6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5115 E. 2023/7154 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahte imza zimmet icazet teamül i̇i̇k 257 3095 sayılı kanun mevduat hesabı vekâlet ücreti 818 sayılı borçlar kanunu terkin yükleten (shipper) karar verilmesine yer olmadığına i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 24/12/2014 tarih, 2014/982 E. ve 2014/569 K. sayılı kararı ile davalı ... aleyhine açılmış dava atiye bırakılmış olduğundan esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılmış davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 23.02.2016 tarih, 2015/5028 E. ve 2016/1896 K. sayılı kararıyla davacı şirketin hesabından çekilen 75.000,00 USD ile 25.000,00 USD'nin şirket hesabından çekildikten sonra kimlerin hesabına yattığı, bu işlemlerin bir nedeninin bulunup bulunmadığı, hesaplarına para yatan kişilerin davacı şirket ile bir ilişkilerinin bulunup bulunmadığının davacı şirketin bu işlemlere icazet verip vermediği noktasında tartışılması, ayrıca ceza yargılamasında; dava konusu edilen miktarların da yargılama konusu olup olmadığının saptanması, ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi ve davacı şirketin yine aynı şekilde hesabından çekilen paralara bir itirazda bulunmaması ile dava konusu işlemlerden sonra işlemler varsa, bu tür işlemlere neden karşı çıkılmadığı hususlarının da davacı şirketin bu para çekimlerini benimseyip benimsemediği noktasında tartışılarak bir sonuca ulaşılması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

C. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 25.04.2018 tarih, 2016/737 E. ve 2018/466 K. sayılı kararı ile davacı tarafından, davalı ... aleyhine açılan dava hakkında mahkemenin 24.12.2014 tarihli kararı ile dava atiye bırakıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 23.02.2016 tarih, 2015/5028 E. ve 2016/1896 K. sayılı kararıyla bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği gerekçesi ile bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ile mudiler arasında kurulmuş yakın ilişkinin, şubeye gelmeden işlem yapma alışkanlığı doğurduğu, bununla birlikte akrabalık bağı bulunan pek çok kişinin aynı şubede hesabının bulunduğu, mevcut durumun hesapların istismarına zemin hazırladığı, davalı banka eski çalışanı ... tarafından gerçekleştirilen usulsüz işlemlerin, genel olarak birbirini tanıyan ya da akraba olan kişiler üzerinden gerçekleştirilmiş olduğu, davacı şirket hesabından çekilen paraların Hayattin ... ve ... ...'nin şahsi hesapları aracı kılınmak suretiyle zimmete geçirildiği, bu şahısların davacı şirket ortağı ... ...'nin amca çocukları olduğu, ancak bu kişilerin davacı şirket ile bir irtibatlarının tespit edilemediği, para transferinin bu kişiler üzerinden yapılmasının eylemi gizlemeye matuf olduğu, nitekim bu kişilerin de ceza yargılaması kapsamında mağdurlardan oldukları, her birinin aynı şubede hesabının olmasının bu işlemlere olanak tanıdığı, ne var ki keyfiyetin yapılan işlemlere icazet olarak değerlendirilemeyeceği, 3 adet toplam 197.979,00 USD tutarındaki işleme ait dekont üzerinde de aynı uyumsuz imzaların bulunmasına, bahse konu 3 adet işlem dekontu üzerindeki imzaların davacı şirket yetkilisinin imzasıyla uyumlu olmamasına rağmen, söz konusu 3 adet işleme itiraz edilmediği, ancak dosya içeriğinden anlaşılabildiği kadarıyla davacı hesabından bahse konu 3 adet usulsüz işlemle çekilen paraların anılan davacı şirket ortaklarının hesaplarına diğer 3.şahıs hesapları üzerinden dolaştırılarak tekrar iade edildiği, bu 3 adet işleme itiraz edilmemesinin tabii olduğu, 3 adet işlemin bir teamül-icazet anlamında yorumlanamayacağı, davacı şirket hesabından sahte imza ile çekilip şirket orakları hesabına ya da davacı şirket hesabına 100.000,00 USD'lik (25.000,00 + 75.000,00) işlem dışında geri dönmeyen bir para hareketine rastlanılamadığı, davacı şirket tasarrufundan çıkarılarak diğer usulsüz işlemlerden farklı olarak da tekrar davacı şirket tasarrufuna döndürülmemiş olan toplamda 100.000,00 USD'nin davalı bankadan tahsili gerektiği gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın kısmen kabulü ile; 100.000,00 USD'nin 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince 04.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti ... efektif satış ... üzerinden Türk Lirası karşılığının davalı ...Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; işlemlere davacının icazetinin bulunduğunu, davacının müterafik kusurunun değerlendirilmediğini, müvekkilinin ağır kusurlu kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu 463 üncü madde.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18502 E. 2015/434 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Karar Düzeltme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1996 E. 2014/5563 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5115 E.  ,  2023/7154 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/257 Esas, 2022/211 Karar

HÜKÜM

Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davalı ... yönünden atiye terk sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı banka tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... İçinsel dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından şube müdürü davalı ...'nın usulsüz işlemleri ile 200.000,00 USD çekildiğini, bu davalı hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek 200.000,00 USD'nin çekildiği 03.02.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek mevduat hesabı ile birlikte davalı banka ile parayı çeken ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davacı vekili yargılama aşamasında davalı ... hakkındaki davasını atiye terk etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; dava konusu işlemlerle firma hesabından çekilen paraların daha sonra firmanın ortaklarının ve yetkililerinin hesaplarına gönderildiğini, bu bedellere hesap sahipleri tarafından itiraz edilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 24/12/2014 tarih, 2014/982 E. ve 2014/569 K. sayılı kararı ile davalı ... aleyhine açılmış dava atiye bırakılmış olduğundan esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılmış davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 23.02.2016 tarih, 2015/5028 E. ve 2016/1896 K. sayılı kararıyla davacı şirketin hesabından çekilen 75.000,00 USD ile 25.000,00 USD'nin şirket hesabından çekildikten sonra kimlerin hesabına yattığı, bu işlemlerin bir nedeninin bulunup bulunmadığı, hesaplarına para yatan kişilerin davacı şirket ile bir ilişkilerinin bulunup bulunmadığının davacı şirketin bu işlemlere icazet verip vermediği noktasında tartışılması, ayrıca ceza yargılamasında; dava konusu edilen miktarların da yargılama konusu olup olmadığının saptanması, ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi ve davacı şirketin yine aynı şekilde hesabından çekilen paralara bir itirazda bulunmaması ile dava konusu işlemlerden sonra işlemler varsa, bu tür işlemlere neden karşı çıkılmadığı hususlarının da davacı şirketin bu para çekimlerini benimseyip benimsemediği noktasında tartışılarak bir sonuca ulaşılması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

C. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 25.04.2018 tarih, 2016/737 E. ve 2018/466 K. sayılı kararı ile davacı tarafından, davalı ... aleyhine açılan dava hakkında mahkemenin 24.12.2014 tarihli kararı ile dava atiye bırakıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 23.02.2016 tarih, 2015/5028 E. ve 2016/1896 K. sayılı kararıyla bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği gerekçesi ile bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ile mudiler arasında kurulmuş yakın ilişkinin, şubeye gelmeden işlem yapma alışkanlığı doğurduğu, bununla birlikte akrabalık bağı bulunan pek çok kişinin aynı şubede hesabının bulunduğu, mevcut durumun hesapların istismarına zemin hazırladığı, davalı banka eski çalışanı ... tarafından gerçekleştirilen usulsüz işlemlerin, genel olarak birbirini tanıyan ya da akraba olan kişiler üzerinden gerçekleştirilmiş olduğu, davacı şirket hesabından çekilen paraların Hayattin ... ve ... ...'nin şahsi hesapları aracı kılınmak suretiyle zimmete geçirildiği, bu şahısların davacı şirket ortağı ... ...'nin amca çocukları olduğu, ancak bu kişilerin davacı şirket ile bir irtibatlarının tespit edilemediği, para transferinin bu kişiler üzerinden yapılmasının eylemi gizlemeye matuf olduğu, nitekim bu kişilerin de ceza yargılaması kapsamında mağdurlardan oldukları, her birinin aynı şubede hesabının olmasının bu işlemlere olanak tanıdığı, ne var ki keyfiyetin yapılan işlemlere icazet olarak değerlendirilemeyeceği, 3 adet toplam 197.979,00 USD tutarındaki işleme ait dekont üzerinde de aynı uyumsuz imzaların bulunmasına, bahse konu 3 adet işlem dekontu üzerindeki imzaların davacı şirket yetkilisinin imzasıyla uyumlu olmamasına rağmen, söz konusu 3 adet işleme itiraz edilmediği, ancak dosya içeriğinden anlaşılabildiği kadarıyla davacı hesabından bahse konu 3 adet usulsüz işlemle çekilen paraların anılan davacı şirket ortaklarının hesaplarına diğer 3.şahıs hesapları üzerinden dolaştırılarak tekrar iade edildiği, bu 3 adet işleme itiraz edilmemesinin tabii olduğu, 3 adet işlemin bir teamül-icazet anlamında yorumlanamayacağı, davacı şirket hesabından sahte imza ile çekilip şirket orakları hesabına ya da davacı şirket hesabına 100.000,00 USD'lik (25.000,00 + 75.000,00) işlem dışında geri dönmeyen bir para hareketine rastlanılamadığı, davacı şirket tasarrufundan çıkarılarak diğer usulsüz işlemlerden farklı olarak da tekrar davacı şirket tasarrufuna döndürülmemiş olan toplamda 100.000,00 USD'nin davalı bankadan tahsili gerektiği gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın kısmen kabulü ile;

100.000,00 USD'nin 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince 04.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti ... efektif satış ... üzerinden Türk Lirası karşılığının davalı ...Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; işlemlere davacının icazetinin bulunduğunu, davacının müterafik kusurunun değerlendirilmediğini, müvekkilinin ağır kusurlu kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu 463 üncü madde.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle ;

Davalı banka vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989788000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.