalılara ait diğer istasyonlarda satılmak üzere ürün olarak) ve 389.222,97 TL inşaat işleri bedeli (SEPA firmasına ödeme) ödenmek suretiyle yatırım yapıldığını, ariyet verilen demirbaş yatırımı hariç olmak üzere, toplam yatırımın 538.523,38 TL anapara olduğunu, buna ödenme tarihleri olan 21.03.2007 - 03.01.2006 tarihlerinden itibaren faiz yürütülerek anapara+vade farkı+%16KDV=1.173.324,66 TL'yi talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek 1.173.324,56 TL alacağın, dava tarihinden itibaren ana para olan 538.523,38 TL'ye yürütülecek avans faizi ile birlikte, davalı kefil ... ...'den ise 1.000.000 TL'lik kefaleti ile sınırlı olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar Baras...Ltd. Şti., ......A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, tacir olan davacı taraf ile akdedilen 08.03.2007 tarihli bayilik sözleşmesi ve ek protokollerin bu dava kapsamında 2012 yılından sonra geçersiz olacağından bahisle dava konusu edilmesinin hakkın kötüye kullanılmasının en açık delili olduğunu, davacı tarafın maddi tazminat taleplerinden 149.300,41 TL bayilik hizmeti bedelinin 36.539,02 TL'nin müvekkiline nakit olarak ödendiğini, 112.761,39 TL'lik ürün verildiği iddiasını kabul etmediklerini, istasyonun inşaat işleri için SEPA firmasına yapıldığı iddia edilen 369.222,97 TL ödemenin müvekkiline ait taşınmaz üzerine yapıldığına dair hiçbir belgenin dosyaya sunulmadığını, kaldı ki taşınmaz üzerindeki istasyon binasının müvekkili şirket tarafından yapıldığını, intifanın süresinden önce terkinine imkan sağlayan vekaletnamenin müvekkili şirketlere ulaşmadığını, kaldı ki tapu kaydında halen davacı lehine ipotek ve intifa kaydının yer aldığını, müvekkili şirketin değişen imar uygulaması nedeniyle ruhsat alamadığını, ifa imkansızlığı bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının KDV talep edemeyeceğini, davacının 15.000,00 TL intifa bedelini ödemediği gibi sözleşmenin beş yıl sonrasında devamı için resmi veya şifahi olacak görüşmediğini, bir an evvel sözleşmeyi iptal ederek bu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 03.01.2007 tarihinde bayilik protokolü imzalandığı, protokolle, Alpet'in, davalı Baras Ltd. Şti.'ne bayilik vereceği ve dava konusu taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu kurulması için yatırım yapacağı, davalı ... İnş. A. Ş.'nin de taşınmazın maliki olarak Alpet lehine 15 yıl süreli intifa hakkı vereceğinin kararlaştırıldığı, kararlaştırıldığı gibi ......A.Ş.'ne ait taşınmaz üzerinde Alpet lehine 15 yıl süreyle intifa hakkı tesis edildiği ancak davalıların, Rekabet Kurulu'nun 04.05.2011 tarih 11.28/557 -170 sayılı kararına dayanarak bayilik sözleşmesini feshettiği, davacının da bunun üzerine, bayilik hizmet bedelinin (nakit ve ürün olarak ) ve yatırım bedelinin intifa süresinin bakiyesine denk gelen 1.173.324,56 TL'nin tahsili için iş bu davayı açtığı, davacı, intifanın terki için vekalet verdiğini böylece bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini iddia etmişse de, dava tarihi itibariyle ve dava esnasında davacının intifayı henüz terketmediğinin anlaşıldığı, intifanın terkini için vekalet verilmesinin, terkinin gerçekleştiği anlamına gelmeceyeği, intifanın tesis edildiği taşınmazda yapılan kalıcı yatırımlar ve ödenen intifa bedelinin kullanılmayan kısmına tekabül eden bölümün istenebilmesi için öncelikle davacının intifa hakkını tapudan terkin etmesi gerektiği, Tapu Sicil Müdürlüğü cevabi yazısından, terkin işleminin henüz gerçekleşmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, her ne kadar intifanın terkin edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de davanın açıldığı tarihte taraflar arasında devam eden bir sözleşmenin bulunmadığını, ticari ilişkinin sona erdiğini ve tarafların ortak iradelerinin intifanın sona ermesine yönelik olduğunu, davalıların müvekkiline keşide ettiği 23.02.2012 tarihli ihtarnameyle, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin sona erdiğinini bildirdiğini, keza davalılarca gönderilen 09.03.2012 tarihli ihtarnameyle de intifanın kaldırılmasını talep ettiklerini, bunun üzerine müvekkili tarafından intifanın terkinine ilişkin vekaletnamenin davalılara gönderildiğini, ancak davalı yanın sırf intifa terkinindeki harç ve masrafları ödememek için kötüniyetli olarak intifayı terkin ettirmediğini, davalı yanın davacı şirket ile arasındaki ilişkiyi sonlandırmasından sonra başka bir dağıtım şirketinin bayiliğini de yaptığını, davanın konusunun, ödenen intifa bedelinin iadesine ilişkin olmadığını, davada davalı şirkete verilen bayilik hizmet bedelinin ve inşaat işleri bedelinin intifanın kullanılamayan süreye isabet eden kısmının iadesinin talep edildiğini, intifanın 05.03.2012 tarihinde sona erdiği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığına göre, esasen intifanın olağan bitiş süresine kadar bayilik yapılacağı inancı ile yapılan yatırımların kalan süre bakımından iadesine karar verilmesi gerektiğinin ortada olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki dikey anlaşmanın öngörülen zamandan önce 2002/2 sayılı tebliğ ile öngörülen muafiyetin dışında kalarak sonlandığını, bu nedenle davalının gerçekleşmeyen anlaşma sürelerine ilişkin olmak üzere peşinen sağladığı kazanımları (bayilik hizmet bedeli ve yatırım bedeli) ve bu kazanımların semerelerini faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödeme yükümlülüğünün olduğunu, çünkü taraflar arasındaki intifa/bayilik dikey ilişkisinin Rekabet Kurulunun kararı sonrasında yenilenemediğinden, öngörülen süreden önce sona erdiğini, müvekkili şirket lehine tesis olunan ve normal şartlarda 07.03.2022 tarihinde sona erecek olan intifa hakkının, fiilen ve hukuken kullanılamaz hale geldiğini, 15 yıllık intifa süresi dikkate alınmak sureti ile davalı bayiye yapılan yatırımın, (gerek bayilik hizmet bedeli gerekse inşaat yatırım bedeli açısından) intifa süresinin kullanılamayan süreye isabet eden kısmına denk gelen tutarın, denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncellenmiş değerine göre hesaplanma yapılması gerektiğinin de açık olduğunu, 03.01.2007 tarihinde bayilik protokolünü imzalayan bayinin protokolün 3.1.4 hükmü uyarınca “en geç 90 günlük süre içerisinde işyeri açma ve çalışma ruhsatını ve kendisi adına düzenlenecek olan bayilik lisansını temin ederek davacı müvekkilimize ibraz etmeyi” kabul ve taahhüt ettiğni, müvekkili tarafından kendisine bu konuda 90 günlük bir süre tanındığını, bununla birlikte taraflar arasında 09.03.2007 tarihinde bir akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedilmiş olup sözleşmenin 8. maddesinde davalı tarafından “imza tarihinden itibaren 30 ... içerisinde bayilik faaliyetine başlanacağı ve akaryakıt ürünleri alınıp satılacağı “ hususunun kabul ve taahhüt edildiğini, davalının bu taahhütlerini yerine getireceği inancıyla davacı müvekkili tarafından davalı lehine yatırım yapıldığını, ancak davalı yanın istayonda faaliyete başlamadığını, istasyonun hiç faaliyete geçmediğini, ne bayilik protokolünde ne de bayilik sözleşmesinde imkânsızlık ya da mücbir sebep hallerine yer verildiğini, bu sebeple imkânsızlık halinde dahi davalının, müvekkilinden her ne ... altında olursa olsun (bayilik hizmet bedeli, yatırım bedeli, inşaat gideri..vs) aldığını sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iade mecburiyeti olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın ... açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/151 E. 2021/6770 K.
Ortak:intifa hakkı · müşterek borçlu müteselsil kefil · bayilik sözleşmesi · müteselsil kefil · garantörlük · yenileme · sebepsiz zenginleşme · kefil
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin de kendi mülkiyetinde olan taşınmaz üzerinde Alpet lehine 15 yıl süreli «intifa hakkı» kuracağını, «protokol» gereği Alpet'in toplam 444.886,00 USD yatırım gerçekleştirdiğini, taşınmaz üzerinde 07.03.2007 tarihinden itibaren 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, protokolün 3.1.4. maddesinde bayinin en geç 90 ... içerisinde petrol mevzuatına uygun bir istasyon kurmakla ve istasyon ile bayi adına düzenlenmiş Gayri Sihhi Müessese açma ruhsatını ve bayilik lisansını Alpet'e «ibraz» etmekle yükümlü olduğunu, ayrıca Akaryakıt Sözleşmesinin 5. maddesine göre Bayi'nin, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 30 ... içersinde petrol ürünü satın almak ve bayilik faaliyetine başlamak zorunda olduğunu, oysa davalıların 444.886,00 USD yatırım «masraflarına» karşılık istasyonu hiç faaliyete geçiremediklerini, davalılardan ... ...A.Ş. ile ...'ün protokolü ve «bayilik sözleşmesini» «garantör» sıfatıyla imzaladıklarını, davalı ... ...'in ise garantör ... ile birlikte 600.000,00 TL'ye kadar «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla «kefaletname» verdiklerini, Rekabet Kurulu'nun 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 5. maddesine dayanarak 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Te …
ATM'nin 2010/217 E sayılı dosyasından «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı dava açtığını, ancak davanın açıldığı 12.03.2010 tarihinde taraflar arasındaki bayilik ve İntifa sözleşmesi devam ettiğinden dava şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ... açılan davanın reddedildiğini, Rekabet Kurulunun, yeniden anlaşma sağlanamayan ve beş yılı dolduran tüm bayilerin intifa haklarının «terkini» konusundaki uyarısı üzerine müvekkili şirketin almış olduğu intifa haklarını olağan süresinden önce terkin etmek zorunda kaldığını, taşınmazın üzerinde ilk defa Alpet tarafından bir akaryakıt istasyonu tesis edildiğini, ancak istasyon inşaatının tamamlanması sonrasında malik ile ilgili Belediye arasında imar uyuşmazlığının çıkması nedeniyle istasyonun işletmeye açılamadığının anlaşıldığı, «intifa hakkının» terkinine imkan sağlayan vekaletnamenin de gönderildiğini, özetle dava açma şartlarının artık oluştuğunu, müvekkili şirket Alpet'in İstasyon ve davalılar lehine aşağıdaki yatırımları gerçekleştirdiğini, demirbaş yatırımı için 62.866,00 USD, inşaat işleri yatırımı için 262.020 USD, Bayilik «hizmeti bedeli» 100.000 USD olmak üzere toplam 444.886 USD yatırım gerçekleştirdiğini, ödenen bu bedellere karşılık istasyonun hiç faaliyete geçmediğini, «bayilik sözleşmesinin» sona ermiş olması nedeniyle davalıların Alpet ile akdetmiş oldukları bütün kredi, malzeme vs. hususlara müteallik sözleşmelerin de «münfesih» olduğunu, dolaysıyla davalıların bu sözleşmelerden ... borçları ile doğacak her türlü borçlarının da «muaccel» hale geldiğini, dolaysıyla davalıların Alpet'in yoksun kaldığı kâr da «dahil» olmak üzere Alpet'in tüm zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduklarını, davalı bayi ve istasyon lehine 21.08.2007 - 03.01.2008 tarihleri arasında, toplamda 15 yıllık intifa hakkı süresince 21.600 m3 ... ürünü Alpet'ten alarak müşterilerine satacağı inancı ile 149.300,41 TL bayilik hizmeti (Bunun 36.539,02 TL'si nakit, 112.761,39 TL'lik kısmı davalılara ait diğer istasyonlarda satılmak üzere ürün olarak) ve 389.222,97 TL inşaat işleri bedeli (SEPA firmasına ödeme) ödenmek suretiyle yatırım yapıldığını, «ariyet» verilen demirbaş yatırımı hariç olmak üzere, toplam yatırımın 538.523,38 TL anapara olduğunu, buna ödenme tarihleri olan 21.03.2007 - 03.01.2006 tarihlerinden itibaren faiz yürütülerek anapara+«vade farkı»+%16KDV=1.173.324,66 TL'yi talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek 1.173.324,56 TL alacağın, dava tarihinden itibaren ana para olan 538.523,38 TL'ye yürütülecek «avans faizi» ile birlikte, davalı «kefil» ... ...'den ise 1.000.000 TL'lik «kefaleti» ile sınırlı olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, her ne kadar intifanın «terkin» edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de davanın açıldığı tarihte taraflar arasında devam eden bir sözleşmenin bulunmadığını, ticari ilişkinin sona erdiğini ve tarafların ortak iradelerinin intifanın sona ermesine yönelik olduğunu, davalıların müvekkiline keşide ettiği 23.02.2012 tarihli «ihtarnameyle», taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin sona erdiğinini bildirdiğini, keza davalılarca gönderilen 09.03.2012 tarihli ihtarnameyle de intifanın kaldırılmasını talep ettiklerini, bunun üzerine müvekkili tarafından intifanın terkinine ilişkin vekaletnamenin davalılara gönderildiğini, ancak davalı yanın sırf intifa terkinindeki «harç» ve «masrafları» ödememek için «kötüniyetli» olarak intifayı terkin ettirmediğini, davalı yanın davacı şirket ile arasındaki ilişkiyi sonlandırmasından sonra başka bir «dağıtım» şirketinin bayiliğini de yaptığını, davanın konusunun, ödenen intifa bedelinin iadesine ilişkin olmadığını, davada davalı şirkete verilen bayilik «hizmet bedelinin» ve inşaat işleri bedelinin intifanın kullanılamayan süreye isabet eden kısmının iadesinin talep edildiğini, intifanın 05.03.2012 tarihinde sona erdiği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığına göre, esasen intifanın olağan bitiş süresine kadar bayilik yapılacağı inancı ile yapılan yatırımların kalan süre bakımından iadesine karar verilmesi gerektiğinin ortada olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki «dikey anlaşmanın» öngörülen zamandan önce 2002/2 sayılı tebliğ ile öngörülen «muafiyetin» dışında kalarak sonlandığını, bu nedenle davalının gerçekleşmeyen anlaşma sürelerine ilişkin olmak üzere peşinen sağladığı kazanımları (bayilik hizmet bedeli ve yatırım bedeli) ve bu kazanımların semerelerini faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödeme yükümlülüğünün olduğunu, çünkü taraflar arasındaki intifa/bayilik dikey ilişkisinin Rekabet Kurulunun kararı sonrasında «yenilenemediğinden», öngörülen süreden önce sona erdiğini, müvekkili şirket lehine tesis olunan ve normal şartlarda 07.03.2022 tarihinde sona erecek olan «intifa hakkının», fiilen ve hukuken kullanılamaz hale geldiğini, 15 yıllık intifa süresi dikkate alınmak sureti ile davalı bayiye yapılan yatırımın, (gerek bayilik hizmet bedeli gerekse inşaat yatırım bedeli açısından) intifa süresinin kullanılamayan süreye isabet eden kısmına denk gelen tutarın, «denkleştirici adalet ilkesi» gereğince güncellenmiş değerine göre hesaplanma yapılması gerektiğinin de açık olduğunu, 03.01.2007 tarihinde bayilik «protokolünü» imzalayan bayinin protokolün 3.1.4 hükmü uyarınca “en geç 90 günlük süre içerisinde işyeri açma ve çalışma ruhsatını ve kendisi adına düzenlenecek olan bayilik lisansını temin ederek davacı müvekkilimize «ibraz» etmeyi” kabul ve «taahhüt» ettiğni, müvekkili tarafından kendisine bu konuda 90 günlük bir süre tanındığını, bununla birlikte taraflar arasında 09.03.2007 tarihinde bir «akaryakıt bayilik sözleşmesi» akdedilmiş olup sözleşmenin 8. maddesinde davalı tarafından “imza tarihinden itibaren 30 ... içerisinde bayilik faaliyetine başlanacağı ve akaryakıt ürünleri alınıp satılacağı “ hususunun kabul ve taahhüt edildiğini, davalının bu taahhütlerini yerine getireceği inancıyla davacı müvekkili tarafından davalı lehine yatırım yapıldığını, ancak davalı yanın istayonda faaliyete başlamadığını, istasyonun hiç faaliyete geçmediğini, ne bayilik protokolünde ne de bayilik sözleşmesinde imkânsızlık ya da «mücbir sebep» hallerine yer verildiğini, bu sebeple imkânsızlık halinde dahi davalının, müvekkilinden her ne ... altında olursa olsun (bayilik hizmet bedeli, yatırım bedeli, inşaat gideri..vs) aldığını «sebepsiz zenginleşme» hükümleri kapsamında iade mecburiyeti olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaŞti.’nin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla «garantör» olduğuna ilişkin ve aynı tarihli «bayilik sözleşmesinin feshi» sözleşmesinde davacının 17.10.2007 tarihli bayilik «sözleşmesinden doğan» her türlü hakkının saklı olduğuna dair hükümler birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...
Şti. ise bu «sözleşmelerden doğan» yükümlülükler devam ettiği sürece temellük eden davacıya müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla «garantör» olmayı kabul etmiştir.
Şti. yönünden açılan dava, bu davalının «bayilik sözleşmesinin» diğer davalıya «temlik» edilmiş olması, bu davalının kendisine yapılan yatırım katkı «payı» bedelini ve bu bedelin hasredildiği akaryakıt istasyon yatırımı kullanarak ticaretine fayda sağlamadığından bu davalı yönünden «sebepsiz zenginleşmenin» oluşmadığı, davalılardan ... ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yatırım katılım bedeli · temlik sözleşmesi · bedel iadesi · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · bedelsizlik · muvafakat · fesih
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, sözleşme ve «protokol» incelendiğinde protokolün 2. maddesinde 18 yıl süre ile «intifa hakkı» tanındığı, ancak sözleşmede açıkça intifa bedelinin yer almadığı, 29.11.2007 tarihli intifa senet örneğinde intifanın «bedelsiz» tescil edilmiş olduğu, protokolün 2-b maddesinde; davaya konu 665.000 ABD dolarının "işletme «yatırım katılım bedeli»" olarak ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacı vekili tarafından sunulan faturalarda da; "18 yıl süreli yatırım katılım bedeli" açıklaması mevcut olup intifa bedeli ödemesine ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, davacı vekili, dava dilekçesi ekinde intifanın (bedelli) «terkini» hususunda vekaletname örneğini sunmuş ise de dava tarihi itibarı ile tapuda terkin işleminin resmen yapılmadığı, protokolün 2.maddesine göre; intifanın 18 yıl süre …
Şti. arasında «temlik sözleşmesi» yapılmış, bu sözleşme gereğince davacının «muvafakati» ile, davacı ile davalı ... ...
Şti. arasında «bayilik sözleşmesi feshi» başlıklı sözleşme düzenlenmiş, bu sözleşmede davacının 17.10.2007 tarihli bayilik «sözleşmesinden doğan» her türlü hakkının saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Şti.’nin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla «garantör» olduğuna ilişkin ve aynı tarihli «bayilik sözleşmesinin feshi» sözleşmesinde davacının 17.10.2007 tarihli bayilik «sözleşmesinden doğan» her türlü hakkının saklı olduğuna dair hükümler birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/368 E. 2023/7099 K.
Ortak:akaryakıt bayilik sözleşmesi · ariyet · vade farkı · intifa hakkı · hizmet bedeli · bayilik sözleşmesi · muacceliyet · garantörlük · Alacak
İncelediğiniz karardaATM'nin 2010/217 E sayılı dosyasından «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı dava açtığını, ancak davanın açıldığı 12.03.2010 tarihinde taraflar arasındaki bayilik ve İntifa sözleşmesi devam ettiğinden dava şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ... açılan davanın reddedildiğini, Rekabet Kurulunun, yeniden anlaşma sağlanamayan ve beş yılı dolduran tüm bayilerin intifa haklarının «terkini» konusundaki uyarısı üzerine müvekkili şirketin almış olduğu intifa haklarını olağan süresinden önce terkin etmek zorunda kaldığını, taşınmazın üzerinde ilk defa Alpet tarafından bir akaryakıt istasyonu tesis edildiğini, ancak istasyon inşaatının tamamlanması sonrasında malik ile ilgili Belediye arasında imar uyuşmazlığının çıkması nedeniyle istasyonun işletmeye açılamadığının anlaşıldığı, «intifa hakkının» terkinine imkan sağlayan vekaletnamenin de gönderildiğini, özetle dava açma şartlarının artık oluştuğunu, müvekkili şirket Alpet'in İstasyon ve davalılar lehine aşağıdaki yatırımları gerçekleştirdiğini, demirbaş yatırımı için 62.866,00 USD, inşaat işleri yatırımı için 262.020 USD, Bayilik «hizmeti bedeli» 100.000 USD olmak üzere toplam 444.886 USD yatırım gerçekleştirdiğini, ödenen bu bedellere karşılık istasyonun hiç faaliyete geçmediğini, «bayilik sözleşmesinin» sona ermiş olması nedeniyle davalıların Alpet ile akdetmiş oldukları bütün kredi, malzeme vs. hususlara müteallik sözleşmelerin de «münfesih» olduğunu, dolaysıyla davalıların bu sözleşmelerden ... borçları ile doğacak her türlü borçlarının da «muaccel» hale geldiğini, dolaysıyla davalıların Alpet'in yoksun kaldığı kâr da «dahil» olmak üzere Alpet'in tüm zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduklarını, davalı bayi ve istasyon lehine 21.08.2007 - 03.01.2008 tarihleri arasında, toplamda 15 yıllık intifa hakkı süresince 21.600 m3 ... ürünü Alpet'ten alarak müşterilerine satacağı inancı ile 149.300,41 TL bayilik hizmeti (Bunun 36.539,02 TL'si nakit, 112.761,39 TL'lik kısmı davalılara ait diğer istasyonlarda satılmak üzere ürün olarak) ve 389.222,97 TL inşaat işleri bedeli (SEPA firmasına ödeme) ödenmek suretiyle yatırım yapıldığını, «ariyet» verilen demirbaş yatırımı hariç olmak üzere, toplam yatırımın 538.523,38 TL anapara olduğunu, buna ödenme tarihleri olan 21.03.2007 - 03.01.2006 tarihlerinden itibaren faiz yürütülerek anapara+«vade farkı»+%16KDV=1.173.324,66 TL'yi talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek 1.173.324,56 TL alacağın, dava tarihinden itibaren ana para olan 538.523,38 TL'ye yürütülecek «avans faizi» ile birlikte, davalı «kefil» ... ...'den ise 1.000.000 TL'lik «kefaleti» ile sınırlı olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, her ne kadar intifanın «terkin» edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de davanın açıldığı tarihte taraflar arasında devam eden bir sözleşmenin bulunmadığını, ticari ilişkinin sona erdiğini ve tarafların ortak iradelerinin intifanın sona ermesine yönelik olduğunu, davalıların müvekkiline keşide ettiği 23.02.2012 tarihli «ihtarnameyle», taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin sona erdiğinini bildirdiğini, keza davalılarca gönderilen 09.03.2012 tarihli ihtarnameyle de intifanın kaldırılmasını talep ettiklerini, bunun üzerine müvekkili tarafından intifanın terkinine ilişkin vekaletnamenin davalılara gönderildiğini, ancak davalı yanın sırf intifa terkinindeki «harç» ve «masrafları» ödememek için «kötüniyetli» olarak intifayı terkin ettirmediğini, davalı yanın davacı şirket ile arasındaki ilişkiyi sonlandırmasından sonra başka bir «dağıtım» şirketinin bayiliğini de yaptığını, davanın konusunun, ödenen intifa bedelinin iadesine ilişkin olmadığını, davada davalı şirkete verilen bayilik «hizmet bedelinin» ve inşaat işleri bedelinin intifanın kullanılamayan süreye isabet eden kısmının iadesinin talep edildiğini, intifanın 05.03.2012 tarihinde sona erdiği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığına göre, esasen intifanın olağan bitiş süresine kadar bayilik yapılacağı inancı ile yapılan yatırımların kalan süre bakımından iadesine karar verilmesi gerektiğinin ortada olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki «dikey anlaşmanın» öngörülen zamandan önce 2002/2 sayılı tebliğ ile öngörülen «muafiyetin» dışında kalarak sonlandığını, bu nedenle davalının gerçekleşmeyen anlaşma sürelerine ilişkin olmak üzere peşinen sağladığı kazanımları (bayilik hizmet bedeli ve yatırım bedeli) ve bu kazanımların semerelerini faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödeme yükümlülüğünün olduğunu, çünkü taraflar arasındaki intifa/bayilik dikey ilişkisinin Rekabet Kurulunun kararı sonrasında «yenilenemediğinden», öngörülen süreden önce sona erdiğini, müvekkili şirket lehine tesis olunan ve normal şartlarda 07.03.2022 tarihinde sona erecek olan «intifa hakkının», fiilen ve hukuken kullanılamaz hale geldiğini, 15 yıllık intifa süresi dikkate alınmak sureti ile davalı bayiye yapılan yatırımın, (gerek bayilik hizmet bedeli gerekse inşaat yatırım bedeli açısından) intifa süresinin kullanılamayan süreye isabet eden kısmına denk gelen tutarın, «denkleştirici adalet ilkesi» gereğince güncellenmiş değerine göre hesaplanma yapılması gerektiğinin de açık olduğunu, 03.01.2007 tarihinde bayilik «protokolünü» imzalayan bayinin protokolün 3.1.4 hükmü uyarınca “en geç 90 günlük süre içerisinde işyeri açma ve çalışma ruhsatını ve kendisi adına düzenlenecek olan bayilik lisansını temin ederek davacı müvekkilimize «ibraz» etmeyi” kabul ve «taahhüt» ettiğni, müvekkili tarafından kendisine bu konuda 90 günlük bir süre tanındığını, bununla birlikte taraflar arasında 09.03.2007 tarihinde bir «akaryakıt bayilik sözleşmesi» akdedilmiş olup sözleşmenin 8. maddesinde davalı tarafından “imza tarihinden itibaren 30 ... içerisinde bayilik faaliyetine başlanacağı ve akaryakıt ürünleri alınıp satılacağı “ hususunun kabul ve taahhüt edildiğini, davalının bu taahhütlerini yerine getireceği inancıyla davacı müvekkili tarafından davalı lehine yatırım yapıldığını, ancak davalı yanın istayonda faaliyete başlamadığını, istasyonun hiç faaliyete geçmediğini, ne bayilik protokolünde ne de bayilik sözleşmesinde imkânsızlık ya da «mücbir sebep» hallerine yer verildiğini, bu sebeple imkânsızlık halinde dahi davalının, müvekkilinden her ne ... altında olursa olsun (bayilik hizmet bedeli, yatırım bedeli, inşaat gideri..vs) aldığını «sebepsiz zenginleşme» hükümleri kapsamında iade mecburiyeti olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
A.Ş.'nin de kendi mülkiyetinde olan taşınmaz üzerinde Alpet lehine 15 yıl süreli «intifa hakkı» kuracağını, «protokol» gereği Alpet'in toplam 444.886,00 USD yatırım gerçekleştirdiğini, taşınmaz üzerinde 07.03.2007 tarihinden itibaren 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, protokolün 3.1.4. maddesinde bayinin en geç 90 ... içerisinde petrol mevzuatına uygun bir istasyon kurmakla ve istasyon ile bayi adına düzenlenmiş Gayri Sihhi Müessese açma ruhsatını ve bayilik lisansını Alpet'e «ibraz» etmekle yükümlü olduğunu, ayrıca Akaryakıt Sözleşmesinin 5. maddesine göre Bayi'nin, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 30 ... içersinde petrol ürünü satın almak ve bayilik faaliyetine başlamak zorunda olduğunu, oysa davalıların 444.886,00 USD yatırım «masraflarına» karşılık istasyonu hiç faaliyete geçiremediklerini, davalılardan ... ...A.Ş. ile ...'ün protokolü ve «bayilik sözleşmesini» «garantör» sıfatıyla imzaladıklarını, davalı ... ...'in ise garantör ... ile birlikte 600.000,00 TL'ye kadar «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla «kefaletname» verdiklerini, Rekabet Kurulu'nun 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 5. maddesine dayanarak 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Te …
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bayiye ödenen tutarın bayilik «hizmet bedeli» olduğun davalı tarafça da kabul edildiğini, yatırımların asıl gayesinin sözleşmenin 15 yıl süreceği inancı ile ödendiğini, kullanılmayan süreye tekabül eden kısmın ödenmeyerek «sebepsiz zenginleşildiğini», davalının iyi niye kurallarına aykırı tutumunun korunamayacağını, «bayilik sözleşmesinin» 45 ... maddesinde taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin her ne suretle olursa olsun sona ermesi durumunda doğacak her türlü borcun «muaccel» olacağının düzenleme altına alındığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece 26.02.2015 tarih ve 2012/28 E. ve 2015/137 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki «intifa hakkı» tesis ettirme «taahhüdüne» ilişkin «protokolün» 5 ... maddesinin üçüncü fıkrasına göre, "Tarafların ihtiyarı dışında herhangi bir resmi makamın ruhsatın iptali veya ..., karar ve müdahalesi veya yasa ve «teamüllerle» kabul edilen mücbir sebeplerle, kısmen veya tamamen yakıt ikmalinin yapılamaması veya bu yerde Akpet'in esas gayesi olan akaryakıt satış ve servisi faaliyetinin gerçekleştirilememesi veya bu ... ticaretin devamına mani herhangi halin zuhur etmesi durumunda” davacı Akpet'in sözleşmeyi derhal «fesih» hakkının bulunduğu, dava konusu ihtilafta Rekabet Kurulu kararıyla ortaya çıkan ve intifa hakkı süresini azami bir süreyle sınırlandıran gelişme de, sözleşmenin bu hükmü çerçevesinde davacıya sözleşmeyi feshetme hakkı tanındığının kabulü gerektiği, davacıya 11.12.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkı tanındığı, intifa hakkının normal süresi sonu olan 11.12.2021 tarihinde sona ermesi gerektiği fakat Rekabet Kurulu kararları ve mevzuatı kapsamında 18.09.2010 tarihinde sona ereceği düşünülerek 27.01.2011 tarihi itibariyle feshedildiği, ancak dava konusu ihtilaftaki «bayilik sözleşmesinin» 27.01.2006 tarihli olduğu, beş yıllık sürenin 27.01.2011 tarihinde sona ereceği, bu durumda, intifa hakkının süresinin de rekabet etmeme hükmüne yer veren bayilik sözleşmesiyle uyumlu olması gereği karşısında, intifa hakkının da bu sözleşme süresinin sonunda sona ereceğinin kabul edilmesi gerektiği, böylece esasında 2021 yılında sona ermesi planlanan intifa hakkının süresinden önce sona ermesi ve en geç 27.01.2011 tarihinde «terkin» edilmesi gerekirken, davacı tarafından intifa hakkının 10.06.2013 tarihinde terkin edildiği, buna göre 15 yıllık intifa süresi karşılığı ödenen 189.200,00 TL miktar bakımından 27.01.2011 sona erme tarihi ile 11.12.2021 intifanın bitiş tarihi de dikkate alınarak, toplam 5479 günün kullanılan 1826 ... «mahsup» edildikten sonra kalan 3653 ... için bilirkişi kurulu raporundaki hesaplama doğrultusunda (189.200/5479=) 34,53 TL üzerinden 126.144,84 TL olması gerektiği, sözleşmelerin başlangıçta geçerli olarak kurulduğu, başlangıçta geçerli olan sözlemelerde artık güncellenmiş bedele hükmedilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafın intifa bedelini kötü niyetli olarak elinde tuttuğunun söylenemeyeceği, ayrıca «faiz başlangıç tarihinin» de dava tarihi olması gerektiği ve davacının fazlaya ilişkin ve sair istemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 126.144,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «akaryakıt bayilik sözleşmesine» istinaden alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · teamül · mahsup · fesih
Benzer bu karardaMahkemece 26.02.2015 tarih ve 2012/28 E. ve 2015/137 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki «intifa hakkı» tesis ettirme «taahhüdüne» ilişkin «protokolün» 5 ... maddesinin üçüncü fıkrasına göre, "Tarafların ihtiyarı dışında herhangi bir resmi makamın ruhsatın iptali veya ..., karar ve müdahalesi veya yasa ve «teamüllerle» kabul edilen mücbir sebeplerle, kısmen veya tamamen yakıt ikmalinin yapılamaması veya bu yerde Akpet'in esas gayesi olan akaryakıt satış ve servisi faaliyetinin gerçekleştirilememesi veya bu ... ticaretin devamına mani herhangi halin zuhur etmesi durumunda” davacı Akpet'in sözleşmeyi derhal «fesih» hakkının bulunduğu, dava konusu ihtilafta Rekabet Kurulu kararıyla ortaya çıkan ve intifa hakkı süresini azami bir süreyle sınırlandıran gelişme de, sözleşmenin bu hükmü çerçevesinde davacıya sözleşmeyi feshetme hakkı tanındığının kabulü gerektiği, davacıya 11.12.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkı tanındığı, intifa hakkının normal süresi sonu olan 11.12.2021 tarihinde sona ermesi gerektiği fakat Rekabet Kurulu kararları ve mevzuatı kapsamında 18.09.2010 tarihinde sona ereceği düşünülerek 27.01.2011 tarihi itibariyle feshedildiği, ancak dava konusu ihtilaftaki «bayilik sözleşmesinin» 27.01.2006 tarihli olduğu, beş yıllık sürenin 27.01.2011 tarihinde sona ereceği, bu durumda, intifa hakkının süresinin de rekabet etmeme hükmüne yer veren bayilik sözleşmesiyle uyumlu olması gereği karşısında, intifa hakkının da bu sözleşme süresinin sonunda sona ereceğinin kabul edilmesi gerektiği, böylece esasında 2021 yılında sona ermesi planlanan intifa hakkının süresinden önce sona ermesi ve en geç 27.01.2011 tarihinde «terkin» edilmesi gerekirken, davacı tarafından intifa hakkının 10.06.2013 tarihinde terkin edildiği, buna göre 15 yıllık intifa süresi karşılığı ödenen 189.200,00 TL miktar bakımından 27.01.2011 sona erme tarihi ile 11.12.2021 intifanın bitiş tarihi de dikkate alınarak, toplam 5479 günün kullanılan 1826 ... «mahsup» edildikten sonra kalan 3653 ... için bilirkişi kurulu raporundaki hesaplama doğrultusunda (189.200/5479=) 34,53 TL üzerinden 126.144,84 TL olması gerektiği, sözleşmelerin başlangıçta geçerli olarak kurulduğu, başlangıçta geçerli olan sözlemelerde artık güncellenmiş bedele hükmedilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafın intifa bedelini kötü niyetli olarak elinde tuttuğunun söylenemeyeceği, ayrıca «faiz başlangıç tarihinin» de dava tarihi olması gerektiği ve davacının fazlaya ilişkin ve sair istemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 126.144,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3790 E. , 2023/7699 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1628 Esas, 2022/189 Karar
vekili Avukat ...
DAVALILAR 1.Baras Teknik Nakliyat İnşaat Akaryakıt Sanayi ve
Ticaret Limited Şirketi
2.... İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve
Ticaret Anonim Şirketi
3.... vekilleri Avukat ...
4.... ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2012/236 E., 2018/1238 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Alpet markası altında ülke çapında faaliyet gösteren bir akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, Alpet ile davalılardan Baras... Ltd. Şti. (Bayi) arasında ... ...'de bulunan taşınmaz üzerinde kurulacak akaryakıt ve servis istasyonu için taraflar arasında 03.01.2007 tarihinde bayilik protokolü imzalandığını, protokol kapsamında Alpet'in 1 numaralı davalı Baras'a bayilik vereceğini, 2 numaralı davalı ...... A.Ş.'nin de kendi mülkiyetinde olan taşınmaz üzerinde Alpet lehine 15 yıl süreli intifa hakkı kuracağını, protokol gereği Alpet'in toplam 444.886,00 USD yatırım gerçekleştirdiğini, taşınmaz üzerinde 07.03.2007 tarihinden itibaren 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, protokolün 3.1.4.
maddesinde bayinin en geç 90 ... içerisinde petrol mevzuatına uygun bir istasyon kurmakla ve istasyon ile bayi adına düzenlenmiş Gayri Sihhi Müessese açma ruhsatını ve bayilik lisansını Alpet'e ibraz etmekle yükümlü olduğunu, ayrıca Akaryakıt Sözleşmesinin 5. maddesine göre Bayi'nin, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 30 ... içersinde petrol ürünü satın almak ve bayilik faaliyetine başlamak zorunda olduğunu, oysa davalıların 444.886,00 USD yatırım masraflarına karşılık istasyonu hiç faaliyete geçiremediklerini, davalılardan ... ...A.Ş. ile ...'ün protokolü ve bayilik sözleşmesini garantör sıfatıyla imzaladıklarını, davalı ... ...'in ise garantör ... ile birlikte 600.000,00 TL'ye kadar müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla kefaletname verdiklerini, Rekabet Kurulu'nun 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 5.
maddesine dayanarak 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'ni yayınladığını, bu kapsamda müvekkili şirketin davalılar aleyhine İstanbul 2. ATM'nin 2010/217 E sayılı dosyasından sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açtığını, ancak davanın açıldığı 12.03.2010 tarihinde taraflar arasındaki bayilik ve İntifa sözleşmesi devam ettiğinden dava şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ... açılan davanın reddedildiğini, Rekabet Kurulunun, yeniden anlaşma sağlanamayan ve beş yılı dolduran tüm bayilerin intifa haklarının terkini konusundaki uyarısı üzerine müvekkili şirketin almış olduğu intifa haklarını olağan süresinden önce terkin etmek zorunda kaldığını, taşınmazın üzerinde ilk defa Alpet tarafından bir akaryakıt istasyonu tesis edildiğini, ancak istasyon inşaatının tamamlanması sonrasında malik ile ilgili Belediye arasında imar uyuşmazlığının çıkması nedeniyle istasyonun işletmeye açılamadığının anlaşıldığı, intifa hakkının terkinine imkan sağlayan vekaletnamenin de gönderildiğini, özetle dava açma şartlarının artık oluştuğunu, müvekkili şirket Alpet'in İstasyon ve davalılar lehine aşağıdaki yatırımları gerçekleştirdiğini, demirbaş yatırımı için 62.866,00 USD, inşaat işleri yatırımı için 262.020 USD, Bayilik hizmeti bedeli 100.000 USD olmak üzere toplam 444.886 USD yatırım gerçekleştirdiğini, ödenen bu bedellere karşılık istasyonun hiç faaliyete geçmediğini, bayilik sözleşmesinin sona ermiş olması nedeniyle davalıların Alpet ile akdetmiş oldukları bütün kredi, malzeme vs.
hususlara müteallik sözleşmelerin de münfesih olduğunu, dolaysıyla davalıların bu sözleşmelerden ... borçları ile doğacak her türlü borçlarının da muaccel hale geldiğini, dolaysıyla davalıların Alpet'in yoksun kaldığı kâr da dahil olmak üzere Alpet'in tüm zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduklarını, davalı bayi ve istasyon lehine 21.08.2007 - 03.01.2008 tarihleri arasında, toplamda 15 yıllık intifa hakkı süresince 21.600 m3 ... ürünü Alpet'ten alarak müşterilerine satacağı inancı ile 149.300,41 TL bayilik hizmeti (Bunun 36.539,02 TL'si nakit, 112.761,39 TL'lik kısmı davalılara ait diğer istasyonlarda satılmak üzere ürün olarak) ve 389.222,97 TL inşaat işleri bedeli (SEPA firmasına ödeme) ödenmek suretiyle yatırım yapıldığını, ariyet verilen demirbaş yatırımı hariç olmak üzere, toplam yatırımın 538.523,38 TL anapara olduğunu, buna ödenme tarihleri olan 21.03.2007 - 03.01.2006 tarihlerinden itibaren faiz yürütülerek anapara+vade farkı+%16KDV=1.173.324,66 TL'yi talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek 1.173.324,56 TL alacağın, dava tarihinden itibaren ana para olan 538.523,38 TL'ye yürütülecek avans faizi ile birlikte, davalı kefil ...
...'den ise 1.000.000 TL'lik kefaleti ile sınırlı olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar Baras...Ltd. Şti., ......A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, tacir olan davacı taraf ile akdedilen 08.03.2007 tarihli bayilik sözleşmesi ve ek protokollerin bu dava kapsamında 2012 yılından sonra geçersiz olacağından bahisle dava konusu edilmesinin hakkın kötüye kullanılmasının en açık delili olduğunu, davacı tarafın maddi tazminat taleplerinden 149.300,41 TL bayilik hizmeti bedelinin 36.539,02 TL'nin müvekkiline nakit olarak ödendiğini, 112.761,39 TL'lik ürün verildiği iddiasını kabul etmediklerini, istasyonun inşaat işleri için SEPA firmasına yapıldığı iddia edilen 369.222,97 TL ödemenin müvekkiline ait taşınmaz üzerine yapıldığına dair hiçbir belgenin dosyaya sunulmadığını, kaldı ki taşınmaz üzerindeki istasyon binasının müvekkili şirket tarafından yapıldığını, intifanın süresinden önce terkinine imkan sağlayan vekaletnamenin müvekkili şirketlere ulaşmadığını, kaldı ki tapu kaydında halen davacı lehine ipotek ve intifa kaydının yer aldığını, müvekkili şirketin değişen imar uygulaması nedeniyle ruhsat alamadığını, ifa imkansızlığı bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının KDV talep edemeyeceğini, davacının 15.000,00 TL intifa bedelini ödemediği gibi sözleşmenin beş yıl sonrasında devamı için resmi veya şifahi olacak görüşmediğini, bir an evvel sözleşmeyi iptal ederek bu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 03.01.2007 tarihinde bayilik protokolü imzalandığı, protokolle, Alpet'in, davalı Baras Ltd. Şti.'ne bayilik vereceği ve dava konusu taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu kurulması için yatırım yapacağı, davalı ... İnş. A. Ş.'nin de taşınmazın maliki olarak Alpet lehine 15 yıl süreli intifa hakkı vereceğinin kararlaştırıldığı, kararlaştırıldığı gibi ......A.Ş.'ne ait taşınmaz üzerinde Alpet lehine 15 yıl süreyle intifa hakkı tesis edildiği ancak davalıların, Rekabet Kurulu'nun 04.05.2011 tarih 11.28/557 -170 sayılı kararına dayanarak bayilik sözleşmesini feshettiği, davacının da bunun üzerine, bayilik hizmet bedelinin (nakit ve ürün olarak ) ve yatırım bedelinin intifa süresinin bakiyesine denk gelen 1.173.324,56 TL'nin tahsili için iş bu davayı açtığı, davacı, intifanın terki için vekalet verdiğini böylece bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini iddia etmişse de, dava tarihi itibariyle ve dava esnasında davacının intifayı henüz terketmediğinin anlaşıldığı, intifanın terkini için vekalet verilmesinin, terkinin gerçekleştiği anlamına gelmeceyeği, intifanın tesis edildiği taşınmazda yapılan kalıcı yatırımlar ve ödenen intifa bedelinin kullanılmayan kısmına tekabül eden bölümün istenebilmesi için öncelikle davacının intifa hakkını tapudan terkin etmesi gerektiği, Tapu Sicil Müdürlüğü cevabi yazısından, terkin işleminin henüz gerçekleşmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, her ne kadar intifanın terkin edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de davanın açıldığı tarihte taraflar arasında devam eden bir sözleşmenin bulunmadığını, ticari ilişkinin sona erdiğini ve tarafların ortak iradelerinin intifanın sona ermesine yönelik olduğunu, davalıların müvekkiline keşide ettiği 23.02.2012 tarihli ihtarnameyle, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin sona erdiğinini bildirdiğini, keza davalılarca gönderilen 09.03.2012 tarihli ihtarnameyle de intifanın kaldırılmasını talep ettiklerini, bunun üzerine müvekkili tarafından intifanın terkinine ilişkin vekaletnamenin davalılara gönderildiğini, ancak davalı yanın sırf intifa terkinindeki harç ve masrafları ödememek için kötüniyetli olarak intifayı terkin ettirmediğini, davalı yanın davacı şirket ile arasındaki ilişkiyi sonlandırmasından sonra başka bir dağıtım şirketinin bayiliğini de yaptığını, davanın konusunun, ödenen intifa bedelinin iadesine ilişkin olmadığını, davada davalı şirkete verilen bayilik hizmet bedelinin ve inşaat işleri bedelinin intifanın kullanılamayan süreye isabet eden kısmının iadesinin talep edildiğini, intifanın 05.03.2012 tarihinde sona erdiği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığına göre, esasen intifanın olağan bitiş süresine kadar bayilik yapılacağı inancı ile yapılan yatırımların kalan süre bakımından iadesine karar verilmesi gerektiğinin ortada olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki dikey anlaşmanın öngörülen zamandan önce 2002/2 sayılı tebliğ ile öngörülen muafiyetin dışında kalarak sonlandığını, bu nedenle davalının gerçekleşmeyen anlaşma sürelerine ilişkin olmak üzere peşinen sağladığı kazanımları (bayilik hizmet bedeli ve yatırım bedeli) ve bu kazanımların semerelerini faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödeme yükümlülüğünün olduğunu, çünkü taraflar arasındaki intifa/bayilik dikey ilişkisinin Rekabet Kurulunun kararı sonrasında yenilenemediğinden, öngörülen süreden önce sona erdiğini, müvekkili şirket lehine tesis olunan ve normal şartlarda 07.03.2022 tarihinde sona erecek olan intifa hakkının, fiilen ve hukuken kullanılamaz hale geldiğini, 15 yıllık intifa süresi dikkate alınmak sureti ile davalı bayiye yapılan yatırımın, (gerek bayilik hizmet bedeli gerekse inşaat yatırım bedeli açısından) intifa süresinin kullanılamayan süreye isabet eden kısmına denk gelen tutarın, denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncellenmiş değerine göre hesaplanma yapılması gerektiğinin de açık olduğunu, 03.01.2007 tarihinde bayilik protokolünü imzalayan bayinin protokolün 3.1.4 hükmü uyarınca “en geç 90 günlük süre içerisinde işyeri açma ve çalışma ruhsatını ve kendisi adına düzenlenecek olan bayilik lisansını temin ederek davacı müvekkilimize ibraz etmeyi” kabul ve taahhüt ettiğni, müvekkili tarafından kendisine bu konuda 90 günlük bir süre tanındığını, bununla birlikte taraflar arasında 09.03.2007 tarihinde bir akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedilmiş olup sözleşmenin 8.
maddesinde davalı tarafından “imza tarihinden itibaren 30 ... içerisinde bayilik faaliyetine başlanacağı ve akaryakıt ürünleri alınıp satılacağı “ hususunun kabul ve taahhüt edildiğini, davalının bu taahhütlerini yerine getireceği inancıyla davacı müvekkili tarafından davalı lehine yatırım yapıldığını, ancak davalı yanın istayonda faaliyete başlamadığını, istasyonun hiç faaliyete geçmediğini, ne bayilik protokolünde ne de bayilik sözleşmesinde imkânsızlık ya da mücbir sebep hallerine yer verildiğini, bu sebeple imkânsızlık halinde dahi davalının, müvekkilinden her ne ... altında olursa olsun (bayilik hizmet bedeli, yatırım bedeli, inşaat gideri..vs) aldığını sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iade mecburiyeti olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın ... açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990228400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz