6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3251 E. 2023/7137 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nitelikli çoğunluk aile şirketi dürüstlük kuralına aykırılık muhalefet şerhi esas sözleşme olağanüstü genel kurul genel kurul kararının iptali depo kararı cy/cy şerhi dürüstlük kuralı olumsuz oy muvafakat iptal davası limited şirket kâr payı yetki ilk derece kararının kaldırılması dava sebebi yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 414

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2018/570 E., 2020/303 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabul edilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete 1/3 oranında ortak olduğunu, şirketin aile şirketi olduğunu, 31.10.2011 tarihinde babası ve kardeşinin kendi aralarında genel kurul yaparak karar alarak müvekkilini müdürlük görevinden aldıklarını, şirket muhasebecisinin 30.09.2018 günü akşamı müvekkilini telefonla arayıp genel kurur var demesi üzerine 01.10.2018 tarihli genel kuruldan müvekkilinin haberi olduğunu, toplantı yapılıp bittikten sonra toplantı ... davetinin kendisine tebliğ edildiğini, müvekkilinin genel kurulda alınan kararları 02.10.2018 tarihinde şirket muhasebecisinden öğrendiğini, müvekkilinin toplantıdan ayrıldıktan sonra gündemin 2-3-5 ve 6 ncı maddelerinin oy birliği ile kabul edildiğini, 4 ncü maddesindeki davacının açmış olduğu alacak davasının ise oylama sonucu reddine karar verildiğini belirterek tutanak tanzim edildiğini, tutanakta kabul edildiği belirtilen 2-3-5 ve 6 ncı maddelerdeki kararların oybirliği ile alındığı belirtilmiş ise de oy birliğinin olmadığını, davacının bu kararlara katılmadığını, imzadan imtina etmiş olmasının da bu kararlara katılmadığını gösterdiğini, kanun hükümlerine aykırı olarak şirketi temsile yetkileri olmadan davacıya karşı açmış bulundukları davaların görülmesinin devamına karar aldıklarını ileri sürerek alınan kararların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 445 ... maddesinde belirtilen kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 01.10.2018 tarihli genel kurulunda alınmış olan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.03.2013 tarihli genel kurulun iptali için açtığı davanın reddedildiğini, kararın Yargıtayca onandığını, şirkete ait Afşar Köyü hudutlarında bulunan Afşar Soğuk ... Deposu yönetici kadrosunun değişmesine rağmen halen eski müdür ... ve çocukları tarafından zorla elde tutulduğunu, tüm gelirinin de kendileri tarafından kullanıldığını, bu deponun geliri ile ilgili ... kuruşun şirkete intikal ettirilmediğini, depo gelirinin tahsili için açtıkları davanın reddedildiğini, kararın istinaf talepleri üzerine hükmün tamamen ortadan kaldırılarak dosyanın mahkemeye iade edildiğini, iptali istenen kararın bu eksikliği yerine getirmek için alındığını, bu kararın alınmasında yapılan olağanüstü toplantı da davayı açan ortak ...'un da bizzat hazır olduğunu, bu karar dolayısı ile ... aleyhine dava açıldığı dikkate alındığında ve bu hususta yetki verildiği düşünüldüğünde ...'un sırf sorumluluktan kaçmak ve ödemeyi geciktirmeye yönelik olarak bu davayı açtığını, olağanüstü genel kurul toplantısının tüm kurallara uygun, yasal şekilde yapıldığını, başlangıçta alınan karara itiraz etmeyen ancak genel kurul bitiminde imzadan imtina ederek dava açma yolunu seçen davacının kötü niyetli olduğunun ortada olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her iki tarafın müşterek tanığı olan şirket muhasebecisinin ve toplantı katibinin beyanında açıkça davacının genel kurul kararlarında oylamada red oyu kullandığını ancak sehven alınan kararlarda oy birliği ile alınmıştır şeklinde yazıldığını, davacının alınan kararlarda olumlu oy kullanmadığını belirttiği, davalı vekilinin her ne kadar davacı oylama da olumsuz oy kullanmış olsa bile oy çokluğu ile alınan kararların geçerli olacağı, sonuca etki etmeyeceği savunmuşsa da Mahkemece bu savunmaya itibar edilmeyerek davacının açmış olduğu davanın 6102 sayılı Kanun'un 445 ... maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabileceği belirtildiğinden açılan davanın bu kapsamda değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 01.10.2018 tarihli genel kurul kararının 3, 5 ve 6 ncı bendinde geçen kararların iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 414 ncü maddesinde ... ortağa ulaşmasa bile ortağın herhangi bir şekilde toplantıda hazır bulunmuşsa ve bu durum karar alınmasını etkilememişse iptal sebebi sayılamayacağının düzenlendiğini, İlk Derece Mahkemesince de davalının toplantıda hazır bulunduğunun kabul edildiğini ve bu hususu iptal sebebi saymadığını, şirketin 2/3 hisseye sahip davalıların çoğunluğu sağladığını, davacının red oyu kullanmasının öneminin olmadığını, ortada iptal sebebi bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; genel kurul tutanağının incelenmesinde davacının genel kurulda olumsuz oy kullandığı ancak olumlu oy kullananların sermaye payı ve ortak sayılı itibariyle de çoğunluğu sağladığının anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 621 ... maddesinin birinci fıkrasında genel kurulda esas sermayeyi temsil eden hissedarların en az 3/2 'sinin toplantıya katılması şartıyla salt çoğunlukta alınabilecek kararların düzenlendiği, sorumluluk davasına muvafakat ilişkin genel kurul kararının bu kararlardan olmadığı gibi toplantıda nitelikli çoğunluk da sağlandığı, genel kurul tutanaklarının incelenmesinde davacının alınan kararlara ret oyu verdiği ve bu nedenle kararları imzalamaktan imtina ettiği ancak davacının kararlara muhalefet şerhi yazmadığı, İlk Derece Mahkemesince davacının ret oyu vermesine rağmen kararların oy birliği ile alındığı ve bu hususun iyi niyet kurallarına aykırı olduğu kabul edilmiş ise de bu değerlendirmenin yerinde olmadığı, eldeki davanın şirket tarafından açılan sorumluluk davasında dava açılmasına muvafakat verildiğine ilişkin dava şartının tamamlanması amacıyla açılmış olup toplantıya tüm ortakların katıldığı ve davacının kararlara karşı ret oyu kullandığı, alınan kararlarda iptali gereken bir husus olmadığı gibi tutanağa göre davacının ret oyu verdiği açık olduğundan kararların sehven oy birliği ile alındığı yönündeki ifadenin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin diğer iki ortağının yok sayılan genel kurul kararı ile karar alıp ... genel kurul yapma yetkilerinin olmadığı halde yaptıkları toplantının da yok hükmünde olduğunu, hem genel kurul toplantısına davetin hem de toplantının kanun hükümlerine aykırı olduğunu, tutanakta kabul edilen 2, 3, 5 ve 6 ncı maddelerdeki kararların oy birliği ile alındığı belirtilmişse de oy birliğinin bulunmadığını, müvekkilinin bu kararlara katılmadığını, diğer ortakların şirketi temsile yetkileri olmadan davacıya karşı açmış oldukları davaların görülmesinin devamına karar verdikleri gibi kendilerini Mahkeme yerine koyarak davacının açmış olduğu davanın reddine karar verdiklerini, alınan kararların dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, limited şirket genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 416, 618 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3209 E. 2023/6867 K.

    Ortak: · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3251 E.  ,  2023/7137 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1534 Esas, 2022/247 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ

Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2018/570 E., 2020/303 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabul edilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete 1/3 oranında ortak olduğunu, şirketin aile şirketi olduğunu, 31.10.2011 tarihinde babası ve kardeşinin kendi aralarında genel kurul yaparak karar alarak müvekkilini müdürlük görevinden aldıklarını, şirket muhasebecisinin 30.09.2018 günü akşamı müvekkilini telefonla arayıp genel kurur var demesi üzerine 01.10.2018 tarihli genel kuruldan müvekkilinin haberi olduğunu, toplantı yapılıp bittikten sonra toplantı ... davetinin kendisine tebliğ edildiğini, müvekkilinin genel kurulda alınan kararları 02.10.2018 tarihinde şirket muhasebecisinden öğrendiğini, müvekkilinin toplantıdan ayrıldıktan sonra gündemin 2-3-5 ve 6 ncı maddelerinin oy birliği ile kabul edildiğini, 4 ncü maddesindeki davacının açmış olduğu alacak davasının ise oylama sonucu reddine karar verildiğini belirterek tutanak tanzim edildiğini, tutanakta kabul edildiği belirtilen 2-3-5 ve 6 ncı maddelerdeki kararların oybirliği ile alındığı belirtilmiş ise de oy birliğinin olmadığını, davacının bu kararlara katılmadığını, imzadan imtina etmiş olmasının da bu kararlara katılmadığını gösterdiğini, kanun hükümlerine aykırı olarak şirketi temsile yetkileri olmadan davacıya karşı açmış bulundukları davaların görülmesinin devamına karar aldıklarını ileri sürerek alınan kararların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 445 ...

maddesinde belirtilen kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 01.10.2018 tarihli genel kurulunda alınmış olan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.03.2013 tarihli genel kurulun iptali için açtığı davanın reddedildiğini, kararın Yargıtayca onandığını, şirkete ait Afşar Köyü hudutlarında bulunan Afşar Soğuk ... Deposu yönetici kadrosunun değişmesine rağmen halen eski müdür ... ve çocukları tarafından zorla elde tutulduğunu, tüm gelirinin de kendileri tarafından kullanıldığını, bu deponun geliri ile ilgili ... kuruşun şirkete intikal ettirilmediğini, depo gelirinin tahsili için açtıkları davanın reddedildiğini, kararın istinaf talepleri üzerine hükmün tamamen ortadan kaldırılarak dosyanın mahkemeye iade edildiğini, iptali istenen kararın bu eksikliği yerine getirmek için alındığını, bu kararın alınmasında yapılan olağanüstü toplantı da davayı açan ortak ...'un da bizzat hazır olduğunu, bu karar dolayısı ile ...

aleyhine dava açıldığı dikkate alındığında ve bu hususta yetki verildiği düşünüldüğünde ...'un sırf sorumluluktan kaçmak ve ödemeyi geciktirmeye yönelik olarak bu davayı açtığını, olağanüstü genel kurul toplantısının tüm kurallara uygun, yasal şekilde yapıldığını, başlangıçta alınan karara itiraz etmeyen ancak genel kurul bitiminde imzadan imtina ederek dava açma yolunu seçen davacının kötü niyetli olduğunun ortada olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her iki tarafın müşterek tanığı olan şirket muhasebecisinin ve toplantı katibinin beyanında açıkça davacının genel kurul kararlarında oylamada red oyu kullandığını ancak sehven alınan kararlarda oy birliği ile alınmıştır şeklinde yazıldığını, davacının alınan kararlarda olumlu oy kullanmadığını belirttiği, davalı vekilinin her ne kadar davacı oylama da olumsuz oy kullanmış olsa bile oy çokluğu ile alınan kararların geçerli olacağı, sonuca etki etmeyeceği savunmuşsa da Mahkemece bu savunmaya itibar edilmeyerek davacının açmış olduğu davanın 6102 sayılı Kanun'un 445 ... maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabileceği belirtildiğinden açılan davanın bu kapsamda değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 01.10.2018 tarihli genel kurul kararının 3, 5 ve 6 ncı bendinde geçen kararların iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 414 ncü maddesinde ... ortağa ulaşmasa bile ortağın herhangi bir şekilde toplantıda hazır bulunmuşsa ve bu durum karar alınmasını etkilememişse iptal sebebi sayılamayacağının düzenlendiğini, İlk Derece Mahkemesince de davalının toplantıda hazır bulunduğunun kabul edildiğini ve bu hususu iptal sebebi saymadığını, şirketin 2/3 hisseye sahip davalıların çoğunluğu sağladığını, davacının red oyu kullanmasının öneminin olmadığını, ortada iptal sebebi bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; genel kurul tutanağının incelenmesinde davacının genel kurulda olumsuz oy kullandığı ancak olumlu oy kullananların sermaye payı ve ortak sayılı itibariyle de çoğunluğu sağladığının anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 621 ... maddesinin birinci fıkrasında genel kurulda esas sermayeyi temsil eden hissedarların en az 3/2 'sinin toplantıya katılması şartıyla salt çoğunlukta alınabilecek kararların düzenlendiği, sorumluluk davasına muvafakat ilişkin genel kurul kararının bu kararlardan olmadığı gibi toplantıda nitelikli çoğunluk da sağlandığı, genel kurul tutanaklarının incelenmesinde davacının alınan kararlara ret oyu verdiği ve bu nedenle kararları imzalamaktan imtina ettiği ancak davacının kararlara muhalefet şerhi yazmadığı, İlk Derece Mahkemesince davacının ret oyu vermesine rağmen kararların oy birliği ile alındığı ve bu hususun iyi niyet kurallarına aykırı olduğu kabul edilmiş ise de bu değerlendirmenin yerinde olmadığı, eldeki davanın şirket tarafından açılan sorumluluk davasında dava açılmasına muvafakat verildiğine ilişkin dava şartının tamamlanması amacıyla açılmış olup toplantıya tüm ortakların katıldığı ve davacının kararlara karşı ret oyu kullandığı, alınan kararlarda iptali gereken bir husus olmadığı gibi tutanağa göre davacının ret oyu verdiği açık olduğundan kararların sehven oy birliği ile alındığı yönündeki ifadenin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin diğer iki ortağının yok sayılan genel kurul kararı ile karar alıp ... genel kurul yapma yetkilerinin olmadığı halde yaptıkları toplantının da yok hükmünde olduğunu, hem genel kurul toplantısına davetin hem de toplantının kanun hükümlerine aykırı olduğunu, tutanakta kabul edilen 2, 3, 5 ve 6 ncı maddelerdeki kararların oy birliği ile alındığı belirtilmişse de oy birliğinin bulunmadığını, müvekkilinin bu kararlara katılmadığını, diğer ortakların şirketi temsile yetkileri olmadan davacıya karşı açmış oldukları davaların görülmesinin devamına karar verdikleri gibi kendilerini Mahkeme yerine koyarak davacının açmış olduğu davanın reddine karar verdiklerini, alınan kararların dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, limited şirket genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 416, 618 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989782000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.