6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5963 E. 2021/3725 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter incelemesi kıyasen uygulama tescilsiz tasarım bilirkişi incelemesi maddi ve manevi tazminat ticari defter ilk derece kararının kaldırılması maddi tazminat yasal faiz ilan eksik inceleme kesin hüküm e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 355HMK 366HMK 369HMK 6763 · ETTK · BK — BK 51 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait 2014/06473- 2 ve 11 numaralı çoklu tasarımlarının davalı tarafından taklit edildiği, davalı ticari defterlerinin incelenemediği, davacı firmanın iade analiz raporu ile tek modelden 63.500,00 TL satıştan yoksun kaldığı gözönüne alınarak BK'nın 51. madde hükümleri uyarınca talep olunan maddi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, hüküm altına alınan manevi tazminatın ihlal süresi ve ihlalin niteliği, dosya kapsamına göre yüksek olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait 2014/06473-2 ve 11 numaralı çoklu tasarımlarının davalı tarafından taklit edilmesi nedeniyle vaki endüstriyel hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, taleple bağlı olarak 10.000.- TL maddi ve 8.000.- TL manevi tazminatın 17.02.2014 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Dava, çoklu endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti durdurulması, men’i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacı vekili, davacı adına tescilli 2014/06473 sayılı çoklu endüstriyel tasarımların davalı tarafından taklit edilerek üretildiği ve internet sitelerinde satışa sunulduğunu iddia etmiş, davacı vekilince sunulan satış fişi ve yapılan bilirkişi incelemesiyle davacının 2014/06473-11 sayı ile tescilli tasarımı ile karşılaştırılması yapılan davalı ürününün taklit olarak piyasaya sürüldüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında kurulan hükümle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, davalı vekilinin 10.04.2017 tarihli rapora itiraz dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında değişik iş dosyasında yapılan incelemede 2014/06473-11 sayı ile tescilli tasarıma dair bir tespitin bulunmadığı, yargılama aşamasında ise alınan bilirkişi raporunda incelendiği belirtilen ürünün davalı ürünü olmadığını beyan etmiş, yeni rapor alınması yönündeki davalı talebi reddedilmiştir. Alınan rapora dayalı hüküm kurulmuşsa da, davalı vekilinin rapora karşı ciddi itirazları karşılanmadan hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, dava dışı firma adının yazılı olduğu ve hangi ürüne ait olduğu somut şekilde tespite elverişli bulunmayan bir adet kasa satış fişine dayalı olarak 2014/06473-11 sayılı ürüne yönelik eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

4-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; HMK'nın 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi olan 12.06.2020 itibariyle 72.070,00 TL’dir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı vekilince 20.000.- TL manevi tazminatın hüküm altına alınması talep edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı lehine 8.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş olmakla, reddedilen miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmakta olup, temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun’un 346. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Çoklu Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2461 E. 2023/2185 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5963 E.  ,  2021/3725 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23.05.2017 tarih ve 2015/221 E- 2017/115 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabul-kısmen reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.06.2020 tarih ve 2017/4519 E- 2020/1093 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, TPMK nezdinde 2014/06473 sayı ile davacı adına tescilli çoklu endüstriyel tasarım ürünlerden 2 ve 11 numaralı endüstriyel tasarımların davalı tarafından taklit edilerek üretildiğini ve internet sitelerinde satışa sunulduğunu, durumun İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2014/83 D.İş sayılı dosyasından tespit edildiğini, davacı şirketin davaya konu ürünler için yoğun reklam çalışması ve katalog yaptırdığını, davalıların sektöründe belli pazar payına sahip davacı tasarımlarından haksız yararlanmak amacı ile hareket ettiğini ileri sürerek markaya vaki tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, taklit ürünlerin davacıya teslimine, 554 sayılı KHK'nın 52/b kapsamında BK 50 ve TTK gereğince şimdilik 10.000.- TL maddi ve 20.000.- TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davaya konu tasarımların uzun yıllardır bayanlar tarafından kullanılan ve tasarım için sınırlı özelliklere sahip anonim bir ürün olduğunu, tespit yapılan işyerinin davalıya ait olmadığını, “Mihir” markası ile davalının ilgisi bulunmadığını, davacının 2014 yılında tespit yaptırdığını, buna karşın sunulan belgelerin 2015 yılına ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait 2014/06473- 2 ve 11 numaralı çoklu tasarımlarının davalı tarafından taklit edildiği, davalı ticari defterlerinin incelenemediği, davacı firmanın iade analiz raporu ile tek modelden 63.500,00 TL satıştan yoksun kaldığı gözönüne alınarak BK'nın 51. madde hükümleri uyarınca talep olunan maddi tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, hüküm altına alınan manevi tazminatın ihlal süresi ve ihlalin niteliği, dosya kapsamına göre yüksek olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait 2014/06473-2 ve 11 numaralı çoklu tasarımlarının davalı tarafından taklit edilmesi nedeniyle vaki endüstriyel hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesine, taleple bağlı olarak 10.000.- TL maddi ve 8.000.- TL manevi tazminatın 17.02.2014 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Dava, çoklu endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti durdurulması, men’i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacı vekili, davacı adına tescilli 2014/06473 sayılı çoklu endüstriyel tasarımların davalı tarafından taklit edilerek üretildiği ve internet sitelerinde satışa sunulduğunu iddia etmiş, davacı vekilince sunulan satış fişi ve yapılan bilirkişi incelemesiyle davacının 2014/06473-11 sayı ile tescilli tasarımı ile karşılaştırılması yapılan davalı ürününün taklit olarak piyasaya sürüldüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında kurulan hükümle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, davalı vekilinin 10.04.2017 tarihli rapora itiraz dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında değişik iş dosyasında yapılan incelemede 2014/06473-11 sayı ile tescilli tasarıma dair bir tespitin bulunmadığı, yargılama aşamasında ise alınan bilirkişi raporunda incelendiği belirtilen ürünün davalı ürünü olmadığını beyan etmiş, yeni rapor alınması yönündeki davalı talebi reddedilmiştir. Alınan rapora dayalı hüküm kurulmuşsa da, davalı vekilinin rapora karşı ciddi itirazları karşılanmadan hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, dava dışı firma adının yazılı olduğu ve hangi ürüne ait olduğu somut şekilde tespite elverişli bulunmayan bir adet kasa satış fişine dayalı olarak 2014/06473-11 sayılı ürüne yönelik eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

4-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; HMK'nın 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi olan 12.06.2020 itibariyle 72.070,00 TL’dir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı vekilince 20.000.- TL manevi tazminatın hüküm altına alınması talep edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı lehine 8.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş olmakla, reddedilen miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmakta olup, temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun’un 346. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin davaya konu 2014/06473-2 sayılı endüstriyel tasarımla ilgili maddi ve manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının REDDİNE, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/667508300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.