Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/800 E. 2023/7545 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetici sorumluluğu davası↗ menfaat çatışması↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ yazılı delille ispat↗ faiz başlangıç tarihi↗ yönetici sorumluluğu↗ sorumluluktan kurtulma↗ zimmet↗ sorumluluk davası↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ ticari defter ve kayıtlar↗ 3095 sayılı kanun↗ usuli kazanılmış hak↗ şirket müdürü↗ ticari defter kayıtları↗ kira sözleşmesi↗ ikrar↗ derdestlik↗ kazanılmış hak↗ ifa↗ temerrüt faizi↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ ticari defter↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ avans faizi↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 30.11.2016 tarih, 2014/506 E. ve 2016/728 K. sayılı kararı ile davacı şirketin 2014 genel kurul kararı ile davanın şirket adına açılması için karar alındığını, şirket müdürlerinin sorumluluğunun 6102 sayılı TTK'nın 342. maddesinde düzenlendiğini, söz konusu düzenlemeye göre müdürün şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklarına karşı sorumlu olduğunu, alınan bilirkişi raporuna göre de, dava konusu tahsilata ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığından davacının davasının kabulü ile 83.500,00 euronun 10.10.2007 tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 4/a.maddesi gereğince devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli euro hesabına ödediği, döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/328 E. ve 2019/2593 K. sayılı kararıyla davalının, davacı şirkette 23.01.2007-23.10.2007 tarihleri arasında görev yaptığı ve bu dönemde otelin SPA salonunun kiralanması ile ilgili dava dışı kişi ile sözleşme imzaladığı, bu sözleşme ile kiranın 100.000 euro olarak belirlendiği dosya kapsamı ile ... olduğu, ayrıca, davalının kira bedelini tahsil ettiği ve davacı şirkete ödemediği iddiası ile aleyhinde Konya 3. İş Mahkemesinin 2009/539 sayılı dosyasından dava açıldığı ve bu davanın derdest olduğu, huzurdaki davanın ise bakiye alacağa ilişkin olarak açıldığı, bu durum karşısında, öncelikle iş mahkemesinde açılıp devam ettiği anlaşılan 10.000 euroluk kısım ile ilgili dava sonucunda verilen kararın değerlendirilmesi ve davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçe ekinde ibraz ettiği davacı şirket muhasebecisi olduğu anlaşılan dava dışı ... ...’a yapılan ödemelere ilişkin tutanakların ve bu tutanaklara ilişkin itirazların da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile davanın, limited şirket yöneticisinin sorumluluğu davası olduğu, somut olaya davalının sorumlu tutulduğu dönem itibariyle 6762 sayılı Yasa'nın uygulanması gerektiği, yöneticinin şirketten almış olduğu paralar varsa bunları iade ettiğini veya şirket işlerinde kullandığını ispatlayarak ancak sorumluluktan kurtulabileceği, davalının 23.01.2007 - 23.10.2007 tarihleri arasında davacı şirketin genel müdürlüğünü yaptığı, davacı şirketin 23.10.2007 tarih 94 no.lu kararıyla genel müdürlükten azledildiği, davacı şirketi ile dava dışı ... arasında ... Bera Otel'de bulunan Spa merkezinin kiraya verilmesi hususunda sözleşme imzalanmdığı, sözleşme bedeli olarak 100.000 euro ücret belirlenmiş, belirlenen ücretin 10.07.2007 - 10.10.2007 tarihleri arasında ödenmesi kararlaştırıldığı, davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği davacı şirket muhasebecisi ... ...'a yapılan ödemelere ilişkin tutanakların ve bu tutanaklara ilişkin itirazların değerlendirilmesi maksadıyla tutanaklarda ismi geçen ... ...'ın ve ...'ın beyanlarının alındığı ve her ikisinin de ortak beyanına göre kira sözleşmesi kapsamında toplam 93.500,00 euronun ... tarafından şirket muhasebecisi ... ...'a ödendiği, ... ...'ında bu paraları davalıya teslim ettiği, şirket muhasebecisi ... ...'ın davalının altında ve ona bağlı çalışan olması nedeniyle paranın teslimi sırasında tutanak altına alınması işlemlerin yapılmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığından davalının parayı almadığına ve paranın ... ... tarafından alındığına dair savunmasına itibar edilmediği, davalı, şirketin genel müdürü ... ...'un Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/963 E. sayılı dosyasında şirketin yapılan tahsilatlardan sonra ...'dan 6.500 euro alacağı kaldığı yönündeki beyanı gereğince davalının söz konusu bedelden sorumluluğu bulunmadığına yönelik iddiasının ise Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında tanık olarak dinlenen ... ...'un kendisinin genel müdürlüğe başladığında herhangi bir devir teslim yapılmadığını, ...'dan alacakları bulunduğunu, bu alacağın sanık (dosyamızın davalısı) tarafından tahsil edildiğini, ...'ın ... ...'a ödeme yapmasından ötürü bu alacağı almadıklarını, alacağın şirkete girmediğini, ...'dan şu an için 6.500 euro kadar alacağımız kaldı şeklinde beyanda bulunduğundan davalının bu iddiasına da itibar edilmediği, söz konusu bedelin bilirkişi raporuna göre davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında kaydının bulunmadığı, paranın da kasada olmadığı, bu hale göre davacı şirketin genel müdürü olan davalının genel müdürlüğü döneminde şirket adına yapılan ödemeyi davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına yansıtmak ve söz konusu bedeli şirket kasasında bulundurmakla sorumlu olduğu, davalın bu parayı şirkete verdiğini de ispatlayamadığı, yine davacı tarafın 4.429,00 TL'lik davalının şahsi aldığı eşyaya ilişkin faturanında şirket adına kesildiği ve şirket tarafından ödendiğine yönelik talebi yönünden davacı tarafça söz konusu tazminat alacağına ilişkin faturalar ve Konya 3. İş Mahkemesi'nin 2009/539 E. sayılı dosyasından tanık olarak dinlenen ... ...'un 28.12.2010 tarihli duruşmadaki beyanından davalı tarafından alınan bir kısım malların davacı şirket tarafından ödenmek suretiyle davacının 4.429,00 TL'lik zarara uğradığı, davalı daha önce temerrüde düşürülmediğinden faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiği ancak döviz alacağı yönünden birleşen dosyadan mahkemece verilen hükmün faiz başlangıcı yönünden temyiz sebebi yapılmadığından taraflar açısından usuli kazanılmış hak oluşturduğu, bu nedenle döviz alacağına 10.10.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli euro cinsindeki dövize uyguladıkları en yüksek mevduat faizinin uygulanması gerektiği, TL alacağı yönünden dava tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesine, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı kapsamında davacı şirket muhasebecisi ... ...'a yapılan ödemelere ilişkin tutanaklar kapsamındaki usuli müktesep hakkının oluştuğunu, buna göre bu tutanaklarda imzası olan davacı şirket muhasebecisi ile davalı bakımından menfaat çatışması bulunduğunu, davacı şirket muhasebecisinin alınan paranın davalıya teslim edildiğinin yazılı delillerle ispat edilemediğinden muhasebecinin aksi beyanlarının kabul edilemeyeceğini, davacı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, davacı şirket resmi kasası haricinde inşaat harcamaları için açılan ve tutulan inşaat hesabı kasası adı altında bir başka kasasının daha bulunduğunu, davalının parayı bu kasaya aktardığını, müvekkilinin çalıştığı dönemde denetim mekanizması dışında tutulmasının da söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 342 nci maddesine göre icracı müdür hakkında açılan sorumluluktan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 341 ve 342 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/328 E. 2019/2593 K.
Ortak:zimmet · bilirkişi raporuna itiraz · kira sözleşmesi · ikrar · derdestlik · cy/cy kaydı · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinin 2009/539 sayılı dosyasından dava açıldığı ve bu davanın «derdest» olduğu, huzurdaki davanın ise bakiye alacağa ilişkin olarak açıldığı, bu durum karşısında, öncelikle iş mahkemesinde açılıp devam ettiği anlaşılan 10.000 euroluk kısım ile ilgili dava sonucunda verilen kararın değerlendirilmesi ve davalının «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçe ekinde «ibraz» ettiği davacı şirket muhasebecisi olduğu anlaşılan dava dışı ... ...’a yapılan ödemelere ilişkin tutanakların ve bu tutanaklara ilişkin itirazların da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
… lanmdığı, sözleşme bedeli olarak 100.000 euro ücret belirlenmiş, belirlenen ücretin 10.07.2007 - 10.10.2007 tarihleri arasında ödenmesi kararlaştırıldığı, davalının «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesi ekinde «ibraz» ettiği davacı şirket muhasebecisi ... ...'a yapılan ödemelere ilişkin tutanakların ve bu tutanaklara ilişkin itirazların değerlendirilmesi maksadıyla tutanaklarda ismi geçen ... ...'ın ve ...'ın beyanlarının alındığı ve her ikisinin de ortak beyanına göre «kira sözleşmesi» kapsamında toplam 93.500,00 euronun ... tarafından şirket muhasebecisi ... ...'a ödendiği, ... ...'ında bu paraları davalıya «teslim» ettiği, şirket muhasebecisi ... ...'ın davalının altında ve ona bağlı çalışan olması nedeniyle paranın teslimi sırasında tutanak altına alınması işlemlerin yapılma …
… mece 30.11.2016 tarih, 2014/506 E. ve 2016/728 K. sayılı kararı ile davacı şirketin 2014 genel kurul kararı ile davanın şirket adına açılması için karar alındığını, «şirket müdürlerinin» sorumluluğunun 6102 sayılı TTK'nın 342. maddesinde düzenlendiğini, söz konusu düzenlemeye göre müdürün şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklarına karşı sorumlu olduğunu, alınan bilirkişi raporuna göre de, dava konusu tahsilata ilişkin herhangi bir «kayda» rastlanmadığından davacının davasının kabulü ile 83.500,00 euronun 10.10.2007 tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanuni faiz ve «temerrüt faizine» ilişkin kanunun 4/a.maddesi gereğince devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli euro hesabına ödediği, döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ve …
Benzer bu kararda… m karşısında, öncelikle iş mahkemesinde açılıp devam ettiği anlaşılan 10.000 Euro’luk kısım ile ilgili dava sonucunda verilen kararın değerlendirilmesi ve davalının «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçe ekinde «ibraz» ettiği davacı şirket muhasebecisi olduğu anlaşılan dava dışı Tuğba Günay’a yapılan ödemelere ilişkin tutanakların ve bu tutanaklara ilişkin itirazların da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… ler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının, davacı şirkette 23/01/2007-23/10/2007 tarihleri arasında icra işleri ile «görevli» müdürlük yaptığını, şirkete ait otelleri idare ettiğini, davacı şirket adına 3. şahıslarla «kira sözleşmeleri» ve «ticari nitelikte» alım-«satım sözleşmeleri» yaptığını, davalının «yetki» ve görevi kötüye kullanarak «zimmetine» para geçirdiğini, Alanya Bera Otel’de bulunan SPA merkezini dava dışı... isimli şahsa kiraya verdiğini, kira sözleşmesini şirket kayıtlarına intikal ettirmediğini, …
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/963 sayılı dosyasından yapılan yargılamada davalının mahkümiyetine karar verildiğini, dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğunu, davalının ceza mahkemesindeki yargılamada 93.500 Euro'yu tahsil ettiğini «ikrar» ettiğini ve bu bedeli şirket kasasına intikal ettirdiğini savunduğunu, davalının «zimmetinde» bulunan 93.500 Euro'nun 10.000 Euro’luk «bölümü» için Konya 3.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temyiz kanun yolu · hükmün açıklanmasının geri bırakılması · ticari dava niteliği · kanun yolu · satım sözleşmesi · istinaf incelemesi · iş bölümü · usulden reddi
Benzer bu kararda… ilk derece mahkemesince niteliği ne olursa olsun nihai bir karar verilmiş olmakla, dosyada esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak «kanun yolu» istinaf değil, «temyiz kanun yolu» olup, Bölge Adliye Mahkemesince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 30.11.2016 tarihli kararı «istinaf incelemesine» tabi tutarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermesi doğru değildir.
… ler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının, davacı şirkette 23/01/2007-23/10/2007 tarihleri arasında icra işleri ile «görevli» müdürlük yaptığını, şirkete ait otelleri idare ettiğini, davacı şirket adına 3. şahıslarla «kira sözleşmeleri» ve «ticari nitelikte» alım-«satım sözleşmeleri» yaptığını, davalının «yetki» ve görevi kötüye kullanarak «zimmetine» para geçirdiğini, Alanya Bera Otel’de bulunan SPA merkezini dava dışı... isimli şahsa kiraya verdiğini, kira sözleşmesini şirket kayıtlarına intikal ettirmediğini, …
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/963 sayılı dosyasından yapılan yargılamada davalının mahkümiyetine karar verildiğini, dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğunu, davalının ceza mahkemesindeki yargılamada 93.500 Euro'yu tahsil ettiğini «ikrar» ettiğini ve bu bedeli şirket kasasına intikal ettirdiğini savunduğunu, davalının «zimmetinde» bulunan 93.500 Euro'nun 10.000 Euro’luk «bölümü» için Konya 3.
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/963 sayılı dava dosyasının işbu dava konusu ile ilgisinin bulunmadığını, söz konusu dosyada «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» karar verildiğini, ceza dosyasında «ikrar» bulunmadığını, davalının görev yaptığı otelin müstakil bir muhasebe birimi, müdür yardımcıları ve yönetim kadrosu bulunduğunu, davalının konumu gereği kira parasını kendisinin tahsil etmesinin mümkün olmadığını, davalının görevden ayrılmasından sonra tüm evrakların yeni yönetimin denetim ve kontrolünden geçtiğini, görevin sona erme tarihi dikkate alındığında ilgili döneme ilişkin şirket «defter» ve kayıtlarının değiştirilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3478 E. 2017/5701 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinin 2009/539 sayılı dosyasından dava açıldığı ve bu davanın «derdest» olduğu, huzurdaki davanın ise bakiye alacağa ilişkin olarak açıldığı, bu durum karşısında, öncelikle iş mahkemesinde açılıp devam ettiği anlaşılan 10.000 euroluk kısım ile ilgili dava sonucunda verilen kararın değerlendirilmesi ve davalının «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçe ekinde «ibraz» ettiği davacı şirket muhasebecisi olduğu anlaşılan dava dışı ... ...’a yapılan ödemelere ilişkin tutanakların ve bu tutanaklara ilişkin itirazların da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Benzer bu karardaDavalı şirketin kasa raporları incelendiğinde, davacı tarafından iki adet «çek» karşılığı yapılan toplam 68.000,00 TL ödemenin şirket kasasına girdiği sabit olduğuna ve davacı da bu tutarın tahsilini istediğine göre, davalı şirketin kasasına girdiği sabit olan bu tutar yönünden dava açılmış olduğu gözetilerek ve davacı tarafından hangi sebeple davalı şirkete bu ödemelerin yapıldığı hususu üzerinde durularak bir sonuca varılması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · ortaklar kurulu kararı · lehtar · hisse devir sözleşmesi · keşideci · hukuki yarar · çek
Benzer bu kararda… a uyularak yapılan yargılamaya göre; davalılarca davacının geçerli bir ortaklığının bulunmadığı yönünde itiraz ileri sürülmediği, aksine iddianın ileri sürülmesinin «hakkın kötüye kullanılması» olduğu yönünden savunmalarda bulundukları, sözü edilen «hisse devir sözleşmelerinin» 21/12/2006 tarihinde yapıldığı, «ortaklar kurulu» kararının 29/01/2007 tarihinde alındığı, davanın ise 06/10/2010 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... yönünden «hukuki yarar» yokluğundan reddine, diğer davalılardan hakkında kurulan kararın ise kesinleşmiş olması da gözetilerek yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şti, «keşidecisi» davacı ... olan iki adet «çek» ve 2.000,00 TL nakit ile toplam 70.000,00 TL ödeme yaptığını iddia etmektedir.
Davacı, davalılardan ... ve ...'ten davalı şirkete ait hisselerin bir kısmını noter senedine göre toplam 7.500,00 TL bedel karşılığı devralmış, ancak 48.000,00 TL ve 20.000,00 TL bedelli «lehtarı» davalı ...Eğitim Hizmetleri Ltd.
Davalı şirketin kasa raporları incelendiğinde, davacı tarafından iki adet «çek» karşılığı yapılan toplam 68.000,00 TL ödemenin şirket kasasına girdiği sabit olduğuna ve davacı da bu tutarın tahsilini istediğine göre, davalı şirketin kasasına girdiği sabit olan bu tutar yönünden dava açılmış olduğu gözetilerek ve davacı tarafından hangi sebeple davalı şirkete bu ödemelerin yapıldığı hususu üzerinde durularak bir sonuca varılması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/800 E. , 2023/7545 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/227 Esas, 2022/601 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVACI ... vekili Avukat ...
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVALI ... vekili Avukat ...
ASIL DAVA TARİHİ 06.07.2009 (Asıl), 19.03.2013 (Birleşen)
HÜKÜM
Kabul
BİRLEŞEN DAVA
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/290 E. - 2021/410 K. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalının bir dönem Genel Müdürlük görevini ifa ettiği, bu görevi esnasında davalının, davacı şirkete ait otelleri sevk ve idare ettiğini ve davacı şirket adına üçüncü şahıslarla sözleşmeler akdettiğini, ancak davalının, kendisine verilen bu görevi ifa ederken, basiretli bir tacirden beklenmesi gereken özeni göstermediği gibi yetkilerini de kötüye kullandığını, davacı şirketin ...'daki turistik otelin sevk ve idaresini yapan davalının, bu oteldeki SPA merkezini kiraya verdiğini ve kira sözleşmesini şirket kayıtlarına intikal ettirmediği gibi, tahsil ettiği bedeli de şirket kasasına intikal ettirmediğini, davalının, aynı zamanda güveni ihlal suçunu oluşturan bu eyleminin, tartışma konusu olmaktan da çıktığını, zira, davalının bu eylemi nedeni ile Konya 8.
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/963 E. sayılı dosyası ile yargılandığını ve bu davada 05.03.2009 tarihli celsede SPA merkezinin işletmecisi olan ...'dan 93.500 euroyu aldığını ve bu bedeli, şirket kasasına intikal ettirdiğini ifade ettiğini, bu ifade üzerine soruşturmayı genişleten 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, davacı şirketin defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, 93.500 euronun şirket kayıtlarında bulunmadığını tespit ettiğini, kendi şahsi harcamalarını da şirket kasasından yaptığını, Silifke'deki yazlığına ahşap merdiven yaptıran, masa, koltuk, miami sehpa, şezlong minderi ve Victoria masa ... davalının, toplamda 4.429,00 TL'yi davacı şirketin kasasından ödediğini, davacı şirkete ait parayı zimmetinde tutan davalı ...'un bu bedeli, davacı şirkete ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle her türlü fazlaya dair talep ve sair dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000 euronun, 10.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte aynen tahsiline (fiili ödeme tarihindeki ...
efektif satış ... üzerinden tahsiline), 4.429,99 TL'nin 30.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalının Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/963 E. sayılı dosyasında 05.03.2009 tarihli celsede SPA merkezinin işletmecisi olan ...'dan 93.500 euroyu aldığını ikrar ettiği ve kalan 83.500 euronun, 30.000 euroluk kısmının 10.08.2007, 40.000 euroluk kısmının 10.09.2007 ve 13.500 euroluk kısmının 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek Devlet bankalarınca 1 yıl vadeli euro hesaplarına ödenen en yüksek faizi ile beraber davalıdan aynen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; ...'daki otelin SPA merkezinin kira kontratının ve kira bedelinin müvekkili tarafından şirket kayıtlarına intikal ettirilmediği iddiasının doğru olmadığını, zira davacının örnek gösterdiği dosya içindeki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, söz konusu dosyada, davalarının davalısının gösterdiği tanıklardan ... ..., 6.500 euro tutarında bir alacaklarının kaldığını ifade ettiğini, dolayısı ile davalının iddia ettiği gibi 93.500 euroluk bir alacağın söz konusu olmadığını, müvekkilinin tahsil ettiği her kuruşu şirket kasasına aktardığını, şirketin resmi kasası haricinde inşaat harcamaları için açılan ve tutulan inşaat hesabı kasası adı altında bir başka kasasının daha bulunduğunun, müvekkilinin parayı bu kasaya aktardığını, müvekkilinin çalıştığı dönemde denetim mekanizması dışında tutulmasının da söz konusu olmadığını, müvekkilinin şahsi harcamalarında dahil olmak üzere Silifke'deki yazlığı ile ilgili hiçbir harcamayı şirket kasasından yapmadığını, davalının bu beyanlarının müvekkiline suç isnadı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin bu konudaki dava ve talep haklarının saklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını ileri sürerek, asıl davada belirtilen savunmalarıyla davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 30.11.2016 tarih, 2014/506 E. ve 2016/728 K. sayılı kararı ile davacı şirketin 2014 genel kurul kararı ile davanın şirket adına açılması için karar alındığını, şirket müdürlerinin sorumluluğunun 6102 sayılı TTK'nın 342. maddesinde düzenlendiğini, söz konusu düzenlemeye göre müdürün şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklarına karşı sorumlu olduğunu, alınan bilirkişi raporuna göre de, dava konusu tahsilata ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığından davacının davasının kabulü ile 83.500,00 euronun 10.10.2007 tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 4/a.maddesi gereğince devlet bankalarından birinin bir yıl vadeli euro hesabına ödediği, döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/328 E. ve 2019/2593 K. sayılı kararıyla davalının, davacı şirkette 23.01.2007-23.10.2007 tarihleri arasında görev yaptığı ve bu dönemde otelin SPA salonunun kiralanması ile ilgili dava dışı kişi ile sözleşme imzaladığı, bu sözleşme ile kiranın 100.000 euro olarak belirlendiği dosya kapsamı ile ... olduğu, ayrıca, davalının kira bedelini tahsil ettiği ve davacı şirkete ödemediği iddiası ile aleyhinde Konya 3. İş Mahkemesinin 2009/539 sayılı dosyasından dava açıldığı ve bu davanın derdest olduğu, huzurdaki davanın ise bakiye alacağa ilişkin olarak açıldığı, bu durum karşısında, öncelikle iş mahkemesinde açılıp devam ettiği anlaşılan 10.000 euroluk kısım ile ilgili dava sonucunda verilen kararın değerlendirilmesi ve davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçe ekinde ibraz ettiği davacı şirket muhasebecisi olduğu anlaşılan dava dışı ...
...’a yapılan ödemelere ilişkin tutanakların ve bu tutanaklara ilişkin itirazların da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile davanın, limited şirket yöneticisinin sorumluluğu davası olduğu, somut olaya davalının sorumlu tutulduğu dönem itibariyle 6762 sayılı Yasa'nın uygulanması gerektiği, yöneticinin şirketten almış olduğu paralar varsa bunları iade ettiğini veya şirket işlerinde kullandığını ispatlayarak ancak sorumluluktan kurtulabileceği, davalının 23.01.2007 - 23.10.2007 tarihleri arasında davacı şirketin genel müdürlüğünü yaptığı, davacı şirketin 23.10.2007 tarih 94 no.lu kararıyla genel müdürlükten azledildiği, davacı şirketi ile dava dışı ... arasında ... Bera Otel'de bulunan Spa merkezinin kiraya verilmesi hususunda sözleşme imzalanmdığı, sözleşme bedeli olarak 100.000 euro ücret belirlenmiş, belirlenen ücretin 10.07.2007 - 10.10.2007 tarihleri arasında ödenmesi kararlaştırıldığı, davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği davacı şirket muhasebecisi ...
...'a yapılan ödemelere ilişkin tutanakların ve bu tutanaklara ilişkin itirazların değerlendirilmesi maksadıyla tutanaklarda ismi geçen ... ...'ın ve ...'ın beyanlarının alındığı ve her ikisinin de ortak beyanına göre kira sözleşmesi kapsamında toplam 93.500,00 euronun ... tarafından şirket muhasebecisi ... ...'a ödendiği, ... ...'ında bu paraları davalıya teslim ettiği, şirket muhasebecisi ... ...'ın davalının altında ve ona bağlı çalışan olması nedeniyle paranın teslimi sırasında tutanak altına alınması işlemlerin yapılmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığından davalının parayı almadığına ve paranın ... ... tarafından alındığına dair savunmasına itibar edilmediği, davalı, şirketin genel müdürü ...
...'un Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/963 E. sayılı dosyasında şirketin yapılan tahsilatlardan sonra ...'dan 6.500 euro alacağı kaldığı yönündeki beyanı gereğince davalının söz konusu bedelden sorumluluğu bulunmadığına yönelik iddiasının ise Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında tanık olarak dinlenen ... ...'un kendisinin genel müdürlüğe başladığında herhangi bir devir teslim yapılmadığını, ...'dan alacakları bulunduğunu, bu alacağın sanık (dosyamızın davalısı) tarafından tahsil edildiğini, ...'ın ... ...'a ödeme yapmasından ötürü bu alacağı almadıklarını, alacağın şirkete girmediğini, ...'dan şu an için 6.500 euro kadar alacağımız kaldı şeklinde beyanda bulunduğundan davalının bu iddiasına da itibar edilmediği, söz konusu bedelin bilirkişi raporuna göre davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında kaydının bulunmadığı, paranın da kasada olmadığı, bu hale göre davacı şirketin genel müdürü olan davalının genel müdürlüğü döneminde şirket adına yapılan ödemeyi davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına yansıtmak ve söz konusu bedeli şirket kasasında bulundurmakla sorumlu olduğu, davalın bu parayı şirkete verdiğini de ispatlayamadığı, yine davacı tarafın 4.429,00 TL'lik davalının şahsi aldığı eşyaya ilişkin faturanında şirket adına kesildiği ve şirket tarafından ödendiğine yönelik talebi yönünden davacı tarafça söz konusu tazminat alacağına ilişkin faturalar ve Konya 3.
İş Mahkemesi'nin 2009/539 E. sayılı dosyasından tanık olarak dinlenen ... ...'un 28.12.2010 tarihli duruşmadaki beyanından davalı tarafından alınan bir kısım malların davacı şirket tarafından ödenmek suretiyle davacının 4.429,00 TL'lik zarara uğradığı, davalı daha önce temerrüde düşürülmediğinden faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiği ancak döviz alacağı yönünden birleşen dosyadan mahkemece verilen hükmün faiz başlangıcı yönünden temyiz sebebi yapılmadığından taraflar açısından usuli kazanılmış hak oluşturduğu, bu nedenle döviz alacağına 10.10.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli euro cinsindeki dövize uyguladıkları en yüksek mevduat faizinin uygulanması gerektiği, TL alacağı yönünden dava tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesine, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı kapsamında davacı şirket muhasebecisi ... ...'a yapılan ödemelere ilişkin tutanaklar kapsamındaki usuli müktesep hakkının oluştuğunu, buna göre bu tutanaklarda imzası olan davacı şirket muhasebecisi ile davalı bakımından menfaat çatışması bulunduğunu, davacı şirket muhasebecisinin alınan paranın davalıya teslim edildiğinin yazılı delillerle ispat edilemediğinden muhasebecinin aksi beyanlarının kabul edilemeyeceğini, davacı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, davacı şirket resmi kasası haricinde inşaat harcamaları için açılan ve tutulan inşaat hesabı kasası adı altında bir başka kasasının daha bulunduğunu, davalının parayı bu kasaya aktardığını, müvekkilinin çalıştığı dönemde denetim mekanizması dışında tutulmasının da söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 342 nci maddesine göre icracı müdür hakkında açılan sorumluluktan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 341 ve 342 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990185900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz