Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3251 E. 2023/7137 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nitelikli çoğunluk↗ aile şirketi↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ muhalefet şerhi↗ esas sözleşme↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ depo kararı↗ cy/cy şerhi↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ muvafakat↗ iptal davası↗ limited şirket↗ kâr payı↗ yetki↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/570 E., 2020/303 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabul edilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete 1/3 oranında ortak olduğunu, şirketin aile şirketi olduğunu, 31.10.2011 tarihinde babası ve kardeşinin kendi aralarında genel kurul yaparak karar alarak müvekkilini müdürlük görevinden aldıklarını, şirket muhasebecisinin 30.09.2018 günü akşamı müvekkilini telefonla arayıp genel kurur var demesi üzerine 01.10.2018 tarihli genel kuruldan müvekkilinin haberi olduğunu, toplantı yapılıp bittikten sonra toplantı ... davetinin kendisine tebliğ edildiğini, müvekkilinin genel kurulda alınan kararları 02.10.2018 tarihinde şirket muhasebecisinden öğrendiğini, müvekkilinin toplantıdan ayrıldıktan sonra gündemin 2-3-5 ve 6 ncı maddelerinin oy birliği ile kabul edildiğini, 4 ncü maddesindeki davacının açmış olduğu alacak davasının ise oylama sonucu reddine karar verildiğini belirterek tutanak tanzim edildiğini, tutanakta kabul edildiği belirtilen 2-3-5 ve 6 ncı maddelerdeki kararların oybirliği ile alındığı belirtilmiş ise de oy birliğinin olmadığını, davacının bu kararlara katılmadığını, imzadan imtina etmiş olmasının da bu kararlara katılmadığını gösterdiğini, kanun hükümlerine aykırı olarak şirketi temsile yetkileri olmadan davacıya karşı açmış bulundukları davaların görülmesinin devamına karar aldıklarını ileri sürerek alınan kararların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 445 ... maddesinde belirtilen kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 01.10.2018 tarihli genel kurulunda alınmış olan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.03.2013 tarihli genel kurulun iptali için açtığı davanın reddedildiğini, kararın Yargıtayca onandığını, şirkete ait Afşar Köyü hudutlarında bulunan Afşar Soğuk ... Deposu yönetici kadrosunun değişmesine rağmen halen eski müdür ... ve çocukları tarafından zorla elde tutulduğunu, tüm gelirinin de kendileri tarafından kullanıldığını, bu deponun geliri ile ilgili ... kuruşun şirkete intikal ettirilmediğini, depo gelirinin tahsili için açtıkları davanın reddedildiğini, kararın istinaf talepleri üzerine hükmün tamamen ortadan kaldırılarak dosyanın mahkemeye iade edildiğini, iptali istenen kararın bu eksikliği yerine getirmek için alındığını, bu kararın alınmasında yapılan olağanüstü toplantı da davayı açan ortak ...'un da bizzat hazır olduğunu, bu karar dolayısı ile ... aleyhine dava açıldığı dikkate alındığında ve bu hususta yetki verildiği düşünüldüğünde ...'un sırf sorumluluktan kaçmak ve ödemeyi geciktirmeye yönelik olarak bu davayı açtığını, olağanüstü genel kurul toplantısının tüm kurallara uygun, yasal şekilde yapıldığını, başlangıçta alınan karara itiraz etmeyen ancak genel kurul bitiminde imzadan imtina ederek dava açma yolunu seçen davacının kötü niyetli olduğunun ortada olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her iki tarafın müşterek tanığı olan şirket muhasebecisinin ve toplantı katibinin beyanında açıkça davacının genel kurul kararlarında oylamada red oyu kullandığını ancak sehven alınan kararlarda oy birliği ile alınmıştır şeklinde yazıldığını, davacının alınan kararlarda olumlu oy kullanmadığını belirttiği, davalı vekilinin her ne kadar davacı oylama da olumsuz oy kullanmış olsa bile oy çokluğu ile alınan kararların geçerli olacağı, sonuca etki etmeyeceği savunmuşsa da Mahkemece bu savunmaya itibar edilmeyerek davacının açmış olduğu davanın 6102 sayılı Kanun'un 445 ... maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabileceği belirtildiğinden açılan davanın bu kapsamda değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 01.10.2018 tarihli genel kurul kararının 3, 5 ve 6 ncı bendinde geçen kararların iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 414 ncü maddesinde ... ortağa ulaşmasa bile ortağın herhangi bir şekilde toplantıda hazır bulunmuşsa ve bu durum karar alınmasını etkilememişse iptal sebebi sayılamayacağının düzenlendiğini, İlk Derece Mahkemesince de davalının toplantıda hazır bulunduğunun kabul edildiğini ve bu hususu iptal sebebi saymadığını, şirketin 2/3 hisseye sahip davalıların çoğunluğu sağladığını, davacının red oyu kullanmasının öneminin olmadığını, ortada iptal sebebi bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; genel kurul tutanağının incelenmesinde davacının genel kurulda olumsuz oy kullandığı ancak olumlu oy kullananların sermaye payı ve ortak sayılı itibariyle de çoğunluğu sağladığının anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 621 ... maddesinin birinci fıkrasında genel kurulda esas sermayeyi temsil eden hissedarların en az 3/2 'sinin toplantıya katılması şartıyla salt çoğunlukta alınabilecek kararların düzenlendiği, sorumluluk davasına muvafakat ilişkin genel kurul kararının bu kararlardan olmadığı gibi toplantıda nitelikli çoğunluk da sağlandığı, genel kurul tutanaklarının incelenmesinde davacının alınan kararlara ret oyu verdiği ve bu nedenle kararları imzalamaktan imtina ettiği ancak davacının kararlara muhalefet şerhi yazmadığı, İlk Derece Mahkemesince davacının ret oyu vermesine rağmen kararların oy birliği ile alındığı ve bu hususun iyi niyet kurallarına aykırı olduğu kabul edilmiş ise de bu değerlendirmenin yerinde olmadığı, eldeki davanın şirket tarafından açılan sorumluluk davasında dava açılmasına muvafakat verildiğine ilişkin dava şartının tamamlanması amacıyla açılmış olup toplantıya tüm ortakların katıldığı ve davacının kararlara karşı ret oyu kullandığı, alınan kararlarda iptali gereken bir husus olmadığı gibi tutanağa göre davacının ret oyu verdiği açık olduğundan kararların sehven oy birliği ile alındığı yönündeki ifadenin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin diğer iki ortağının yok sayılan genel kurul kararı ile karar alıp ... genel kurul yapma yetkilerinin olmadığı halde yaptıkları toplantının da yok hükmünde olduğunu, hem genel kurul toplantısına davetin hem de toplantının kanun hükümlerine aykırı olduğunu, tutanakta kabul edilen 2, 3, 5 ve 6 ncı maddelerdeki kararların oy birliği ile alındığı belirtilmişse de oy birliğinin bulunmadığını, müvekkilinin bu kararlara katılmadığını, diğer ortakların şirketi temsile yetkileri olmadan davacıya karşı açmış oldukları davaların görülmesinin devamına karar verdikleri gibi kendilerini Mahkeme yerine koyarak davacının açmış olduğu davanın reddine karar verdiklerini, alınan kararların dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 416, 618 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3209 E. 2023/6867 K.
Ortak:aile şirketi · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · depo kararı · temsil · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete 1/3 oranında ortak olduğunu, şirketin «aile şirketi» olduğunu, 31.10.2011 tarihinde babası ve kardeşinin kendi aralarında genel kurul yaparak karar alarak müvekkilini müdürlük görevinden aldıklarını, şirket muhasebecisinin 30.09.2018 günü akşamı müvekkilini telefonla arayıp genel kurur var demesi üzerine 01.10.2018 tarihli genel kuruldan müvekkilinin haberi olduğunu, toplantı yapılıp bittikten sonra toplantı ... davetinin kendisine tebliğ edildiğini, müvekkilinin genel kurulda alınan kararları 02.10.2018 tarihinde şirket muhasebecisinden öğrendiğini, müvekkilinin toplantıdan ayrıldıktan sonra gündemin 2-3-5 ve 6 ncı maddelerinin oy birliği ile kabul edildiğini, 4 ncü maddesindeki davacının açmış olduğu alacak davasının ise oylama sonucu reddine karar verildiğini belirterek tutanak tanzim edildiğini, tutanakta kabul edildiği belirtilen 2-3-5 ve 6 ncı maddelerdeki kararların oybirliği ile alındığı belirtilmiş ise de oy birliğinin olmadığını, davacının bu kararlara katılmadığını, imzadan imtina etmiş olmasının da bu kararlara katılmadığını gösterdiğini, kanun hükümlerine aykırı olarak şirketi «temsile» yetkileri olmadan davacıya karşı açmış bulundukları davaların görülmesinin devamına karar aldıklarını ileri sürerek alınan kararların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 445 ... maddesinde belirtilen kanun veya «esas sözleşme» hükümlerine ve özellikle «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 01.10.2018 tarihli genel kurulunda alınmış olan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… yönetici kadrosunun değişmesine rağmen halen eski müdür ... ve çocukları tarafından zorla elde tutulduğunu, tüm gelirinin de kendileri tarafından kullanıldığını, bu «deponun» geliri ile ilgili ... kuruşun şirkete intikal ettirilmediğini, depo gelirinin tahsili için açtıkları davanın reddedildiğini, kararın istinaf talepleri üzerine hükmün tamamen ortadan kaldırılarak dosyanın mahkemeye iade edildiğini, iptali istenen kararın bu eksikliği yerine getirmek için alındığını, bu kararın alınmasında yapılan olağanüstü toplantı da davayı açan ortak ...'un da bizzat hazır olduğunu, bu karar dolayısı ile ... aleyhine dava açıldığı dikkate alındığında ve bu hususta «yetki» verildiği düşünüldüğünde ...'un sırf sorumluluktan kaçmak ve ödemeyi geciktirmeye yönelik olarak bu davayı açtığını, «olağanüstü genel kurul» toplantısının tüm kurallara uygun, yasal şekilde yapıldığını, başlangıçta alınan karara itiraz etmeyen ancak genel kurul bitiminde imzadan imtina ederek dava açma …
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… etici kadrosunun değişmesine rağmen halen eski müdür davacı ve çocukları tarafından zorla elde tutulduğu ve tüm gelirinin de kendileri tarafından kullanıldığını, bu «depo» gelirinin şirkete intikal ettirilmediğini, depo gelirinin tahsili için Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın reddedilmesi üzerine kararın istinaf edildiği, bölge adliye mahkemesince şirket adına diğer hissedarlar aleyhine dava açmak için genel kurul kararı istendiğini, iptali istenilen kararın bunu yerine getirmek için alındığını, kararın alınmasında yapılan olağanüstü toplantıda da davacının bizzat hazır olduğunu, «olağanüstü genel kurul» toplantısının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) toplantı ile ilgili tüm kurallara uygun olarak yapıldığını, başlangıçta alınan karara itiraz …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin bir «aile şirketi» olduğunu, müvekkilinin «şirket müdürü» olarak görev yaparken şirket ortaklarından babası ... ile ortaya çıkan ailevi problemler nedeniyle 31.01.2011 tarihinde müvekkilinin haberi olmaksızın babası ve kardeşi tarafından şirket genel kurul toplantısı yapılarak müvekkilinin müdürlük «yetkisinin» alındığını, buna ilişkin dava açtıklarını, «yokluk» ve «butlan» halinde genel kurul kararının yok hükmünde sayılacağından dolayı yapılmış olan genel kurul kararlarının ve tüm işlemlerin yok sayıldığını, 17.01.2019 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısının gerektirici sebepler içermediği ve olağanüstü kurul kararı ile alınacak kararlar olmadığının ortada olduğunu, şirketin olağanüstü bir toplantı yapmas …
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çağrısız genel kurul · toplantı ve karar nisabı · yoklukla malul karar · karar nisabı · toplantı tutanağı · butlan · yokluk · şirket merkezi mahkemesi
Benzer bu kararda… r tarafından hazırlanarak, davacıya toplantı gününün tebliğ edildiği, davacının toplantıya katılarak genel kurulda alınanan kararların içeriğine muhalefet ettiği ve «toplantı tutanağına» imza atmadığı, dava konusu «ortaklar kurul» toplantısının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun'un 617 nci maddesinde genel kurulu müdürlerin toplantıya çağıracağının düzenlendiği, somut olayda da iptali istenen genel kurulu o tarihte müdür olan davalıların toplantıya çağırdığı ve genel kurulu yaptıkları, ancak davacının, davalıların kendilerini müdür olarak atadıkları 31.11.2011 tarihli genel kurulun «yoklukla» batıl olduğuna ilişkin dava açtığı ve açılan davanın reddedildiğinin anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 622 nci maddesinin yollamasıyla uygulanacak olan 416 ncı maddesinde «çağrısız genel kurula» ilişkin düzenlemeye yer verilmiş olup anılan maddeye göre, bütün «pay sahipleri» veya «temsilcileri», aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde genel kurul toplantılarına dair olan diğer hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrı hakkındaki merasime riayet etmeksizin de genel kurul olarak toplanabileceği ve bu «toplantı nisabı» var olduğu sürece karar alabileceği, diğer bir anlatımla, anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu çağrısız bir genel kurulun var sayılmasını, bütün pay sahipleri veya temsilcilerinin hazır bulunmaları, pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları ve bu toplantı nisabının toplantı sonuna kadar var olması şartlarının gerçekleşmesi durumunda kabul ettiği, tek bir payın sahibi veya temsilcisi bulunmaz veya toplantıyı «terk» ederse ya da katılıp toplantı şekline itiraz ederse, bir genel kurulun gidişini etkileyebilecek durumda olup olmaması da durumu değiştirmeyeceği, davacının 17.01.2019 tarihli genel kurula katıldığı ve toplantı şekline itiraz etmediği toplantı tutanağından anlaşıldığı, davacının toplantı sonuna kadar tüm kararların görüşülmesi sırasında kararların esasına ilişkin görüş bildirdiği ve en «son» kararları kabul etmediğini belirttiği ve imzadan imtina etmiş olduğundan 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesindeki çağrısız genel kurula ilişkin şartlar gerçekleşmiş olmakla, genel kurulun «yoklukla malul» olduğunu söylemeye olanak bulunmadığı, davacı tarafından genel kurulun iptali için başka bir sebep de ileri sürülmediğinden ve iptali gerektirir kanunun «emredici» hükümlerine aykırı bir durum da görülmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin bir «aile şirketi» olduğunu, müvekkilinin «şirket müdürü» olarak görev yaparken şirket ortaklarından babası ... ile ortaya çıkan ailevi problemler nedeniyle 31.01.2011 tarihinde müvekkilinin haberi olmaksızın babası ve kardeşi tarafından şirket genel kurul toplantısı yapılarak müvekkilinin müdürlük «yetkisinin» alındığını, buna ilişkin dava açtıklarını, «yokluk» ve «butlan» halinde genel kurul kararının yok hükmünde sayılacağından dolayı yapılmış olan genel kurul kararlarının ve tüm işlemlerin yok sayıldığını, 17.01.2019 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısının gerektirici sebepler içermediği ve olağanüstü kurul kararı ile alınacak kararlar olmadığının ortada olduğunu, şirketin olağanüstü bir toplantı yapmas …
Noterliğinden 08.01.2019 tarih ve 00077 yevmiye numaralı genel kurul davetinin müvekkiline gönderildiğini, 17.01.2019 tarihli genel kurulun «şirket merkezinde» yapılacağı bildirilmiş olmasına rağmen başka bir adreste, şirket muhasebecisinin iş yerinde yapılarak yasada belirtilen şartlara uygun olarak yapılmadığını, «olağanüstü genel kurul» toplantısı yapılmasını gerektirecek bir gündemin söz konusu olmadığını ileri sürerek 17.01.2019 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların iptaline karar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3251 E. , 2023/7137 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1534 Esas, 2022/247 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2018/570 E., 2020/303 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabul edilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete 1/3 oranında ortak olduğunu, şirketin aile şirketi olduğunu, 31.10.2011 tarihinde babası ve kardeşinin kendi aralarında genel kurul yaparak karar alarak müvekkilini müdürlük görevinden aldıklarını, şirket muhasebecisinin 30.09.2018 günü akşamı müvekkilini telefonla arayıp genel kurur var demesi üzerine 01.10.2018 tarihli genel kuruldan müvekkilinin haberi olduğunu, toplantı yapılıp bittikten sonra toplantı ... davetinin kendisine tebliğ edildiğini, müvekkilinin genel kurulda alınan kararları 02.10.2018 tarihinde şirket muhasebecisinden öğrendiğini, müvekkilinin toplantıdan ayrıldıktan sonra gündemin 2-3-5 ve 6 ncı maddelerinin oy birliği ile kabul edildiğini, 4 ncü maddesindeki davacının açmış olduğu alacak davasının ise oylama sonucu reddine karar verildiğini belirterek tutanak tanzim edildiğini, tutanakta kabul edildiği belirtilen 2-3-5 ve 6 ncı maddelerdeki kararların oybirliği ile alındığı belirtilmiş ise de oy birliğinin olmadığını, davacının bu kararlara katılmadığını, imzadan imtina etmiş olmasının da bu kararlara katılmadığını gösterdiğini, kanun hükümlerine aykırı olarak şirketi temsile yetkileri olmadan davacıya karşı açmış bulundukları davaların görülmesinin devamına karar aldıklarını ileri sürerek alınan kararların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 445 ...
maddesinde belirtilen kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 01.10.2018 tarihli genel kurulunda alınmış olan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.03.2013 tarihli genel kurulun iptali için açtığı davanın reddedildiğini, kararın Yargıtayca onandığını, şirkete ait Afşar Köyü hudutlarında bulunan Afşar Soğuk ... Deposu yönetici kadrosunun değişmesine rağmen halen eski müdür ... ve çocukları tarafından zorla elde tutulduğunu, tüm gelirinin de kendileri tarafından kullanıldığını, bu deponun geliri ile ilgili ... kuruşun şirkete intikal ettirilmediğini, depo gelirinin tahsili için açtıkları davanın reddedildiğini, kararın istinaf talepleri üzerine hükmün tamamen ortadan kaldırılarak dosyanın mahkemeye iade edildiğini, iptali istenen kararın bu eksikliği yerine getirmek için alındığını, bu kararın alınmasında yapılan olağanüstü toplantı da davayı açan ortak ...'un da bizzat hazır olduğunu, bu karar dolayısı ile ...
aleyhine dava açıldığı dikkate alındığında ve bu hususta yetki verildiği düşünüldüğünde ...'un sırf sorumluluktan kaçmak ve ödemeyi geciktirmeye yönelik olarak bu davayı açtığını, olağanüstü genel kurul toplantısının tüm kurallara uygun, yasal şekilde yapıldığını, başlangıçta alınan karara itiraz etmeyen ancak genel kurul bitiminde imzadan imtina ederek dava açma yolunu seçen davacının kötü niyetli olduğunun ortada olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her iki tarafın müşterek tanığı olan şirket muhasebecisinin ve toplantı katibinin beyanında açıkça davacının genel kurul kararlarında oylamada red oyu kullandığını ancak sehven alınan kararlarda oy birliği ile alınmıştır şeklinde yazıldığını, davacının alınan kararlarda olumlu oy kullanmadığını belirttiği, davalı vekilinin her ne kadar davacı oylama da olumsuz oy kullanmış olsa bile oy çokluğu ile alınan kararların geçerli olacağı, sonuca etki etmeyeceği savunmuşsa da Mahkemece bu savunmaya itibar edilmeyerek davacının açmış olduğu davanın 6102 sayılı Kanun'un 445 ... maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabileceği belirtildiğinden açılan davanın bu kapsamda değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 01.10.2018 tarihli genel kurul kararının 3, 5 ve 6 ncı bendinde geçen kararların iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 414 ncü maddesinde ... ortağa ulaşmasa bile ortağın herhangi bir şekilde toplantıda hazır bulunmuşsa ve bu durum karar alınmasını etkilememişse iptal sebebi sayılamayacağının düzenlendiğini, İlk Derece Mahkemesince de davalının toplantıda hazır bulunduğunun kabul edildiğini ve bu hususu iptal sebebi saymadığını, şirketin 2/3 hisseye sahip davalıların çoğunluğu sağladığını, davacının red oyu kullanmasının öneminin olmadığını, ortada iptal sebebi bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; genel kurul tutanağının incelenmesinde davacının genel kurulda olumsuz oy kullandığı ancak olumlu oy kullananların sermaye payı ve ortak sayılı itibariyle de çoğunluğu sağladığının anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 621 ... maddesinin birinci fıkrasında genel kurulda esas sermayeyi temsil eden hissedarların en az 3/2 'sinin toplantıya katılması şartıyla salt çoğunlukta alınabilecek kararların düzenlendiği, sorumluluk davasına muvafakat ilişkin genel kurul kararının bu kararlardan olmadığı gibi toplantıda nitelikli çoğunluk da sağlandığı, genel kurul tutanaklarının incelenmesinde davacının alınan kararlara ret oyu verdiği ve bu nedenle kararları imzalamaktan imtina ettiği ancak davacının kararlara muhalefet şerhi yazmadığı, İlk Derece Mahkemesince davacının ret oyu vermesine rağmen kararların oy birliği ile alındığı ve bu hususun iyi niyet kurallarına aykırı olduğu kabul edilmiş ise de bu değerlendirmenin yerinde olmadığı, eldeki davanın şirket tarafından açılan sorumluluk davasında dava açılmasına muvafakat verildiğine ilişkin dava şartının tamamlanması amacıyla açılmış olup toplantıya tüm ortakların katıldığı ve davacının kararlara karşı ret oyu kullandığı, alınan kararlarda iptali gereken bir husus olmadığı gibi tutanağa göre davacının ret oyu verdiği açık olduğundan kararların sehven oy birliği ile alındığı yönündeki ifadenin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin diğer iki ortağının yok sayılan genel kurul kararı ile karar alıp ... genel kurul yapma yetkilerinin olmadığı halde yaptıkları toplantının da yok hükmünde olduğunu, hem genel kurul toplantısına davetin hem de toplantının kanun hükümlerine aykırı olduğunu, tutanakta kabul edilen 2, 3, 5 ve 6 ncı maddelerdeki kararların oy birliği ile alındığı belirtilmişse de oy birliğinin bulunmadığını, müvekkilinin bu kararlara katılmadığını, diğer ortakların şirketi temsile yetkileri olmadan davacıya karşı açmış oldukları davaların görülmesinin devamına karar verdikleri gibi kendilerini Mahkeme yerine koyarak davacının açmış olduğu davanın reddine karar verdiklerini, alınan kararların dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 416, 618 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989782000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz