6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/800 E. 2023/7545 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetici sorumluluğu davası menfaat çatışması şirket yöneticisinin sorumluluğu yazılı delille ispat faiz başlangıç tarihi yönetici sorumluluğu sorumluluktan kurtulma zimmet sorumluluk davası bilirkişi raporuna itiraz ticari defter ve kayıtlar 3095 sayılı kanun usuli kazanılmış hak şirket müdürü ticari defter kayıtları kira sözleşmesi ikrar derdestlik kazanılmış hak ifa temerrüt faizi bilirkişi incelemesi limited şirket ticari defter dava sebebi cy/cy kaydı eksik inceleme yükleten (shipper) dahili dava avans faizi temerrüt ibraz teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 342

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 30.11.2016 tarih, 2014/506 E. ve 2016/728 K. sayılı kararı ile davacı şirketin 2014 genel kurul kararı ile davanın şirket adına açılması için karar alındığını, şirket müdürlerinin sorumluluğunun 6102 sayılı TTK'nın 342. maddesinde düzenlendiğini, söz konusu düzenlemeye göre müdürün şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklarına karşı sorumlu olduğunu, alınan bilirkişi raporuna göre de, dava konusu tahsilata ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığından davacının davasının kabulü ile 83.500,00 euronun 10.10.2007 tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 4/a.maddesi gereğince devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli euro hesabına ödediği, döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/328 E. ve 2019/2593 K. sayılı kararıyla davalının, davacı şirkette 23.01.2007-23.10.2007 tarihleri arasında görev yaptığı ve bu dönemde otelin SPA salonunun kiralanması ile ilgili dava dışı kişi ile sözleşme imzaladığı, bu sözleşme ile kiranın 100.000 euro olarak belirlendiği dosya kapsamı ile ... olduğu, ayrıca, davalının kira bedelini tahsil ettiği ve davacı şirkete ödemediği iddiası ile aleyhinde Konya 3. İş Mahkemesinin 2009/539 sayılı dosyasından dava açıldığı ve bu davanın derdest olduğu, huzurdaki davanın ise bakiye alacağa ilişkin olarak açıldığı, bu durum karşısında, öncelikle iş mahkemesinde açılıp devam ettiği anlaşılan 10.000 euroluk kısım ile ilgili dava sonucunda verilen kararın değerlendirilmesi ve davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçe ekinde ibraz ettiği davacı şirket muhasebecisi olduğu anlaşılan dava dışı ... ...’a yapılan ödemelere ilişkin tutanakların ve bu tutanaklara ilişkin itirazların da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile davanın, limited şirket yöneticisinin sorumluluğu davası olduğu, somut olaya davalının sorumlu tutulduğu dönem itibariyle 6762 sayılı Yasa'nın uygulanması gerektiği, yöneticinin şirketten almış olduğu paralar varsa bunları iade ettiğini veya şirket işlerinde kullandığını ispatlayarak ancak sorumluluktan kurtulabileceği, davalının 23.01.2007 - 23.10.2007 tarihleri arasında davacı şirketin genel müdürlüğünü yaptığı, davacı şirketin 23.10.2007 tarih 94 no.lu kararıyla genel müdürlükten azledildiği, davacı şirketi ile dava dışı ... arasında ... Bera Otel'de bulunan Spa merkezinin kiraya verilmesi hususunda sözleşme imzalanmdığı, sözleşme bedeli olarak 100.000 euro ücret belirlenmiş, belirlenen ücretin 10.07.2007 - 10.10.2007 tarihleri arasında ödenmesi kararlaştırıldığı, davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği davacı şirket muhasebecisi ... ...'a yapılan ödemelere ilişkin tutanakların ve bu tutanaklara ilişkin itirazların değerlendirilmesi maksadıyla tutanaklarda ismi geçen ... ...'ın ve ...'ın beyanlarının alındığı ve her ikisinin de ortak beyanına göre kira sözleşmesi kapsamında toplam 93.500,00 euronun ... tarafından şirket muhasebecisi ... ...'a ödendiği, ... ...'ında bu paraları davalıya teslim ettiği, şirket muhasebecisi ... ...'ın davalının altında ve ona bağlı çalışan olması nedeniyle paranın teslimi sırasında tutanak altına alınması işlemlerin yapılmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığından davalının parayı almadığına ve paranın ... ... tarafından alındığına dair savunmasına itibar edilmediği, davalı, şirketin genel müdürü ... ...'un Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/963 E. sayılı dosyasında şirketin yapılan tahsilatlardan sonra ...'dan 6.500 euro alacağı kaldığı yönündeki beyanı gereğince davalının söz konusu bedelden sorumluluğu bulunmadığına yönelik iddiasının ise Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında tanık olarak dinlenen ... ...'un kendisinin genel müdürlüğe başladığında herhangi bir devir teslim yapılmadığını, ...'dan alacakları bulunduğunu, bu alacağın sanık (dosyamızın davalısı) tarafından tahsil edildiğini, ...'ın ... ...'a ödeme yapmasından ötürü bu alacağı almadıklarını, alacağın şirkete girmediğini, ...'dan şu an için 6.500 euro kadar alacağımız kaldı şeklinde beyanda bulunduğundan davalının bu iddiasına da itibar edilmediği, söz konusu bedelin bilirkişi raporuna göre davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında kaydının bulunmadığı, paranın da kasada olmadığı, bu hale göre davacı şirketin genel müdürü olan davalının genel müdürlüğü döneminde şirket adına yapılan ödemeyi davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına yansıtmak ve söz konusu bedeli şirket kasasında bulundurmakla sorumlu olduğu, davalın bu parayı şirkete verdiğini de ispatlayamadığı, yine davacı tarafın 4.429,00 TL'lik davalının şahsi aldığı eşyaya ilişkin faturanında şirket adına kesildiği ve şirket tarafından ödendiğine yönelik talebi yönünden davacı tarafça söz konusu tazminat alacağına ilişkin faturalar ve Konya 3. İş Mahkemesi'nin 2009/539 E. sayılı dosyasından tanık olarak dinlenen ... ...'un 28.12.2010 tarihli duruşmadaki beyanından davalı tarafından alınan bir kısım malların davacı şirket tarafından ödenmek suretiyle davacının 4.429,00 TL'lik zarara uğradığı, davalı daha önce temerrüde düşürülmediğinden faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiği ancak döviz alacağı yönünden birleşen dosyadan mahkemece verilen hükmün faiz başlangıcı yönünden temyiz sebebi yapılmadığından taraflar açısından usuli kazanılmış hak oluşturduğu, bu nedenle döviz alacağına 10.10.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli euro cinsindeki dövize uyguladıkları en yüksek mevduat faizinin uygulanması gerektiği, TL alacağı yönünden dava tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesine, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı kapsamında davacı şirket muhasebecisi ... ...'a yapılan ödemelere ilişkin tutanaklar kapsamındaki usuli müktesep hakkının oluştuğunu, buna göre bu tutanaklarda imzası olan davacı şirket muhasebecisi ile davalı bakımından menfaat çatışması bulunduğunu, davacı şirket muhasebecisinin alınan paranın davalıya teslim edildiğinin yazılı delillerle ispat edilemediğinden muhasebecinin aksi beyanlarının kabul edilemeyeceğini, davacı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, davacı şirket resmi kasası haricinde inşaat harcamaları için açılan ve tutulan inşaat hesabı kasası adı altında bir başka kasasının daha bulunduğunu, davalının parayı bu kasaya aktardığını, müvekkilinin çalıştığı dönemde denetim mekanizması dışında tutulmasının da söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 342 nci maddesine göre icracı müdür hakkında açılan sorumluluktan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 341 ve 342 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Temyiz kanun yolu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/328 E. 2019/2593 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirket Ortaklığının Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3478 E. 2017/5701 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/800 E.  ,  2023/7545 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/227 Esas, 2022/601 Karar

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVACI ... vekili Avukat ...

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVALI ... vekili Avukat ...

ASIL DAVA TARİHİ 06.07.2009 (Asıl), 19.03.2013 (Birleşen)

HÜKÜM

Kabul

BİRLEŞEN DAVA

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/290 E. - 2021/410 K. sayılı dosyası

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalının bir dönem Genel Müdürlük görevini ifa ettiği, bu görevi esnasında davalının, davacı şirkete ait otelleri sevk ve idare ettiğini ve davacı şirket adına üçüncü şahıslarla sözleşmeler akdettiğini, ancak davalının, kendisine verilen bu görevi ifa ederken, basiretli bir tacirden beklenmesi gereken özeni göstermediği gibi yetkilerini de kötüye kullandığını, davacı şirketin ...'daki turistik otelin sevk ve idaresini yapan davalının, bu oteldeki SPA merkezini kiraya verdiğini ve kira sözleşmesini şirket kayıtlarına intikal ettirmediği gibi, tahsil ettiği bedeli de şirket kasasına intikal ettirmediğini, davalının, aynı zamanda güveni ihlal suçunu oluşturan bu eyleminin, tartışma konusu olmaktan da çıktığını, zira, davalının bu eylemi nedeni ile Konya 8.

Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/963 E. sayılı dosyası ile yargılandığını ve bu davada 05.03.2009 tarihli celsede SPA merkezinin işletmecisi olan ...'dan 93.500 euroyu aldığını ve bu bedeli, şirket kasasına intikal ettirdiğini ifade ettiğini, bu ifade üzerine soruşturmayı genişleten 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, davacı şirketin defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, 93.500 euronun şirket kayıtlarında bulunmadığını tespit ettiğini, kendi şahsi harcamalarını da şirket kasasından yaptığını, Silifke'deki yazlığına ahşap merdiven yaptıran, masa, koltuk, miami sehpa, şezlong minderi ve Victoria masa ... davalının, toplamda 4.429,00 TL'yi davacı şirketin kasasından ödediğini, davacı şirkete ait parayı zimmetinde tutan davalı ...'un bu bedeli, davacı şirkete ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle her türlü fazlaya dair talep ve sair dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000 euronun, 10.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte aynen tahsiline (fiili ödeme tarihindeki ...

efektif satış ... üzerinden tahsiline), 4.429,99 TL'nin 30.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalının Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/963 E. sayılı dosyasında 05.03.2009 tarihli celsede SPA merkezinin işletmecisi olan ...'dan 93.500 euroyu aldığını ikrar ettiği ve kalan 83.500 euronun, 30.000 euroluk kısmının 10.08.2007, 40.000 euroluk kısmının 10.09.2007 ve 13.500 euroluk kısmının 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek Devlet bankalarınca 1 yıl vadeli euro hesaplarına ödenen en yüksek faizi ile beraber davalıdan aynen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; ...'daki otelin SPA merkezinin kira kontratının ve kira bedelinin müvekkili tarafından şirket kayıtlarına intikal ettirilmediği iddiasının doğru olmadığını, zira davacının örnek gösterdiği dosya içindeki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, söz konusu dosyada, davalarının davalısının gösterdiği tanıklardan ... ..., 6.500 euro tutarında bir alacaklarının kaldığını ifade ettiğini, dolayısı ile davalının iddia ettiği gibi 93.500 euroluk bir alacağın söz konusu olmadığını, müvekkilinin tahsil ettiği her kuruşu şirket kasasına aktardığını, şirketin resmi kasası haricinde inşaat harcamaları için açılan ve tutulan inşaat hesabı kasası adı altında bir başka kasasının daha bulunduğunun, müvekkilinin parayı bu kasaya aktardığını, müvekkilinin çalıştığı dönemde denetim mekanizması dışında tutulmasının da söz konusu olmadığını, müvekkilinin şahsi harcamalarında dahil olmak üzere Silifke'deki yazlığı ile ilgili hiçbir harcamayı şirket kasasından yapmadığını, davalının bu beyanlarının müvekkiline suç isnadı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin bu konudaki dava ve talep haklarının saklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını ileri sürerek, asıl davada belirtilen savunmalarıyla davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 30.11.2016 tarih, 2014/506 E. ve 2016/728 K. sayılı kararı ile davacı şirketin 2014 genel kurul kararı ile davanın şirket adına açılması için karar alındığını, şirket müdürlerinin sorumluluğunun 6102 sayılı TTK'nın 342. maddesinde düzenlendiğini, söz konusu düzenlemeye göre müdürün şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklarına karşı sorumlu olduğunu, alınan bilirkişi raporuna göre de, dava konusu tahsilata ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığından davacının davasının kabulü ile 83.500,00 euronun 10.10.2007 tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 4/a.maddesi gereğince devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli euro hesabına ödediği, döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/328 E. ve 2019/2593 K. sayılı kararıyla davalının, davacı şirkette 23.01.2007-23.10.2007 tarihleri arasında görev yaptığı ve bu dönemde otelin SPA salonunun kiralanması ile ilgili dava dışı kişi ile sözleşme imzaladığı, bu sözleşme ile kiranın 100.000 euro olarak belirlendiği dosya kapsamı ile ... olduğu, ayrıca, davalının kira bedelini tahsil ettiği ve davacı şirkete ödemediği iddiası ile aleyhinde Konya 3. İş Mahkemesinin 2009/539 sayılı dosyasından dava açıldığı ve bu davanın derdest olduğu, huzurdaki davanın ise bakiye alacağa ilişkin olarak açıldığı, bu durum karşısında, öncelikle iş mahkemesinde açılıp devam ettiği anlaşılan 10.000 euroluk kısım ile ilgili dava sonucunda verilen kararın değerlendirilmesi ve davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçe ekinde ibraz ettiği davacı şirket muhasebecisi olduğu anlaşılan dava dışı ...

...’a yapılan ödemelere ilişkin tutanakların ve bu tutanaklara ilişkin itirazların da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile davanın, limited şirket yöneticisinin sorumluluğu davası olduğu, somut olaya davalının sorumlu tutulduğu dönem itibariyle 6762 sayılı Yasa'nın uygulanması gerektiği, yöneticinin şirketten almış olduğu paralar varsa bunları iade ettiğini veya şirket işlerinde kullandığını ispatlayarak ancak sorumluluktan kurtulabileceği, davalının 23.01.2007 - 23.10.2007 tarihleri arasında davacı şirketin genel müdürlüğünü yaptığı, davacı şirketin 23.10.2007 tarih 94 no.lu kararıyla genel müdürlükten azledildiği, davacı şirketi ile dava dışı ... arasında ... Bera Otel'de bulunan Spa merkezinin kiraya verilmesi hususunda sözleşme imzalanmdığı, sözleşme bedeli olarak 100.000 euro ücret belirlenmiş, belirlenen ücretin 10.07.2007 - 10.10.2007 tarihleri arasında ödenmesi kararlaştırıldığı, davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği davacı şirket muhasebecisi ...

...'a yapılan ödemelere ilişkin tutanakların ve bu tutanaklara ilişkin itirazların değerlendirilmesi maksadıyla tutanaklarda ismi geçen ... ...'ın ve ...'ın beyanlarının alındığı ve her ikisinin de ortak beyanına göre kira sözleşmesi kapsamında toplam 93.500,00 euronun ... tarafından şirket muhasebecisi ... ...'a ödendiği, ... ...'ında bu paraları davalıya teslim ettiği, şirket muhasebecisi ... ...'ın davalının altında ve ona bağlı çalışan olması nedeniyle paranın teslimi sırasında tutanak altına alınması işlemlerin yapılmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığından davalının parayı almadığına ve paranın ... ... tarafından alındığına dair savunmasına itibar edilmediği, davalı, şirketin genel müdürü ...

...'un Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/963 E. sayılı dosyasında şirketin yapılan tahsilatlardan sonra ...'dan 6.500 euro alacağı kaldığı yönündeki beyanı gereğince davalının söz konusu bedelden sorumluluğu bulunmadığına yönelik iddiasının ise Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında tanık olarak dinlenen ... ...'un kendisinin genel müdürlüğe başladığında herhangi bir devir teslim yapılmadığını, ...'dan alacakları bulunduğunu, bu alacağın sanık (dosyamızın davalısı) tarafından tahsil edildiğini, ...'ın ... ...'a ödeme yapmasından ötürü bu alacağı almadıklarını, alacağın şirkete girmediğini, ...'dan şu an için 6.500 euro kadar alacağımız kaldı şeklinde beyanda bulunduğundan davalının bu iddiasına da itibar edilmediği, söz konusu bedelin bilirkişi raporuna göre davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında kaydının bulunmadığı, paranın da kasada olmadığı, bu hale göre davacı şirketin genel müdürü olan davalının genel müdürlüğü döneminde şirket adına yapılan ödemeyi davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına yansıtmak ve söz konusu bedeli şirket kasasında bulundurmakla sorumlu olduğu, davalın bu parayı şirkete verdiğini de ispatlayamadığı, yine davacı tarafın 4.429,00 TL'lik davalının şahsi aldığı eşyaya ilişkin faturanında şirket adına kesildiği ve şirket tarafından ödendiğine yönelik talebi yönünden davacı tarafça söz konusu tazminat alacağına ilişkin faturalar ve Konya 3.

İş Mahkemesi'nin 2009/539 E. sayılı dosyasından tanık olarak dinlenen ... ...'un 28.12.2010 tarihli duruşmadaki beyanından davalı tarafından alınan bir kısım malların davacı şirket tarafından ödenmek suretiyle davacının 4.429,00 TL'lik zarara uğradığı, davalı daha önce temerrüde düşürülmediğinden faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiği ancak döviz alacağı yönünden birleşen dosyadan mahkemece verilen hükmün faiz başlangıcı yönünden temyiz sebebi yapılmadığından taraflar açısından usuli kazanılmış hak oluşturduğu, bu nedenle döviz alacağına 10.10.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli euro cinsindeki dövize uyguladıkları en yüksek mevduat faizinin uygulanması gerektiği, TL alacağı yönünden dava tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesine, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı kapsamında davacı şirket muhasebecisi ... ...'a yapılan ödemelere ilişkin tutanaklar kapsamındaki usuli müktesep hakkının oluştuğunu, buna göre bu tutanaklarda imzası olan davacı şirket muhasebecisi ile davalı bakımından menfaat çatışması bulunduğunu, davacı şirket muhasebecisinin alınan paranın davalıya teslim edildiğinin yazılı delillerle ispat edilemediğinden muhasebecinin aksi beyanlarının kabul edilemeyeceğini, davacı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, davacı şirket resmi kasası haricinde inşaat harcamaları için açılan ve tutulan inşaat hesabı kasası adı altında bir başka kasasının daha bulunduğunu, davalının parayı bu kasaya aktardığını, müvekkilinin çalıştığı dönemde denetim mekanizması dışında tutulmasının da söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 342 nci maddesine göre icracı müdür hakkında açılan sorumluluktan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 341 ve 342 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990185900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.