Şirkete şirketin haklı nedenlerle feshine karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5713 E. 2023/7173 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
örtülü kâr dağıtımı↗ azlık hakkı↗ anonim şirketin feshi↗ alternatif çözüm↗ ticari sır↗ haklı fesih↗ nispi harç↗ yedek akçe↗ faaliyet raporu↗ haklı nedenle fesih↗ yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ nispi karar harcı↗ aile şirketi↗ değer kaybı↗ huzur hakkı↗ çıkma payı↗ hakim ortak↗ kâr payı alacağı↗ rayiç değer↗ hükümsüzlüğün tespiti↗ haklı sebep↗ ortaklıktan çıkarılma↗ bekletici mesele↗ nispi vekalet ücreti↗ esas sözleşme↗ sorumluluk davası↗ şirketin feshi↗ pay sahipliği↗ şirket müdürü↗ bedelsizlik↗ rehin↗ vekâlet ücreti↗ şikayet↗ şirket zararı↗ derdestlik↗ oy yasağı↗ fesih↗ kâr kaybı↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ taraf ehliyeti↗ ortaklık ilişkisi↗ kâr payı↗ yönetim kurulu kararı↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/422 E., 2020/463 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen anonim şirketin haklı sebeple feshi ve çıkma payı alacağının tahsili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili, duruşmasız olarak birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı davada davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacılar vekili Avukat ... ile birleşen davada davacı ... Enerji Elek. Ür. Gıda Tic. A.Ş. vekili Avukat ..., davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirkette hissedar olduklarını, çoğunluk hissedarların oy hakimiyetini kötüye kullanarak şirket imkânlarını hakim hisseye tahsis ettiğini, müvekkili ortaklara yönelik husumet ve baskının yıllardır devam ettiğini, ortaklığın devamının müvekkil ortaklar yönünden çekilmez hâle geldiğini, anonim şirketlerin haklı sebeple feshine ilişkin sebeplerin gerçekleştiğini, müvekkili ...'in davalı şirkette 2007 yılına kadar şirket müdürü olup görevde olduğu sürece şirket imkanlarının hakim ortak ... Ailesi ve İstanbul Ekspres'e kullandırılmasına engel olduğunu, müvekkili ...'in görevden ayrılmasından sonra çoğunluk hissenin azlık hisseleri zarara uğratma kastıyla hareket etmeye başladığını, şirket ortağı olan ailelerin 2012 tarihinden itibaren müşterek çıkar dengesine göre hareket ettiklerini, kârın büyük bölümünün yönetim kurulu ücreti olarak hakim ortaklara kullandırıldığını, şirketin mallarının başka şirketlere bedelsiz olarak kullandırıldığını, şirketin bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenmesi isteminin çoğunluk oyları tarafından engellendiğini, davalı şirket yönetiminin müvekkillerinin istediği bilgi ve belgeleri ticari sır olduğunu söyleyerek vermediklerini, bilgi ve belge haklarının engellendiğini, yönetim kurulu faaliyet raporlarının şirket faaliyetlerini anlatma amacı dışına çıkarak Hekimgil Ailesini karalama kampanyasına dönüştüğünü, bu ifadelerin tarafların uzlaşamayacağının göstergesi olduğunu, davalı şirket yönetiminin hisseleri teslim etmemek için elinden gelen zorluğu çıkardığını, şirketin zarara uğradığını iddia ederek davalı şirketin haklı nedenle feshine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı şirkete ait payların %10 azlık payına sahip olduğunu, çoğunluk paya sahip ... Ailesinin genel kuruldaki oy hakimiyetini kullanarak şirket imkânlarını hakim hisseye tahsis ettiğini, keyfi ve kötü yönetimleri ile şirketi zarara uğrattıklarını, şirket ile ilgili bilgi haklarını kullanmalarına engel olduklarını, müvekkili şirkete baskı yaptıklarını, ortaklığın müvekkili yönünden çekilmez hâle geldiğini, ücrete ve huzur hakkına ilişkin kararların, aleyhe mahkeme kararları bulunmasına rağmen yeniden genel kuruldan geçirildiğini, davalı şirketin imkânlarının hakim hissenin sahibi ... Ailesine ait şirkete kullandırıldığını iddia ederek davalı şirketin haklı nedenle feshine, aksi kanaat hasıl olursa müvekkiline ait payların en yakın ... değerinin tespit edilerek müvekkili şirkete ödenmesine ve ortaklığın sonlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı dava dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin haklı sebeple feshi talepli açılan dava tarihinden bu yana aradan geçen sürede hakim ortakların azlık ortaklara zulmünün, kendilerine haksız menfaat temini ve azlığın yasal haklarını yok ... eylem ve işlemlerinin aynen devam ettiğini, davalı şirkette azlık paya sahip müvekkilleri yönünden ortaklığın devamının çekilmez hâle geldiğini iddia ederek davalı şirketin haklı nedenle feshine, aksi kanaat hâlinde müvekkillerinin paylarının karar tarihine en yakın ... değeri davalı şirket tarafından ödenmek suretiyle ortaklık ilişkisinin sonlandırılmasına, hesaplanacak çıkma payı alacağının davalı şirketten alınarak hisseleri nispetinde müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'in yönetimindeki dönemde şirketin sadece zarar ettiğini, davacıların yönetimden uzaklaştırılmasından sonra şirketin kârlılığının ve dağıtılan kârın ciddi bir artış gösterdiğini, şirket imkânlarının ve hesaplarının görevde olduğu dönemde davacı ... tarafından kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu dava nedeniyle şirketin değerinin düştüğünü, hangi azlık hakkının ihlâl edildiğinin ileri sürülmesi hâlinde bu sorunların giderilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, yönetim kurulu ücretlerinin fazla olduğu yönündeki iddiaların mahkemelerce kabul edilmediğini, bu şekilde dava açılmasının hakkın suistimali olduğunu, kanunda sayılan haklı nedenlerin oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların birbirlerine karşı ileri sürdükleri iddia ve savunmalar, ceza soruşturmaları, mahkumiyet hükümleri dikkate alındığında, taraflar arasında ortaklığın ya da birlikte iş yapmanın gerektirdiği güvenin ve saygının sona erdiği, uyuşmazlıkların biteceğine ilişkin bir belirti bulunmadığı, davacı tarafın paylarını satmak istemeleri karşısında davalı şirketin çoğunluk paylarını ellerinde bulunduranların da payları satın almak istedikleri, ancak tarafların payların değeri ve satış bedeli konusunda anlaşamadıkları, davacı tarafın ve davacı şirketin paydaşı ...'ın davalı şirketle ilgili istemlerinin davalı şirket ve çoğunluk pay sahiplerince hiç kabul görmediği, davacı tarafın davalı şirket ile ilgili her türlü istemini dava yoluyla alma yolunu seçtiği, bu şekilde taraflar arasındaki husumet ve uyuşmazlığın yıllar içinde çözülmediği gibi derinleştiği, tarafların bir arada şirkete sahip olma ve yönetme iradesini bu süre içinde göstermedikleri, şirketin feshi için haklı sebep teşkil edecek şekilde birbirlerine husumet besledikleri, ancak özellikle çoğunluk hisse sahipleri ile şirket çalışanlarının ve şirket faaliyetlerinden yararlanan diğer üçüncü kişilerin menfaatlerinin şirketin devamını gerektirdiği, bu nedenle fesih dışında kalan çıkma payı karşılığında davacıların çıkmasına karar verilmesinin somut olay için en uygun çözüm olduğu, alınan bilirkişi raporu ile davacılara düşen toplam çıkma paylarının hesaplandığı gerekçesiyle asıl davada davacıların davalı şirketin feshi isteminin reddine, birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dosyasında fesih istemi yerinde görülmediğinden çıkma payı istemli davanın kabulü ile davacı şirketin davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, bilirkişi tarafından belirlenen hisse rayiç değerine göre 19.320 pay sahibi davacı ... Elektrik....A.Ş. için 21.398.832,00 TL çıkma payının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı dosyasında fesih istemi yerinde görülmediğinden çıkma payı istemli davanın kabulü ile davacıların davalı şirket ortaklığından çıkarılmalarına, bilirkişi tarafından belirlenen hisse rayiç değerlerine göre her biri 3.864 pay sahibi davacı ... için 4.279.766,40 TL, davacı ... için 4.279.766,40 TL, davacı ... için 4.279.766,40 TL, davacı ... için 4.279.766,40 TL ve davacı ... için 4.279.766,40 TL çıkma payının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın reddine yönelik verilen kararın hatalı olduğunu, istinaf başvurusunun asıl davaya yönelik olarak yapıldığını, asıl davada 2005 yılından dava tarihi olan 01.02.2013 tarihine kadarki haklı fesih sebeplerine dayanıldığını, birleşen davada ise 01.02.2013 tarihinden sonraki süreçte oluşan fesih sebeplerinin dava konusu edildiğini, birleşen davanın açılmasının nedeninin ana davada haklı fesih sebebi olarak öne sürülen olgu ve olayların tamamının ve fazlasının ... yasa döneminde de aynen devam etmesi olduğunu, Mahkemece haklı sebeplerin varlığı tespit edilmesine rağmen asıl davanın reddedildiğini, gerekçeli kararda asıl davanın ret gerekçesinin açıklanmadığını, Mahkemenin İstinaf Mahkemesinin kaldırma karar kapsamını aşarak daha önce kabul ettiği davayı reddettiğini, hem asıl davaya hem de birleşen davaya yönelik olarak nispi harç ödendiğini, Mahkemece yatırılan harçların tamamı sadece birleşen dosya yönünden yatırılmış gibi kabul edilerek iade edilecek harç hesabının hatalı yapıldığını, azlık ortakların fesih yerine paylarının ... değerden ödenmesi suretiyle şirketten çıkmak istediklerini yargılama boyunca açıkça dile getirdiğini, çıkma payı hesabında karar tarihine en yakın tarihteki ... değerin dikkate alınması gerektiğini belirterek asıl davada verilen ret kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın maktu harca tabi olduğunu, davacılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini, birleşen dosya davacısı şirketin dava ehliyetine sahip olmadığını, şirketin müvekkiline karşı çıkma davası açılmasına ilişkin alınan yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti için açılan dava sonucunda yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine hükmedildiğini, birleşen dosya davacısının elinde kalan ... mal varlığı olan müvekkili şirketteki %10'luk hissesinin şirketin önemli miktarda mal varlığı değeri olduğunu, açılan davanın şirketin önemli mal varlığı değerinin toptan satışı anlamına geldiğini, bu durumun genel kurulun devredilemez görev ve yetkilerinden olduğunu, genel kurul tarafından bu yönde alınan bir karar bulunmadığını, birleşen dosya davacısı şirketin dava ehliyeti olmadığını, yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti için açılan dava hakkında verilen kararın kesinleşmesinin bu dava yönünden bekletici mesele sayılması gerektiğini, davacıların hisselerinin rehinli olduğunu, hisse rehinlerinin kaldırılması gerektiğini, istinaf mahkemesince kararın yalnızca usule ilişkin gerekçelerle bozulduğunu, esasa ilişkin bir inceleme yapılmadığını, Mahkemece hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin 01.07.2012 tarihinden önceki olaylar gerekçe gösterilerek davanın kabulüne hükmedildiğini, hakkın bulunmadığı bir dönemde gerçekleşen olaylara dayanılarak fesih davası açılmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki ... uyuşmazlığın yönetim kurulu ücretlerinin fahiş olup olmadığı, örtülü kâr dağıtımı teşkil ... etmediği noktasında toplandığını, davacılar ile yönetim kurulu üyeleri arasında önemli bir husumet bulunmadığını, davacıların hisselerini ... Ailesine fahiş fiyat ile satmak için mesnetsiz suç isnat ettiğini, şirket ortakları arasında şirket kişiliğinden ayrı olarak cereyan eden tartışmanın davanın sebepleri arasına konulduğunu, davacıların tamamen kendi kusurları ve besledikleri husumet sebebiyle açtıkları gereksiz davalar ve yaptıkları şikayetlerle ortaklık amacının ortadan kalktığı sonucuna varılacak olsa dahi bu amacın ortadan kalkmasına davacıların kendi ağır kusurlarıyla sebep olduklarını, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini, davacıların hisse senetlerini devretmelerinde hiçbir engel bulunmadığını, ilmuhaber çıkarılmış olduğunu, sorunların tümünün esas sözleşmede gerekli değişiklikler yapılarak ya da yönetim kuruluna azlıktan bir üye atanarak veya kâr dağıtımı kararlarında azınlık paylara oy imtiyazı verilerek karın tamamı ya da bir kısmının zorunlu dağıtımı hususunda ana sözleşmeye hüküm eklenerek bertaraf edilebileceğini, hükmün icra edilemez şekilde kurulduğunu, şirketin kayıtlı sermayesi ile ... değeri arasında fahiş fark olduğunu, yedek akçe ayrılması gerektiğine ilişkin yasal zorunlulukların gözetilmediğini, çıkma payının fahiş hesaplandığını, maliyet yüklerinin de ayrıca gözetilmesi gerektiğini, gelir vergisi sebebiyle oluşacak adaletsizliğin göz ardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen dava dilekçeleriyle davalı şirketin genel kurullarında alınan yönetim kurulu ve denetçiler için ücret kararlarına ilişkin iptal davaları bulunduğu, yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açıldığı, şirket ortakları arasında ceza soruşturması ve davası bulunduğu, şirket ortaklarının birbirlerine saygı ve ... duymadıkları, çoğunluğun gücünü kötüye kullandığı, şirketin mallarını başka şirketlere bedelsiz olarak kullandırıldığı, davacıların bilgi ve belge alma haklarının engellendiği, şirketin keyfi ve kötü yönetildiği hususlarının davalı şirketin feshine gerekçe gösterildiği, asıl ve birleşen davalarda ileri sürülen olayların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 531 ... maddesi uyarınca haklı neden olarak kabul edilemeyeceği, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ile şirketin faaliyetine devam ettiği, kar eden şirket vasfında olduğunun tespit edildiği, Mahkemece asıl ve birleşen davalarda sermaye şirketi olan anonim şirketin haklı nedenle fesih koşullarının oluşmadığı, bu durumda davacı ortakların şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin alternatif çözüm yollarına gidilemeyeceği gözetilerek asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği, öte yandan birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dosyasında davacı şirketin davalı aleyhine haklı sebeple anonim şirketin feshi ve çıkma talepli dava açması için genel kurul kararı ya da yönetim kurulu kararı alınmasının gerekmediği, açılan davanın şirketin önemli bir mal varlığının satışı niteliğinde olmadığı, bu durumda davacının dava ehliyeti bulunduğundan Mahkemece Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/25 E. sayılı dava dosya sonucunun bekletici mesele sayılmamasında bir isabetsizlik görülmediği, davacılar (... kişiler) vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde ise somut olayda haklı fesih koşullarının oluşmadığı, bu durumda alternatif çözüm yoluna da gidilemeyeceği anlaşıldığından anılan gerekçelerle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davacılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... İnşaat Tur. Tar. Gıd. Hayv. San. Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili, birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı davada davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesi kararında, haklı fesih hallerinin alenen hatalı ve taraflı yorumlandığını, Kanunun konuluş amacına aykırı şekilde azlığın çoğunluğun zulmüne mahkum etmesini amaçlayan bir yaklaşımla hüküm tesis edildiğini, haklı fesih hallerinin somut olduğunu, İstinaf Mahkemesi kararında, Kanunun zaman bakımından uygulanması yönünden Yargıtayın kökleşmiş içtihatlarına aykırı şekilde 01.07.2012 tarihinden önceki olayların fesih sebebi olarak kabul edilemeyeceğine dair tespitinin açıkça hatalı olduğunu, feshe dayanak gösterilen olayların eski Kanun döneminde başlayıp ... Kanun döneminde devam ettiğinin ... olduğunu, asıl davada Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kökleşmiş emsal içtihadına açıkça aykırı bir değerlendirme ile 01.07.2012 öncesi olayları fesih sebebi olarak dikkate almadan verilen ret kararının sırf bu sebeple bozulması gerektiğini, İstinaf Mahkemesinin, asıl ve birleşen davada ortaya konulan, delillerle belgelendirilen, kesinleşmiş mahkeme kararları ile ... olan haklı fesih hallerini adeta çürütmeye ve görmezden gelmeye çabaladığını, delillerin değerlendirilmesinde isabetsizliğe düştüğünü, dosyaya sunulan taraflı mütalaaların akademik niteliğinin bulunmadığını, mütalaa sunanların kendi akademik görüşleri ile çelişkiye düştüğünü, davalı şirketin aile şirketi olmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, fesih davası açılması dışında başka çare kalmadığını, davacı azlık ortakların paylarının ... değeri ödenerek şirketten çıkarılmalarının eldeki uyuşmazlığa uygulanabilecek en uygun çözüm metodu olduğunu, İstinaf Mahkemesi kararının bozularak payların karar tarihine en yakın tarihteki güncel değeri hesaplanarak azlık müvekkillerinin ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesi gerektiğini, payların 19.06.2017 tarihindeki değerinin, paranın enflasyon karşısındaki değer kaybı ve taşınmaz fiyatlarındaki hızlı yükseliş karşısında karar tarihindeki en yakın ... değeri yansıtmaktan uzak olduğunu, bu sebeple İstinaf Mahkemesi kararının bozularak şirket paylarının ... değerinin hesaplanmasına ve bu doğrultuda bulunacak güncel ... değer üzerinden müvekkili ortakların şirketten çıkarılmalarına karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin aile şirketi olduğunu, davalı şirket aile şirketi olsun ya da olmasın somut olayın ve şirketin işleyişinin sermayeden çok kişi odaklı olması şeklinde ortaya çıkan özellikleri dikkate alındığında, kişisel sebeplerin davalı şirket bakımından haklı nedenle fesih için gerekçe yapılamayacağı düşüncesinin yerinde olmadığını, haklı nedenle fesih sebeplerinin oluştuğunu, ortaklar arasındaki ... ilişkisinin bozulduğunu, Yargıtay uygulamasında ... ilişkisinin zedelenmesinin haklı nedenle fesih olgusu olarak kabul edildiğini, İstinaf Mahkemesince davanın reddine dayanak teşkil eden son gerekçenin, asıl davanın açılmasından sonra müvekkil şirketi temsilen yönetim kurulu başkanı ... tarafından şirketin feshinin istenilmesinde ekonomik yarar bulunmadığı ve faaliyetlerine devam eden şirketin kâr etmeye devam ettiği şeklinde dilekçe vermesinden sonra dava açarak şirketin feshini istemesinin aykırı işlem yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği şeklinde olduğunu, bunun yanlış değerlendirildiğini, 2013 yılında verilen bir dilekçesinin 2017 yılında açılan davaya dayanak kılınmasının doğru olmadığını, payın karar tarihine en yakın tarihteki değerinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3.Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her üç davanın tüm aşamalarında gerek duruşma tutanağına geçen beyanlar ile ve gerekse dilekçeler ile davacıların şirketin feshini değil, kendi paylarının değerinin ödenmesi suretiyle şirket ortaklıklarının sonlandırılmasını talep ettiklerini, davanın nispi harca tabi olduğunu, davanın reddi sebebiyle her bir davacı yönünden ayrı ayrı nisbi ret vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, her bir dava bakımından davalı lehine hükmolunan vekâlet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini belirterek hükmün bu kısım açısından düzeltilmek suretiyle onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, anonim şirketin haklı sebeple feshi ve çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 531 ... maddesi.
3. […] Asıl dava bakımından;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Asıl davada temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacılar vekili ile asıl davada davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde asıl davaya ilişkin olarak ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B. Birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı dava dosyası bakımından davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi;
Ortaklar arasında yaşanan ihtilaflar nedeniyle davaların devam ettiği, ortaklığın ya da birlikte iş yapmanın gerektirdiği güvenin ve saygının sona erdiği, bu aşamadan sonra birlikte ortaklığa devam etmenin mümkün görünmediği, ihtilafların kökleştiği, müzmin bir hâl aldığı ve bu itibarla davada haklı nedenlerle fesih koşullarının gerçekleştiği anlaşılmış ise de; dosya içerisinde yer ... bilgilerden İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinde de ifade edildiği üzere, çoğunluk hisse sahipleri ile şirket çalışanlarının ve şirket faaliyetlerinden yararlanan diğer üçüncü kişilerin menfaatlerinin şirketin devamını gerektirdiği, esasen davacı ortakların da ortaklıktan çıkmayı istedikleri, bu nedenle davalı şirketin haklı nedenle feshi yerine davacı ortakların pay bedellerinin verilecek ... karar tarihine en yakın tarihteki şirketin mal varlığı ... değerinin tespiti yapılarak hesaplamaya göre davacılara ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesinin somut olaya uygun olacağı gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle bu yöndeki talebin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
C.Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dava dosyası bakımından davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi;
Ortaklar arasında yaşanan ihtilaflar nedeniyle ortaklığın ya da birlikte iş yapmanın gerektirdiği güvenin ve saygının sona erdiği, bu aşamadan sonra birlikte ortaklığa devam etmenin mümkün görünmediği, ihtilafların kökleşmeye ve müzmin bir hâl almaya başladığı ve bu itibarla davada haklı nedenlerle fesih koşullarının gerçekleştiği anlaşılmış ise de; dosya içerisinde yer ... bilgilerden İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinde de ifade edildiği üzere, çoğunluk hisse sahipleri ile şirket çalışanlarının ve şirket faaliyetlerinden yararlanan diğer üçüncü kişilerin menfaatlerinin şirketin devamını gerektirdiği, esasen davacı ortağın da ortaklıktan çıkmayı istediği, bu nedenle davalı şirketin haklı nedenle feshi yerine davacı ortağın pay bedelinin verilecek ... karar tarihine en yakın tarihteki şirketin ... mal varlığı değerinin tespiti yapılarak hesaplamaya göre davacılara ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesinin somut olaya uygun olacağı gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle bu yöndeki talebin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2788 E. 2012/4923 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:kâr payı alacağı · kâr payı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki asıl ve birleşen «anonim şirketin» haklı sebeple feshi ve «çıkma payı alacağının» tahsili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
… davalı şirketin haklı nedenle feshine, aksi kanaat hâlinde müvekkillerinin paylarının karar tarihine en yakın ... değeri davalı şirket tarafından ödenmek suretiyle «ortaklık ilişkisinin» sonlandırılmasına, hesaplanacak «çıkma payı alacağının» davalı şirketten alınarak hisseleri nispetinde müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, «anonim şirketin» haklı sebeple feshi ve «çıkma payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · limited şirket · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5713 E. , 2023/7173 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/876 Esas, 2022/661 Karar
BİRLEŞEN ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2017/187 E. SAYILI DOSYASI
BİRLEŞEN ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/792 E. SAYILI DOSYASI
HÜKÜM
Ret, kabul, kabul
TEMYİZ EDENLER
Duruşma istemli olarak asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili, duruşmasız olarak birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı davada davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/422 E., 2020/463 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen anonim şirketin haklı sebeple feshi ve çıkma payı alacağının tahsili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili, duruşmasız olarak birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı davada davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacılar vekili Avukat ... ile birleşen davada davacı ... Enerji Elek. Ür. Gıda Tic. A.Ş. vekili Avukat ..., davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirkette hissedar olduklarını, çoğunluk hissedarların oy hakimiyetini kötüye kullanarak şirket imkânlarını hakim hisseye tahsis ettiğini, müvekkili ortaklara yönelik husumet ve baskının yıllardır devam ettiğini, ortaklığın devamının müvekkil ortaklar yönünden çekilmez hâle geldiğini, anonim şirketlerin haklı sebeple feshine ilişkin sebeplerin gerçekleştiğini, müvekkili ...'in davalı şirkette 2007 yılına kadar şirket müdürü olup görevde olduğu sürece şirket imkanlarının hakim ortak ... Ailesi ve İstanbul Ekspres'e kullandırılmasına engel olduğunu, müvekkili ...'in görevden ayrılmasından sonra çoğunluk hissenin azlık hisseleri zarara uğratma kastıyla hareket etmeye başladığını, şirket ortağı olan ailelerin 2012 tarihinden itibaren müşterek çıkar dengesine göre hareket ettiklerini, kârın büyük bölümünün yönetim kurulu ücreti olarak hakim ortaklara kullandırıldığını, şirketin mallarının başka şirketlere bedelsiz olarak kullandırıldığını, şirketin bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenmesi isteminin çoğunluk oyları tarafından engellendiğini, davalı şirket yönetiminin müvekkillerinin istediği bilgi ve belgeleri ticari sır olduğunu söyleyerek vermediklerini, bilgi ve belge haklarının engellendiğini, yönetim kurulu faaliyet raporlarının şirket faaliyetlerini anlatma amacı dışına çıkarak Hekimgil Ailesini karalama kampanyasına dönüştüğünü, bu ifadelerin tarafların uzlaşamayacağının göstergesi olduğunu, davalı şirket yönetiminin hisseleri teslim etmemek için elinden gelen zorluğu çıkardığını, şirketin zarara uğradığını iddia ederek davalı şirketin haklı nedenle feshine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı şirkete ait payların %10 azlık payına sahip olduğunu, çoğunluk paya sahip ... Ailesinin genel kuruldaki oy hakimiyetini kullanarak şirket imkânlarını hakim hisseye tahsis ettiğini, keyfi ve kötü yönetimleri ile şirketi zarara uğrattıklarını, şirket ile ilgili bilgi haklarını kullanmalarına engel olduklarını, müvekkili şirkete baskı yaptıklarını, ortaklığın müvekkili yönünden çekilmez hâle geldiğini, ücrete ve huzur hakkına ilişkin kararların, aleyhe mahkeme kararları bulunmasına rağmen yeniden genel kuruldan geçirildiğini, davalı şirketin imkânlarının hakim hissenin sahibi ...
Ailesine ait şirkete kullandırıldığını iddia ederek davalı şirketin haklı nedenle feshine, aksi kanaat hasıl olursa müvekkiline ait payların en yakın ... değerinin tespit edilerek müvekkili şirkete ödenmesine ve ortaklığın sonlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı dava dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin haklı sebeple feshi talepli açılan dava tarihinden bu yana aradan geçen sürede hakim ortakların azlık ortaklara zulmünün, kendilerine haksız menfaat temini ve azlığın yasal haklarını yok ... eylem ve işlemlerinin aynen devam ettiğini, davalı şirkette azlık paya sahip müvekkilleri yönünden ortaklığın devamının çekilmez hâle geldiğini iddia ederek davalı şirketin haklı nedenle feshine, aksi kanaat hâlinde müvekkillerinin paylarının karar tarihine en yakın ... değeri davalı şirket tarafından ödenmek suretiyle ortaklık ilişkisinin sonlandırılmasına, hesaplanacak çıkma payı alacağının davalı şirketten alınarak hisseleri nispetinde müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'in yönetimindeki dönemde şirketin sadece zarar ettiğini, davacıların yönetimden uzaklaştırılmasından sonra şirketin kârlılığının ve dağıtılan kârın ciddi bir artış gösterdiğini, şirket imkânlarının ve hesaplarının görevde olduğu dönemde davacı ... tarafından kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu dava nedeniyle şirketin değerinin düştüğünü, hangi azlık hakkının ihlâl edildiğinin ileri sürülmesi hâlinde bu sorunların giderilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, yönetim kurulu ücretlerinin fazla olduğu yönündeki iddiaların mahkemelerce kabul edilmediğini, bu şekilde dava açılmasının hakkın suistimali olduğunu, kanunda sayılan haklı nedenlerin oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların birbirlerine karşı ileri sürdükleri iddia ve savunmalar, ceza soruşturmaları, mahkumiyet hükümleri dikkate alındığında, taraflar arasında ortaklığın ya da birlikte iş yapmanın gerektirdiği güvenin ve saygının sona erdiği, uyuşmazlıkların biteceğine ilişkin bir belirti bulunmadığı, davacı tarafın paylarını satmak istemeleri karşısında davalı şirketin çoğunluk paylarını ellerinde bulunduranların da payları satın almak istedikleri, ancak tarafların payların değeri ve satış bedeli konusunda anlaşamadıkları, davacı tarafın ve davacı şirketin paydaşı ...'ın davalı şirketle ilgili istemlerinin davalı şirket ve çoğunluk pay sahiplerince hiç kabul görmediği, davacı tarafın davalı şirket ile ilgili her türlü istemini dava yoluyla alma yolunu seçtiği, bu şekilde taraflar arasındaki husumet ve uyuşmazlığın yıllar içinde çözülmediği gibi derinleştiği, tarafların bir arada şirkete sahip olma ve yönetme iradesini bu süre içinde göstermedikleri, şirketin feshi için haklı sebep teşkil edecek şekilde birbirlerine husumet besledikleri, ancak özellikle çoğunluk hisse sahipleri ile şirket çalışanlarının ve şirket faaliyetlerinden yararlanan diğer üçüncü kişilerin menfaatlerinin şirketin devamını gerektirdiği, bu nedenle fesih dışında kalan çıkma payı karşılığında davacıların çıkmasına karar verilmesinin somut olay için en uygun çözüm olduğu, alınan bilirkişi raporu ile davacılara düşen toplam çıkma paylarının hesaplandığı gerekçesiyle asıl davada davacıların davalı şirketin feshi isteminin reddine, birleşen Ankara 13.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dosyasında fesih istemi yerinde görülmediğinden çıkma payı istemli davanın kabulü ile davacı şirketin davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, bilirkişi tarafından belirlenen hisse rayiç değerine göre 19.320 pay sahibi davacı ... Elektrik....A.Ş. için 21.398.832,00 TL çıkma payının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı dosyasında fesih istemi yerinde görülmediğinden çıkma payı istemli davanın kabulü ile davacıların davalı şirket ortaklığından çıkarılmalarına, bilirkişi tarafından belirlenen hisse rayiç değerlerine göre her biri 3.864 pay sahibi davacı ... için 4.279.766,40 TL, davacı ...
için 4.279.766,40 TL, davacı ... için 4.279.766,40 TL, davacı ... için 4.279.766,40 TL ve davacı ... için 4.279.766,40 TL çıkma payının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın reddine yönelik verilen kararın hatalı olduğunu, istinaf başvurusunun asıl davaya yönelik olarak yapıldığını, asıl davada 2005 yılından dava tarihi olan 01.02.2013 tarihine kadarki haklı fesih sebeplerine dayanıldığını, birleşen davada ise 01.02.2013 tarihinden sonraki süreçte oluşan fesih sebeplerinin dava konusu edildiğini, birleşen davanın açılmasının nedeninin ana davada haklı fesih sebebi olarak öne sürülen olgu ve olayların tamamının ve fazlasının ... yasa döneminde de aynen devam etmesi olduğunu, Mahkemece haklı sebeplerin varlığı tespit edilmesine rağmen asıl davanın reddedildiğini, gerekçeli kararda asıl davanın ret gerekçesinin açıklanmadığını, Mahkemenin İstinaf Mahkemesinin kaldırma karar kapsamını aşarak daha önce kabul ettiği davayı reddettiğini, hem asıl davaya hem de birleşen davaya yönelik olarak nispi harç ödendiğini, Mahkemece yatırılan harçların tamamı sadece birleşen dosya yönünden yatırılmış gibi kabul edilerek iade edilecek harç hesabının hatalı yapıldığını, azlık ortakların fesih yerine paylarının ...
değerden ödenmesi suretiyle şirketten çıkmak istediklerini yargılama boyunca açıkça dile getirdiğini, çıkma payı hesabında karar tarihine en yakın tarihteki ... değerin dikkate alınması gerektiğini belirterek asıl davada verilen ret kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın maktu harca tabi olduğunu, davacılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini, birleşen dosya davacısı şirketin dava ehliyetine sahip olmadığını, şirketin müvekkiline karşı çıkma davası açılmasına ilişkin alınan yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti için açılan dava sonucunda yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine hükmedildiğini, birleşen dosya davacısının elinde kalan ... mal varlığı olan müvekkili şirketteki %10'luk hissesinin şirketin önemli miktarda mal varlığı değeri olduğunu, açılan davanın şirketin önemli mal varlığı değerinin toptan satışı anlamına geldiğini, bu durumun genel kurulun devredilemez görev ve yetkilerinden olduğunu, genel kurul tarafından bu yönde alınan bir karar bulunmadığını, birleşen dosya davacısı şirketin dava ehliyeti olmadığını, yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti için açılan dava hakkında verilen kararın kesinleşmesinin bu dava yönünden bekletici mesele sayılması gerektiğini, davacıların hisselerinin rehinli olduğunu, hisse rehinlerinin kaldırılması gerektiğini, istinaf mahkemesince kararın yalnızca usule ilişkin gerekçelerle bozulduğunu, esasa ilişkin bir inceleme yapılmadığını, Mahkemece hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin 01.07.2012 tarihinden önceki olaylar gerekçe gösterilerek davanın kabulüne hükmedildiğini, hakkın bulunmadığı bir dönemde gerçekleşen olaylara dayanılarak fesih davası açılmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki ...
uyuşmazlığın yönetim kurulu ücretlerinin fahiş olup olmadığı, örtülü kâr dağıtımı teşkil ... etmediği noktasında toplandığını, davacılar ile yönetim kurulu üyeleri arasında önemli bir husumet bulunmadığını, davacıların hisselerini ... Ailesine fahiş fiyat ile satmak için mesnetsiz suç isnat ettiğini, şirket ortakları arasında şirket kişiliğinden ayrı olarak cereyan eden tartışmanın davanın sebepleri arasına konulduğunu, davacıların tamamen kendi kusurları ve besledikleri husumet sebebiyle açtıkları gereksiz davalar ve yaptıkları şikayetlerle ortaklık amacının ortadan kalktığı sonucuna varılacak olsa dahi bu amacın ortadan kalkmasına davacıların kendi ağır kusurlarıyla sebep olduklarını, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini, davacıların hisse senetlerini devretmelerinde hiçbir engel bulunmadığını, ilmuhaber çıkarılmış olduğunu, sorunların tümünün esas sözleşmede gerekli değişiklikler yapılarak ya da yönetim kuruluna azlıktan bir üye atanarak veya kâr dağıtımı kararlarında azınlık paylara oy imtiyazı verilerek karın tamamı ya da bir kısmının zorunlu dağıtımı hususunda ana sözleşmeye hüküm eklenerek bertaraf edilebileceğini, hükmün icra edilemez şekilde kurulduğunu, şirketin kayıtlı sermayesi ile ...
değeri arasında fahiş fark olduğunu, yedek akçe ayrılması gerektiğine ilişkin yasal zorunlulukların gözetilmediğini, çıkma payının fahiş hesaplandığını, maliyet yüklerinin de ayrıca gözetilmesi gerektiğini, gelir vergisi sebebiyle oluşacak adaletsizliğin göz ardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen dava dilekçeleriyle davalı şirketin genel kurullarında alınan yönetim kurulu ve denetçiler için ücret kararlarına ilişkin iptal davaları bulunduğu, yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açıldığı, şirket ortakları arasında ceza soruşturması ve davası bulunduğu, şirket ortaklarının birbirlerine saygı ve ... duymadıkları, çoğunluğun gücünü kötüye kullandığı, şirketin mallarını başka şirketlere bedelsiz olarak kullandırıldığı, davacıların bilgi ve belge alma haklarının engellendiği, şirketin keyfi ve kötü yönetildiği hususlarının davalı şirketin feshine gerekçe gösterildiği, asıl ve birleşen davalarda ileri sürülen olayların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 531 ...
maddesi uyarınca haklı neden olarak kabul edilemeyeceği, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ile şirketin faaliyetine devam ettiği, kar eden şirket vasfında olduğunun tespit edildiği, Mahkemece asıl ve birleşen davalarda sermaye şirketi olan anonim şirketin haklı nedenle fesih koşullarının oluşmadığı, bu durumda davacı ortakların şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin alternatif çözüm yollarına gidilemeyeceği gözetilerek asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği, öte yandan birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dosyasında davacı şirketin davalı aleyhine haklı sebeple anonim şirketin feshi ve çıkma talepli dava açması için genel kurul kararı ya da yönetim kurulu kararı alınmasının gerekmediği, açılan davanın şirketin önemli bir mal varlığının satışı niteliğinde olmadığı, bu durumda davacının dava ehliyeti bulunduğundan Mahkemece Ankara 11.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/25 E. sayılı dava dosya sonucunun bekletici mesele sayılmamasında bir isabetsizlik görülmediği, davacılar (... kişiler) vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde ise somut olayda haklı fesih koşullarının oluşmadığı, bu durumda alternatif çözüm yoluna da gidilemeyeceği anlaşıldığından anılan gerekçelerle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davacılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... İnşaat Tur. Tar. Gıd. Hayv. San. Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili, birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı davada davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesi kararında, haklı fesih hallerinin alenen hatalı ve taraflı yorumlandığını, Kanunun konuluş amacına aykırı şekilde azlığın çoğunluğun zulmüne mahkum etmesini amaçlayan bir yaklaşımla hüküm tesis edildiğini, haklı fesih hallerinin somut olduğunu, İstinaf Mahkemesi kararında, Kanunun zaman bakımından uygulanması yönünden Yargıtayın kökleşmiş içtihatlarına aykırı şekilde 01.07.2012 tarihinden önceki olayların fesih sebebi olarak kabul edilemeyeceğine dair tespitinin açıkça hatalı olduğunu, feshe dayanak gösterilen olayların eski Kanun döneminde başlayıp ...
Kanun döneminde devam ettiğinin ... olduğunu, asıl davada Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kökleşmiş emsal içtihadına açıkça aykırı bir değerlendirme ile 01.07.2012 öncesi olayları fesih sebebi olarak dikkate almadan verilen ret kararının sırf bu sebeple bozulması gerektiğini, İstinaf Mahkemesinin, asıl ve birleşen davada ortaya konulan, delillerle belgelendirilen, kesinleşmiş mahkeme kararları ile ... olan haklı fesih hallerini adeta çürütmeye ve görmezden gelmeye çabaladığını, delillerin değerlendirilmesinde isabetsizliğe düştüğünü, dosyaya sunulan taraflı mütalaaların akademik niteliğinin bulunmadığını, mütalaa sunanların kendi akademik görüşleri ile çelişkiye düştüğünü, davalı şirketin aile şirketi olmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, fesih davası açılması dışında başka çare kalmadığını, davacı azlık ortakların paylarının ...
değeri ödenerek şirketten çıkarılmalarının eldeki uyuşmazlığa uygulanabilecek en uygun çözüm metodu olduğunu, İstinaf Mahkemesi kararının bozularak payların karar tarihine en yakın tarihteki güncel değeri hesaplanarak azlık müvekkillerinin ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesi gerektiğini, payların 19.06.2017 tarihindeki değerinin, paranın enflasyon karşısındaki değer kaybı ve taşınmaz fiyatlarındaki hızlı yükseliş karşısında karar tarihindeki en yakın ... değeri yansıtmaktan uzak olduğunu, bu sebeple İstinaf Mahkemesi kararının bozularak şirket paylarının ... değerinin hesaplanmasına ve bu doğrultuda bulunacak güncel ... değer üzerinden müvekkili ortakların şirketten çıkarılmalarına karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin aile şirketi olduğunu, davalı şirket aile şirketi olsun ya da olmasın somut olayın ve şirketin işleyişinin sermayeden çok kişi odaklı olması şeklinde ortaya çıkan özellikleri dikkate alındığında, kişisel sebeplerin davalı şirket bakımından haklı nedenle fesih için gerekçe yapılamayacağı düşüncesinin yerinde olmadığını, haklı nedenle fesih sebeplerinin oluştuğunu, ortaklar arasındaki ... ilişkisinin bozulduğunu, Yargıtay uygulamasında ... ilişkisinin zedelenmesinin haklı nedenle fesih olgusu olarak kabul edildiğini, İstinaf Mahkemesince davanın reddine dayanak teşkil eden son gerekçenin, asıl davanın açılmasından sonra müvekkil şirketi temsilen yönetim kurulu başkanı ...
tarafından şirketin feshinin istenilmesinde ekonomik yarar bulunmadığı ve faaliyetlerine devam eden şirketin kâr etmeye devam ettiği şeklinde dilekçe vermesinden sonra dava açarak şirketin feshini istemesinin aykırı işlem yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği şeklinde olduğunu, bunun yanlış değerlendirildiğini, 2013 yılında verilen bir dilekçesinin 2017 yılında açılan davaya dayanak kılınmasının doğru olmadığını, payın karar tarihine en yakın tarihteki değerinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3.Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her üç davanın tüm aşamalarında gerek duruşma tutanağına geçen beyanlar ile ve gerekse dilekçeler ile davacıların şirketin feshini değil, kendi paylarının değerinin ödenmesi suretiyle şirket ortaklıklarının sonlandırılmasını talep ettiklerini, davanın nispi harca tabi olduğunu, davanın reddi sebebiyle her bir davacı yönünden ayrı ayrı nisbi ret vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, her bir dava bakımından davalı lehine hükmolunan vekâlet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini belirterek hükmün bu kısım açısından düzeltilmek suretiyle onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, anonim şirketin haklı sebeple feshi ve çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 531 ... maddesi.
3. […] Asıl dava bakımından;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Asıl davada temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacılar vekili ile asıl davada davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde asıl davaya ilişkin olarak ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B. Birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı dava dosyası bakımından davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi;
Ortaklar arasında yaşanan ihtilaflar nedeniyle davaların devam ettiği, ortaklığın ya da birlikte iş yapmanın gerektirdiği güvenin ve saygının sona erdiği, bu aşamadan sonra birlikte ortaklığa devam etmenin mümkün görünmediği, ihtilafların kökleştiği, müzmin bir hâl aldığı ve bu itibarla davada haklı nedenlerle fesih koşullarının gerçekleştiği anlaşılmış ise de; dosya içerisinde yer ... bilgilerden İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinde de ifade edildiği üzere, çoğunluk hisse sahipleri ile şirket çalışanlarının ve şirket faaliyetlerinden yararlanan diğer üçüncü kişilerin menfaatlerinin şirketin devamını gerektirdiği, esasen davacı ortakların da ortaklıktan çıkmayı istedikleri, bu nedenle davalı şirketin haklı nedenle feshi yerine davacı ortakların pay bedellerinin verilecek ...
karar tarihine en yakın tarihteki şirketin mal varlığı ... değerinin tespiti yapılarak hesaplamaya göre davacılara ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesinin somut olaya uygun olacağı gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle bu yöndeki talebin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
C.Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dava dosyası bakımından davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi;
Ortaklar arasında yaşanan ihtilaflar nedeniyle ortaklığın ya da birlikte iş yapmanın gerektirdiği güvenin ve saygının sona erdiği, bu aşamadan sonra birlikte ortaklığa devam etmenin mümkün görünmediği, ihtilafların kökleşmeye ve müzmin bir hâl almaya başladığı ve bu itibarla davada haklı nedenlerle fesih koşullarının gerçekleştiği anlaşılmış ise de; dosya içerisinde yer ... bilgilerden İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinde de ifade edildiği üzere, çoğunluk hisse sahipleri ile şirket çalışanlarının ve şirket faaliyetlerinden yararlanan diğer üçüncü kişilerin menfaatlerinin şirketin devamını gerektirdiği, esasen davacı ortağın da ortaklıktan çıkmayı istediği, bu nedenle davalı şirketin haklı nedenle feshi yerine davacı ortağın pay bedelinin verilecek ...
karar tarihine en yakın tarihteki şirketin ... mal varlığı değerinin tespiti yapılarak hesaplamaya göre davacılara ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesinin somut olaya uygun olacağı gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle bu yöndeki talebin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Asıl davada davacılar vekili ile asıl davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davacılar ile asıl davada davalıya yükletilmesine,
2.Birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı dava dosyasında temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı dava dosyasında davacılara iadesine,
3.Birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dava dosyasında temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dava dosyasında davacıya iadesine,
Bozma sebebine göre birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı dava dosyasında ve birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dava dosyasında davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı dava dosyasında ve birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 E. sayılı dava dosyasında davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989802700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz