Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2409 E. 2023/7121 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap mutabakatı↗ muarazanın giderilmesi↗ mutabakat↗ muvazaa↗ şirket zararı↗ ifa↗ yönetim kurulu kararı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, davacı şirketin davalıların eylemleri nedeniyle zarara uğratıldığının tespiti ve tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12057 E. 2013/10349 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · Tazminat
Benzer bu karardaŞti. arasında Mart 2000 tarihinde imzalanan sözleşmeden sonra 2001 tarihinde müdür olan ...'un «ibra» edildiği, genel kurulun ibra kararı vermesinden sonra anonim ortaklık «yönetim kurulu» üyelerine ve 342. madde anlamında müdürlere karşı ibranın kapsamına giren işlemler nedeniyle «tazminat davası» açılamayacağı, diğer davalılar açısından, ceza dosyaları ve dava dosyası incelendiğinde, davacının zararına yol açtığı iddia edilen işlemlere katılmadıkları veya o …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · ibra · tazminat davası
Benzer bu karardaŞti. arasında Mart 2000 tarihinde imzalanan sözleşmeden sonra 2001 tarihinde müdür olan ...'un «ibra» edildiği, genel kurulun ibra kararı vermesinden sonra anonim ortaklık «yönetim kurulu» üyelerine ve 342. madde anlamında müdürlere karşı ibranın kapsamına giren işlemler nedeniyle «tazminat davası» açılamayacağı, diğer davalılar açısından, ceza dosyaları ve dava dosyası incelendiğinde, davacının zararına yol açtığı iddia edilen işlemlere katılmadıkları veya o …
Bu şekilde bir «ibranın» varlığı halinde ise zarara neden olsalar dahi sorumlular aleyhine «sorumluluk davası» açılamaz.
2-Davalı ... yönünden yapılan temyiz itirazının incelenmesine gelince; şirket yönetiminin zarara yol açan işlem ve eylemleri genel kurulda tüm açıklıkla ve ayrıntılarıyla açıklanıp irdelenmişse yapılan «ibra» gerçek anlamda borçtan kurtarma ve aklama niteliği taşır.
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf gerçekte 15.000 USD bedelle yapılması mümkün olan işin 200.000 USD bedelle yaptırıldığı ve şirketin bu şekilde zarara uğratıldığını ileri sürdüğünden genel kurulda yapılan «ibranın» aklanma sonucunu doğurabilmesi için davada ileri sürülen ayrıntının faaliyet raporunda tartışılması ve buna rağmen ibra kararı alınmış olması gerekir.
-
İlk tescili yapılmamış sıfır aracın mülkiyeti teslimle geçer, rehin devam eder
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4415 E. 2024/6212 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı
Benzer bu karardaNoterliğine başvurulduğunu, ancak araçların kaydında davalı banka lehine «rehin» bulunması nedenle sistemin araçların tesciline izin vermediğini, Otodem Otomotiv yetkililerinden, araçların Adım Otomotiv'den alındığını, bu nedenle bankanın araçların «kaydına» rehin koyamayacağını öğrendiğini, Otodem'in araçları 26.07.2018 ve 31.07.2018 tarihlerinde düzenlenen faturalar ile Adım Otomotiv'den aldığını, müvekkiline araçları satan Otodem ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmelere göre bankanın Otodem'in distribütörlerden alacağı araçları finanse edeceğini, oysa Otodem'in araçları distribütör Baylas'tan almadığını, bu nedenle davalı banka lehine konulan rehinlerin usulsüz olduğunu, araçları personel taşımacılığı yapmak için satın alan müvekkilinin rehin nedeniyle araçları tescil ettiremediğini ve çalışamayarak «kazanç kaybına» uğradığını ileri sürerek araçların kaydına davalı banka tarafından konulan rehinlerin kaldırılmasına, 94.496,00 TL kazanç kaybının «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından dava dışı Otodem Otomotiv'e «garantili» bayi spot kredi kullandırıldığı, kredilerin kullanımı esnasında Otodem tarafından distribütör Baylas Otomotiv tarafından keşide edilen, muhatabının Otodem Otomotiv Şirketi olduğu e-faturaların «ibraz» edildiği, ancak söz konusu e-faturaların gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığı, dava konusu araçların ilk faturası ve satışının Baylas Otomotiv tarafından Adım Otomotiv şirketine yapıldığı, bu durumda garantili bayi spot kredinin özel şartları nedeniyle, dava dışı Otodem şirketinin kredi kullanmak amacıyla sahte «fatura» ibraz etmiş olabileceği, «sözleşmelerin nispiliği ilkesi» gereğince, kişilerin ancak kendi iradeleri ile akdettikleri «sözleşmeden doğan» borçları ifaya zorlanabilecek veya bu sözleşmeden doğan hakları talep etme «yetkisine» sahip olabilecekleri, her ne kadar dava dışı Otodem şirketince yanıltıcı mahiyette fatura ibraz edilmiş olsa da, davalı banka tarafından kredi tahsis edilerek fatura bedelleri ödenip kullandırılan kredilere istinaden de araçlara «rehin» «şerhi» tesis edildiği, davacının davalı banka ile dava dışı Otodem şirketi arasında imzalanan «kredi sözleşmelerinin» borçlusu, «kefili» veya tarafı olmadığı, dolayısıyla dava konusu araçlar üzerindeki rehinlerin «geçersiz» şekilde kurulması veya davalı «bankanın özen yükümlülüğünü» ihlal ederek faturalar üzerinde gerekli incelemeyi yapmaksızın kredi kullandırarak rehin kurması halinde dahi, rehinlerin geçersiz olduğu ve kaldırılması gerektiğine ilişkin talebi ileri sürebilecek olan, dava dışı Otodem şirketi olup, davacının tarafı olmadığı bir sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunmasının mümkün olmadığı, diğer yandan taşınır eşya olan motorlu araçların, taşıdıkları önem ve risk sebebiyle diğer taşınır eşyaların bağlı olduğu mülkiyeti devir rejiminden farklı olarak daha sıkı «şekil şartlarına» tabi tutulduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre araç sahiplerinin araçlarını yönetmelikle belirtilen esaslara göre yetkili kuruluşa tescil ettirmek ve tescil belgesi almak zorunda olduğu, 2918 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre ise noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirlerin geçersiz olduğu, söz konusu hükümlerin, araçların mülkiyetinin devrinin sağlanması için «geçerlilik şartını» oluşturduğu, dava dışı Otodem şirketi ile davacı arasında noterden yapılmış geçerli bir satış ve tescil işlemi bulunmadığı, davacı tarafça araçlara ilişkin ÖTV'nin yatırılmasının da, davacıyı araçların maliki kılmadığı göz önüne alındığında, mülkiyet hakkına sahip olmadığı araçlara ilişkin rehnin geçersizliğinin veya «kazanç kaybı» taleplerinin davalı bankaya karşı ileri sürülmesinin olanaklı olmadığı, davacı tarafın, varsa yaptığı ödemeleri, «masrafları» ve kazanç kaybını «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre ancak dava dışı satıcıdan talep edebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu araçları Citroen bayisi olan Otodem Otomotiv'den satın ve «teslim» aldığını, araçların ÖTV'sini de yatırdığını, ancak araçlar üzerinde davalı banka lehine «rehin» «kaydı» bulunması nedeniyle araçların müvekkili adına tescil edilmediğini, Otodem Otomotiv'in araçları distribütör olan Baylas Otomotiv'den değil, Adım Otomotiv'den aldığını, rehnin ancak distribütörden alınacak araçlar için konulabilecek olması nedeniyle davalı bankanın araçların kaydına rehin koyamayacağını, davalı bankaya başvurulmasına rağmen rehinler kaldırılmadığı gibi müvekkilinin «kazanç kaybının» da ödenmediğini, müvekkilinin davalı bankanın «kusuru» nedeniyle araçları adına tescil ettiremediğini, henüz tescili yapılmamış olan araçların mülkiyetinin satış ve teslim ile müvekkiline geçtiğini, bu nedenle müvekkilinin bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğunu, davalı bankanın kredi kullandırdığı Otodem tarafından sunulan faturaları incelemeyerek kusurlu davrandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının …
… ih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dava dışı Citroen bayisi Otodem Otomotiv'den 31.07.2018 tarihli faturalar konusu iki adet sıfır aracın satın ve «teslim» alındığı, araçların ÖTV tutarlarının da davacı tarafından ödendiği, ancak araçlar üzerinde davalı banka lehine «rehin» «kaydı» bulunması nedeniyle araçların davacı adına tescil edilmediği, sunulan kayıtlara göre araçların distribütör Baylas Otomotiv tarafından dava dışı bayi Adım Otomotiv'e 30.05.2018 tarihli faturalar ile satıldığı, davacıya satışı yapan Otodem Otomotiv'in de araçları Adım Otomotiv'den 26.07.2018 ve 31.07.2018 tarihli faturalar ile satın aldığı, ancak davacının satıcısı Otodem Otomotiv tarafından davalı bankaya kredi başvurusu yapılırken araçlar doğrudan kendisine distribütör Baylas tarafından ... gibi 26.07.2018 ve 31.07.2018 tarihli faturaların «ibraz» edildiği, oysa Baylas Otomotiv'den alınan yazıdan da anlaşılacağı üzere Otodem tarafından davalı bankaya ibraz edilen faturaların gerçek olmadığı, davalı banka tarafından, bayi Otodem tarafından araçlar distribütörden alınmamış olmasına rağmen, bayilerce distribütörden alınan araçların finansmanı için tahsis edilen krediler kapsamında 28.09.2017 tarihli «garantili» bayi «çerçeve sözleşmesi» ve 26.09.2017 tarihli «genel kredi sözleşmesi» tahtında dava dışı Otodem firmasına krediler kullandırıldığı, yine davalı banka ile Otodem arasında akdedilen 28.09.2017 tarihli «rehin sözleşmesi» kapsamında dava konusu araçlar üzerine davalı banka lehine rehin konulduğu, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından kredi hesapları kat edilerek Otodem ve «kefili» hakkında «ilamsız icra takibi» başlatıldığı, dava dışı Otodem firmasının «konkordato» başvurusu sonrasında borca batık olduğu tespit edilerek Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/666E., 2019/45K. sayılı kararı ile 14.01.2019 tarihi itibariyle «iflasına» karar verildiği, üzerine davalı banka lehine rehin konulmuş araçların, davacıya satış tarihi itibariyle sıfır kilometre olup henüz trafik kaydına tescilli olmadıkları, bu nedenle araçlar menkul mal niteliğinde olup, tescili zorunlu bulunan ancak henüz ilk tescili yapılmamış olan söz konusu araçların mülkiyetinin kazanılması için satış ve «zilyetliğinin» tesliminin yeterli olduğu, 2918 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin (a) bendi gereğince, tescili zorunlu bulunan ve ilk tescili yapılacak olan araçların satın alma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üç ay içinde yazılı olarak ilgili tescil kuruluşuna başvurulması gerekmekte ise de, hükümde belirtilen tescil yükümlülüğünün mülkiyetin geçişine etkili olmadığı, bu nedenle somut olayda araçların mülkiyeti, borçlandırıcı işlem olan satış ve tasarruf işlemi niteliğindeki zilyetliğin nakli ile davacı alıcıya geçtiği, dava dışı satıcı Otodem tarafından davalı bankaya kredi başvurusu için ibraz ettiği faturaların, distribütör olan Baylas Otomotiv tarafından düzenlenmediği, kulladırılan kredi davalı bankanın kredi tahsis kurallarına uygun olmasa da, kredi sözleşmesi ve bunun «teminatı» olan rehin sözleşmesi ve buna bağlı olarak tesis edilen «rehin hakkının» geçerli olduğu, araçların henüz trafiğe tescil edilmemiş olması nedeniyle satış ve teslim ile mülkiyeti kazanmış olan davacının, bu durumda araçları, üzerlerinde bulunan rehin borcu ile birlikte satın aldığı ve maliki olduğu, dava dışı Otodem'in davalı bankaya olan ve rehinlerin teminat altına alındığı kredi borçlarının ödenmediğinin de sabit olduğu, nitekim davacının «şikayeti» üzerine başlatılan ceza soruşturmasında beyanı alınan Otodem bayi müdürü ve satış müdürü de ifadelerinde, uygulamada müşteriye satış yaptıktan sonra alıcıdan bedeli tahsil edilince araçlar üzerindeki rehinlerin kaldırıldığını, ancak o dönem şirketin finansman sorunları nedeniyle rehinleri kaldıramadıklarını beyan ettiği, bu nedenle somut olayda rehnin kaldırılması koşulları oluşmadığından, mahkemece davacının rehnin kaldırılması isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizliğin bulunmadığı, davacının diğer talebinin, rehin nedeniyle araçları işletememesi nedeniyle oluşan «kazanç kaybının» tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı, rehinlerin kaldırılmaması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü kazanç kaybını, ancak dava dışı Otodem şirketine karşı ileri …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/262 E. 2018/8114 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · mahsup · kâr kaybı · istirdat · kâr payı · dahili dava
Benzer bu kararda… a, davacının ... tarafından düzenlenen ulaşım sisteminde taşımacılık yaptığı, davalı belediye başkanlığı tarafından toplu taşımaya ilişkin ilk ve ikinci düzenlemeye «dahil» olduğu, ikinci düzenlemeye dahil olurken ilk düzenlemeye ilişkin olarak ödenen paranın mahiyeti hakkında ikinci düzenlemede taraflarca karar alınmadığı, ilk düzenlemeye katılan ve ikinci düzenlemeye de dahil olan davalı tarafından yapılan ödemenin tamamının taşımacılık sistemine katılım «payı» olarak değerlendirilmesi gerektiği ve davacının her iki düzenlemeye de katılarak gelir elde ettiği, hak «kaybına» uğramadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma üzerine mahkemece davalı Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen 29.07.2016 tarihli yanıtta, davacının yeni ...sistemine «dahil» edildiği, herhangi bir hak «kaybına» uğramadığı, sisteme dahil olmak için herhangi bir ücret ödemediği, dolayısıyla tek araçla ulaşım sistemine dahil edilirken ödediği bedelin yeni ulaşım sistemine dahil edilirken «mahsup» edilmesi yönünde bir işlem tesis edilmediği belirtilmiştir.
Dava, davacının sözleşme nedeniyle ödediği bedelin «sözleşmenin feshi» sonucu davalı belediyeden «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
… ce iptal edilmesi üzerine Belediye Meclisinin 2010/305-700 sayılı kararı ile şehir merkezinde yeni bir ulaşım sistemi kurulduğunu, davacının yeni kurulan bu sisteme «dahil» edildiğini herhangi bir hak «kaybına» uğramadığını savunduğu, mahkemece davalının bu savunması doğrultusunda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı belirtilerek, taraflar arasındaki hukuki ilişki …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2409 E. , 2023/7121 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/331 Esas, 2020/770 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalılardan ... ve ... imza yetkilisi olarak davalı ...'ın yetkili müdürün kayın biraderi olarak ve diğer davalı Mid Otomotiv Ltd. Şti.'nin bu kişiler ile işbirliği içinde olmak üzere muvazaa yoluyla davacıyı zarara uğrattıklarını, bu yolla haksız kazanç temin ettiklerini, 200.000,00 USD bedelle Eurosport Tv kanalında birkaç dakikalık haber ve tanıtım servisi verilmek suretiyle abartılı ve fahiş bir bedelle anlaşma yaptıklarını, davalı MİD ile müvekkili arasında yapılan sözleşmedeki tüm hizmetlerin 17.000,00 USD’ye yaptırıldığını, ancak aynı hizmetin davacıya 200.000,00 USD'ye satıldığını, böylece birlikte muvazaa yoluyla davacının zarara uğratıldığını, MİD ile Baylas arasında yapılan bu yüksek meblağlı anlaşmalardan Baylas Yönetim Kurulu’nun bilgisinin bulunmadığını, yönetim kurulunun onayının alınmadığını ileri sürülerek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 150.000,00 USD’nin 01.01.2001 tarihinden itibaren 1 yıllık mevduata uygulanan faiz oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, murazaanın meni ile bila tarihli Ek 1'de sunulan sözleşmenin 9.
maddesinin bu şekilde uyarlanması ile muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılardan Mid Otomotiv Ltd. Şti., ... vekili; davalı şirket ile davacı arasında hukuk kurallarına uygun ve karşılıklı edimleri havi bir sözleşme yapıldığını, sözleşme gereklerinin iki tarafça da yerine getirildiğini, hesap mutabakatının sağlandığını ve ifa edildiğini, karşılıklı olarak alacak ve borçların sona erdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; müvekkilinin şirketin pazarlama bölümünde görevli olduğunu, dava dilekçesinde ifade edilen maddi vakıalarla alakası olmadığını, kendisine izafe edilebilecek hiçbir sorumluluğun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili; müvekkilinin şirket lehine sözleşmeler yaptığını ve ciddi zarar sorunları olan şirketi ... ulaştırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... vekili; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının zarara uğradığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 10.11.2022 tarihli ve 2021/2426 E., 2022/8017 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; davalılar tarafından şirketin zarara uğratıldığını, hizmet tespitinde karışıklık yapıldığını, imzalanan sözleşme bedellerinin fahiş olduğunu, benzer reklam ve organizasyon sözleşmeleri değerlendirilerek karşılaştırma yapılması gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin davalıların eylemleri nedeniyle zarara uğratıldığının tespiti ve tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989730700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz