6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Usulden reddi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3694 E. 2023/7420 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulden reddi hukuki yarar esastan ret yetki yetkisizlik kararı ilk derece kararının kaldırılması fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/33 E., 2021/180 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul’daki mevcut metro, tramvay, füniküler ve teleferik hatlarını işletmekte olduğunu, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından verilen itirazın reddi kararının haksız ve hukuksuz olduğunu, müvekkiline ait "M METRO İSTANBUL" ibareli markanın tanınmış olduğunu, tanınmış marka şartlarını ihtiva ettiğini ileri sürerek 2020-M-9878 sayılı itiraz ve başvurunun reddedilmesine ilişkin YİDK kararının iptaline, müvekkiline ait "M METRO İSTANBUL" ibareli markanın tanınmış markalar siciline kaydedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin "M METRO İSTANBUL" markasının tanınmış marka olarak yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin YİDK kararının iptali istemli davada hukuki yararının mevcut olmadığı, zira yasal mevzuat hükümleri gereği davalının Tanınmış Markalar Sicili oluşturması yetkisinin bulunmadığı, 15.07.2018 tarih 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 370 ... maddesinde Markalar Dairesi Başkanlığının görevleri arasında "markaların tanınmışlık düzeyleri ile ilgili esasların belirlenmesi ve uygulamaya konulması işlemleri" düzenlenmişse de, söz konusu düzenlemenin davalıya tanınmış marka sicili tutma görevi yüklediği olarak yorumlanamayacağı, salt bir markanın tanınmışlık kriterlerinin neler olduğu hususunda düzenleyici işlem yapma yükümlülüğü altında bulunduğu olarak yorumlanacağı, aksi yöndeki kabulün yukarıda izah edilen markaların tanınmışlığı olgusunun dinamikliği özelliği ile bağdaşmayacağı, bu hale göre davacının tanınmışlık tespiti isteminin reddine ilişkin kararın iptali isteminde hukuki yararının bulunmadığı, davacının "M METRO İSTANBUL" ibareli markasının her somut olayda tanınmış olup olmadığının ilgili mercilerce değerlendirilmesi gerektiği, hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartında noksanlık bulunduğu, bu noksanlığın giderilebilir niteliğinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanınmış marka sicilinde davalı Kurumun öncelikle görevli olduğunun açık olduğunu, tanınmış marka sicili uygulamasının, uygulamada oturmuş bir sistem olduğunu ve faydaları olduğunu, huzurdaki davada müvekkilinin hukuki yararının da bulunduğunu, YİDK tarafından verilen itirazın reddi kararının haksız ve hukuksuz olduğunu, müvekkilinin markasının, tanınmış marka şartlarını sağladığını, 2019 yılı itibarıyla tüketiciler nezdinde en sık kullanılan toplu taşıma araçlarında ilk akla gelenin müvekkili şirket olduğunu, sosyal medyada çok takipçisi bulunduğunu, müvekkilinin markasının ayırtediciliğinin de yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı Kurumun, tanınmış marka sicili oluşturarak, tanınmış markaları bu sicile kayıt yetkisinin olmadığı, zira, Türk Patent ve Marka Kurumuna bu yönde yetki ve görev veren bir mevzuat hükmünün de bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, tanınmışlığın ... bir olgu olmadığı, her somut olayda münferiden ispatlanması gerektiği, bu nedenle de, işbu davanın açılmasında davacının hukuki yararın bulunmadığının kabulünde bir isabetsizliğin olmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3348 E. 2011/1840 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2750 E. 2012/6004 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3694 E.  ,  2023/7420 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/2019 Esas, 2022/133 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/33 E., 2021/180 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul’daki mevcut metro, tramvay, füniküler ve teleferik hatlarını işletmekte olduğunu, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından verilen itirazın reddi kararının haksız ve hukuksuz olduğunu, müvekkiline ait "M METRO İSTANBUL" ibareli markanın tanınmış olduğunu, tanınmış marka şartlarını ihtiva ettiğini ileri sürerek 2020-M-9878 sayılı itiraz ve başvurunun reddedilmesine ilişkin YİDK kararının iptaline, müvekkiline ait "M METRO İSTANBUL" ibareli markanın tanınmış markalar siciline kaydedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin "M METRO İSTANBUL" markasının tanınmış marka olarak yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin YİDK kararının iptali istemli davada hukuki yararının mevcut olmadığı, zira yasal mevzuat hükümleri gereği davalının Tanınmış Markalar Sicili oluşturması yetkisinin bulunmadığı, 15.07.2018 tarih 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 370 ... maddesinde Markalar Dairesi Başkanlığının görevleri arasında "markaların tanınmışlık düzeyleri ile ilgili esasların belirlenmesi ve uygulamaya konulması işlemleri" düzenlenmişse de, söz konusu düzenlemenin davalıya tanınmış marka sicili tutma görevi yüklediği olarak yorumlanamayacağı, salt bir markanın tanınmışlık kriterlerinin neler olduğu hususunda düzenleyici işlem yapma yükümlülüğü altında bulunduğu olarak yorumlanacağı, aksi yöndeki kabulün yukarıda izah edilen markaların tanınmışlığı olgusunun dinamikliği özelliği ile bağdaşmayacağı, bu hale göre davacının tanınmışlık tespiti isteminin reddine ilişkin kararın iptali isteminde hukuki yararının bulunmadığı, davacının "M METRO İSTANBUL" ibareli markasının her somut olayda tanınmış olup olmadığının ilgili mercilerce değerlendirilmesi gerektiği, hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartında noksanlık bulunduğu, bu noksanlığın giderilebilir niteliğinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanınmış marka sicilinde davalı Kurumun öncelikle görevli olduğunun açık olduğunu, tanınmış marka sicili uygulamasının, uygulamada oturmuş bir sistem olduğunu ve faydaları olduğunu, huzurdaki davada müvekkilinin hukuki yararının da bulunduğunu, YİDK tarafından verilen itirazın reddi kararının haksız ve hukuksuz olduğunu, müvekkilinin markasının, tanınmış marka şartlarını sağladığını, 2019 yılı itibarıyla tüketiciler nezdinde en sık kullanılan toplu taşıma araçlarında ilk akla gelenin müvekkili şirket olduğunu, sosyal medyada çok takipçisi bulunduğunu, müvekkilinin markasının ayırtediciliğinin de yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı Kurumun, tanınmış marka sicili oluşturarak, tanınmış markaları bu sicile kayıt yetkisinin olmadığı, zira, Türk Patent ve Marka Kurumuna bu yönde yetki ve görev veren bir mevzuat hükmünün de bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, tanınmışlığın ... bir olgu olmadığı, her somut olayda münferiden ispatlanması gerektiği, bu nedenle de, işbu davanın açılmasında davacının hukuki yararın bulunmadığının kabulünde bir isabetsizliğin olmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990137100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.