6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3419 E. 2023/7230 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tali kusur destekten yoksun kalma tazminatı kusursuz sorumluluk müterafik kusur trafik kazası ihtisas mahkemesi kısıtlılık hakkaniyet olumsuz oy kaldırma ve yeniden hüküm ilk derece kararının kaldırılması maddi tazminat yasal faiz kusur yükleten (shipper) vekalet ücreti istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 56 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2016/319 E., 2018/212 K.

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 12.10.2015 günü ... Ferhatpaşa Mahallesi Çakıl yolu üzerinde sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... minibüsü ile karşı yönden gelen ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen bu elim ve acı hadisenin ardından müvekkili ...'ın eşi, diğer müvekkilerinin annesi ... ... ...'ın ... minibüsündeyken vefat ettiğini, davalılardan ...'in kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, ... ... ...'ın trafik kazası neticesinde ölümüyle 10.02.1958 doğumlu eşi ..., çocukları 10.02.1979 doğumlu ..., 03.06.1980 doğumlu ..., 20.04.1984 doğumlu ...'ın maddi ve manevi destekten yoksun kaldıklarını, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/261 E. sayılı dosyası ile destekten yoksun kalma tazminatı istemiyle dava açtıklarını, maddi tazminat hesaplarındaki yetersiz ve kısıtlı kuralların zararı karşılayamaması, Yargıtay içtihatları ve sorumluluk hukukuna göre davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL olmak üzere toplam 330.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Çakar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmaması nedeni ile müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ise müterafik kusur ve tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiği içtihatları da göz önünde bulundurularak makul bir tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Minibüs sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı Karsa marka Çakıl Köyü-... hattına bağlı ... minibüsüyle ...'dan Çakıl Köyü yolu istikametine seyir halindeyken otomobil sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek kendisinin istikametine göre ... şeride doğru seyir alarak ... Madencilik önüne geldiğinde orada ... plakalı minibüse, minibüsün sol ön tarafına, kendi otomobilinin ön tarafıyla çarpışması suretiyle çift taraflı yaralamalı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda ... plakalı ... marka araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi uyarınca "Araçların hızlarını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken...., azaltmamak" maddesi ve aynı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendindeki "şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak" maddelerini ihlal ettiğinden asli (birinci dereceden) kusurlu olduğu; bu kazanın oluşumunda ... plakalı Karsa marka minibüs sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 65 ... maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi uyarınca "taşıma sınırı üstünde ... almak" madesini ihlal ettiğinden tali (ikinci dereceden) kusurlu olduğunun 12.10.2015 tarihli kaza tespit tutanağıyla rapor edildiği, taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak suçundan sanık ...'in yargılanmasına ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/183 E. sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılama sonucunda sanığın suçu ... görülerek cezalandırılmasına karar verildiği, hem 31.01.2017 tarihli bilirkişi raporu hem de Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 07.06.2016 tarihli raporunda sürücü ... yönetimindeki otomobil ile seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamayıp kontrollü şekilde seyrini sürdürmediği, aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip sevk ve idare hatasıyla önce yolun sağ tarafındaki bariyerlere çarptığı, akabinde sola yönelerek karşı istikamet şeridine girdiği, bu suretle şerit ihlali yaparak karşı istikametten gelen minibüsün seyir şeridini kapattığı ve çarpışmaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından dikkat ve ... yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurlu olduğu, ancak 31.01.2017 raporda sürücü ...'ın tali kusurlu bulunmasına rağmen Adli Tıp Kurulu raporunda sürücü ... yönetimindeki minibüs ile seyri sırasında olay mahalline geldiğinde karşı istikametten gelip istikamet şeridine giren otomobili gördüğünde sağa kaçmasına rağmen çarpıştığı olayda çarpışma noktasının yeri ve olayın oluş şekli dikkate alındığında atfı ... kusuru bulunmadığını, trafik kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu mütalaasında bulunulmuşsa da minibüs sürücüsü ...'ın çarpışmayı önlemek için gidiş istikametine göre yolun sağ tarafına kaçmış olduğu hususu ile minibüs içerisindeki yolcuların ölüm ve yaralanmaları dikkate alındığında istiap haddinden fazla ... bulunmasının meydana gelen bu olayda etkenliğinin bulunmadığı, olayın tamamen müşteki şüpheli sürücü ... yönetimindeki otomobilin direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı istikamet şeridine girmesi nedeniyle meydana geldiği kanaatine varılarak ...'a verilen tali kusurun isabetsiz bulunduğunun rapor edildiği, İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı Karayolları ve Trafik Öğretim Elemanlarından oluşturulan bilirkişi heyetinin 30.05.2017 tarihli raporlarında Adli Tıp Kurumu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi uzmanlarınca 07.06.2016 tarihinde düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda belirtilen kusur durumları heyet tarafından uygun bulunduğu, buna karşılık kaza yerinde 13.01.2017 tarihinde yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda ve Trafik Kazası Tespit Tutanağında minibüs sürücüsü ...'a kusur izafe edilmiş olmasının isabetsiz görüldüğü, sanık sürücü ...'in asli ve tam kusurlu bulunduğu, minibüs sürücüsü ...'ın kusursuz olduğunun rapor edildiği, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/261 E., 2017/1115 K. sayılı kararının Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat davasında, davacısının ..., davalıların ..., ..., Allianz Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. olduğu, 10.02.2017 tarihli Mak.Yük.Müh. Bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, minibüs sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, davalı Allianz Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile 121.223,00 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, manevi tazminat yönünden tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve olayın oluş şekli gibi subjektif hususlar da dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine, hükmedilen 20.000,00 TL manevi zarar tazminatına davalı ... açısından kaza tarihi olan 12.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, hükmedilen 20.000,00 TL manevi zarar tazminatına davalı ... açısından kaza tarihi olan 12.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, hükmedilen 20.000,00 TL manevi zarar tazminatına davalı ... açısından kaza tarihi olan 12.10.2015 tarihinden, itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ...'a karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalıların % 80 oranında ağır kusurlu olmaları, müvekkilini tüm davacılar için talep edilen manevi tazminatlar yönünden olay tarihinden itibaren faiz istenilmesine rağmen Mahkemece, ... lehine hükmedilen 50.000,00 TL'lik manevi tazminat için faiz yönünden olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediğini, bu davacı yönünden de olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, hatlı minibüsün sürücüsü olan davalı ..., müteveffayı taşıdığı için kusursuz sorumluluk gereğince tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu, reddedilen miktar yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Mahkemece, davacıların her biri için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun ve makul olduğu kanısına varıldığından, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ayrıca; kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın kusuru bulunmadığından bu davalı hakkındaki davanın reddine ve reddedilen manevi tazminat miktarları nedeniyle davalılar lehine vekalet ücretine karar verilmiş olmasında herhangi bir hata bulunmadığından davacılar vekilinin bu yönlere ilişkinde istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak davacı ... için hükmedilen manevi tazminat yönünden, olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatların kaza tarihi olan 12.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminatların reddine, davalı ...'a karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 52 ve 56 nci maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85 ... maddesinin birinci fıkrası ile 91 ... maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1615 E. 2013/3660 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3419 E.  ,  2023/7230 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2888 Esas, 2021/1816Karar

HÜKÜM

Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2016/319 E., 2018/212 K.

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde;

12. 10.2015 günü ... Ferhatpaşa Mahallesi Çakıl yolu üzerinde sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... minibüsü ile karşı yönden gelen ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen bu elim ve acı hadisenin ardından müvekkili ...'ın eşi, diğer müvekkilerinin annesi ... ... ...'ın ... minibüsündeyken vefat ettiğini, davalılardan ...'in kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, ... ... ...'ın trafik kazası neticesinde ölümüyle 10.02.1958 doğumlu eşi ..., çocukları 10.02.1979 doğumlu ..., 03.06.1980 doğumlu ..., 20.04.1984 doğumlu ...'ın maddi ve manevi destekten yoksun kaldıklarını, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/261 E.

sayılı dosyası ile destekten yoksun kalma tazminatı istemiyle dava açtıklarını, maddi tazminat hesaplarındaki yetersiz ve kısıtlı kuralların zararı karşılayamaması, Yargıtay içtihatları ve sorumluluk hukukuna göre davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL olmak üzere toplam 330.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Çakar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmaması nedeni ile müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ise müterafik kusur ve tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiği içtihatları da göz önünde bulundurularak makul bir tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Minibüs sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı Karsa marka Çakıl Köyü-... hattına bağlı ... minibüsüyle ...'dan Çakıl Köyü yolu istikametine seyir halindeyken otomobil sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek kendisinin istikametine göre ... şeride doğru seyir alarak ... Madencilik önüne geldiğinde orada ... plakalı minibüse, minibüsün sol ön tarafına, kendi otomobilinin ön tarafıyla çarpışması suretiyle çift taraflı yaralamalı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda ... plakalı ... marka araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi uyarınca "Araçların hızlarını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken...., azaltmamak" maddesi ve aynı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendindeki "şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak" maddelerini ihlal ettiğinden asli (birinci dereceden) kusurlu olduğu;

bu kazanın oluşumunda ... plakalı Karsa marka minibüs sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 65 ... maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi uyarınca "taşıma sınırı üstünde ... almak" madesini ihlal ettiğinden tali (ikinci dereceden) kusurlu olduğunun 12.10.2015 tarihli kaza tespit tutanağıyla rapor edildiği, taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak suçundan sanık ...'in yargılanmasına ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/183 E. sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılama sonucunda sanığın suçu ... görülerek cezalandırılmasına karar verildiği, hem 31.01.2017 tarihli bilirkişi raporu hem de Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 07.06.2016 tarihli raporunda sürücü ...

yönetimindeki otomobil ile seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamayıp kontrollü şekilde seyrini sürdürmediği, aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip sevk ve idare hatasıyla önce yolun sağ tarafındaki bariyerlere çarptığı, akabinde sola yönelerek karşı istikamet şeridine girdiği, bu suretle şerit ihlali yaparak karşı istikametten gelen minibüsün seyir şeridini kapattığı ve çarpışmaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından dikkat ve ... yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurlu olduğu, ancak 31.01.2017 raporda sürücü ...'ın tali kusurlu bulunmasına rağmen Adli Tıp Kurulu raporunda sürücü ... yönetimindeki minibüs ile seyri sırasında olay mahalline geldiğinde karşı istikametten gelip istikamet şeridine giren otomobili gördüğünde sağa kaçmasına rağmen çarpıştığı olayda çarpışma noktasının yeri ve olayın oluş şekli dikkate alındığında atfı ...

kusuru bulunmadığını, trafik kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu mütalaasında bulunulmuşsa da minibüs sürücüsü ...'ın çarpışmayı önlemek için gidiş istikametine göre yolun sağ tarafına kaçmış olduğu hususu ile minibüs içerisindeki yolcuların ölüm ve yaralanmaları dikkate alındığında istiap haddinden fazla ... bulunmasının meydana gelen bu olayda etkenliğinin bulunmadığı, olayın tamamen müşteki şüpheli sürücü ... yönetimindeki otomobilin direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı istikamet şeridine girmesi nedeniyle meydana geldiği kanaatine varılarak ...'a verilen tali kusurun isabetsiz bulunduğunun rapor edildiği, İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı Karayolları ve Trafik Öğretim Elemanlarından oluşturulan bilirkişi heyetinin 30.05.2017 tarihli raporlarında Adli Tıp Kurumu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi uzmanlarınca 07.06.2016 tarihinde düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda belirtilen kusur durumları heyet tarafından uygun bulunduğu, buna karşılık kaza yerinde 13.01.2017 tarihinde yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda ve Trafik Kazası Tespit Tutanağında minibüs sürücüsü ...'a kusur izafe edilmiş olmasının isabetsiz görüldüğü, sanık sürücü ...'in asli ve tam kusurlu bulunduğu, minibüs sürücüsü ...'ın kusursuz olduğunun rapor edildiği, Bakırköy 6.

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/261 E., 2017/1115 K. sayılı kararının Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat davasında, davacısının ..., davalıların ..., ..., Allianz Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. olduğu, 10.02.2017 tarihli Mak.Yük.Müh. Bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, minibüs sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, davalı Allianz Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile 121.223,00 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, manevi tazminat yönünden tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve olayın oluş şekli gibi subjektif hususlar da dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...

ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine, hükmedilen 20.000,00 TL manevi zarar tazminatına davalı ... açısından kaza tarihi olan 12.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, hükmedilen 20.000,00 TL manevi zarar tazminatına davalı ... açısından kaza tarihi olan 12.10.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, hükmedilen 20.000,00 TL manevi zarar tazminatına davalı ... açısından kaza tarihi olan 12.10.2015 tarihinden, itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ...'a karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalıların % 80 oranında ağır kusurlu olmaları, müvekkilini tüm davacılar için talep edilen manevi tazminatlar yönünden olay tarihinden itibaren faiz istenilmesine rağmen Mahkemece, ... lehine hükmedilen 50.000,00 TL'lik manevi tazminat için faiz yönünden olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediğini, bu davacı yönünden de olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, hatlı minibüsün sürücüsü olan davalı ..., müteveffayı taşıdığı için kusursuz sorumluluk gereğince tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu, reddedilen miktar yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Mahkemece, davacıların her biri için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun ve makul olduğu kanısına varıldığından, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ayrıca; kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın kusuru bulunmadığından bu davalı hakkındaki davanın reddine ve reddedilen manevi tazminat miktarları nedeniyle davalılar lehine vekalet ücretine karar verilmiş olmasında herhangi bir hata bulunmadığından davacılar vekilinin bu yönlere ilişkinde istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak davacı ...

için hükmedilen manevi tazminat yönünden, olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatların kaza tarihi olan 12.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminatların reddine, davalı ...'a karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 52 ve 56 nci maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85 ... maddesinin birinci fıkrası ile 91 ... maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989840500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.