Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/712 E. 2023/7523 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymet takdiri↗ alacağın devri↗ senede karşı senetle ispat↗ senetle ispat kuralı↗ istinaf kanun yolu↗ avalist↗ senetle ispat↗ aval↗ takibin kesinleşmesi↗ yemin deliline dayanma↗ lehdar↗ ciranta↗ yemin delili↗ alacağın temliki↗ kanun yolu↗ lehtar↗ yemin↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ keşideci↗ bono↗ temlik↗ vade↗ kefil↗ haciz↗ iflas↗ asıl alacak↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ hmk 353(1)b-2↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/398 E., 2020/165 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın ... yönünden kabulüne, ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile müvekkilinin anne ... olduklarını, davalı ... Trabzon 1. İcra Müdürlüğünün 2013/11345 E. sayılı dosyasındaki borcuna istinaden müvekkilinin borçlu olmamasına karşı borçlu görünerek senedi imzaladığını, icra dosyasındaki tüm borcu ödeyerek dosyayı kapattığını, davalı ...'ın kötü niyetli olarak icra dosyasını eşi davalı ...'a temlik ettirdiğini ve dosyayı dayanaksız biçimde müvekkiline yönelttiğini ve taşınmazına haciz konularak satış aşamasına getirildiğini ileri sürerek müvekkilinin icra dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, icra dosyasında asıl borçlunun davacı olduğunu, müvekkili ...'ın kefil sıfatıyla imza attığını ve hacizlere maruz kalmamak için borcu ödediğini, alacağı eşi adına temlik aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2020 tarih, 2018/398 E. ve 2020/165 K. sayılı kararıyla; bonoda keşideci sıfatıyla imzası bulunan davacının bonoda keşideci için aval sıfatıyla imzası bulunan davalı ...'a bono karşılığı ödeme yaptığını HMK 203/1-a maddesi gereğince ispat ettiği, davalılar vekilinin bonoya ilişkin borcu davalıların birlikte ödediklerini ve bu nedenle alacağın temliki cihetine gidilmiş olduğunu ileri sürmüş iseler de bu beyanların dikkate alınmadığı, davalılardan ...'ın bonoda ciranta sıfatıyla imzasının bulunmadığı ve alacaklı konumda olmadığı gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulü ile icra takip dosyasına konu keşidecisi ... olan 30.07.2013 ödeme tarihli 110.000,00 TL bedelli bono yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2020 tarih, 2020/1005 E. ve 2020/1090 K. sayılı kararıyla; Trabzon İcra Müdürlüğünün 2017/23794 (Eski 2013/11345) E. sayılı dosyasında alacaklı ... ... tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 110.000,00 TL asıl alacağa ilişkin olarak 15.08.2013 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine girişildiği ve takibin kesinleştiği, takibin dayanağı olan bononun 09.04.2013 düzenleme tarihli 30.07.2013 vade tarihli 110.000,00 TL bedelli lehtarı ... ..., keşidecisi ... ve avalistin ... olduğu, takip devam ederken Trabzon 2. Noterliğinin 07/08/2017 tarih ve 13614 yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile takipte alacaklı olan ... ... tarafından icra dosyasının tamamının ...'a temlik edildiği, bu aşamadan sonra takibe ...'ın devam ettiği, takipte hacizli taşınmaz için kıymet takdiri yapılıp satış aşamasına gelindiği, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan işbu davada takibe konu borcun ödenmesine rağmen davalılar tarafından kötü niyetle takibin devam ettirildiğinin iddia edildiği, davacı ile davalı ...'ın anne-... olduğu ayrıca davalı ...'ın davacının gelini olduğu, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlem HMK’nın 201 ... maddesinde belirtilen miktardan az olsa bile tanıkla ispat olunamayacağı, ancak aynı nitelikte bir belge ile ispat edilebileceği, aralarında HMK'nun 203/1-a bendinde sayılan derecede yakınlık olan kişiler arasında gerekmediği halde senet düzenlenmesi halinde bu bent uygulanmaycağı, somut olayda tarafların HMK'nun 203/1-a maddesinde sayılacak derecede akraba oldukları, takibin dayanağı olan senedin bono olduğu ve başlangıçtaki alacaklısının da 3 üncü bir kişi olduğu, 3 üncü bir kişinin taraf olduğu takipte ispat kuralları aşılarak tanıkla ispat yoluna gidilemeyeceği, her ne kadar taraflar arasında yakın akrabalık ilişkisi varsa da alacak artık senede bağlı hale getirildiğinden bu senede karşı ileri sürülen hususların da senetle ispat edilmesi gerektiği, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davada ispatın senetle yerine getirilmesi gerekirken tanık ifadelerine üstünlük tanınarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediği, diğer yandan davacı vekili yemin deliline de dayanmamış olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı tarafından davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.06.2022 tarih, 2021/1266 E. ve 2022/5120 K. sayılı kararıyla davacının keşideci, davalı ...’ın ise avalist olduğu senede dayalı olarak dava dışı lehdar olarak gözüken ... ...’ın davacı ... ile davalı ... hakkında takip yaptığı, bu takip sırasında davalı ... tarafından senedin karşılığının dava dışı takip alacaklısı ... ...’a ödendiği, dava dışı ... ...'ın takibi davada ...'a temlik ettiği, böylece bono avalisti tarafından tamamen ödenmiş olmakla dava dışı ...'nin temlik edecek bir hakkının kalmadığı, ancak avalistin keşideciden yaptığı ödemeyi talep edebileceği, bu nedenlerle dava dışı alacaklı ... ...’ın temlikine dayalı olarak davacı ...’a karşı bu takiple alacak isteminde bulunamayacağı, bu takip nedeniyle davacının temlik ... diğer davalı ... bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği, ayrıca davalı ... tarafından diğer davalı ...’a bir temlikin bulunmadığı, başka bir anlatım ile takibe dayalı olarak davalı ...’ın davacıya yönelik bir talebi bulunmadığından davalı ... hakkındaki davanın bu aşamada husumet yönünden ret edilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda icra takibine konu senet borcunun senette avalist olarak yer ... davalı ... tarafından takip alacaklısı dava dışı ... ...'a "sözleşmedir" başlıklı 06.05.2015 tarihli belge uyarınca ödendiğinin anlaşıldığı, bu haliyle senetten kaynaklı hakların ödemeyi yapan ...'a geçtiği, dava dışı ... ...'ın senetten kaynaklı ve temlik edilebilir nitelikte bir alacağı kalmamasına karşın 07.08.2017 tarihli temlikname ile alacağını davalı ...'a temlik ettiği, bununla birlikte temlik tarihi itibariyle temlik edilebilir bir alacağın bulunmadığı gözetildiğinde, davalı ... tarafından temliknameye istinaden davacı aleyhine takibe devam edilemeyeceği, davalı ...'ın yapmış olduğu ödeme uyarınca keşideci davacı aleyhine alacak talep etme hakkına sahip olduğu ancak davalı ...'nin davacı aleyhine alacak talebinde bulunmadığı gibi, hakkını diğer davalı ...'a da temlik etmediği bu davalı aleyhine açılan davanın da husumetten reddi gerektiği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın husumetten reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kabulüne, davacının icra takip dosyasına konu keşidecisi ... olan 30.07.2013 ödeme tarihli 110.000,00 TL bedelli bono yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl alacaklı ... ...’a borcu ödeyenin ... olduğunu, bu sebeple de asıl alacaklı ... başkanın dosya alacağını ...’ın eşi ...’a temlik ettiğini, yazılı belgenin ispat gücünün tanık anlatımlarına ... olduğunu, senede karşı ispatın ancak senetle yapılabileceğini, icra takip dosyasında asıl borçlunun ... olduğunu, kendi borcunu oğluna ödeten annenin borcunu oğluna ödemesi gerekirken oğlunu dava etmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağını, müvekkilinin kefil sıfatı ile eşinin de yardımını alarak dosya borcunu ödemesi karşısında alacağın temlik alınmasının hukuki normlara uygun bir hareket olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1266 E. 2022/5120 K.
Ortak:alacağın devri · senede karşı senetle ispat · senetle ispat kuralı · istinaf kanun yolu · avalist · senetle ispat · aval · takibin kesinleşmesi · dava şartı
İncelediğiniz karardaNoterliğinin 07/08/2017 tarih ve 13614 yevmiye numaralı «alacağın devri» sözleşmesi ile takipte alacaklı olan ... ... tarafından icra dosyasının tamamının ...'a «temlik» edildiği, bu aşamadan sonra takibe ...'ın devam ettiği, takipte hacizli taşınmaz için «kıymet takdiri» yapılıp satış aşamasına gelindiği, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan işbu davada takibe konu borcun ödenmesine rağmen davalılar tarafından kötü niyetle takibin devam ettirildiğinin iddia edildiği, davacı ile davalı ...'ın anne-... olduğu ayrıca davalı ...'ın davacının gelini olduğu, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlem HMK’nın 201 ... maddesinde belirtilen miktardan az olsa bile tanıkla ispat olunamayacağı, ancak aynı nitelikte bir belge ile ispat edilebileceği, aralarında HMK'nun 203/1-a bendinde sayılan derecede yakınlık olan kişiler arasında gerekmediği halde senet düzenlenmesi halinde bu bent uygulanmaycağı, somut olayda tarafların HMK'nun 203/1-a maddesinde sayılacak derecede akraba oldukları, takibin dayanağı olan senedin «bono» olduğu ve başlangıçtaki alacaklısının da 3 üncü bir kişi olduğu, 3 üncü bir kişinin taraf olduğu takipte ispat kuralları aşılarak tanıkla ispat yoluna gidilemeyeceği, her ne kadar taraflar arasında yakın akrabalık ilişkisi varsa da alacak artık senede bağlı hale getirildiğinden bu senede karşı ileri sürülen hususların da «senetle ispat» edilmesi gerektiği, «senede karşı senetle ispat kuralı» gereğince davada ispatın senetle yerine getirilmesi gerekirken tanık ifadelerine üstünlük tanınarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediği, diğer yandan davacı vekili «yemin deliline» de dayanmamış olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kald …
… arafından borçlular ... ve ... aleyhine 110.000,00 TL asıl alacağa ilişkin olarak 15.08.2013 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine girişildiği ve «takibin kesinleştiği», takibin dayanağı olan «bononun» 09.04.2013 düzenleme tarihli 30.07.2013 «vade» tarihli 110.000,00 TL bedelli «lehtarı» ... ..., «keşidecisi» ... ve «avalistin» ... olduğu, takip devam ederken Trabzon 2.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2020 tarih, 2018/398 E. ve 2020/165 K. sayılı kararıyla; «bonoda» «keşideci» sıfatıyla imzası bulunan davacının bonoda keşideci için «aval» sıfatıyla imzası bulunan davalı ...'a bono karşılığı ödeme yaptığını HMK 203/1-a maddesi gereğince ispat ettiği, davalılar vekilinin bonoya ilişkin borcu davalıların birlikte ödediklerini ve bu nedenle «alacağın temliki» cihetine gidilmiş olduğunu ileri sürmüş iseler de bu beyanların dikkate alınmadığı, davalılardan ...'ın bonoda «ciranta» sıfatıyla imzasının bulunmadığı ve alacaklı konumda olmadığı gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulü ile icra takip dosyasına …
Benzer bu karardaNoterliği'nin 07/08/2017 tarih ve 13614 yevmiye numaralı «alacağın devri» sözleşmesi ile takipte alacaklı olan ... tarafından icra dosyasının tamamının ...'a «temlik» edildiği, bu aşamadan sonra takibe ...'ın devam ettiği, takipte hacizli taşınmaz için kıymet taktiri yapılıp satış aşamasına gelindiği, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davada takibe konu borcun ödenmesine rağmen davalılar tarafından kötü niyetle takibin devam ettirildiğinin iddia edildiği, davacı ile davalı ...'ın anne-oğul olduğu ayrıca davalı ...'ın davacının gelini olduğu, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlem HMK’nın 201. maddesinde belirtilen miktardan az olsa bile tanıkla ispat olunamayacağı, ancak aynı nitelikte bir belge ile ispat edilebileceği, aralarında HMK'nun 203/1-a bendinde sayılan derecede yakınlık olan kişiler arasında gerekmediği halde senet düzenlenmesi halinde bu bent uygulanmaycağı, somut olayda tarafların HMK'nun 203/1-a maddesinde sayılacak derecede akraba oldukları, takibin dayanağı olan senedin «bono» olduğu ve başlangıçtaki alacaklısının da 3. bir kişi olduğu, 3. bir kişinin taraf olduğu takipte ispat kuralları aşılarak tanıkla ispat yoluna gidilemeyeceği, her ne kadar taraflar arasında yakın akrabalık ilişkisi varsa da alacak artık senede bağlı hale getirildiğinden bu senede karşı ileri sürülen hususların da «senetle ispat» edilmesi gerektiği, «senede karşı senetle ispat kuralı» gereğince davada ispatın senetle yerine getirilmesi gerekirken tanık ifadelerine üstünlük tanınarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediği, diğer yandan davacı vekili «yemin deliline» de dayanmamış olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kald …
… tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 110.000.- TL asıl alacağa ilişkin olarak 15/08/2013 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine girişildiği ve «takibin kesinleştiği», takibin dayanağı olan «bononun» 09/04/2013 düzenleme tarihli 30/07/2013 «vade» tarihli 110.000.- TL bedelli «lehtarı» ..., «keşidecisi» ... ve «avalistin» ... olduğu, takip devam ederken Trabzon 2.
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «bonoda» «keşideci» sıfatıyla imzası bulunan davacının bonoda keşideci için «aval» sıfatıyla imzası bulunan davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/468 E. 2014/1777 K.
Ortak:avalist · lehdar · keşideci · bono · haciz
İncelediğiniz karardaDairemizin 21.06.2022 tarih, 2021/1266 E. ve 2022/5120 K. sayılı kararıyla davacının «keşideci», davalı ...’ın ise «avalist» olduğu senede dayalı olarak dava dışı «lehdar» olarak gözüken ... ...’ın davacı ... ile davalı ... hakkında takip yaptığı, bu takip sırasında davalı ... tarafından senedin karşılığının dava dışı takip alacaklısı ... ...’a ödendiği, dava dışı ... ...'ın takibi davada ...'a «temlik» ettiği, böylece «bono» avalisti tarafından tamamen ödenmiş olmakla dava dışı ...'nin temlik edecek bir hakkının kalmadığı, ancak avalistin keşideciden yaptığı ödemeyi talep edebileceği, bu nedenlerle dava dışı alacaklı ... ...’ın temlikine dayalı olarak davacı ...’a karşı bu takiple alacak isteminde bulunamayacağı, bu takip nedeniyle davacının temlik ... diğer davalı ... bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği, ayrıca davalı ... tarafından diğer davalı ...’a bir temlikin bulunmadığı, başka bir anlatım ile takibe dayalı olarak davalı ...’ın davacıya yönelik bir talebi bulunmadığından davalı ... hakkındaki davanın bu aşamada «husumet» yönünden ret edilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar veril …
… arafından borçlular ... ve ... aleyhine 110.000,00 TL asıl alacağa ilişkin olarak 15.08.2013 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine girişildiği ve «takibin kesinleştiği», takibin dayanağı olan «bononun» 09.04.2013 düzenleme tarihli 30.07.2013 «vade» tarihli 110.000,00 TL bedelli «lehtarı» ... ..., «keşidecisi» ... ve «avalistin» ... olduğu, takip devam ederken Trabzon 2.
… since Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda icra takibine konu senet borcunun senette «avalist» olarak yer ... davalı ... tarafından takip alacaklısı dava dışı ... ...'a "sözleşmedir" başlıklı 06.05.2015 tarihli belge uyarınca ödendiğinin anlaşıldığı, bu haliyle senetten kaynaklı hakların ödemeyi yapan ...'a geçtiği, dava dışı ... ...'ın senetten kaynaklı ve «temlik» edilebilir nitelikte bir alacağı kalmamasına karşın 07.08.2017 tarihli temlikname ile alacağını davalı ...'a temlik ettiği, bununla birlikte temlik tarihi itibariyle temlik edilebilir bir alacağın bulunmadığı gözetildiğinde, davalı ... tarafından temliknameye istinaden davacı aleyhine takibe devam edilemeyeceği, davalı ...'ın yapmış olduğu ödeme uyarınca «keşideci» davacı aleyhine alacak talep etme hakkına sahip olduğu ancak davalı ...'nin davacı aleyhine alacak talebinde bulunmadığı gibi, hakkını diğer davalı ...'a da temlik etmediği bu davalı aleyhine açılan davanın da «husumetten» reddi gerektiği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın husumetten reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kabulüne, davacının icra takip dosyasına konu keşidecisi ... olan 30.07.2013 ödeme tarihli 110.000,00 TL bedelli «bono» yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» kararın «yetki» yönünden itiraza ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş ise de, istemin dayanağı «bononun» «keşideci» ve «lehdarı» «tacir» olup bunlar bakımından yapılan «yetki sözleşmesi» HMK 17. maddedine göre geçerli ise de tacir olmayan «avalist» bakımından geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığından talep dayanağı senetteki yetki sözleşmesine istinaden mahkemenin itiraz eden avalistler yönünden yetkili ol …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · yetki · tacir
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» kararın «yetki» yönünden itiraza ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş ise de, istemin dayanağı «bononun» «keşideci» ve «lehdarı» «tacir» olup bunlar bakımından yapılan «yetki sözleşmesi» HMK 17. maddedine göre geçerli ise de tacir olmayan «avalist» bakımından geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığından talep dayanağı senetteki yetki sözleşmesine istinaden mahkemenin itiraz eden avalistler yönünden yetkili ol …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, talebe konu senetteki «yetki sözleşmesine» göre mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/712 E. , 2023/7523 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1970 Esas, 2022/1739 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/398 E., 2020/165 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın ... yönünden kabulüne, ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile müvekkilinin anne ... olduklarını, davalı ... Trabzon 1. İcra Müdürlüğünün 2013/11345 E. sayılı dosyasındaki borcuna istinaden müvekkilinin borçlu olmamasına karşı borçlu görünerek senedi imzaladığını, icra dosyasındaki tüm borcu ödeyerek dosyayı kapattığını, davalı ...'ın kötü niyetli olarak icra dosyasını eşi davalı ...'a temlik ettirdiğini ve dosyayı dayanaksız biçimde müvekkiline yönelttiğini ve taşınmazına haciz konularak satış aşamasına getirildiğini ileri sürerek müvekkilinin icra dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, icra dosyasında asıl borçlunun davacı olduğunu, müvekkili ...'ın kefil sıfatıyla imza attığını ve hacizlere maruz kalmamak için borcu ödediğini, alacağı eşi adına temlik aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2020 tarih, 2018/398 E. ve 2020/165 K. sayılı kararıyla; bonoda keşideci sıfatıyla imzası bulunan davacının bonoda keşideci için aval sıfatıyla imzası bulunan davalı ...'a bono karşılığı ödeme yaptığını HMK 203/1-a maddesi gereğince ispat ettiği, davalılar vekilinin bonoya ilişkin borcu davalıların birlikte ödediklerini ve bu nedenle alacağın temliki cihetine gidilmiş olduğunu ileri sürmüş iseler de bu beyanların dikkate alınmadığı, davalılardan ...'ın bonoda ciranta sıfatıyla imzasının bulunmadığı ve alacaklı konumda olmadığı gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulü ile icra takip dosyasına konu keşidecisi ... olan 30.07.2013 ödeme tarihli 110.000,00 TL bedelli bono yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2020 tarih, 2020/1005 E. ve 2020/1090 K. sayılı kararıyla; Trabzon İcra Müdürlüğünün 2017/23794 (Eski 2013/11345) E. sayılı dosyasında alacaklı ... ... tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 110.000,00 TL asıl alacağa ilişkin olarak 15.08.2013 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine girişildiği ve takibin kesinleştiği, takibin dayanağı olan bononun 09.04.2013 düzenleme tarihli 30.07.2013 vade tarihli 110.000,00 TL bedelli lehtarı ... ..., keşidecisi ... ve avalistin ... olduğu, takip devam ederken Trabzon 2. Noterliğinin 07/08/2017 tarih ve 13614 yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile takipte alacaklı olan ... ... tarafından icra dosyasının tamamının ...'a temlik edildiği, bu aşamadan sonra takibe ...'ın devam ettiği, takipte hacizli taşınmaz için kıymet takdiri yapılıp satış aşamasına gelindiği, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan işbu davada takibe konu borcun ödenmesine rağmen davalılar tarafından kötü niyetle takibin devam ettirildiğinin iddia edildiği, davacı ile davalı ...'ın anne-...
olduğu ayrıca davalı ...'ın davacının gelini olduğu, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlem HMK’nın 201 ... maddesinde belirtilen miktardan az olsa bile tanıkla ispat olunamayacağı, ancak aynı nitelikte bir belge ile ispat edilebileceği, aralarında HMK'nun 203/1-a bendinde sayılan derecede yakınlık olan kişiler arasında gerekmediği halde senet düzenlenmesi halinde bu bent uygulanmaycağı, somut olayda tarafların HMK'nun 203/1-a maddesinde sayılacak derecede akraba oldukları, takibin dayanağı olan senedin bono olduğu ve başlangıçtaki alacaklısının da 3 üncü bir kişi olduğu, 3 üncü bir kişinin taraf olduğu takipte ispat kuralları aşılarak tanıkla ispat yoluna gidilemeyeceği, her ne kadar taraflar arasında yakın akrabalık ilişkisi varsa da alacak artık senede bağlı hale getirildiğinden bu senede karşı ileri sürülen hususların da senetle ispat edilmesi gerektiği, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davada ispatın senetle yerine getirilmesi gerekirken tanık ifadelerine üstünlük tanınarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediği, diğer yandan davacı vekili yemin deliline de dayanmamış olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı tarafından davalılar ...
ve ... hakkında açılan davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.06.2022 tarih, 2021/1266 E. ve 2022/5120 K. sayılı kararıyla davacının keşideci, davalı ...’ın ise avalist olduğu senede dayalı olarak dava dışı lehdar olarak gözüken ... ...’ın davacı ... ile davalı ... hakkında takip yaptığı, bu takip sırasında davalı ... tarafından senedin karşılığının dava dışı takip alacaklısı ... ...’a ödendiği, dava dışı ... ...'ın takibi davada ...'a temlik ettiği, böylece bono avalisti tarafından tamamen ödenmiş olmakla dava dışı ...'nin temlik edecek bir hakkının kalmadığı, ancak avalistin keşideciden yaptığı ödemeyi talep edebileceği, bu nedenlerle dava dışı alacaklı ... ...’ın temlikine dayalı olarak davacı ...’a karşı bu takiple alacak isteminde bulunamayacağı, bu takip nedeniyle davacının temlik ...
diğer davalı ... bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği, ayrıca davalı ... tarafından diğer davalı ...’a bir temlikin bulunmadığı, başka bir anlatım ile takibe dayalı olarak davalı ...’ın davacıya yönelik bir talebi bulunmadığından davalı ... hakkındaki davanın bu aşamada husumet yönünden ret edilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda icra takibine konu senet borcunun senette avalist olarak yer ... davalı ... tarafından takip alacaklısı dava dışı ... ...'a "sözleşmedir" başlıklı 06.05.2015 tarihli belge uyarınca ödendiğinin anlaşıldığı, bu haliyle senetten kaynaklı hakların ödemeyi yapan ...'a geçtiği, dava dışı ... ...'ın senetten kaynaklı ve temlik edilebilir nitelikte bir alacağı kalmamasına karşın 07.08.2017 tarihli temlikname ile alacağını davalı ...'a temlik ettiği, bununla birlikte temlik tarihi itibariyle temlik edilebilir bir alacağın bulunmadığı gözetildiğinde, davalı ... tarafından temliknameye istinaden davacı aleyhine takibe devam edilemeyeceği, davalı ...'ın yapmış olduğu ödeme uyarınca keşideci davacı aleyhine alacak talep etme hakkına sahip olduğu ancak davalı ...'nin davacı aleyhine alacak talebinde bulunmadığı gibi, hakkını diğer davalı ...'a da temlik etmediği bu davalı aleyhine açılan davanın da husumetten reddi gerektiği gerekçesiyle davalı ...
yönünden açılan davanın husumetten reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kabulüne, davacının icra takip dosyasına konu keşidecisi ... olan 30.07.2013 ödeme tarihli 110.000,00 TL bedelli bono yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl alacaklı ... ...’a borcu ödeyenin ... olduğunu, bu sebeple de asıl alacaklı ... başkanın dosya alacağını ...’ın eşi ...’a temlik ettiğini, yazılı belgenin ispat gücünün tanık anlatımlarına ... olduğunu, senede karşı ispatın ancak senetle yapılabileceğini, icra takip dosyasında asıl borçlunun ... olduğunu, kendi borcunu oğluna ödeten annenin borcunu oğluna ödemesi gerekirken oğlunu dava etmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağını, müvekkilinin kefil sıfatı ile eşinin de yardımını alarak dosya borcunu ödemesi karşısında alacağın temlik alınmasının hukuki normlara uygun bir hareket olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990180500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz