Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4572 E. 2023/7479 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap ilişkisi↗ fiyat farkı faturası↗ açık hesap↗ avans ödemesi↗ birim fiyat↗ ispat külfeti↗ muvazaa↗ satış sözleşmesi↗ istinaf incelemesi↗ protokol↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Kanun'un Satış Sözleşmelerine ilişkin 207 ... v.d maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5982 E. 2017/6266 K.
Ortak:dahili dava
Benzer bu karardaHükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu zarar gören asetat saten astarlık kumaşlardaki zarar bu kumaşların nakliye, vergiler ve tüm «masraflar» «dahil» ithalatçı firmaya maliyet değerinden hurda değerinin çıkarılması suretiyle 251.493,16 TL olarak bulunmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:saklama sözleşmesi · bildirim yükümlülüğü · değer kaybı · rayiç değer · el koyma · sözleşmeye aykırılık · komisyon · kâr kaybı
Benzer bu kararda… erlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 572. maddesi uyarınca ardiyecinin, kendisine bırakılan malları bir «komisyoncu» gibi özenle saklamak ve mallarda ayrıca önlem alınmasını gerektiren bir değişiklik olursa, durumu imkân ölçüsünde saklatana «bildirmekle yükümlü» olduğunun, aynı Kanunun 575. maddesi gereğince de ardiyecinin, ticari malları, genel «saklama sözleşmesinde» olduğu gibi geri vermekle yükümlü bulunduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında k …
2- Dava, «saklama sözleşmesine aykırılık» nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Ancak, davacı tarafça fireye uğradığı için kesilmiş ve bütünlüğü bozulmuş, yıkanmış, ütülenmiş ve yeniden rulo haline getirilmiş polyester kumaşın yeni bir kumaş değerinde satılamayacağı, «değer kaybının» da zarara yansıtılması gerektiği yönündeki itiraz üzerinde durulmamıştır.
Bu suretle, dava konusu zarar gören polyester saten astarlık kumaşlarda «değer kaybına» ilişkin yapılan itiraz da değerlendirilerek, değer kaybının söz konusu olup olmayacağı, bu hususun davacının zararı olarak kabul edilip edilmeyeceği yönünde inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4572 E. , 2023/7479 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/500 Esas, 2022/727 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında kumaş alışverişinden kaynaklanan ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin davalıdan 305.360,85 TL alacaklı olduğunu, ihtarname gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, taraflar arasındaki ilişkinin 20.08.2010 tarihli sözleşme ve bu sözleşmede belirtilen “Pia Emboss” cinsi kumaş satışından kaynaklanmadığını, polyester örme kumaş alım satımından kaynaklandığını, düzenlenen faturaların da bu yönde olduğunu, kumaş birim fiyatının 5,00 USD değil 3,75 TL olduğunu, “Pia Emboss” kumaşla ilgili bir toplantı yapılarak tutanak düzenlenmişse de bu tutanağın hiçbir zaman uygulanmadığını, davalının muhasebe hatası sebebiyle eksik faturalandırma iddiasının doğru olmadığını ileri sürerek 305.360,85 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kumaş satış ilişkisinde müvekkilinin muhasebe hatası sonucu hüküm altına alınan birim fiyat düşük tutulup, eksik faturalandırma yaptığını, bu nedenle davacı tarafa fiyat farkı faturası gönderildiğini, gerçekte davacının alacağı bulunmadığını, tam tersine davalı yanın davacıdan alacaklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
1.Mahkemenin 29.11.2017 tarihli, 2014/490 E., 2017/1371 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki “pia emboss” kumaş satışına ilişkin anlaşmanın fiilen uygulandığı ancak tarafların daha az vergi ödemek için kumaş bedellerini düşük göstermek amacıyla “polyester örme” kumaş faturası düzenleyerek defterlerine kaydettikleri, “pia emboss” cinsi kumaşların başka firmaya da satılması söz konusu olduğunda taraflar arasındaki anlaşmalı tutumun bozulduğu, davacının yaptığı ödemelerin miktarı nazara alındığında anlaşma tutanağının fiilen uygulandığı, davacının istikrarlı biçimde aldığı malların çok üzerinde ödemeler yaptığı, her iki tarafın da ... beri muvazaalı alışveriş yaptıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 05.07.2019 tarihli, 2018/437 E., 2019/575 K. sayılı kararı ile başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 11.02.2022 tarihli, 2020/3238 E., 2022/1021 K. sayılı kararı ile " davanın açıldığı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.02.2012 tarihli yetkisizlik kararının Yargıtay 19. Hukuk Dairesince bozulduğu, somut olayda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz incelemesinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na tabii olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusun esastan incelenmesinin doğru olmadığı, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf incelemesi sonucu verdiği 05.07.2019 tarihli kararının yok sayılarak kaldırılmasına ve davacının istinaf başvuru dilekçesinin temyiz başvuru dilekçesi olarak kabul edilip incelenmesine karar vermek gerektiği, somut olayda, taraflar arasında önceye dayalı açık hesap ilişkisi bulunduğu, alacağı kumaşlara mahsuben davacının zaman zaman avans ödemesi yaptığı, taraflar arasındaki 20.08.2010 tarihli sözleşmeyle;
sadece “pia emboss” cinsi kumaşların satımı ve KDV dahil birim fiyatının USD olduğu konusunda anlaşmaya varıldığı, davalının anılan protokol tarihinden sonra satımını gerçekleştirdiği ve teslimini ispat ettiği “pia emboss” cinsi kumaşlar yönünden yanlışlıkla 3,75 TL birim fiyat üzerinden faturalandırma yapıldığı iddiasıyla fiyat farkı faturası düzenlediği, oysa protokolden sonraki döneme denk gelen dosyadaki mevcut faturalardan, satılan kumaş cinsinin “pia emboss” cinsi değil, “polyester örme" türü kumaş olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davalı tarafından fiyat farkı faturası düzenlenemeyeceği, bu hale göre, Mahkemece, davacının fazla ödediği 305.360,85 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının yok sayılarak kaldırılmasına, davacının istinaf dilekçesinin temyiz başvuru dilekçesi olarak kabul edilip incelenmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan dava konusu edilen 305.360,85 TL tutarında alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 305.360,85 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece, ispat külfeti hususunda yanılgıya düşüldüğünü, ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacının alacağının varlığını ve hangi sebepten kaynaklandığını dayanaklarıyla birlikte ortaya koyamadığını, tüm bunlara rağmen yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Kanun'un Satış Sözleşmelerine ilişkin 207 ... v.d maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990154600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz