YİDK kararının iptali | Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3361 E. 2023/7324 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik araştırma↗ delil değerlendirmesi↗ i̇i̇k 194↗ tahkikat↗ ihtiyati tedbir↗ derdestlik↗ kamu düzeni↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/49 E., 2019/194 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... tarafından 2015/06473 numaralı çoklu tasarım tescil başvurusunda bulunulduğunu, bu başvuruya yaptıkları itirazlarının 29.12.2016 tarih ve 2016/T-623 sayılı kararı ile ret edildiğini, oysa davalı aleyhine açtıkları Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/22 E. sayılı dosyanın derdest olup, bu dosya ile birleşen 2009/339 E. sayılı dosyanın tensip zaptı ile davalının sünnet külotunun üretim ve satışının durdurulmasına dair ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalının bu tedbir kararını hükümsüz kılmak için tasarım tesciline kötü niyetli başvurduğunu, davalının 2008/00998 sayılı tasarım tescil başvurusunun, müvekkilinin itirazı neticesinde iptal edildiğini, somut davaya konu tescilin de 2008/00998 sayılı tasarım tescilinde yer ... ürünlerin aynısı olduğunu, bu kapsamda 554 sayılı Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 8 ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12 aylık atıfet süresinin geçmiş bulunduğunu, davalı tescilinin daha önce kamuya sunulmuş deliller karşısında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde belirgin farklılık göstermediğini, yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olmadığını ileri sürerek davalının 2015/06473 sayılı çoklu tasarımlara itirazın reddine yönelik 2016/T-623 sayılı kararın iptali ile tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Tenekeci vekili cevap dilekçesinde; davacının dilekçesinde müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfını ortadan kaldıracak herhangi bir tasarımın spesifik olarak belirtilmediğini, genelleme yapıldığını, Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/22 E. sayılı dosyasının derdest olup, bu dosya ile birleşen 2009/339 E. sayılı dosyanın tensip zaptı ile verilen ihtiyati tedbir kararının, müvekkilin talebi doğrultusunda iptal edildiğini, davacı tarafından mesnet olarak ileri sürülen tasarımlar ile müvekkilinin ... tasarımları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2015/06473 sayılı tasarım ile itiraza gerekçe gösterilen 2003/03747-1, 2008/00998-1,2,3,4,5,6, 2009/03814/1,2,3, 2012/05071-1, 2014/01734-1, 2015/05386-1,2,3 sıra numaralı tasarımlar ve 2003/02168, 2006/03844, 2006/06206, 2007/06410, 2008/02811, 2012/04745 ve 2012/04090 sayılı faydalı model belgelerine konu ürünlerin, bilgilenmiş kullanıcı gözünde birbirinden faklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava konusu tasarımın dosyaya sundukları deliller karşısında ... olmadığını, davalı ...'nin Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/22 E. sayılı dosyasında aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararını hükümsüz kılma niyetiyle kötü niyetli olarak dava konusu tasarım başvurusunu yaptığını, dava konusu tasarımlar sadece çizimden ibaret olduğundan tasarım hakkına sahip olmadıklarını, tasarımın tescilinin ya da hükümsüzlüğünün kamu düzenini ilgilendirdiğini, dolayısıyla hükümsüzlüğe gerekçe olabilecek her türlü delilin tahkikat aşaması tamamlanıncaya kadar sunulabileceğini, bunun yanında bilirkişilerin resen delil araştırma görevinin de olduğunu, kararının bu yönden eksik araştırmaya dayandığını, bilirkişi raporuna karşı itirazları için ek rapor alınmamasının ve itirazlarının ... ... her bir delil için değerlendirilmemesinin yasaya ve usule aykırı bulunduğunu, davalı ...'nin Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/22 E. sayılı dosyasındaki ihtiyati tedbiri dolaşmaya yönelik kötü niyet değerlendirmesinin yapılmadığını, ihtiyati tedbir kararının halen geçerli olup ihtiyati tedbire muhalefetten dolayı verilen hapis cezasının iptal edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu tasarımların mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmadığından istinaf mahkemesince dava konusu tasarımların mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadıkları hususunda ek bilirkişi raporu alındığı, davalı kurum tasarım veri tabanında tespit edilen 2014/09050 ve 2015/00068 nolu tasarımlar ile dava konusu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünden farklı olduğu, tasarımların yenilik kırıcı vasıfta olmadığı, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü ve Avrupa Topluluk Tasarım Tescili veritabanlarında ve internet veri tabanlarında yapılan inceleme dahilinde tespit edilen ürünlerin ve tescillerin yenilik kırıcı vasıfta olmadığı, dava konusu tasarımın mutlak yenilik kriterini de haiz olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamından bu iddiasının ispatlanamadığı, davaya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdıkları gerekçesiyle YİDK kararının iptali ve davalı tasarımının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.554 sayılı KHK'nın 5 ve 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5963 E. 2021/3725 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter incelemesi · kıyasen uygulama · tescilsiz tasarım · bilirkişi incelemesi · ticari defter · maddi tazminat · yasal faiz · ilan
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait 2014/06473- 2 ve 11 numaralı çoklu tasarımlarının davalı tarafından taklit edildiği, davalı «ticari defterlerinin incelenemediği», davacı firmanın iade analiz raporu ile tek modelden 63.500,00 TL satıştan yoksun kaldığı gözönüne alınarak BK'nın 51. madde hükümleri uyarınca talep olunan «maddi tazminatın» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… yel hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, taleple bağlı olarak 10.000.- TL maddi ve 8.000.- TL manevi tazminatın 17.02.2014 tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
… yel tasarımların davalı tarafından taklit edilerek üretildiği ve internet sitelerinde satışa sunulduğunu iddia etmiş, davacı vekilince sunulan satış fişi ve yapılan «bilirkişi incelemesiyle» davacının 2014/06473-11 sayı ile «tescilli tasarımı» ile karşılaştırılması yapılan davalı ürününün taklit olarak piyasaya sürüldüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yenide …
Ancak, davalı vekilinin 10.04.2017 tarihli rapora itiraz dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında değişik iş dosyasında yapılan incelemede 2014/06473-11 sayı ile «tescilli tasarıma» dair bir tespitin bulunmadığı, yargılama aşamasında ise alınan bilirkişi raporunda incelendiği belirtilen ürünün davalı ürünü olmadığını beyan etmiş, yeni rapor alınması yönündeki davalı talebi reddedilmiştir.
-
Çoklu Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2461 E. 2023/2185 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ibrazı · ba/bs formları · ticari defter incelemesi · bozma sonrası karar · karine · bilirkişi raporuna itiraz · kıyasen uygulama · tescilsiz tasarım
Benzer bu kararda… inin açıklattırılmadan toplam tazminat talebi olan 10.000,00 TL'yi eşit şekilde değerlendirerek 2014/06473 tescil numaralı 2 nolu çoklu tasarım yönünden 5.000,00 TL «maddi tazminata» hükmedildiğini, hükme esas alınan «bilirkişi raporuna itirazlarının» değerlendirilmeden salt «ticari defterlerde» davalının dava dışı firma ile ticareti bulunmadığı sebebiyle alacak taleplerinin reddine karar verildiğini, bilirkişi raporunda davalının ticari defterlerine ulaşılamadığının ve davalının Elibol Giyim ile alışverişinin bulunmadığının belirtildiğini, ancak davalı tarafından ürünlerin satıldığının kabul edildiğini, ancak daha sonra dava dışı firma ile alışverişinin olmadığının beyan edildiğini, beyanların birbiriyle çelişkili olmasına rağmen sırf vergi kayıtları nazara alınarak inceleme yapıldığını, davalı tarafından ticari defterlerin süresinde sunulmadığı gözetildiğinde sadece Ba-Bs «formlarının» tek başına kanıt olamayacağının açık olduğunu, 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesi uyarınca «ticari defterlerini ibraz» etmeyerek ispat yükünü yerine getirmeyen taraf aleyhine sonuç doğacağını, oysaki kusurlu hareketi ile satışlarını gizleyen, bilirkişi heyetine stok satış bilgilerini ve ticari defterlerini sunmayan tarafın kayıtları esas alınarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sunulan içtihat da dikkate alınarak davalının ticari kayıtlarının sunulmamasının haksız tecavüzün bulunmadığına dair bir «karine» teşkil etmeyeceğini, bozmaya konu kararda hükmedilen 8.000,00 TL manevi tazminatın kesinleştiğini ancak «bozma sonrası» karar ile 4.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini ve müvekkili aleyhine 4.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı …
… el tasarımların davalı tarafından taklit edilerek üretildiği ve internet sitelerinde satışa sunulduğunu iddia ettiği, davacı vekilince sunulan satış fişi ve yapılan «bilirkişi incelemesiyle» davacının 2014/06473-11 sayı ile «tescilli tasarımı» ile karşılaştırılması yapılan davalı ürününün taklit olarak piyasaya sürüldüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında kurulan hükümle davanın kabulüne karar verildiği, ancak davalı vekilinin 10.04.2017 tarihli rapora itiraz dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında değişik iş dosyasında yapılan incelemede 2014/06473-11 sayı ile tescilli tasarıma dair bir tespitin bulunmadığı, yargılama aşamasında ise alınan bilirkişi raporunda incelendiği belirtilen ürünün davalı ürünü olmadığını beyan ettiği, yeni rapor alınması yönündeki davalı talebinin reddedildiği, alınan rapora dayalı hüküm kurulmuşsa da, davalı vekilinin rapora karşı ciddi itirazları karşılanmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığı gibi, dava dışı firma adının yazılı olduğu ve hangi ürüne ait olduğu somut şekilde tespite elverişli bulunmayan bir adet kasa satış fişine dayalı olarak 2014/06473-11 sayılı ürüne yönelik «eksik incelemeyle» karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği, davacı vekilinin temyiz itirazı yönünden ise; somut uyuşmazlıkta, davacı vekilince 20.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasının talep edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince davacı lehine 8.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği, reddedilen miktarın 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı ve temyiz kabiliyetinin bulunmadığı, 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesi delaletiyle «kıyasen uygulanması» gereken aynı Kanun’un 346 ncı maddesi hükmü uyarınca, «kesin» olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davacı …
… 05.2017 tarih, 2015/221 E. ve 2017/115 K. sayılı kararıyla; davacıya ait 2014/06473- 2 ve 11 numaralı çoklu tasarımlarının davalı tarafından taklit edildiği, davalı «ticari defterlerinin incelenemediği», davacı firmanın iade analiz raporu ile tek modelden 63.500,00 TL satıştan yoksun kaldığı gözönüne alınarak 6098 sayılı Kanun'un 51 inci madde hükmü uyarınca talep olunan «maddi tazminatın» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu, celp edilen BA-BS «formları» değerlendirildiğinde, davacı tarafça dava dışı Elibol Giyim ...'dan satın alınarak dosyaya sunulan ve davacı adına tescilli 2014/06473-11 numaralı giysi tasarımına tecavüz ettiğini ileri sürdüğü kadın pardesü ürününün, davalı tarafa ait olduğunun ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, satış fişi ve kredi kartı slibi üzerinde ürün kodu, markası vb açıklama bulunmadığı, giyim açıklamasının bulunduğu, ürün ve satış fişi üzerindeki fiyatların birbiri ile aynı olmadığının anlaşıldığı, bu durumda, mahkemece 2014/06473-11 numaralı giysi tasarımına tecavüzün meni ve durdurulması talebi ile bu tasarıma tecavüzden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği, dosya kapsamında bulunun tespit raporu ile İlk Derece Mahkemesince alınan raporlar doğrultusunda, davacı taraf adına tescilli 2014/06473-2 numaralı giysi tasarımının benzerinin, davalı tarafça işyerinde satıldığı ve bu tasarım yönünden davalı tarafın temyiz sebeplerinin reddine karar verildiği anlaşılmakla, kazanılmış haklar korunarak 2014/06473-2 numaralı giysi tasarımına yönelik hükmün aynen tekrarına, davalının tasarıma tecavüzün durdurulması ve önlenmesine karar vermek gerektiği, davacı vekilinin «maddi tazminat» talebini mülga 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 52 nci maddesinin b bendine dayandırdığı, davalı tarafın mahkemenin «ara» kararlarına rağmen «ticari defterlerini» sunmadığı, mahkemece alınan kök ve ek raporlardaki hesaplamalar hüküm kurmaya elverişli görülmemekle birlikte, davacı defterlerindeki satışların hangi ürüne ait olduğu belirli olmadığından, ticari defter ve kayıtlarla sonuca gidilemeyeceği, 6098 sayılı Kanun'un 50, 51 inci maddeleri gereğince, «hakkaniyet» hükümlerine göre maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, ihlal süresinin 17.12.2014 tespit tarihi ile 30.09.2015 tarihleri arasındaki 9 ay 13 günlük süreyi kapsadı …
-
Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1629 E. 2024/625 K.
Ortak:ilk derece kararının kaldırılması
Benzer bu kararda… odelin hükümsüzlüğü davasının korumanın devam ettiği sürece açılabileceği, davalıya ait faydalı model belgesinin hükümden düşmüş olması nedeniyle asıl dava yönünden «davanın konusuz kalması» nedeniyle esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, birleşen davada, davacıya ait 2003/02168 no.lu faydalı modelin 10 yıllık koruma süresinin 11.12.2013 tarihinde dolduğu ancak davacıya ait 2003/03742 no.lu endüstriyel tasarım tescil belgesinin halen geçerli olduğu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olan bilirkişi raporuna göre; davalının ürününün, davacının hem faydalı modeline hem de endüstriyel tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin belirlendiği, davalının eylemlerinin davacıya karşı «haksız rekabet» ve tasarıma tecavüz mahiyetinde olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 333 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre «yargılama giderinin» takdir edilmesi gerektiği, asıl davada davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu, birleşen davada ise davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalının yargılama gideri ve vekâlet ücretinin tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, «ilk derece kararının kaldırılmasına», asıl davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne, davalının 2003/02811 tescil no.lu faydalı model …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · davanın konusu · kazanılmış hak · yargılama gideri · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… odelin hükümsüzlüğü davasının korumanın devam ettiği sürece açılabileceği, davalıya ait faydalı model belgesinin hükümden düşmüş olması nedeniyle asıl dava yönünden «davanın konusuz kalması» nedeniyle esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, birleşen davada, davacıya ait 2003/02168 no.lu faydalı modelin 10 yıllık koruma süresinin 11.12.2013 tarihinde dolduğu ancak davacıya ait 2003/03742 no.lu endüstriyel tasarım tescil belgesinin halen geçerli olduğu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olan bilirkişi raporuna göre; davalının ürününün, davacının hem faydalı modeline hem de endüstriyel tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin belirlendiği, davalının eylemlerinin davacıya karşı «haksız rekabet» ve tasarıma tecavüz mahiyetinde olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 333 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre «yargılama giderinin» takdir edilmesi gerektiği, asıl davada davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu, birleşen davada ise davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalının yargılama gideri ve vekâlet ücretinin tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, «ilk derece kararının kaldırılmasına», asıl davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne, davalının 2003/02811 tescil no.lu faydalı model …
… n düzenleme ile davalıya ait faydalı model belgesinin hükümden düşmüş olması dikkate alındığında; asıl dava yönünden davanın konusuz kaldığı, mahkemece asıl davada; «davanın konusuz kalması» nedeniyle esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinde yasaya ve dosya kapsamı delillere aykırılık bulunmadığı, birleşen davada; davalıya ait faydalı modelin, davacıya ait faydalı model ve endüstriyel tasarımına karşı «haksız rekabet» ve tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, tecavüzün men'i, üretimde kullanılan kalıplara el konulması ve maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasının talep ed …
… eçerliliğini yitirdiği, yine davacıya ait 2003/02811 no.lu faydalı modelin de Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) kayıtlarına göre hükümden düştüğü dolayısıyla «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… msüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi istemine, birleşen davada, davalıya ait faydalı modelin, davacıya ait faydalı model ve endüstriyel tasarımına karşı «haksız rekabet» ve tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, tecavüzün men'i, üretimde kullanılan kalıplara el konulması ve maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulması istemlerine …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3361 E. , 2023/7324 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1756 Esas, 2021/1587 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/49 E., 2019/194 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... tarafından 2015/06473 numaralı çoklu tasarım tescil başvurusunda bulunulduğunu, bu başvuruya yaptıkları itirazlarının 29.12.2016 tarih ve 2016/T-623 sayılı kararı ile ret edildiğini, oysa davalı aleyhine açtıkları Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/22 E. sayılı dosyanın derdest olup, bu dosya ile birleşen 2009/339 E. sayılı dosyanın tensip zaptı ile davalının sünnet külotunun üretim ve satışının durdurulmasına dair ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalının bu tedbir kararını hükümsüz kılmak için tasarım tesciline kötü niyetli başvurduğunu, davalının 2008/00998 sayılı tasarım tescil başvurusunun, müvekkilinin itirazı neticesinde iptal edildiğini, somut davaya konu tescilin de 2008/00998 sayılı tasarım tescilinde yer ...
ürünlerin aynısı olduğunu, bu kapsamda 554 sayılı Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 8 ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12 aylık atıfet süresinin geçmiş bulunduğunu, davalı tescilinin daha önce kamuya sunulmuş deliller karşısında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde belirgin farklılık göstermediğini, yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olmadığını ileri sürerek davalının 2015/06473 sayılı çoklu tasarımlara itirazın reddine yönelik 2016/T-623 sayılı kararın iptali ile tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Tenekeci vekili cevap dilekçesinde; davacının dilekçesinde müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfını ortadan kaldıracak herhangi bir tasarımın spesifik olarak belirtilmediğini, genelleme yapıldığını, Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/22 E. sayılı dosyasının derdest olup, bu dosya ile birleşen 2009/339 E. sayılı dosyanın tensip zaptı ile verilen ihtiyati tedbir kararının, müvekkilin talebi doğrultusunda iptal edildiğini, davacı tarafından mesnet olarak ileri sürülen tasarımlar ile müvekkilinin ... tasarımları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2015/06473 sayılı tasarım ile itiraza gerekçe gösterilen 2003/03747-1, 2008/00998-1,2,3,4,5,6, 2009/03814/1,2,3, 2012/05071-1, 2014/01734-1, 2015/05386-1,2,3 sıra numaralı tasarımlar ve 2003/02168, 2006/03844, 2006/06206, 2007/06410, 2008/02811, 2012/04745 ve 2012/04090 sayılı faydalı model belgelerine konu ürünlerin, bilgilenmiş kullanıcı gözünde birbirinden faklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava konusu tasarımın dosyaya sundukları deliller karşısında ... olmadığını, davalı ...'nin Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/22 E. sayılı dosyasında aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararını hükümsüz kılma niyetiyle kötü niyetli olarak dava konusu tasarım başvurusunu yaptığını, dava konusu tasarımlar sadece çizimden ibaret olduğundan tasarım hakkına sahip olmadıklarını, tasarımın tescilinin ya da hükümsüzlüğünün kamu düzenini ilgilendirdiğini, dolayısıyla hükümsüzlüğe gerekçe olabilecek her türlü delilin tahkikat aşaması tamamlanıncaya kadar sunulabileceğini, bunun yanında bilirkişilerin resen delil araştırma görevinin de olduğunu, kararının bu yönden eksik araştırmaya dayandığını, bilirkişi raporuna karşı itirazları için ek rapor alınmamasının ve itirazlarının ...
... her bir delil için değerlendirilmemesinin yasaya ve usule aykırı bulunduğunu, davalı ...'nin Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/22 E. sayılı dosyasındaki ihtiyati tedbiri dolaşmaya yönelik kötü niyet değerlendirmesinin yapılmadığını, ihtiyati tedbir kararının halen geçerli olup ihtiyati tedbire muhalefetten dolayı verilen hapis cezasının iptal edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu tasarımların mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmadığından istinaf mahkemesince dava konusu tasarımların mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadıkları hususunda ek bilirkişi raporu alındığı, davalı kurum tasarım veri tabanında tespit edilen 2014/09050 ve 2015/00068 nolu tasarımlar ile dava konusu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünden farklı olduğu, tasarımların yenilik kırıcı vasıfta olmadığı, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü ve Avrupa Topluluk Tasarım Tescili veritabanlarında ve internet veri tabanlarında yapılan inceleme dahilinde tespit edilen ürünlerin ve tescillerin yenilik kırıcı vasıfta olmadığı, dava konusu tasarımın mutlak yenilik kriterini de haiz olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamından bu iddiasının ispatlanamadığı, davaya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdıkları gerekçesiyle YİDK kararının iptali ve davalı tasarımının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.554 sayılı KHK'nın 5 ve 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990103500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz