Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5963 E. 2021/3725 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter incelemesi↗ kıyasen uygulama↗ tescilsiz tasarım↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticari defter↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ ilan↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait 2014/06473- 2 ve 11 numaralı çoklu tasarımlarının davalı tarafından taklit edildiği, davalı ticari defterlerinin incelenemediği, davacı firmanın iade analiz raporu ile tek modelden 63.500,00 TL satıştan yoksun kaldığı gözönüne alınarak BK'nın 51. madde hükümleri uyarınca talep olunan maddi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, hüküm altına alınan manevi tazminatın ihlal süresi ve ihlalin niteliği, dosya kapsamına göre yüksek olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait 2014/06473-2 ve 11 numaralı çoklu tasarımlarının davalı tarafından taklit edilmesi nedeniyle vaki endüstriyel hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, taleple bağlı olarak 10.000.- TL maddi ve 8.000.- TL manevi tazminatın 17.02.2014 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, çoklu endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti durdurulması, men’i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı adına tescilli 2014/06473 sayılı çoklu endüstriyel tasarımların davalı tarafından taklit edilerek üretildiği ve internet sitelerinde satışa sunulduğunu iddia etmiş, davacı vekilince sunulan satış fişi ve yapılan bilirkişi incelemesiyle davacının 2014/06473-11 sayı ile tescilli tasarımı ile karşılaştırılması yapılan davalı ürününün taklit olarak piyasaya sürüldüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında kurulan hükümle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekilinin 10.04.2017 tarihli rapora itiraz dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında değişik iş dosyasında yapılan incelemede 2014/06473-11 sayı ile tescilli tasarıma dair bir tespitin bulunmadığı, yargılama aşamasında ise alınan bilirkişi raporunda incelendiği belirtilen ürünün davalı ürünü olmadığını beyan etmiş, yeni rapor alınması yönündeki davalı talebi reddedilmiştir. Alınan rapora dayalı hüküm kurulmuşsa da, davalı vekilinin rapora karşı ciddi itirazları karşılanmadan hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, dava dışı firma adının yazılı olduğu ve hangi ürüne ait olduğu somut şekilde tespite elverişli bulunmayan bir adet kasa satış fişine dayalı olarak 2014/06473-11 sayılı ürüne yönelik eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
4-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; HMK'nın 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi olan 12.06.2020 itibariyle 72.070,00 TL’dir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekilince 20.000.- TL manevi tazminatın hüküm altına alınması talep edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı lehine 8.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş olmakla, reddedilen miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmakta olup, temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun’un 346. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Çoklu Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2461 E. 2023/2185 K.
Ortak:ticari defter incelemesi · kıyasen uygulama · tescilsiz tasarım · bilirkişi incelemesi · ticari defter · maddi tazminat · yasal faiz · ilan
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait 2014/06473- 2 ve 11 numaralı çoklu tasarımlarının davalı tarafından taklit edildiği, davalı «ticari defterlerinin incelenemediği», davacı firmanın iade analiz raporu ile tek modelden 63.500,00 TL satıştan yoksun kaldığı gözönüne alınarak BK'nın 51. madde hükümleri uyarınca talep olunan «maddi tazminatın» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… yel hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, taleple bağlı olarak 10.000.- TL maddi ve 8.000.- TL manevi tazminatın 17.02.2014 tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
… yel tasarımların davalı tarafından taklit edilerek üretildiği ve internet sitelerinde satışa sunulduğunu iddia etmiş, davacı vekilince sunulan satış fişi ve yapılan «bilirkişi incelemesiyle» davacının 2014/06473-11 sayı ile «tescilli tasarımı» ile karşılaştırılması yapılan davalı ürününün taklit olarak piyasaya sürüldüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yenide …
Benzer bu kararda… 05.2017 tarih, 2015/221 E. ve 2017/115 K. sayılı kararıyla; davacıya ait 2014/06473- 2 ve 11 numaralı çoklu tasarımlarının davalı tarafından taklit edildiği, davalı «ticari defterlerinin incelenemediği», davacı firmanın iade analiz raporu ile tek modelden 63.500,00 TL satıştan yoksun kaldığı gözönüne alınarak 6098 sayılı Kanun'un 51 inci madde hükmü uyarınca talep olunan «maddi tazminatın» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… u çoklu tasarımlarının davalı tarafından taklit edilmesi nedeniyle vaki endüstriyel hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, taleple bağlı olarak 10.000,00 TL «maddi tazminatın» tespit tarihi olan 17.12.2014 tarihinden itibaren yürütülecek «avans faizi» ile birlikte ve davacının manevi zararına yönelik takdiren belirlenen 8.000,00 TL manevi tazminatın 17.02.2014 tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «masrafı» davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tiraji en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
… el tasarımların davalı tarafından taklit edilerek üretildiği ve internet sitelerinde satışa sunulduğunu iddia ettiği, davacı vekilince sunulan satış fişi ve yapılan «bilirkişi incelemesiyle» davacının 2014/06473-11 sayı ile «tescilli tasarımı» ile karşılaştırılması yapılan davalı ürününün taklit olarak piyasaya sürüldüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında kurulan hükümle davanın kabulüne karar verildiği, ancak davalı vekilinin 10.04.2017 tarihli rapora itiraz dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında değişik iş dosyasında yapılan incelemede 2014/06473-11 sayı ile tescilli tasarıma dair bir tespitin bulunmadığı, yargılama aşamasında ise alınan bilirkişi raporunda incelendiği belirtilen ürünün davalı ürünü olmadığını beyan ettiği, yeni rapor alınması yönündeki davalı talebinin reddedildiği, alınan rapora dayalı hüküm kurulmuşsa da, davalı vekilinin rapora karşı ciddi itirazları karşılanmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığı gibi, dava dışı firma adının yazılı olduğu ve hangi ürüne ait olduğu somut şekilde tespite elverişli bulunmayan bir adet kasa satış fişine dayalı olarak 2014/06473-11 sayılı ürüne yönelik «eksik incelemeyle» karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği, davacı vekilinin temyiz itirazı yönünden ise; somut uyuşmazlıkta, davacı vekilince 20.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasının talep edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince davacı lehine 8.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği, reddedilen miktarın 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı ve temyiz kabiliyetinin bulunmadığı, 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesi delaletiyle «kıyasen uygulanması» gereken aynı Kanun’un 346 ncı maddesi hükmü uyarınca, «kesin» olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davacı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ibrazı · ba/bs formları · bozma sonrası karar · karine · bilirkişi raporuna itiraz · illiyet bağı · ba formu · ara karar
Benzer bu kararda… inin açıklattırılmadan toplam tazminat talebi olan 10.000,00 TL'yi eşit şekilde değerlendirerek 2014/06473 tescil numaralı 2 nolu çoklu tasarım yönünden 5.000,00 TL «maddi tazminata» hükmedildiğini, hükme esas alınan «bilirkişi raporuna itirazlarının» değerlendirilmeden salt «ticari defterlerde» davalının dava dışı firma ile ticareti bulunmadığı sebebiyle alacak taleplerinin reddine karar verildiğini, bilirkişi raporunda davalının ticari defterlerine ulaşılamadığının ve davalının Elibol Giyim ile alışverişinin bulunmadığının belirtildiğini, ancak davalı tarafından ürünlerin satıldığının kabul edildiğini, ancak daha sonra dava dışı firma ile alışverişinin olmadığının beyan edildiğini, beyanların birbiriyle çelişkili olmasına rağmen sırf vergi kayıtları nazara alınarak inceleme yapıldığını, davalı tarafından ticari defterlerin süresinde sunulmadığı gözetildiğinde sadece Ba-Bs «formlarının» tek başına kanıt olamayacağının açık olduğunu, 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesi uyarınca «ticari defterlerini ibraz» etmeyerek ispat yükünü yerine getirmeyen taraf aleyhine sonuç doğacağını, oysaki kusurlu hareketi ile satışlarını gizleyen, bilirkişi heyetine stok satış bilgilerini ve ticari defterlerini sunmayan tarafın kayıtları esas alınarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sunulan içtihat da dikkate alınarak davalının ticari kayıtlarının sunulmamasının haksız tecavüzün bulunmadığına dair bir «karine» teşkil etmeyeceğini, bozmaya konu kararda hükmedilen 8.000,00 TL manevi tazminatın kesinleştiğini ancak «bozma sonrası» karar ile 4.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini ve müvekkili aleyhine 4.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı …
… ozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu, celp edilen BA-BS «formları» değerlendirildiğinde, davacı tarafça dava dışı Elibol Giyim ...'dan satın alınarak dosyaya sunulan ve davacı adına tescilli 2014/06473-11 numaralı giysi tasarımına tecavüz ettiğini ileri sürdüğü kadın pardesü ürününün, davalı tarafa ait olduğunun ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, satış fişi ve kredi kartı slibi üzerinde ürün kodu, markası vb açıklama bulunmadığı, giyim açıklamasının bulunduğu, ürün ve satış fişi üzerindeki fiyatların birbiri ile aynı olmadığının anlaşıldığı, bu durumda, mahkemece 2014/06473-11 numaralı giysi tasarımına tecavüzün meni ve durdurulması talebi ile bu tasarıma tecavüzden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği, dosya kapsamında bulunun tespit raporu ile İlk Derece Mahkemesince alınan raporlar doğrultusunda, davacı taraf adına tescilli 2014/06473-2 numaralı giysi tasarımının benzerinin, davalı tarafça işyerinde satıldığı ve bu tasarım yönünden davalı tarafın temyiz sebeplerinin reddine karar verildiği anlaşılmakla, kazanılmış haklar korunarak 2014/06473-2 numaralı giysi tasarımına yönelik hükmün aynen tekrarına, davalının tasarıma tecavüzün durdurulması ve önlenmesine karar vermek gerektiği, davacı vekilinin «maddi tazminat» talebini mülga 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 52 nci maddesinin b bendine dayandırdığı, davalı tarafın mahkemenin «ara» kararlarına rağmen «ticari defterlerini» sunmadığı, mahkemece alınan kök ve ek raporlardaki hesaplamalar hüküm kurmaya elverişli görülmemekle birlikte, davacı defterlerindeki satışların hangi ürüne ait olduğu belirli olmadığından, ticari defter ve kayıtlarla sonuca gidilemeyeceği, 6098 sayılı Kanun'un 50, 51 inci maddeleri gereğince, «hakkaniyet» hükümlerine göre maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, ihlal süresinin 17.12.2014 tespit tarihi ile 30.09.2015 tarihleri arasındaki 9 ay 13 günlük süreyi kapsadı …
… n faturadan da anlaşılacağı üzere; başka bir kişiden satın aldığını ve sezonu geçtiği için fiyatlarda malın satışının da düştüğünü, tazminat miktarı tayin edilirken «hakkaniyet», tarafların sosyal ve ekonomik durumu, verilen tazminat ile yok olmasına sebep olmayacak şekilde, davacının «sebepsiz zenginleşmesine» davalının fakirleşmesine neden olmadan takdir edilmesi gerekirken bu hususların değerlendirilmediğini, davalının «defter» ve kayıtlarını muhasebeden kaynaklı sunamadığı ve bunun açıkça belirtilmiş olmasına rağmen vergi dairesinden de bilgileri BA-BS Formlarını getirtip inceleme yapmadan sunabilecekleri defterleri incelemeden afaki olarak usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, bilirkişi heyetince düzenlenen 17.01.2022 tarihli raporun iddialarını destekler nitelikte olduğunu, bilirkişi raporunda satın alınan ürünün kasa fişi ile alındığı, üzerinde marka ve ürün kodu olmadığının tespit edildiğini, istinaf dairesi ile yerel mahkemenin kararı ve bilirkişinin tazminata ilişkin tespitleri gerçeği yansıtmadığını, diğer taraftan müvekkilinin iş yerinde tespit yapılmadığını, başka bir iş yerinde tespit yapıldığını, davacının tasarım tescili için 19.09.2014 tarihinde müracaat ettiğini, müvekkilinin adresinde ise 2015 tarihinde tespit yapıldığını, belirlenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, şirketin manevi olarak zarar görmesinin mümkün olmadığını bu nedenle haksız manevi tazminat talebinin reddi gerekirken kabul edilmesinin bozma «sebebi» olduğunu, istinaf dairesi ve yerel mahkemenin kararları ve dosyada bilirkişinin tespitinin aksine bir ürünün satışında tasarımın tali bir unsur olduğunu, asıl unsurun ürünün markası ve kalitesi olduğunu, davacının dava konusu ürünün tanıtımı için reklam verdiğine dair, vermişe hangi televizyonda yada gazetede verdiğine dair herhangi bir delil sunmadığını, müvekkilinin de dava konusu tasarım için hiçbir yerde reklam vermediğini, reklamı olmayan bir ürünün, tüketicilerin tercihini etkilemesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin mağazasında bulunan birkaç adet ürün ile davacının kâr yada zararı arasında hiç bağ bulunmadığını, ortada bir gelir «kaybı» varsa müvekkilinden olmayıp illiyet bağını kesen başka bir nedenden kaynaklandığını, kanuna göre haksız fiilden dolayı tazminata hükmedilebilmesi için eylemle zarar arasında «illiyet bağı» bulunması gerektiği, davanın niteliği gereği davacı lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken birden fazla vekâlet ücretine hükmedildiğini, harçların da doğru hesaplanmadığını, davacının «avans faizi» talebi olmaksızın avans faizine hükmedilmesinin ve dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken 17.04.2014 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5963 E. , 2021/3725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23.05.2017 tarih ve 2015/221 E- 2017/115 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabul-kısmen reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.06.2020 tarih ve 2017/4519 E- 2020/1093 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, TPMK nezdinde 2014/06473 sayı ile davacı adına tescilli çoklu endüstriyel tasarım ürünlerden 2 ve 11 numaralı endüstriyel tasarımların davalı tarafından taklit edilerek üretildiğini ve internet sitelerinde satışa sunulduğunu, durumun İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2014/83 D.İş sayılı dosyasından tespit edildiğini, davacı şirketin davaya konu ürünler için yoğun reklam çalışması ve katalog yaptırdığını, davalıların sektöründe belli pazar payına sahip davacı tasarımlarından haksız yararlanmak amacı ile hareket ettiğini ileri sürerek markaya vaki tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, taklit ürünlerin davacıya teslimine, 554 sayılı KHK'nın 52/b kapsamında BK 50 ve TTK gereğince şimdilik 10.000.- TL maddi ve 20.000.- TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davaya konu tasarımların uzun yıllardır bayanlar tarafından kullanılan ve tasarım için sınırlı özelliklere sahip anonim bir ürün olduğunu, tespit yapılan işyerinin davalıya ait olmadığını, “Mihir” markası ile davalının ilgisi bulunmadığını, davacının 2014 yılında tespit yaptırdığını, buna karşın sunulan belgelerin 2015 yılına ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait 2014/06473- 2 ve 11 numaralı çoklu tasarımlarının davalı tarafından taklit edildiği, davalı ticari defterlerinin incelenemediği, davacı firmanın iade analiz raporu ile tek modelden 63.500,00 TL satıştan yoksun kaldığı gözönüne alınarak BK'nın 51. madde hükümleri uyarınca talep olunan maddi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, hüküm altına alınan manevi tazminatın ihlal süresi ve ihlalin niteliği, dosya kapsamına göre yüksek olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait 2014/06473-2 ve 11 numaralı çoklu tasarımlarının davalı tarafından taklit edilmesi nedeniyle vaki endüstriyel hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, taleple bağlı olarak 10.000.- TL maddi ve 8.000.- TL manevi tazminatın 17.02.2014 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, çoklu endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti durdurulması, men’i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı adına tescilli 2014/06473 sayılı çoklu endüstriyel tasarımların davalı tarafından taklit edilerek üretildiği ve internet sitelerinde satışa sunulduğunu iddia etmiş, davacı vekilince sunulan satış fişi ve yapılan bilirkişi incelemesiyle davacının 2014/06473-11 sayı ile tescilli tasarımı ile karşılaştırılması yapılan davalı ürününün taklit olarak piyasaya sürüldüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında kurulan hükümle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekilinin 10.04.2017 tarihli rapora itiraz dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında değişik iş dosyasında yapılan incelemede 2014/06473-11 sayı ile tescilli tasarıma dair bir tespitin bulunmadığı, yargılama aşamasında ise alınan bilirkişi raporunda incelendiği belirtilen ürünün davalı ürünü olmadığını beyan etmiş, yeni rapor alınması yönündeki davalı talebi reddedilmiştir. Alınan rapora dayalı hüküm kurulmuşsa da, davalı vekilinin rapora karşı ciddi itirazları karşılanmadan hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, dava dışı firma adının yazılı olduğu ve hangi ürüne ait olduğu somut şekilde tespite elverişli bulunmayan bir adet kasa satış fişine dayalı olarak 2014/06473-11 sayılı ürüne yönelik eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
4-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; HMK'nın 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi olan 12.06.2020 itibariyle 72.070,00 TL’dir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekilince 20.000.- TL manevi tazminatın hüküm altına alınması talep edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı lehine 8.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş olmakla, reddedilen miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmakta olup, temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun’un 346. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin davaya konu 2014/06473-2 sayılı endüstriyel tasarımla ilgili maddi ve manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının REDDİNE, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/667508300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz